T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/793
KARAR NO : 2025/56
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/12/2017
KARAR TARİHİ : 16/01/2025
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/02/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkememizin ....... esas ...... sayılı karar ilamında;
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilimiz aleyhine davalı tarafından Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkil söz konusu icra takibinden e-devlet sisteminden ve yapılan tebligat ile haberdar olduğunu, müvekkilin alacaklı olduğunu iddia eden şirkete böyle bir borcu bulunmadığını, takibe konu yapılan çekteki imza müvekkiline ait olmadığını, çek yaprağı boş iken müvekkilin kasasından çalınmış ve doldurularak tedavüle sokulduğunu, söz konusu çek alacaklı olduğunu iddia eden şirket tarafından bankaya dahi ibraz edilmediğini belirterek, müvekkilinin davalıya Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas-sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen çek (asıl alacağı ve ferileri) sebebi ile borçlu olmadığının tespitine ve dosyanın müvekkil yönünden iptaline, %20 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkilimize verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket Türkiye’nin sayılı basın ve kağıt ithal ve ihraç şirketlerinden olup iş bu çeki de kağıt (bobin) satışı karşılığında .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ..... isimli kişiden aldığını, çek müvekkilimden kağıt alan ...... şirketi yetkilisi ......’ün borcun ödeneceğine ilişkin vaadi ve oyalaması sebebiyle süresi içinde bankaya ibraz edilerek arkası yazdırılmadığını, bu sebeple kambiyo vasfını kaybettiğini, borç ödemeyince de müvekkilim kendisine ciro edene karşı esas ilişkiye ve de keşideci davacıya karşı da TK m. 732 kapsamında sebepsiz iktisaba dayalı takipte bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dava menfi tespit davasıdır.davacı taraf imzanın kendilerine ait olmadığından bahsetmiş davalı taraf ise şartlı kabul dilekçesi vererek imzanın şahsa ait olmadığına kanaat getirilirse davayı kabul ettiklerini söyleyerek ,itirazın iptali davası açmadıkları için hukuki yararın da bulunmadığını söylemiş çeki savcılık makamına teslim ettiklerini söylemiştir.
Yaptırılan imza incelemesinde ...... bank ...... Şubesine ait keşidecisinin osman polat olduğu , çizmeci lojistik' e keşide edilen 5.11.2017 vade li 144.730 TL bedelindeki ...... nolu çek altındaki imzanın Bakırköy C.Başsavcılığının ...... sayılı soruşturma dosyasında incelenmesi sonucunda (Adli Tıp adli belge inceleme uzmanı tarafından)çek ön yüzdeki yazı ve rakamlar ile keşideci imzası, birinci ve ikinci ciranta imzalarınının ....... uygun ve ..... eli ürünü olmadığı ,üçüncü ciranta imzasının şivan şengül ve dördüncü ciranta imzasının Şahabettin uygun eli ürünü olduğu belirlendiğinden ,başkaca imza incelemesi yönünde ara kararı verilmemiştir.
Her ne kadar davalı taraf imzanın davacıya ait olmadığı ortaya çıkarsa davayı kabul ettiklerinden bahsetmiş ise de şarta bağlı kabul yapılamayacağından hukuki yararın da bulunduğu görülmekle dava kabul edilmiş ,ancak davalı hakkında bu hususta yargı giderlerinde indirime gidilmemiştir.Kötüniyet tazminat talebinde bulunulmuş ise de davalı tarafın kötüniyetinin ayrıca ve açıkca ispatı da yapılamadığından bu hususta talep reddedilmiş, mahkememizce verilen kararın davalı tarafın istinafı üzerine dosya İstinaf Mahkemesi'ne gönderilmiştir.
İBAM ...... HD. ...... esas ..... sayılı 29/12/2022 tarihli kararı ile; Usûl ve yasaya uygun Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2019 tarih ve ...... E., ...... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir.
Davalı tarafça temyiz yoluna başvurulmuş, Yargıtay ...... HD. ...... E. ...... sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilerek dosya mahkememizin ...... esasına kaydedilmiştir.
Mahkememizce 24/09/2024 tarihli tensip tutanağı ile; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... sayılı dosyanın akıbetinin sorulmasına karar verilmiş, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılmış, yazılan müzekkereye verilen yanıtta ...... sayılı soruşturma dosyası hakkında iddianame tanzim edilerek Bakırköy ...... Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılarak ...... Esas sırasına kaydının yapıldığının bildirildiği ve Bakırköy ..... Ağır Ceza Mahkemesi'ne yazılan müzekkereye yanıt verildiği, yapılan incelemede; mahkemece bilirkişi raporunun aldırıldığı ve verilen hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dava Kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esayılı dosysasında takibe konu ..... Bankası ...... Şubesine ait, 05.11.2017 keşide tarihli, ..... nolu 144.730,00-TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır.
Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Senetteki imza inkar edildiğinde ise ispat yükü tekrar davalı alacaklıya geçer. Bono ödeme vaadinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir, sebepten mücerrettir. Mevcut olayımızda davacı taraf çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığını iddia etmektedir.
Uyulmasına karar verilen Yargıtay İlamı'nda da " Mahkemece Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek dava konusu çekteki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı vekili yargılama aşamasında ceza soruşturmasının sonuçlanmadığını, bu nedenle soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, yeniden rapor alınması gerektiğini belirtmiştir. Bu durumda mahkemece ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesi veya soruşturma sonucu beklenmeyecekse itiraza uğrayan bilirkişi raporuna yönelik itirazları karşılayan yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekmektedir" denmektedir.
Bu doğrultuda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazıldığı, verilen yanıtta ceza dosyasının açıldığının bildirildiği, Bakırköy ...... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı, dava konusu çek ile ilgili imza incelemesi yapılmış olup "Çek ön yüzündeki yazı ve rakamlar ile keşideci imzası, birinci ve ikinci ciranta imzalarının .....'ın eli ürünü olmadığı, Üçüncü ciranta imzasının .....'ün ve dördüncü ciranta imzasının ......'un eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor düzenlenmiş olduğunun anlaşıldığı, ilgili kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bakırköy ....... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ....... esas sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporu ile de senet üzerindeki imzanın davacının el ürünü olmadığı sabit olduğundan ve kararın da kesinleşmesi sebebiyle davanın kabulü ile, davacının 23.07.2016 keşide tarihli, ..... seri nolu, 9.000,00-TL bedelli çek nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, davacının ...... Bankası ...... Şubesine ait, 05.11.2017 keşide tarihli, ...... nolu 144.730,00-TL bedelli çekten dolayı Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyasında BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 9.886,50-TL ilam harcından peşin alınan 2.471,63-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.414,87-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen 177,00-TL posta masrafı, 31,40-TL başvuru harcı, 2.471,63-TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 2.680,03-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/01/2025
Katip ......
¸e-imzalıdır
Hakim ......
¸e-imzalıdır