T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/64 Esas
KARAR NO : 2024/581
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/01/2024
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkile ait , ...... plakalı (Şasi No: ....., Combo Life 1.5 .....) aracı, Büyükçekmece ..... Bayii'nden 0 (sıfır) kilometre olarak satın almıştır. Müvekkilim, söz konusu aracı ticari işletmesinde kullanmak için satın almış olup, araç, vergi dairesine tescil edildiğini, müvekkil aracın ilk sahibi olmasına karşın, aracın ön kaputunda ve tavan kısmı boyasında açılmalar ve beyazlamalar görüldüğünü, araç 31.10.2023 tarihinde yetkili ve satıcı bayii olan Büyükçekmece Çetaş bayiine götürüldüğünü, bayii tarafından, ..... Genel Müdürlüğü'ne bilgi verileceğinin bildirildiğini, müvekkilin, 16.11.2023 tarihinde ...... Genel Müdürlüğü tarafından aranarak, araçtaki ayıptan kaynaklı olarak "70.000,00 TL (Yetmişbin Türk Lirası) tazminat ödenmesi, ayrıca aracın tamir edilmesi ve aracın serviste kalacağı süre zarfında ikame araç verilmesi" şeklinde bir teklif sunulmuştur. Araçtaki ayıp, yetkili ithalatçı tarafından da kabul edildiğini, söz konusu aracın fatura bedeli 1.095.710,00 TL' olduğunu, aracın boyanması halinde, çok ciddi değer kaybedeceğini, ayrıca, boya yapılmaksızın aracın kullanılmaya devam edilmesi halinde, ileri ki dönemlerde de araçta çok ciddi değer kaybı yaşanacağını, müvekkil tarafından, ...... ve ...... markalarının kurumsal kimliğine güvenilerek söz konusu araç satın alındığını, gelinen aşamada, yapılan teklifin müvekkilimin zararını karşılamasının mümkün olmadığını belirterek dava konusu ...... plakalı aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket, dava konusu aracın sadece satış işlemini yaptığını, üretimden kaynaklandığı iddia olunan bir ayıba karşı sorumlu olması söz konusu olmadığını, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
istemine ilişkindir.
TTK'nın 3. maddesinde "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." hükmü düzenlenmiştir.
Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise, TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, öğretide benimsenen görüşe göre de ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir. TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent hâlinde sayılan davalardan olması gerekir. Ticari satım akdi, TTK'nın 23. maddesinde düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 15. maddesi uyarınca esnaf olma kriteri temel olarak ekonomik faaliyetin sermayeden fazla bedensel çalışmaya dayanması ve gelirin 11. maddede gösterilen kararnamedeki sınırı aşmaması olarak düzenlenmiştir. Bu durumda yasanın 15.maddesindeki kriter olarak geriye bedensel çalışmanın sermayenin önüne geçmesi hali önem taşımaktadır. Mevcut olayımızda gelen yazı cevabına göre davacının kazancının belirlenen sınırı aşmadığı bu sebeple tacir vasfında olmadığı anlaşılmıştır.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; mevcut olayımızda mutlak ticari dava sayılan hallerin olmadığı, davacının tacir olmadığı, kazancının esnaf faaliyeti sınırını geçmediği, esnaf statüsünde olduğu, dava konusu aracın hususi olduğu ve uyuşmazlığın da TTK'nın 4/2. maddesinin “a-f” bentlerindeki hususlara ilişkin olmadığı anlaşılmış olup, 6102 sayılı TTK’nın 6335 sayılı Kanunla değişik 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlemesine istinaden görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2- Görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,
3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2024
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.