T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/553
KARAR NO : 2025/299
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/06/2024
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/03/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı borçlu şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, 2022 yılında davalıya yapılan mal satımları ve transit ihracat nedeniyle düzenlenen fatura bedellerinden 26.636,70 Amerikan doları tutarındaki kısmın davalı tarafından ödenmediğini, davalı şirketin, 12.01.2024 tarih ve 2024/1 sayılı Genel Kurul kararı ile .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan ünvanını ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olarak değiştirdiğini, müvekkilinin alacağının tahsili için davalı şirket hakkında Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsil edilmek üzere toplam 26.636,70 USD üzerinden icra takibi yapıldığını, davalı - borçlu şirketin iş bu icra takibine vekili aracılığı ile itiraz ettiğini, borçlu vekili tarafından yetki itirazında bulunulmuşsa da HMK’nın 6. maddesine göre ilamsız icrada genel yetkili icra dairesinin borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi iken, sözleşmeden doğan para borçlarının takibi için başlatılan takipte sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesinin de yetkili kılındığını, takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda sözleşmede aksine bir şart konulmamış ise para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinden, ifa yerinin de alacaklının yerleşim yeri olacağını, böyle bir durumda alacaklının kendi yerleşim yerinde bulunan icra dairesinde de takip yapabileceğini, müvekkilinin kendi yerleşim yerinin Beylikdüzü İlçesi sınırlarında olup İcra Dairesi yönünden Büyükçekmece İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, 16.05.2022 tarihinde de transit ihracat nedeniyle fatura düzenlendiğini, düzenlenen faturaların tamamının dolar faturası olduğunu, müvekkilinin alacağına karşılık davalı şirket tarafından bir kısım nakit ödeme yapıldığını ve borcun bir kısmına karşılık çeklerin verildiğini, yapılan nakit ödemeler ve verilen çeklerin TL olarak ödendiğini, ödemelerin yapıldığı tarihlerdeki döviz kuruna göre hesaplama yapıldığında davalı şirketin müvekkiline 26.636,70 USD bakiye borcu bulunduğunu, davalının itirazının bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalının icra takibine yaptığı borca itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, takip konusu alacağın likit bir alacak olduğunu, davalı tarafından sırf icra takibini geciktirmek ve borcu ödememek için itiraz edildiğinden davalının % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile cezalandırılmasına, davalının Büyükçekmece ..... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin devamına, kötü niyetli davalının % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile cezalandırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan yazılı bir sözleşme olmadığını, yasa gereği dövizle ödeme yapma yasağı olduğunu, bu nedenle davacının talebinin yasaya aykırı olduğunu, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kanun ve çıkarılan tebliğler nedeniyle davacının döviz alacağı talep etmesi mümkün olmadığını, fatura tarihleri dikkate alındığında dövizle ödeme yasağının mevcut olduğunu, davacının dövize dayalı kur farkı alacağı talep etmesinin yasal olmadığını, müvekkilinin davacıdan kumaş aldığını ve kumaş alımının yurt dışı firmasından değil de davacı gibi yurt içi firmasından alındığı gözetilerek davacının da Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'a riayet etmesi beklenildiği yargı içtihatlarına göre çek ve ödeme makbuzu ödeme aracı olup çekle yapılan ödemeleri kabul eden davacının kur farkı alacağı talep etmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın çek ile tahsil ettiği alacaklar için de kur farkı alacağı talep ettiğini, taraflar arasında sözleşme bulunmadığından, ödemenin dolar üzerinden yapılacağı veya ödeme günündeki kur üzerinden yapılacağı taraflarca kararlaştırılmadığını, ödemeden yaklaşık 2 yıl sonra dava ikame edilmesinin kötüniyetli olduğunu, taraflar arasında yapılan ödemeler incelendiğinde müvekkili tarafından davacıya ödenebilecek herhangi bir alacak söz konusu olmadığını, davacının kur farkı faturası da düzenlemediğini ek olarak sunulan fatura ve muavin incelendiğinde müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığının görüleceğini, davacının talep ettiği tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı definde bulundukları hususlarından bahisle, davanın reddine karar, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderlerinin ve karşı taraf vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Mahkememizce Büyükçekmece.... İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, borçlusunun .... SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ olduğu, 26.636,70 USD üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ...'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 26.02.2025 tarihli raporunda özetle; " 1- Davacı / Alacaklı ... San.Tic.Ltd.Şti 'nin yapılan ticari defter incelenmesinde ; VUKm.182 ve 6102 sayılı yeni TTK m. 64'e göre tutulması gereken ve sunulan 2022-2023-2024 yılı ticari defterlerinin, Elektronik Defter şeklinde tutulduğu ve 13.12.2011 tarih ve 28141 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 1.sıra no.lu ve 24.12.2013 tarih ve 28861 satılı Resmi Gazetede yayımlanan 2 sıra no. Elektronik Defter Genel Tebliğlerine uygun olarak AÇILIŞ tasdiklerinin (Beratlarının) alındığı, 2024 u KAPANIŞ Tasdik suresinin henüz dolmadığı, bu sebeple aranmayacağı ,hesaplarının kanuna ve usule uygun tutulduğu , Davacı ... defterlerinde, davalının 14.02.2024 ödeme emri tarihi itibari ile 784.136,50 TL (26.636,70 USD), borçlu olduğu ,2-Davalı / borçlu ... Ltd.Şti “nin yapılan ticari defter incelenmesinde ; VUK m.182 ve 6102 sayılı yeni TTK m. 64'e göre tutulması gereken ve sunulan 2022- 2023-2024 yılı ticari defterlerinin, Elektronik Defter şeklinde tutulduğu ve 13.12.2011 tarih ve 28141 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 1.sıra no.lu ve 24.12.2013 tarih ve 28861 satılı Resmi Gazetede yayımlanan 2 sıra no. Elektronik Defter Genel Tebliğlerine uygun olarak AÇILIŞ tasdiklerinin (Beratlarının) alındığı, 2024 yılı KAPANIŞ Tasdik suresinin henüz dolmadığı, bu sebeple aranmayacağı ,hesaplarının kanuna ve usule uygun tutulduğu ,Davalı ... defterlerinde, davacının 14.02.2024 ödeme emri tarihi itibari ile borçlu ya da alacaklı olmadığı , Resmi defter kayıtları TL olması gerektiği /olduğu , ayrıca dövizli (USD) ekstresi de talep edildiği ancak dövizli bir cari hesap ekstresi sunulmadığından, dövizli bir bakıye tespiti yapılamadığı ,oysa düzenlenen faturaların mevzuata uygun şekilde , TL bakıye ile beraber USD tutarı da içerir şekilde düzenlendiği, 3- Tarafların 2022 yılına ait BA/BS formlarının birbiri ile uyumlu olmadığı, 4- 14.02.2024 ödeme emri tarihi itibari ile 26.636,70 USD asıl alacak,talep edildiği , 5-Çek ile tahsilatların, bedellerin tahsili (vade) tarihindeki kur ile değerlendirilerek hesaba dahil edildiği, oysa çeklerin, yukarıda detaylı açıklanan mevzuat gereği ciro edildikleri tarihteki kur ile değerlendirilmesi gerekeceği , bu durumda , 14.02.2024 ödeme emri tarihi itibari ile davacının davalıdan 13.210,41 USD alacaklı olacağının hesap edildiği,hususlarının tespit edildiğini, esas takdir Sayın Mahkemeniz'e ait olmak üzere bilgilerinize arz ederim.'' belirtmiştir.
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasına konu fatura ve cari hesap nedeniyle davacının davalıdan kur farklı alacağının olup olmadığı, çekle ödeme yapılması sebebiyle kur farkı alacağının talep edilip edilemeyeceği, mahkemenin yetkili olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır.
Ankara Bam .... Hukuk Dairesi'nin ...esas, ... karar sayılı ilamında;" İİK. 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasında; usulüne uygun yapılmış ve itiraz edilmiş icra takibinin bulunması dava şartıdır. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Kur farkı alacağının istenebilmesi için, taraflar arasında kur farkının ödeneceğine ilişkin bir sözleşmenin veya dövize endeksli bir ticari ilişkinin bulunması gerekir. Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide, fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki fark varsa bu fark kur farkı alacağıdır. Bu nitelikteki bir alacağın istenebilmesi için uygulama ya da teamül aranmaz. Kur farkı alacağı fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak TL olarak istenebilir. Davacı taraf 25.319,85 USD bedelli fatura bakiyesi olan 23.330,76 USD üzerinden kur farkı alacağı için takip başlatmıştır.
Kur farkı alacağı yabancı para alacağı (döviz) üzerinden düzenlenen faturanın düzenlediği tarihin kuru ile faturanın tahsil edildiği tarihin kuru arasındaki farktan kaynaklanan ve TL olarak doğan bir alacaktır. Kur farkı düzenlenen temel ilişkide asıl alacak miktarı döviz olarak aynı kalmaktadır.
Kur farkı alacağının döviz olarak istenmesi mümkün olmayıp, Türk Lirası olarak talep edilebilecek bir alacaktır. Türk Kanunları’na göre döviz alacağının Türk Lirası olarak istenmesi mümkün ise de, Türk Lirası alacağının dövize çevrilerek istenmesinin mümkün değildir. (Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 26/05/2022 tarih ve E: 2020/6941-K: 2022/4076 sayılı ilamı).
Davacının kur farkı için yabancı para olan "USD" üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunması mümkün olmadığından, takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekirken yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile esastan davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmadığından davacının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmiştir" denmektedir. (Aynı yönde Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 28/02/2023 Tarih, 2023/379 Esas, 2023/1206 Karar sayılı ilamı) .
Mevcut olayımızda davacının talebinin kur farkı alacağına yönelik olduğu, 26.636,70 USD üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacının itirazın iptalini talep ettiği, iş bu ilamlar göz önüne alınarak kur farkı alacağının TL olarak istenilmesi gerektiği, takibin 26.636,70 USD üzerinden başlatılması sebebiyle geçerli bir takibin olmadığı anlaşılmış olup, bu durumun davanın her aşamasında resen gözetilebileceğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40 TL ilam harcından peşin alınan 10.697,98 TL harçtan mahsubu ile bakiye 10.082,58 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarf edilen 20,00 TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/03/2025
Katip ...
e imzalıdır
Hakim ...
e imzalıdır