T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/435
KARAR NO : 2025/137
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/01/2024
KARAR TARİHİ : 06/02/2025
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/02/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Silivri ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında;
Davacı vekili tarafından Silivri Asliyee Hukuk Mahekemesi'ne sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketi ile davalı şirket ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında davalı tarafa ait İstanbul ili ... Belediyesi .... Mahallesi Silivri /İstanbul adresinde bulunan arazi üzerine yapılacak bodrum katları dahil beş kat toplam 675 metrekare inşaat alanına sahip yapının müvekkil yapı denetim kuruluş tarafından incelenmesi ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılmasının denetlenmesi hizmetine ilişkin olarak hizmet sözleşmesi akdolunduğunu müvekkili ile davalı arasında düzenlenen yapı denetim hizmet sözleşmesindeki görev ve sorumluluklar müvekkili tarafından yerine getirildiğini, binanın bitirildiğini, ikamet edilmeye başlandığını, denetim hizmetinin tamamlandığını, ancak davalı şirketin, davacıya ödeme yapmamış olduğunu, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, zararın karşılanmasını talep ve dava etmiştir.
Silivri ... Asliye Hukuk Mahkemesi 01/02/2024 tarih ... esas ... sayılı görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gönderilerek .... esasına kaydedilmiştir.
Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, Taraflar arasında imzalanan ve dava konusu 27/04/2015 Tarihli Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesi madde 12 gereği; bu sözleşme ve eklerinin uygulanmasından doğabilecek her türlü uyuşmazlıkların İstanbul ilindeki mahkemelerin yetkili olduğu, iş bu ibareden İstanbul ( Çağlayan ) Mahkemelerinin yetkili olduğunun açık olduğu belirli olmasına rağmen yetkisiz mahkemede dava açılması usule aykırıdır 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nun “yetki sözleşmesi” başlıklı 17. maddesi; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır” hükmünü içermektedir. Açıklanan bu madde hükmüne göre; taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa, dava, yalnızca yetki sözleşmesi ile belirlenen (yetkili) mahkemede açılır. Bu durumda, yetki sözleşmesi, kanunen yetkili kılınan genel veya özel mahkemelerin yetkisini ortadan kaldırmaktadır. Taraflar arasında yetki sözleşmesi 12. Madde ile belirtilmiş olup yetkisiz mahkemede davanın açılması hukuka aykırı olduğunu, öncelikle beyan etmek gerekirse müvekkili şirket kurucu ve tek ortağı ....' in imzalamış olduğu yapı denetim sözleşmesinden davanın açılma aşaması ile haberdar olmuş bulunmakta olduğunu, Şirket tek ortağı ... Ek de sunulacak olan mirasçılık sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere 01.02.2021 Tarihinde vefat etmiş ve mirasçılarından .... şirket yetkilisi olarak görev almakta olduğunu, davacı şirketin gerek sözleşme gereği gerekse de yapı denetim yönetmeliğine uygun hareket etmemesine rağmen hukuka aykırı olarak talepte bulunması kabul edilemez olduğunu, şöyle ki; davacı şirket yapı denetim sözleşmesinden sonra 19/06/2015 Tarihinde Yapı Ruhsatı Almış olduğunu, iş bu yapı ruhsatı alınırken müvekkili şirket tarafından 8.365 TL 12/05/2015 Tarihinde Silivri Mal Müdürlüğü' ne yatırılmış olduğunu, davacının hak iddia edebilmesi için öncelikle seviye tespitlerinin yapılması ve buna göre bir hak edişin bulunması gerekeceğini, hukuka aykırı olarak taraflarından istenen 8 yıl 8 ay söz konusu bu inşaattan sorumlu mimar ve mühendislere maaş ödediği, şirketin limitinin de işgal edilerek ayrıca şirketin zarara uğratıldığı beyanları tamamen kötü niyetli ve haksız olduğunu, müvekkilinin seviye tespitinden sonra kalan inşaat seviyesince fark yatırılması gerekir iken birim metre kare fiyatı belli olmayan dönemde müvekkilden hak iddia edilmesi hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle; huzurdaki davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasında düzenlenen yapı denetim hizmet sözleşmesi uyarınca davacının davalıdan yapı denetim ücreti alacağının olup olmadığı, bu sebeple davacının zarara uğrayıp uğramadığı, mahkememizin yetkili olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme incelendiğinde 12. maddesinde taraflar arasında doğacak uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili kılındığı anlaşılmıştır.
HMK'nun 17. maddesinde; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmüne yer verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/591 esas, 2019/6623 karar sayılı ilamındaki; "taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa, dava, yalnızca yetki sözleşmesi ile belirlenen (yetkili) mahkemede açılır. Bu durumda, yetki sözleşmesi, kanunen yetkili kılınan genel veya özel mahkemelerin yetkisini ortadan kaldırmaktadır." şeklindeki kararından yola çıkara tarafların aralarında çıkacak olan uyuşmazlıklarda sözleşme ile yetkili olacak mahkemeyi kararlaştırdığı, yetkili olacak olan mahkemenin İstanbul mahkemelerinin olduğunun anlaşıldığı, her iki tarafın tacir olması sebebiyle bu durumun yetki sözleşmesi olarak kabul edilmesi gerektiği, yetki sözleşmesinin kanunen yetkili kılınan genel veya özel mahkemelerin yetkisini ortadan kaldırdığı, davalı vekilinin cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş olduğu da göz önüne alınarak yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kanaatine varılarak HMK.nun 17. Maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK'nun 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, yetkisizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2- Yetkili mahkemenin İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına
3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/02/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır