T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/439 Esas
KARAR NO : 2025/274
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/05/2024
KARAR TARİHİ : 10/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...., kendisine ait olan .... plakalı, .... numaralı araçla trafik kazasına karışmış, bunun sonucunda ilgili araç hurda (pert) kayıtlı hale geldi kaza sonrası müvekkilinin aracın hurda halini davalı şirket .... Anonim Şirketi'ne satmış ve bu satışa karşılık 231.000,00.TL tutarında fatura düzenlediğini, Davacı müvekkili ile davalı şirketin anlaşması gereği hurda durumdaki aracın satışından sonra semenin davacı müvekkile ödenmesi gerektiğini, ayrıca ve açıkça belirtmek gerekir ki, aracın satışı davacı müvekkilin şehir dışında olması sebebiyle davalı şirket yetkilisi ya da çalışanı olduğunu düşündüğümüz .... TC kimlik numaralı .... isimli şahsa davacı müvekkil tarafından verilen, Erzurum .... Noterliğinin 03/11/2023 Tarih Ve ... Yevmiye Numaralı satış vekaletnamesi ile gerçekleştirildiğini, Öyle ki alıcının adı da ... olarak görülmekte olup taraflar arasında yakın akrabalık bağı olduğu açıkça anlaşıldığını, araç satışına ilişkin Üsküdar ... Noterliği ... Yevmiye Numaralı Araç Satış Sözleşmesi ekte sunulduğunu, İlgili satış sözleşmesinden de açıkça görüleceği gibi, alıcı sıfatlı ... TC kimlik numaralı ..., davalı şirket yetkilisi olarak görüldüğünü, bu hususlar satışın, davacı müvekkilin davalı şirket yetkilisi ya da çalışanı ...'a verdiği satış vekaletnamesi ile davalı şirket yetkilisi ...'a yapıldığı yani satıcının davacı müvekkil, alıcının ise davalı şirket olduğunun açıkça ispatı olduğunu, Kaldı ki huzurda görülen davaya konu icra takibine dayanak fatura da davacı müvekkil tarafından davalı şirkete karşı düzenlendiğini, hal böyle iken davalı tarafından yapılacak olası husumet itirazlarının yerinde olmadığını, davalı/borçlu şirket ile davacı müvekkil arasında, fatura bilgilerine ilişkin ... mesajlaşma kayıtlarının mevcut olduğunu, Satışa konu bedel bir türlü davacı müvekkiline ödenmediğini, oyalama ve geçiştirmelerden sonra davacı müvekkilinin bedelin kendisine ödenmeyeceğini anlamış ve hukuki süreci başlattıklarını, bunun üzerine davalı taraf aleyhine Küçükçekmece İcra Dairesi .... Esas sayılı dosyası ile fatura alacağından kaynaklı genel haciz yoluyla takip yapılmış; davalı 26/02/2024 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, İşbu sebepten ötürü sayın mahkemeden, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan ve dilekçenin tümünde belirtilen sair gerekçelerden ötürü, öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminat karşılığı, dava değeri olan 231.512,63.-TL üzerinden borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının haczine, haksız ve kötü niyetle takibe itiraz eden davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 231.512,63-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Davacının Ticari Defter 2023 yıllarına ilişkin defterin e-defter olduğu beratların usulüne uygun olarak yapıldığı, kayıtların tek düzen hesap sistemine uygun olarak tertiplenen bilgisayarlı muhasebe programı ile tutulduğu ve süresi içerisinde defterlere yazdırıldığı, Dava konusu Faturanın davacı tarafından usulüne uygun olarak kayıtlara alınmış olduğu, Davacı taraf BS kayıtlarında davalı tarafa kesilen faturanın bulunduğu fakat davalı taraf BA kayıtlarında kaydın görünmediği, Taraflar arasında yapılan bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, davacı yanın 231.000,00.-TL alacağı olduğu, Davalı .... Hizmetleri A.Ş.'nin Avukatına ulaşılamadığı için yerinde inceleme talebi oluşturulamamış olup defter ve belgelerinin incelenemediği, şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Üsküdar .... Noterliği ... Yevmiye nolu araç satış sözleşmesinin incelenmesinde; satışa konu aracın .... plakalı araç olduğu, davacının satıcı, davalının alıcı konumunda olduğu ve satıcı tarafından aracın alıcıya hali hazır durumu ile satılarak 231.000,00 TL araç bedelinin alındığı ve aracın teslim edildiğinin beyan edildiği anlaşılmıştır.
Üsküdar .... Noterliği .....yevmiye nolu noter senedinde yer alan bedelin alındığına ilişkin beyan makbuz hükmünde olup, bu hususun aksinin ancak kesin delillerle kanıtlanabileceği, davacının HMK'nın 204. maddesine uygun bir iddiası bulunmadığı , bedelin ödenmesi konusunda irade fesadı oluşturulduğu da davacı tarafından ileri sürülmemiş, basiretli bir tacir olan davacı noter senedinde belirtilen durumun aksini ispatlar nitelikte kesin kanıtlarla, iddia edilen araç bedelinin ödenmediği de kanıtlamamıştır. Kaldı ki TBK'nın 207. maddesine göre satım sözleşmesi ani edimli olup tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri esas olup noterde düzenlenen satım sözleşmesi de bu ilkeye uygun olduğu dolayısıyla davacının iddiasının başkaca herhangi bir delille desteklenmediği anlaşıldığından mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. Davacı vekili duruşmada alınan beyanında yemin deliline başvurmayacağını beyan etmiştir. Bu nedenle mahkememizce davacı vekiline yemin deliline başvurup başvurmayacağı hususunda süre verilmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca, davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının REDDİNE,
2-Yasal koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40TL ilam harcından peşin alınan 2.796,1 TL harcın toplamı olan 2.796,10TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.180,70TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 37.042,02 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin gerekçeli kararda hüküm altına alınmasına,
Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi.10/03/2025
Katip ....
✍e-imzalıdır
Hakim ...
✍e-imzalıdır