T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/84
KARAR NO : 2024/531
DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : 26/01/2024
KARAR TARİHİ : 16/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacının belirtilen adreste .... Restaurant'ın sahibi olduğunu, davalı idare nezdinde "...." sayaç numarasında kayıtlı "..." hizmet numaralı , "....."hesap numaralı (kurumun sayaç değiştirme işlemi sebebiyle .... olarak hesap numarası değişen) işyeri elektrik abonesi olduğunu, davalı kurumun; 31/07/2023 tarih "...." fatura numaralı 255.420,06 TL tutarlı kaçak kullanım bedeline yönelik fatura ile yine aynı tarihli 31/07/2023 tarihli "...." fatura numaralı 449.482,63 TL tutarlı kaçak kullanım bedeline yönelik iki adet fatura kesmiş olup iş bu faturalar haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin iş yerinin 2022 Temmuz ayından 2023 Şubat ayına kadar kapalı kalmış olup 2023 'ün Şubat ayından itibaren faaliyetine geri döndüğünü, ancak kendilerine 5 aydır elektrik faturası gelmemesi ve buna rağmen elektrik kesintisi de olmaması sebebiyle bu durumun nedenini öğrenmek için davalı kuruma gittiğini, davalı kurumun bu durumun sebebi olarak müvekkilinin elektriğinin kesik göründüğünü, 5 adet ödenmemiş faturanın ödenmesi gerektiğini, aynı zamanda kaçak elektrik bedeli de çıkacağını ve bunu da ödemeleri gerektiğini, bunun sebebi olarak da kurum yetkilileri müvekkile "Güç artırım talebinde bulunması" için defalarca ihtar gönderdiğini ancak müvekkili tarafından güç arıtım talebinde bulunulmadığını ve kullanılan makinelerin harcadığı elektrik limitinin eski projeye uymaması sebebiyle bunun için müvekkili tarafından yeni bir proje hazırlanıp kuruma güç artırım talebinde bulunulmadığı gerekçe göstererek bu kaçak bedelinin ortaya çıktığını müvekkile ilettiğini, ancak bu konuda müvekkiline yapılan ne sözlü ne de yazılı herhangi bir ihtar bulunmadığını, müvekkilinin, kurum tarafından, kendisine ödenmesi gerektiği söylenilen tüm ödemeleri gerçekleştirdiğini, davalı kurumun, ayrıca bu ödenmemiş faturalardan kaynaklı olarak bir de 6 Bin TL tutarında kaçak elektrik faturası çıkacağını elektriğin açılması için bunun da ödenmesi gerektiğini müvekkiline ilettiğini, müvekkilinin tüm bu ödeme işlemlerini gerçekleştirdikten sonra elektrik açma işlemi için kurum yetkileri müvekkilin iş yeri adresine geldiğini ve elektrik bağlantısını sayaçtan geçirmeyerek hatalı işlem yapmış olduklarını, ancak davalı kurum yetkilileri elektrik ana kablosunu saatten geçirmeden bağlama işlemi yapmış, arkasından da kurumdaki kaçak elektrik birimine durumu ihbar etmiş olduklarını, bunun akabinde kaçak elektrik bölümü iş yerine gelerek elektriğin kaçak olduğu hakkında tutanak düzenlemiş , dava konusu miktar kadar kaçak faturası düzenlemiş olduğunu, davalı kurum tarafından tutulan 28/07/2023 tarihli .... seri numaralı kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağının açıklamasına da bu gerekçe şerh düşüldüğünü, bu işlemin akabinde de müvekkilinin kullanmış olduğu sayaç ve hesap numarası davalı kurum yetkililerince değiştirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin, 01/08/2023 tarihinde dava konusu faturalara yönelik itiraz başvurusu gerçekleştirdiğini, iş bu başvurunun, ilgili kurumun 09/08/2023/ .... sayı ... ilgi sayılı yazısı ile olumsuz sonuçlandığını, bunun gerekçesi ise "söz konusu tüketim noktasında nitelikli olarak ayrı bir hat çekmek suretiyle kaçak enerji kullanımında bulunulduğu" şeklinde belirtildiğini belirterek; Öncelikle kesilen elektriğin teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat karşılığında tedbiren açılmasına, kaçak elektrik faturası kesilmesine sebep olan Elektrik Bağlantı İşinin hatalı olarak yapıldığının tespit edilmesi ile, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı hakkında Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile davaya konu kaçak elektrik tüketimi bedeli hakkında ilamsız takip başlatıldığını, davacı ödeme emrine itiraz ettiğini, Akabinde 26.10.2023 tarihinde İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Esas sayılı dosyası ile tarafımızca davacı hakkında İtirazın İptali davası açıldığını,. Davacı ise mahkememizde görülen işbu Menfi Tespit Davasını 26.01.2024 tarihinde açtığını, davacının işbu menfi tespit davasında hukuki yararı bulunmadığını, Dava, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkememizin aksi kanaatte ise dosyanın İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmesini talep ettikleri, Davalıya karşı müvekkil görevlilerince 28.07.2023 tarihinde yapılan tespitlerde elektrik dağıtım sistemine müdahale edilerek harici hat vasıtasıyla sayaçtan elektrik geçirilmeksizin tüketilen enerji miktarının ölçülmesini engelleyecek şekilde dağıtım sisteminden direkt olarak elektrik kullanıldığı tespit edilmiş ve kaçak elektrik tutanağı düzenlendiğini, Kaçak elektrik kullanımının tespit edilmesiyle Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Kapsamında ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde fatura tahakkuklandırma işlemi yapılmış olup kurum tarafından davacıya karşı 449.482,63TL bedelli fatura ve 255.420,06TL bedelli ek tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, davacıya karşı tahakkuk ettirilen fatura bedelleri ilgili mevzuat çerçevesinde düzenlenmiş olup herhangi bir hata bulunmadığını, Taraflarınca kaçak elektrik kullanım tahakkukunun hesaplanmasında kanun ve yönetmeliğe uygun davranıldığını, İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.iş sayılı dosya ile alınan ihtiyati tedbir kararına ilişkin 23.02.2023 tarihli dilekçe ile itirazlarını sunduklarını ihtiyati tedbir kararı hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini, öncelikle davacının açmış olduğu davanın zaman kazanmak amacı ile açıldığını, mahkemece verilen bu kararla borçlunun elektriği açıldığını ve kesilmeyeceği güvencesi ile borcun tahsil imkanını ortadan kaldırdığını, mahkemenin "geçici korumaya muhtaç hukuki yarar" ibaresi ile sadece borçlu davacının menfaatlerini korunmakta olduğunu, müvekkilinin bu durumdan uğramış olduğu zararın hiçe sayıldığını, mahkememizden de ihtiyati tedbir kararına itirazlarının kabul edilmesini ve tedbir kararının kaldırılmasını, bu hususlar karşısında öncelikle tedbirin kaldırılması yönündeki taleplerinin kabulü, aksi takdirde dava sürecinde borçtan kurtulmak adına bu kurumdan yararlandığı ihtimali göz önünde bulundurularak, müvekkili tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'ünün teminat olarak depo edilmesini, huzurdaki davanını usul ve esas yönünden reddini, mahkemeniz aksi kanaatte ise dosyanın İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini ve yargılamanın İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesini, yargılama gider ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; İİK.nun 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasına konu davacının kaçak kullanım iddiası ile davalı tarafından kesilen davaya konu ... fatura nolu 255.420,06TL bedelli, ... fatura nolu, 449.482,63TL bedelli faturalar nedeniyle davalı kuruma borçlu olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır.
Davalı taraf aynı faturalara dayalı İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtıklarını beyan etmiştir.
Mahkememizce ilgili dosya istenmiş ve yapılan incelemede; davacının .... Şirketi olduğu, davalının .... olduğu, davanın Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davası olduğu, faturaların aynı olduğu, dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, cevap dilekçe sunulması tarihinin 04/12/2023 olduğu anlaşılmıştır.
İş bu dava tarihinin 26/01/2024 olduğu, cevap dilekçe sunulması tarihi göz önüne alınarak davacı tarafın İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Esas sayılı itirazın iptali dosyasından haberdar olduğu kanaatine varılmıştır.
İİK.nun 72/1 maddesinde borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabileceği düzenlenmiş olup, ilamsız icra takibine itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamak amacıyla itirazın iptali davası açılmış ise böyle bir dava açıldıktan sonra, aynı borç ile ilgili menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı kabul edildiğinden (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 08/07/2008 tarih 2007/11107 Esas-2008/7581 Karar sayılı emsal ilamı,) ve eldeki menfi tespit davasının sözü edilen itirazın iptali davasından sonra açılmış olması ve borca itiraz ve def’ilerini itirazın iptali davasında da ileri sürebilecek olması karşısında aynı icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve takibin iptaline yönelik açılan eldeki davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.( Ankara Bam 21. Hukuk Dairesi 2022/1095 esas, 2024/288 karar sayılı ilamı) ( Aynı konularda İstanbul Bam 13. Hukuk Dairesi'nin 2024/463 esas, 2024/529 karar sayılı ilamı, İstanbul Bam 14. Hukuk Dairesi'nin 2021/253 esas, 2024/317 karar sayılı ilamı,)
Yukarıdaki Yargıtay ve Bam kararları birlikte değerlendirildiğinde; davacının aynı icra takibi nedeniyle açılan itirazın iptali davasından sonra iş bu menfi tespit davasını açtığı , borca itiraz ve def’ilerini itirazın iptali davasında da ileri sürebilecek olması karşısında davacının iş bu davayı açmasında hukuki yararı olmaması sebebiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İİK 72/4 maddesi uyarınca davanın alacaklı lehine sonuçlanması halinde ihtiyati tedbir kararı kalkar hükmüne göre mahkememizce konulan tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Mahkememizce konulan tedbirin kaldırılmasına,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 12.037,98TL harcın toplamı olan 12.037,98TL harçtan mahsubu ile bakiye 11.610,38TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.200,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından sarf edilen 208,00TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 104.686,37TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
8-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.