T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/93
KARAR NO : 2024/560
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/01/2024
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 31/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin alacağının tahsili amacıyla tarafımızca Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü...... Esas Sayılı dosyası üzerinden ...... Bakırköy Alışveriş Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, Davalı borçlu, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz etmiş ve takibi durdurduğunu, işbu itiraz sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılmış olup haksız ve mesnetsiz olduğunu, taraflarınca cari hesaptan doğan alacak için icra takibine karşı itirazın iptali amacıyla Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'na başvuruda bulunulmuş ve ...... büro dosya numaralı, ...... arabuluculuk numaralı dosya ile arabuluculuk süreci tarafımızca işletilmiş olup bu süreçte taraflar arasında anlaşma sağlanamamış ve bu husus 12.01.2024 tarihli arabuluculuk son tutanağında kayıt altına alındığını ve davacı yanın haksız ve mesnetsiz itirazının iptali amacıyla işbu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olduğunu, davalı yan yükümlülüklerini yerine getirmemekle birlikte haksız olarak tarafımızca başlatılan icra takibine itiraz etmiştir. ancak davalı yanın işbu itirazlarının kötü niyetli ve müvekkilinin alacağını geciktirmeye yönelik olduğu bariz olduğunu, Konsinyi, malı üçüncü bir kişiye sattığı anda konsinyörden bu malın mülkiyetini devralmış sayılmaktadır. İşbu tanımlamaya uygun olarak müvekkil şirket ile davalı şirket arasında konsinye sözleşmesi imzalandığını, İşbu konsinye sözleşmesine bağlı olarak da mail yazışmalarından da açıkça görüleceği üzere davalı yan konsinye sözleşmesine bağlı olarak müvekkiline ait malların satışını gerçekleştirmesine rağmen işbu sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmeyerek müvekkiline herhangi bir fatura kesmediğini ve yapılan satışlardan müvekkilini haberdar etmediğini, birden çok kez mail yoluyla müvekkiline ait malların satış raporu istenilmesine rağmen arabuluculuk görüşmeleri uyuşmazlıkla sonuçlanana kadar müvekkiline satış raporları gönderilmediğini, Bunun yanında müvekkil şirket ile davalı yan arasında satılmış olan mallar için fiyat farkı faturası, ciro primi ve destek faturası kesilmesi hakkında ticari teamül bulunmadığını, taraflar arasında oluşmuş teamüle göre ise kesilmiş olan işbu faturalar müvekkilinin malı satıldıktan sonraki aşamada müvekkiline karşı kesilecek ve davalı yan tarafından müvekkilinin mallarının satımı halinde ciro prim faturası kesileceğini, ancak davalı/borçlu yan konsinye sözleşmesi yükümlülüklerine uymayarak müvekkiline ait malları satmasına rağmen müvekkiline bildirmemiş ve satıldığını bildirmediği halde müvekkiline vade farkı faturası, ciro prim faturasını tebliğ ettiğini, müvekkiline işbu husus bildirilmesine rağmen davalı yan tarafından gerekli dönüşler sağlanmamış ve müvekkiline ait satış raporları birden çok kez davalı taraftan istenmiş olmasına rağmen davalı aleyhine icra takibi açıldıktan sonra satış raporu müvekkiline iletildiğini, sonuç olarak davalı/borçlu yan müvekkil ile arasında var olan konsinye sözleşmesi yükümlülüklerini yerine getirmemiş olup işbu husus davalı yanın müvekkiline göndermiş olduğu cari hesap ekstreleri sonucu da ortaya çıktığını, işbu davaya ve icra takibine konu alacak likit olup davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı takip borçlusunun kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek durmasına yol açmak suretiyle müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellediği açıkça ortadadır. İşbu sebeplerle davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da bu yönde olduğunu, İşbu Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, Davanın kabulüne, Fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakkımız saklı kalmak kaydı ile; davalının haksız ve mesnetsiz itirazının 143.394,79TL üzerinden iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, Davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında akdedilmiş olan ticari şartlar anlaşması uyarınca taraflar arasında tahkim anlaşması mevcut olup söz konusu uyuşmazlığın mahkeme huzurunda çözümlenmesi mümkün olmadığını, Zira taraflar arasında akdedilen 01.01.2019 tarihli Ticari Şartlar Anlaşması kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümleneceği kararlaştırılmış olup tahkim şartı yerine getirilmeksizin huzurdaki dava ikame edildiğini, Müvekkili ile davacı arasında 01.01.2019 tarihli Ticari Şartlar Anlaşması akdedilmiş olup işbu anlaşmanın 30. Maddesine taraflar karşılıklı rıza ve onay ile tahkim şartına yer verildiğinden söz konusu uyuşmazlığın mahkeme huzuruna taşınması olmadığını, Nitekim tahkime dair itirazımıza davacı tarafça haksız ve hukuka aykırı şekilde davalı müvekkili aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine yapılan itiraz dilekçesinde de yer verildiğini, Davacı ile müvekkili arasında ticari ilişki mevcut olup söz konusu ticari ilişkiden kaynaklı olarak zaman zaman müvekkilinin davacıya muaccel borçları olması söz konusu olmakla birlikte müvekkilin işbu muaccel borçları davacıya ödeme imkanı bulunmadığını, Davacı ..... Dağıtım Pazarlama San. ve Tic. A.Ş. aleyhine dava dışı .... Dağıtım Pazarlama Turizm Tic. Ve San. A.Ş. tarafından İstanbul ...... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı dosyası eli ile icra takibi başlatılmış olup söz konusu icra takibi kesinleşmiş ve derdest durumda olduğunu, Mezkur icra dosyası tahtında müvekkil şirkete belirli aralıklarla İİK m. 89/1 uyarınca haciz ihbarnameleri gönderilmekte olup müvekkil şirket tarafından davacı ile arasındaki ticari ilişki uyarınca ihbarname tebliğ edildiğinde davacı ile arasındaki somut ilişkiye göre söz konusu ihbarnamelere cevap verildiğini, müvekkili ile davacı taraf arasında aynı ticari ilişkiden kaynaklı olarak BAkırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... Esas Ve Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... esas sayılı dosya nezdinde yargılama devam etmekte olup huzurdaki davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili tarafından davacı şirkete, taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde ödenmesi gerekli tüm alacakları ödenmiş olup müvekkili davacı şirkete başkaca herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu,. bilakis davacı şirketin davalı müvekkile bakiye borcu bulunmadığını, davacı tarafça açıkça kötüniyetle ikame edilmiş olan huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle taraflar arasında tahkim sözleşmesi nedeniyle, ayrıca hukuki yarar yokluğundan ve dahi derdestlik nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olması halinde esasa girilerek gerçekleştirilecek inceleme sonucunda hukuki yararı mevcut olmayan davanın esastan reddine, davacı tarafından ikame olunan icra takibi haksız ve kötü niyetli olduğundan davacı %20’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının .... Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.ş., borçlusunun ...... Bakırköy Alışveriş Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi olduğu, 146.695,81TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır.
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasına konu taraflar arasında imzalanan Konsinye Sözleşmesi kapsamında davacının davalıdan cari hesap alacağının olup olmadığı, satılmış olan mallar ile ilgili taraflar arasında fiyat farkı faturası, ciro primi ve destek faturası kesilmesi yönünde ticari teamül olup olmadığı, taraflar arasında tahkim anlaşması yapılıp yapılmadığı, davalı tarafından İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyasına İİK 89/1 maddesi uyarınca ödeme yapılıp yapılmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan Ticari Şartlar Anlaşması'nın 30. Maddesinde; " Bu Sözleşme'nin gerçekleştirilmesinde uygulanacak hukuk Türk Hukuku olup; işbu sözleşme 'den ve taraflar arasındaki her türlü ticari ilişkiden kaynaklanan tüm ihtilaflar İstanbul Tahkim Markezi Tahkim Kuralları uyarınca tahkim yoluyla çözümlenerek karara bağlanacaktır." denmektedir. Sözleşmede davacı şirketin kaşe imzası bulunmaktadır.
Taraflar arasında imzalanan Ticari Şartlar Anlaşması'nın 30. Maddesine göre taraflar arasında tahkim şartının konulduğu, sözleşmenin geçerli olduğu ve tahkim şartının da uygulanabilir yasal şartları taşıdığı , davalı tarafından HMK 116. Madde kapsamında süresinde tahkim itirazında bulunulduğu anlaşıldığından süresinde yapılan tahkim itirazının kabulüne ve HMK 412-413. Maddeleri gereği davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 413. Maddesi gereğince tahkim şartı gerçekleşmediğinden usulden REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 1.715,35TL harcın mahsubu ile bakiye 1.287,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (m.7/1-son) göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2024
Katip ......
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.