T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/139 Esas
KARAR NO : 2025/174
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/02/2025
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından fatura alacağına dayanan Küçükçekmece İcra Müdürlüğü .... sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın İcra Müdürlüğüne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, tarafların aralarında ticari ilişki mevcut olduğunu, takip dayanağı olan faturadan görüleceği üzere davalı sitenin, davacıdan A2 Blok Önü Tesisat Bağlantısına ilişkin hizmet aldığını, ancak alınan mal ve hizmet karşılığı yapılması gereken ödemenin yapılmadığını, davalı tarafın tüm ihtarlara rağmen borcunu ödemediğini, kendisi hakkında Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... Sayılı Dosyası kapsamında takibe geçildiğin, davalı tarafından icrada dosyasında yasal takibe konu olan 10.000,00TL'lik icradaki yapılan takip ve borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, itiraz üzerine Ticari Dava Şartı olduğundan dolayı zorunlu arabuluculuğa gidilmiş olup, tarafların arabulucuda anlaşamadığını belirterek davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, arabuluculuk ücreti dahil olmak üzere, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamında; "Dosya kapsamından, davacının fatura konusu edilen asansör bakım, arıza ve hizmet servisinin yapıldığı hâlde bedelinin ödenmediğini belirterek iddia ettiği alacağı için takip başlattığı, davalının taraflar arasında akdedilen 01/10/2018 tarihli sözleşmenin site yönetiminde bulunan yetkisiz kişiler tarafından imzalandığı itirazında bulunduğu dolayısıyla taraflar arasındaki akdi ilişkiye inkâr edildiği, bu nedenle davacı alacaklarının kendi yerleşim yerinde bulunan Kayseri İcra Dairelerinin yetkili olmadığı anlaşılmaktadır. İtirazın iptali davalarında icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazlar öncelikle incelenmesi gerektiğinden ve takip Kayseri İcra Dairesinde başlatıldığından uyuşmazlığın Kayseri .... Tüketici Mahkemesince görülerek sonuçlandırılması," denmektedir.
Yine Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamında; " 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 2. maddesinde; bu Kanunun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsadığı, 3. maddesinin 1. fıkrasının “L” bendinde; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işleminin tüketici işlemini ifade ettiği, 68. maddesinde; tarafların İcra ve İflas Kanunu'ndaki hakları saklı olmak kaydıyla; değeri dört bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, altı bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise dört bin Türk Lirası ile altı bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvurunun zorunlu olduğu, bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamayacağı, 73. maddesinde; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hüküm altına alınmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu, 2. maddesinde; dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu, 114. maddesinin 1. fıkrasının "c" bendinde; mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğu, 2. fıkrasında; diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu, 115. maddesinin 1. fıkrasında; mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceği, 2. fıkrasında; mahkemece dava şartı noksanlığını tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında varlığı iddia olunan hukuki ilişkinin tüketici işlemi niteliğinde eser sözleşmesi, davacının yüklenici, davalının iş sahibi/tüketici durumunda olması sebebiyle somut olayda tüketici işleminin mevcut olacağı, tüketici işleminden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davalarda da dava değerine göre tüketici hakem heyetleri yahut tüketici mahkemelerinin görevli olacağı ancak tüketici hakem heyetine başvuruyu düzenleyen 6502 sayılı Kanun'un 68. maddesinde açıkça belirtildiği üzere; tarafların İcra ve İflas Kanunu'ndaki hakları saklı tutulmuş olup, işbu davada 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/1. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davası olduğundan doğrudan tüketici mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmıştır." denmektedir.
İş bu ilamlar çerçevesinde; mevcut olayımızda; davalı site yönetiminin tacir sıfatının bulunmadığı, davalı sitenin, davacıdan A2 Blok Önü Tesisat Bağlantısına ilişkin hizmet aldığı, davacının buna ilişkin fatura bedelini davalıdan talep ettiği, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu kanaatine varıldığından görevli mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2- Görevli mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemesi olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,
3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda verilen karara karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.13/02/2025
Katip ...
e imzalıdır
Hakim ....
e imzalıdır