T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/545
KARAR NO : 2025/226
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/06/2023
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/03/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkememizin 07/12/2023 tarih ....... esas ...... sayılı kararında;
"Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil, davalıdan fatura, irsaliye ve müvekkil davacı ticari defterlerine dayalı cari hesap ekstresinden kaynaklanan alacağına ilişkin 02.03.2022 tarihinde Büyükçekmece ..... İcra Dairesi'nde ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının söz konusu takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve usule aykırı olduğunu ve iptaline karar verilmesini, %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
Mahkememizin ..... esas, ..... karar sayılı dosyasında yargılama yapılmıştır;
Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları, dosya arasına alınan Büyükçekmece ...... İcra Dairesi'nde ..... Esas sayılı takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
HMK'nın 6. Maddesi gereğince kural olarak her dava açıldığı tarihteki davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılır. İcra dairesinin yetkisi kamu düzenine ilişkin olmayıp, alacaklının yetkisiz bir icra dairesinde takip yapması halinde, mahkemece resen icra dairesinin yetkisizliği gözetemeyeceği için, borçlunun itiraz yolu ile bunu ileri sürmesi gerekir. Davalı-borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi durumunda, itirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra müdürlüğünde takip yapılması bir dava şartı olduğundan mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenir ve takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisiz olduğu anlaşılırsa, takibin yetkisiz icra dairesinde yapılmış olması nedeniyle davada dava şartı gerçekleşmediğinden, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilir. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmediği halde, mahkemenin yetkisine itiraz edilmesi durumunda ise, itirazın iptali davalarının icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde yapılacağına ilişkin bir yasal düzenleme bulunmaması nedeniyle, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesi o yerdeki mahkemeyi, itirazın iptali davası yönünden yetkili hale getirmeyeceğinden, genel hükümlere göre yetkili mahkeme belirlenecektir.
Somut olayda icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiştir. Davalı şirket adresinin Ankara olduğu anlaşılmıştır.
TBK.nın 89/1. maddesi hükmüne göre, para alacakları, alacaklının yasal ikametgahında ödenir. İlgili maddenin uygulanması için taraflar arasında sözleşme veya ticari ilişkisinin kurulması gerekmektedir.
Davacı vekilinin 07/12/2023 tarihli beyanına göre; taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı taraf ise borca itiraz dilekçesinde borcu kabul etmemektedir. Bu suretle davacı tarafından akdi ilişkinin varlığı kanıtlanamamıştır. Davacının HMK’nın 10 ve TBK'nın 89/1 maddesi gereğince kendi yerleşim yerinde dava açması mümkün değildir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nun 6.maddesi genel yetki incelendiğinde: davalının yerleşim yerinin "Ankara" olduğu, davacının davasını BK 89 maddesine dayanarak dava açtığı ancak mevcut olayımızda BK 89 maddesinin uygulama alanının olmadığı, davalının da borca itiraz dilekçesiyle süresinde yetki itirazında bulunduğu göz önüne alınarak davacının kanun ile belirlenen tüm yetki kurallarına uymadan tüm bu yetki kuralları bertaraf edilerek kanunen belirlenen yetkili icra dairesinde takip başlatmadığı anlaşıldığından sonuç olarak usulüne uygun icra takibi yapılmadığı, bunun HMK'nın 114/2. maddesi kapsamında dava şartı olduğu gerekçesiyle HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine" karar verilerek mahkememizce verilen karar davacı vekilince istinaf edilmiş olup, İBAM ..... HD. 07/12/2023 tarih ..... Esas ..... sayılı kararı ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve dosya mahkememizin ..... esasına kaydedilmiştir.
Mahkememizce Büyükçekmece ..... İcra Dairesi'nde ..... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının .... Tekstil Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, borçlusunun ..... Yapım Mimarlık Mühendislik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, 267.738,57TL üzerinden yetkili icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ..... 'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 19/10/2024 tarihli raporunda özetle; " Davacı tarafından ibraz edilmiş olan yasal defterlere ait beratların süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu, Davacı tarafından davalı aleyhine 267.738,57.-TL asıl alacak için 04.03.2022 tarihinde BÜYÜKÇEKMECE ..... İCRA DAİRESİ ..... ESAS sayılı dosyası ile takibe girişildiği, Takibe dayanak olarak cari hesap ekstresi gösterildiği, İncelenen davacı yan defter ve kayıtlarına göre davalının takip tarihi olan 04.03.2022 tarihinde davalıdan olan alacağının 350.839,58.-TL olduğu, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı ancak davacının takipte talebinin 267.738,57.-TL olduğu, B formunda tarafların mutabık olmadıkları, Davacı tarafından ibraz edilmiş olan yasal defterlere ait beratların süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu, Davacı tarafından davalı aleyhine 267.738,57.-TL asıl alacak için 04.03.2022 tarihinde BÜYÜKÇEKMECE ..... İCRA DAİRESİ ..... ESAS sayılı dosyası ile takibe girişildiği, Takibe dayanak olarak cari hesap ekstresi gösterildiği, İncelenen davacı yan defter ve kayıtlarına göre davalının takip tarihi olan 04.03.2022 tarihinde davalıdan olan alacağının 350.839,58.-TL olduğu, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı ancak davacının takipte talebinin 267.738,57.-TL olduğu, B formunda tarafların mutabık olmadıklarını " belirtmiştir.
Davalı defterlerinin Ankara'da olması nedeniyle defter incelemesi için Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi .....'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 21/10/2024 tarihli raporunda özetle;"Davalı şirket tarafından ibraz edilen 2021 yılı ticari defterlerin 6102 Sayılı TTK ve 213 sayılı VUK ilgili madde hükümleri uyarınca açılış ve kapanış onaylarının yasal sürelerde ve usulüne uygun şekilde yaptırıldığı tespit edilmiştir. ( 2022 Yılı ticari defterleri Ankara .... Asliye Tic. Mahkemesine ( ..... E.) sunulduğundan ticari defterler excell ortamında incelenmiştir.) Davalı şirketin 2021 ve 2022 yılı ticari defter kayıtlarına göre davacı tarafın 31.12.2021 Tarihi itibari ile 146.015,64 TL alacağının göründüğü, davalı tarafından 13.01.2022 Tarihinde düzenlenen ..... seri numaralı 139.535,00 TL tutarlı iade faturası ile alacağının 6.480,64 TL ye düştüğü, düzenlenen iade faturasının davacı tarafın ticari defterleri bulunmadığından ilgili faturanın defterlerinde kayıtlı olup olmadığının kontrolünün yapılamadığı, Raporun IV. C. Bölümünde defterler ve cari ekstreler ile ilgili yapılan tespitlerde davacı tarafından düzenlenen ve davalı tarafın ticari defterlerinde yer almayan faturalar ve davalı tarafından düzenlenen iade faturasının Vergi Usul Kanunun Genel Tebliğinde (Sıra No: 433 ) belirtildiği üzere”7- Belgelerin Alıcılarına Teslimi Mükellefler e-Arşiv “Uygulaması — kapsamında elektronik belge biçiminde oluşturdukları faturayı bu Tebliğin 7.2 bölümünde belirtilen istisna haricinde alıcısına kâğıt ortamında teslim ederler.” hükmü gereği birbirlerine düzenledikleri faturaları tebliğ edip etmedikleri ile ilgili dava dosyası içerisinde her hangi bir evrak bulunmadığı, Davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtları dava dosyası içerisinde bulunmadığından rapordaki tespitlerin dava dilekçesi ekinde bulunan cari hesap ekstresine göre yapıldığı, cari hesap özeti ile davalı defterlerinin karşılaştırılması sonucu bazı faturaların davalı ticari defterlerinde yer almadığı, bakiye farkının bu faturalar ve davalı tarafından düzenlenen iade faturasından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce dosyaya ek rapor alınmak üzere dosyanın yeniden bilirkişiye tevdine karar verilmiş, bilirkişi ..... muş olduğu 13/01/2025 tarihli raporunda özetle; "Davacı ve davaya ait yasal defterlerin beratlarının süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu, Davacı tarafından davalı aleyhine 267.738,57.-TL asıl alacak için 04.03.2022 tarihinde BÜYÜKÇEKMECE ...... İCRA DAİRESİ ..... ESAS sayılı dosyası ile takibe girişil! Takibe dayanak olarak cari hesap ekstresi gösterildiği, İncelenen davacı yan defter ve kayıtlarına göre davalının takip tarihi olan 04.03.2022 tarihinde davalıdan olan alacağının 350.839,58.-TL olduğu, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı ancak davacının takipte talebinin 267.738,57.-TL olduğu, Tarafların B formunda tarafların mutabık olmadıkları, Davalı yan kayıtlarında davacı adına 13.01.2022 Tarihinde ..... seri numaralı 139.535,00 TL iade faturası düzenlediği, iş bu faturanın davacı kayıtlarında yer almadığı, düzenlenen bu iade faturası sonrası davalının davacı tarafa 6.480,64 TL borcunun bulunduğu, Hal böyle olunca her iki şirket kayıtlarında yapılan inceleme ve değerlendirmeler bir arada değerlendirildiğinde; - İş bu davaya konu 16 adet faturanın davacı tarafından davalı aleyhine düzenlendiği ve davalıya tebliğ edilen faturaların kayıtlara alınmadığı, - Davacının, ürünlerin teslimine ilişkin sevk irsaliyesi sunmadığı ve faturalar üzerinde de isim /imza bulunmadığı, - Davalının davacı adına 13.01.2022 Tarihinde ..... nolu faturayı YASAL SÜRESİNDEN SONRA keşide ederek tebliğ ett - Davalının iade faturası içeriği ürünleri davacıya iade ettiğine ilişkin sevk irsaliyesi sunmadığı ancak iadeye ilişkin kargo belgesi ibraz ettiği ve fakat, ( talimat yolu ile alınan bilirkişi raporuna göre 20.09.2021 Tarihinde ..... Kargo firması aracılığıyla (Gönderi kodu: .....) gönderildiği- iade faturasının ise sonradan 13.01.2022 tarihinde düzenlendiği- ) fatura ile kargo tarihlerinin uyumlu olmadığı görüldüğü, - Davalının belirtilen ürünlerin iadesine neden ihtiyaç duyduğuna ilişkin ayıp ihbarı vb bir bilgi/belgenin dosya kapsamında yer almadığı, Anlaşılmaktadır. Tüm bu değerlendirmeler ışığında kök raporda da belirtildiği üzere Sayın Mahkemenizce davacının iddiasında haklı olması halinde taleple bağlılık ilkesine göre davacının alacaklı olduğu bakiyenin 267.738,57.-TL olabileceğini" belirtmişlerdir.
Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına konu fatura ve cari hesap nedeniyle davalının davacıya borcu olup olmadığı varsa ne kadar olduğu konularında olduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Mevcut olayımızda tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, usulüne uygun olarak tutulduğunun belirtildiği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 350.839,58 TL alacaklı olduğu, taraf BA-BS formlarının birbiri ile uyumlu olmadığı, davalının davacı tarafından kesilen 16 adet faturayı kendi ticari defterlerine kaydetmediği, davalı tarafından iade faturası kesildiği ancak bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı tarafından kesilen iade faturasının süresinde olmadığı, davalının ürünleri kargo şirketi ile davacı tarafa iade ettiğinin beyan edildiği ancak kargo teslim tarihinin 20/09/2021 olduğu, iade fatura tarihinin 13/01/2022 olduğunun anlaşıldığı, davalının iade fatura içeriğini ve ürünleri niçin iade ettiklerini ispat etmesi gerektiği, borca itiraz talebinde de açıklayıcı beyan olmadığı, yine davalının fazla ürün gönderildiği için ürünlerin iade edildiğinin ileri sürüldüğü anlaşılmış olup davalı tarafın iade faturasının sebebini ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamına göre ispat edilemediği, kaldı ki iade fatura tarihinin süresinden sonra olduğu göz önüne alınarak ve mahkememizce davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı değerlendirilerek, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Davacı vekilinin 10/03/2025 tarihli dilekçesi ile; dava konusu olan Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası, Büyükçekmece İcra Müdürlüklerinin birleştirilmesi neticesinde Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı dosyası olarak UYAP sisteminde gözüktüğünden, gerekçeli kararda bu hususun belirtilmesini talep ettiği ve Uyaptan yapılan kontrolde Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası çıkmadığından infazda sıkıntı olmaması açısından hüküm kısmına bu değişiklik eklenmiştir.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; Büyükçekemce ..... İcra Müdürlüğü'nün .... (Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ..... ) esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 267.738,57-TL üzerinden aynı koşullarla devamına,
2-267.738,57-TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 18.289,22-TL ilam harcından peşin alınan 3.233,62-TL harcın mahsubu ile bakiye 15.055,60-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından sarf edilen 8.500,00-TL bilirkişi ücreti, 1.072,50-TL posta masrafı, 179,90-TL başvuru harcı, 3.233,62-TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 12.986,02-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 42.838,17-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2025
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır