T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/63
KARAR NO : 2024/389
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 25/04/2022
KARAR TARİHİ : 04/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle ; ''...Davalı Şirket tarafından üretilen davaya konu ...... Plakalı , ...... Markalı , 2014 modelli , cinsi otomobil ve ...... Şase numaralı aracın şu anki maliki müvekkil davacıdır. Müvekkil davacı tüketici sıfatındadır. ve aracı tleari amaç dışında kullanmak için satın almıştır. Araçta Fabrika üretim hatasından kaynaklı olarak AĞIR KUSURLU GİZLİ AYIP meycuttur. Aracın farklı yerinde, kısımlarında üretim hatasından kaynaklı boya atmaktalar mevcuttur. Bu boya atma şekli ağır kusurlu gizli ayıp niteliğinde olup baya atma durumu devam etmektedir. İş bu ayıp nedeniyle davalıya Batman ...... Noterden ..... yevmiye ve 25.03.2022 - tarihli ihtarname ile ihtarname gönderdik ancak bu ihtarmameye davalıca bir cevap verilmemiştir. Dava açma yoluna gitme yoluna gitmeden önce Batmarı Arabuluculuk bürosuna ........ sayılı başvuru numaralı ve ....... sayılı arabuluculuk numarası , 07.04.2022 başvuru tarihli başvuru ile arabuluculuk yoluna gittik ancak ekte sunduğumuz il oturum ve arabuluculuk son tutanaklarından da anlaşıldığı gibi davalı ile davaya konu uyuşmazlıkta anlaşmaya varılmadı. Bunun üzerine dava yoluna gitmek zorunda kaldık. Davayı açmakta hukuki yararımız vardır. Davaya konu araçta oluşan ayıp Borçlar kanunu 225. maddesi kapsamında olduğu için zaman aşımı ve ihbar yükümlüğü söz konusu değildir. Üretimden kaynaklı ayıplar BK 225. Maddesi kapsamında değerlendirildiğinden bu ayıplar ortaya çıkması halinde ayıbı ihbar bildirim yükümlülüğü doğmaz ve zaman aşımı söz konusu olmaz. Yukarıda açıkladığımız üzere ve mahkemenizce Re'sen nazara alınacak hususlar ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile ; Davaya konu araçta üretim hatasından kaynaklı olarak ortaya çıkmış olan ağır kusurlu gizli ayıp nedeniyle — öncelikle Aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine bunun mümkün olmaması halinde araçta oluşan şimdilik 20.000TL maddi zararın (değer kaybının ) dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalıya müzekkere yazılarak davaya konu ayıpları da kapsayacak şekilde tanzim edilmiş olan Garanti Poliçesinin mahkemenize gönderilmesinin istenilmesine, Batman ....... Asliye Hukuk Mahkemesine ait ..... Esas sayılı dosyasının dosyamız arasına celbine ve bu hususta müzekkere yazılmasına , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini saygı ile vekaleten arz ve talep ederiz... '' şeklinde dava dilekçesi sunmuştur.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle: ''... Yukarıda arz ve izah ettiğimiz üzere huzurdaki uyuşmazlık 6502 Sayılı Tüketicin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değildir. Bu durumda huzurdaki uyuşmazlık bakımından yetkili mahkeme hususu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na tabi olacaktır. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. Maddesi; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” şeklinde düzenlenmiştir. Müvekkil şirketin merkezi ..... Mah. ..... Şah Cad. No.2 Esenyurt/İstanbul adresindedir. Bu doğrutulda huzurdaki uyuşmazlık bakımından yetkili mahkeme Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesidir. Hal böyle iken huzurdaki dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince yetkisiz mahkemede ikame edilmiştir bulunmaktadır. İşbu sebeple evvelemirde yetkisizlik kararı verilerek davanın görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir ... '' şeklinde cevap dilekçesi sunmuştur.
Batman ...... Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ...... Esas, ..... Karar sayılı ilamıyla yetkisizlik kararı vermiş, dosya mahkememize gönderilmiştir.
Dava; ayıp iddiasına dayalı maddi tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davaya konu araçta üretim hatasından kaynaklı ortaya çıkmış olan ağır kusurluk zayi nedeniyle öncelikle aracın misli ile değiştirilmesi, bunun mümkün olmaması halinde şimdilik 20.000,00 TL maddi zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline konularında olduğu anlaşılmıştır.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun “Kapsam” kenar başlıklı 2. maddesinde, “(1) Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.”, “Tanımlar” kenar başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının; (k) bendindeki tanıma göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (l) bendindeki tanıma göre de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. Anılan Kanun'un 73. maddesinin (1) bendi gereğince de bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilâflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir, şeklinde düzenlemeler bulunmaktadır.
Somut olayda Noterler Birliği'nin cevabi yazısına göre davaya konu aracın ilk alıcısından itibaren kullanım amacının hususi olduğunun anlaşıldığı, aracın ruhsatında hususi kaydının bulunduğu, satış sözleşmesinde de aracın kullanım amacının hususi olduğu hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı ve davalı arasındaki işlem tüketici işlemi olması sebebiyle tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir. Aracın hususi araç olması, taraflar arasındaki ilişkinin mutlak ve nispi ticari dava niteliğinde olmadığı ve taraflar arasındaki ilişkinin yukarıda açıklanan nedenlerle tüketici ilişkisi olduğu anlaşılmış olup, 6102 sayılı TTK’nın 6335 sayılı Kanunla değişik 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile Tüketici Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlemesine istinaden görevli mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2- Görevli mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,
3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi.04/04/2024
Katip ......
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.