T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/928 Esas
KARAR NO : 2025/179
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/11/2022
KARAR TARİHİ : 17/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari ilişkisinden kaynaklı mal ve hizmet karşılığı düzenlenen; 04.08.2021 tarih, .... sayı ve 616.01 TL tutarlı; 17.11.2021 tarih, .... sayı ve 3.283,20 USDolar tutarlı; 23.11.2021 tarih, ... sayı ve (409 USDolar kısmi ödeme yapılmış) 2.035,80 USDolar tutarlı faturaların ödenmemesine istinaden müvekkili lehine takip başlattığını, başlatılan takibe yapılan haksiz itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, arabuluculuk müessesesine başvurmalarına rağmen uzlaşma sağlanamadığını, tüm bu sebeplerden iş bu itirazın iptali davasını açmak zorunda kaldıklarını; fatura bedellerinin peşin ödemeli olduğunun faturada belirtilmesine ve itiraz edilmemesine rağmen sadece 17/11/2021 tarihli faturaya istinaden kısmi ödemede bulunulduğunu, satışa karşılık herhangi bir teminat alınmadığını, bu sebepten davalı adına kayıtlı menkul, gayrimenkul mallar ve üçüncü kişiler üzerindeki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz tedbiri verilmesini, sayılan sebeplerden itirazın iptalini, takibin devamını, karşı yanın %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılan iş bu davanın öncelikle dayanak belgelerin ödeme emri zarfı içinde bulunmaması nedeniyle (her ne kadar Yargıtay içtihatlarında şerh düşülmeyen dayanak belgeler kabul edilsede icra dosyasına sunulan belgeler içersinde de taranarak ibraz edilmediği görüldüğünden) kendilerine tebliğ edilmemesinden geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmadığından davanın reddini, ÇÜNKÜ itirazın iptali davalarında alacaklının takipte dayanmadığı (17.11.2021 tarih, ... sayı; 23.11.2021 tarih, .... sayılı) belgeler dışında başka belgelere dayanamayacağını, YİNE alacaklının davacı ile hukuki ilişkisini yani borcun varlığını kanıtlaması gerektiğini, AYRICA davacı tarafından dayanak gösterilen faturaların usul ve yasalara uygun olmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 2.444,80USD cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için 18/09/2023 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca davalı şirketin inceleme gün ve saatinde hazır bulunmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı görülmüştür.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile de alacak ispatlanmıştır. Toplam alacağın 616,01TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Bu talep yönünden işlemiş faiz alacağının usulüne uygun bir ihtarname ile davalı tarafı temerrüde düşürmediği anlaşılmakla fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Ayrıca somut olayda, takip talebi ve ödeme emrinde, yabancı para alacağının hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve TL karşılığı gösterilmediği gibi yabancı para alacağının harca esas Türk Lirası karşılığı da yazılmamıştır. Anılan yasa hükümlerinin emredici nitelikte olduğu, takip talebinde emredici yasa hükümlerine uyulmadığı, bu itibarla takibin usulüne uygun olmadığı bu durumun davanın her aşamasında resen gözetilebileceğinden davanın fazlaya dair talep yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair karar verilerek Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş... İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas ve .... karar sayılı ilamı ile kaldırılarak mahkememize gönderilmiştir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; '' Takip talebinde faturadan kaynaklı asıl alacak 616,01 TL, işlemiş faizi 58,63 TL; yabancı para alacağı 2.444,80 USDolar, işlemiş faizi -talep edilmemiş- olup, Tarafımca hesaplanan faturadan kaynaklı asıl alacak 616,01 TL, yabancı para cinsinden asıl alacağı 2.444,80 USDolar olmakla işlemiş faizi davalı (borçlu) temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz hesaplanmadığı, fark hesabı ise faturadan kaynaklı asıl alacak Türk Parası cinsinden fark görülmemiş olup, işlemiş faiz yönünden 58,63 TL; yabancı para cinsinden 5,43 USD asıl alacak fazla talep edildiği, ticari defterler bazında, Davacı (Alacaklı) Şirketin faturadan kaynaklı alacağının Türk Parası cinsinden 616,01 TL, işlemiş faizinin, temerrüde düşülmediğinden ve talep edilmediğinden, sıfır TL olmak üzere toplam 616,01 TL olduğu; Yabancı Para cinsinden kaynaklı alacağının da 2.439,37 USD olduğu...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; İstanbul BAM kaldırma kararı kapsamında dosya incelenmiştir. Mahkememizce BAM kaldırma kararı öncesinde tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Davacı tarafından davadan önce ihtarname gönderilmediği, bu sebeple temerrüt oluşmadığı, usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 616,01 TL ve 2.444,80 USD olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine (USD cinsi alacak yönünden takip tarihindeki kur karşılığı esas alınmak suretiyle) %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 616,01 TL asıl alacak ve 2.444,80 USD asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 9.011,27-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 3.077,80TL ilam harcından peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 2.997,10 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 80,70TL Başvuru Harcı, 80,70TL Peşin Harç olmak üzere toplam 161,40TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.115,94TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 4,05TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 3.000,00TL bilirkişi ücreti, 985,50TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.985,50TL'den kabul red oranına göre hesaplanan 3.980,32TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 58,63-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair,davacı şirket yetkilisinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/02/2025
Katip ...
✍e-imzalıdır
Hakim ...
✍e-imzalıdır