T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/544 Esas
KARAR NO : 2024/661
DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : 19/12/2022
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil adına düzenlenen kaçak elektrik faturasının usulsüz düzenlendiğini, müvekkilin kaçak elektrik kullanmadığını, düzenlenen fatura bedeli yönünden müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile ödenen bedelin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, düzenlenen kaçak elektrik faturasın mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava , kaçak elektrik kullanım tutanağı nedeniyle ödenen paranın iadesi talebine ilişkindir.
Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamında yapılan incelemede; kaçak elektrik bedelinin ödeme belgesine göre davacı ihtirazı kayıt koymadan ödeme yapmıştır. Davacının elektriğinin kesildiği iddia ve isbat edilmiş olmayıp, davacı taraf elektriğin kesileceği endişesi ile ödeme yaptığını beyan etmiştir. Yargıtay ...... Hukuk Dairesinin konu ile ilgili ( 06.06.2016 tarihli, ...... esas, ..... karar sayılı 05.03.2014 tarihli, ...... esas ve ...... karar sayılı ) emsal kararlarında da açıklandığı üzere, elektrik kesintisi tehdidi altında veya elektriğin kesilmesi halleri dışında, ihtirazi kayıtla ödeme yapılmaması halinde, davacının yaptığı ödemeyi geri isteme hakkı bulunmamaktadır. Davalının davacıya gönderdiği bila tarihli yazıda yer alan "Borcun ödenmemesi halinde kanuni yollara başvurulacağı " uyarısı ,davacının elektriğinin kesileceğine ilişkin baskı altında olduğunun kabulü için yeterli değildir.( Aynı yönde İBAM 3. HD 2017/229 Esas, 2017/245 Karar sayılı ilamı) Dosyadaki belgelerden davacının yaptığı ödemenin elektriğin kesileceği baskısı altında yapılmadığı anlaşıldığından, ihtirazı kayıtla ödeme yapılmadığı, bu nedenle davacının ödediğini geri isteme hakkı bulunmadığı kabul edilerek, davacı tarafından açılan menfi tespit davasının reddine dair karar verildiği.. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin ..... Esas .......Karar sayılı ilamı ile ''davaya konu yer işyeri isede, davacının potansiyel mükellef (yabancı) olduğu gözetilerek tacir olmadığı anlaşılmakla, davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olmasına rağmen görevsizlik kararı yerine esas hakkında karar verilmesi usul ve hukuka uygun bulunmamıştır'' gerekçesiyle kaldırılarak mahkememize gönderilmiştir.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
HMK Madde 2’ye göre, “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk mahkemesidir.”
Tarafların tacir sıfatının araştırılması için ilgili kurumlara yazılan müzekkerelere verilen cevapta; davacının tacir olmadığı görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık mutlak ve nisbi ticari nitelikte olmadığından işbu dava açısından ticaret mahkemelerinin görevli olduğundan bahsedilemeyecektir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin .... Esas ..... Karar sayılı ilamı belirtidiği üzere 'davaya konu yer işyeri isede, davacının potansiyel mükellef (yabancı) olduğu gözetilerek tacir olmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 2.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde genel görevli mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla; davanın görev şartı yokluğundan usulden reddi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2- Görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,
3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2024
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.