T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/507 Esas
KARAR NO : 2024/1007
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/05/2024
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin haklı feshi sebebiyle tahakkuk eden müspet zararın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesine göre işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, açık hesap bakiyesine ilişkin olarak ödenmeyen 68.208,42 TL’nin, davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesine göre işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmenin haksız feshi sebebiyle fazlaya ilişkin her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla, 71.208.42TL tutarındaki cezai şartın davalının temerrüde düştüğü tarihten tibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesine göre işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, noter masrafının yargılama giderlerine dahil edilerek davalı tarafa yüklenmesine, kanuni vekâlet ücreti ile arabuluculuk vekalet ücretinin KDV hariç olarak hükmedilerek yargılama giderleri ile birlikte davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;dava konusu sözleşme davacının müvekkili siteye vereceği site yönetimi danışmanlığı sözleşmesi olup, vekalet sözleşmesi niteliğinde bir sözleşme olduğunu, "Ana taşınmaz, kat malikleri kurulunca yönetilir (KMK m. 27) ve kat malikleri kurulu bu yönetim işini kendi aralarından veya dışarıdan seçecekleri bir kişiye veya üç kişilik bir yönetim kuruluna verebilirler (KMK m. 34/I). Kat malikleri ile yönetici arasında sözleşmenin konusu, yöneticinin münhasıran kat malikleri kuruluna ait olan (KMK m. 27) yönetim işini yerine getirmesidir. Bu yönüyle profesyonel yöneticilik sözleşmesi bir vekalet sözleşmesi niteliğindedir (TBK m. 502/I)(Kat mülkiyetine tabi yapılarda profesyonel yöneticilik sözleşmesi, D.E.Ü. Hukuk Fakültesi Dergisi, Prof. Dr. Şeref ERTAŞ’a Armağan, C. 19, Özel Sayı-2017, s. 859-911)"her ne kadar davacı tarafından söz konusu sözleşme ticari iş olarak tanımlanmış olsa da işin bir taraf için ticari olması işlemi diğer taraf için de ticari iş sayacak olsa da tacir olmayan tarafın tüketici sıfatıyla hareket etmesi halinde bu sözleşme tüketici işlemi sayılacak ve TKHK' daki özel hükümlere tabi olacağını, aksi halde bir tarafı şirket olan bütün uyuşmazlıkların TTK hükümlerine tabi olacağı ve Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği izah edilen nedenlerle görev yetki itirazımızın kabulüyle davanın usulden reddine, müvekkilinin davacıya 68.208,42 TL açık bakiye borcu olmadığından açık bakiyenin tahsili talebinin reddine, sözleşmenin müvekkili tarafından haklı sebeple feshedildiği gerekçesiyle davacının tazminat taleplerinin reddine, nihayetinde davanın usul ve esastan tümden reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, site yönetimi danışmanlığı sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve sözleşmenin feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
6502 Sayılı Kanunun 3/1-(k) maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi; 3/1-(ı) maddesinde sağlayıcı, kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan veya hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi'; 3/1-(i) maddesinde satıcı, kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan veya mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ve aynı kanunun 3/1-(l) maddesinde tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
Davacı tarafın, davalı site yönetimi ile sitedeki bir takım işlerin yapılması için sözleşme yapıldığı, sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmesi konusunda taraflar arasında anlaşmazlık olduğu anlaşılmıştır. Davacı şirket, mesleki ve ticari amaçla hareket eden ve inşaat ve benzeri hizmetleri sunan özel hukuk tüzel kişisi; davalı site yönetimi ise, sitede bulunan bağımsız bölüm maliklerinin menfaatleri için hareket eden ve onları vekaleten temsil eden site yönetimi konumunda olup bu yönü ile tüketici sıfatını haizdir. Buna göre davacı şirket, 6502 sayılı Kanun kapsamında mal ve hizmet satışı sunmakta, davalı site yönetimi ise bağımsız bölüm maliklerinden aldığı yetki ile tüketicilerin vekili sıfatı ile işlem yapmakta olduğundan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemelerinin görevine girdiği kanaatine varılmıştır (Emsal karar için bkz. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. H.D. 2022/2274 Esas 2022/2046 Karar; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi 2022/2990 Esas 2022/2571 Karar sayılı ilamları).
Sözleşmenin taraflarından olan davacı takibin başlatıldığı ve davanın açıldığı tarihte yürürlüğe girmiş olan 6502 sayılı TKHK hükümlerine göre, davacı hizmet sağlayıcı, davalı site yönetimi ise tüketici konumundadır. O nedenle, bu Kanun’un 73 ncü maddesi uyarınca davaya bakmaya görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleridir. Bu husus kamu düzeninden olduğundan resen gözetilmiştir.
Somut olayda; davacı, davalı siteye verilen yönetim hizmet bedelinin tahsili ve sözleşmenin feshi nedeniyle cezai şart talep etmiş olup, davalı Site Yönetiminin 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici olduğu, uyuşmazlığın temelinde hizmet sözleşmesi bulunduğu ve taraflar arasındaki sözleşmenin 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici işlemi olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması amacıyla görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 25.02.2016 tarih, 2016/2053 Esas, 2016/5865 Karar sayılı ilamı, 10.05.2017 tarih, 2016/779 Esas, 2017/5751 Karar sayılı ilamı, 02.05.2014 tarih, 2013/32630 Esas, 2014/14235 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.)
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine,
2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,
4-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,
Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır