T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2013/524 Esas
KARAR NO: 2019/562
DAVA: İtirazın İptali-Maddi-Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 13/12/2013
KARAR TARİHİ: 28/05/2019
KARARIN YAZILMA TARİHİ: 03/06/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; müvekkili şirket ile davalı şirketin arasında ticari mal alım-satımından doğan ticari ilişki olduğunu, davalının ticari ilişki kapsamında aldığı ticari mala ilişkin borcu olan 36.615,70-TL'yi icra takibi ve dava tarihine kadar ödemediğini, müvekkili şirketin davalı şirketten 36.615,70-TL alacaklı olduğunu, müvekkili şirketin takip konusu alacağı defalarca talep etmesine rağmen davalının ödememekte direndiğini, bunun üzerine davalı aleyhine 15/11/2013 tarihinde Büyükçekmece .... icra Müd.’nün ....E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının kötü niyetli olarak borca ve tüm fer’ilerine itirazı ile icra takibinin durdurulduğunu, davalının borcunu ödemediğini açılan icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada dava dilekçesinde ÖZETLE; müvekkilinin kişisel bakım, ev temizliği ve endüstriyel kullanım için ıslak mendil üretip bunun ihracını yaptığını, bu faaliyeti kapsamında kullanmak üzere davalıdan satın almış oldukları kimyasal mallarda %50 oranında methanol isimli zehirli madde tespit ettiklerini ve bundan dolayı maddi ve manevi zarara uğradıklarından bahisle şimdilik 22.444,63 EURO ile 19.412,27 TL toplam olan maddi zararın kimyasal maddenin satış tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline ve müvekkilinin itibar kaybı nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminatın kimyasal maddenin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; müvekkili şirketin ıslak yer temizleme bezi üretmekte olup, üretimlerinde insan sağlığına uygun olan isopropanol isimli kimyasal madde kullanımına özen gösterdiğini, dünya çapında güvenilir olan shell kimya isimli firmanın ürettiği ve %99.9 saf isopropanoldan oluştuğuna dair analiz sertifikası ile satışa sunulan kimyasalın kullanıldığını, söz konusu kimyasalın Türkiye'deki satışının Davacı ...Ltd.Şti. tarafından yapılmakla olup, bu sertifika ile denilerek alınan bu kimyasalın ıslak yer temizleme bezi üretiminde kullanıldığını, üretilen ıslak yer temizleme bezinin Almanya’da müşterisi olan .... isimi firmaya gönderdiğini, bu firmanın ıslak yer temizleme bezlerine yaptırdığı güvenlik testi sonucunda, içerisinde zehirli bir toksit kimyasal madde olan ve hiçbir şekilde sonulunum yolu ile dahi insan ile temas etmemesi gereken emthanol isimli kimyasal tespit edildiğini, bu test sonuçlarının müvekkili şirkete iletildiğini ve uyarıldığını müvekkili şirketin Alman şirketinden tekrar test yapmasını talep emesi üzerine tekrar yapılan test sonucunda avnı sonuca ulaşıldığını ve ürünlerin Alman firma tarafından Almanya’da imha edildiğini, müvekkili şirketin her iki test sonucunda "...." tespit edilmesi üzerine davacı ...Ltd.Şti.'den satın alınan ve hiç açılmamış ve kullanılmamış isopropanol kimyasal maddesi içerisinde methanol bulunup bulunmadığının tespiti için Yunanistan’da bulunan .... Ltd. Sirket laboratuvarına teste gönderildiğini test sonucunda %50 methanol %50 isopropanol tespit edildiğini, müvekkili şirketin bu sebeple büyük oranda maddi ve manevi zarara uğradığını, akabinae müvekkili şirketin karşılaştığı bu haksız durum nedeniyle davalı firma hakkında zehirli madde katma suçundan Silivri Cumhuriyet Savcılığı'nın ....soruşturma no'lu dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca müvekkili şirkete Silivri Sulh Hukuk Mahkmesi’nin....d.iş sayılı dosyasında delil tespiti talepli ikame edilen dava dosyasında bilirkişi incelemesinde "alınan örneklerdeki izopropanol alkolün istenilen saflıkta olmadığı, sağlık için çok tehlikeli olan .... isimli kimyasalı içerdiği ve tespit konusu içinde insan sağlına zararlı methanolun bulunduğu isopropanol alkolün....Ltd.Şti.’nden satın alındığının...” tespit edildiğini, akabinde Bakırköy ... Asliye Tic.mah.’nin .... E.sayılı dosyas ile maddi ve manevi tazminat talepli dava ikame edildiğini, davacının icra takibine konu ederek müvekkili şirketten talep etmiş olduğu fatura bedeline ilişkin ürünler ayıplı olduğundan müvekkili şirketin fatura bedeline ilişkin ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının müvekkili şirket hakkındaki kötü niyet iddiasının yersiz olup, esasen kötü niyetli davranarak müvekkili şirketi zarara uğratanın davacı olduğunu, bu nedenle davacının icra inkar tazminatının reddi gerektiğini, davanın reddini kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı hazırlık dosyası, Silivri .... D.İş sayılı dosyası, Bakırköy ... ATM.'nin .... Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava, satıcının bakiye bedelin tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Birleşen dava ise sözleşmeye dayalı satıcıya karşı açılan ayıplı ifa nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini talebine ilişkindir.
Asıl davaya konu Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasının tetkikinde alacaklı ... tarafından borçlu ...'ne yönelik 37.325,89 TL asıl alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
Somut olayda; davacı-birleşen davada davalı satıcı ... ile davalı-birleşen dadada davacı alıcı ...' arasında ıslak mendil üretiminde kullanılan "...." alım-satımı konusunda sözleşme akdedildiği, tarafların akdi ilişkiyi inkar etmediği, bu sözleşme kapsamında davacı-birleşen dosyada davalı satıcının ürünleri davalı-birleşen dosyada davacı alıcıya teslim ettiği, alıcının izopril alkolü kullanarak ıslak yer temizlik bezi imal ettiği ve Almanya'ya ihraç ettiği ve dava dışı Alman firması ....'nin kendi bünyesinde yaptırmış olduğu analiz sonucunda izopril alkol içerisinde sağlığa zararlı metil alkol (methanol) tespit etmesi neticesinde ürünleri imha ettiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, icra takibine konu faturalardaki satış sözleşmesi kapsamında davalıya teslim edilen malın ayıplı olup olmadığı, varsa ayıbın niteliği, bu nedenle malın fatura bedelinden davalı tarafın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, ayıp ihbarının süresinde usulüne uygun yapılıp yapılmadığı , ayıbın kabulü halinde alıcının ayıp dolayısıyla uğradığı zararın tespiti noktasındadır.
Yargılama kapsamında mahkememizce uyuşmazlık konusu ayıbın varlığı hususunun teknik incelemeyi gerektirmesi nedeniyle teknik bilirkişilerin bulunduğu bilirkişi heyetlerinden kök ve ek raporlar alınmıştır. Dosyadaki tespit ve bilirkişi raporlarında yer alan teknik incelemedeki tespitler dikkate alındığında; davacı satıcının %99.9 saf isopropanoldan oluşan ürünü davalı alıcıya teslim etmesi gerekirken satmış olduğu ürünün %50 ... %50 .... içerdiği dolayısıyla ayıplı olduğu tespit edilmiştir.
Tacirler arasındaki alım-satım sözleşmesinin ayıplı ifasına ilişkin TTK. m. 23/l-c hükmüne göre: "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır". TTK. m. 23/l-c hükmü esasında, ayıplı ifa halinde, ihbar yükümlülüğü sürelerini düzenleyen bir hükümdür. Bu madde kapsamında ayıplar bakımından üçlü bir ayrım yapılmaktadır: Teslim sırasında belli olan yani açık ayıplar, denetim (muayene) sonucu ortaya çıkan ayıplar ve gizli ayıplar. Satılan malda açık bir ayıp yok ise, alıcı emtiayı aldıktan sekiz gün içinde muayene etmek ya da ettirmek ve bu muayene sonucunda emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, durumu bu süre içinde satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde satılanı kabul etmiş sayılır(TTK. m. 23/l-c; TBK. m. 223/2); meğerki satılanda adi bir muayene ile meydana çıkarılmayacak bir ayıp bulunsun (TTK. m. 23/l-c; TBK. m. 223/2). Bu son halde gizli ayıplara işaret edilmiş olmaktadır (Hüseyin Ülgen/Ömer Teoman/Mehmet Helvacı/Abuzer Kendigelen/Arslan Kaya/N.Füsun Nomer Ertan, Ticari işletme Hukuku, istanbul 2006, n. 744-746).
Açıkça belli olmayan ve adi bir muayene sonucunda meydana çıkarılamayan ayıplar gizli ayıplardır. Bir başka deyişle, fenni ve teknik bir muayene ile ancak meydana çıkarılması mümkün olan veya uzun bir süre kullanıldıktan sonra ortaya çıkabilecek mallardaki ayıplar, gizli ayıp olarak nitelendirilir. TTK. m. 23/l-c gizli ayıplar bakımından TBK. m. 223/2 hükmüne yollama yapmakta olup, bu hükme göre gizli ayıpların, dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra derhal (dürüstlük kuralına uygun olan en kısa sürede), ihbar edilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında; dava konusu ayıp, dava dışı Alman firması ...'nin kendi bünyesinde yaptırmış olduğu analiz sonucunda izopril alkol içerisinde sağlığa zararlı metil alkol (...) tespit edilmesiyle ortaya çıktığından, gizli ayıp niteliğindedir. Bu durumun dava dışı firma tarafından 20/09/2013 tarihinde davalı-birleşen dosyanın davacısına bildirilmesi üzerine, alıcının ayıp bildirimini 04/10/2013 tarihinde davacı-birleşen dosyanın davalısı satıcıya bildirildiği, dolayısıyla TTK 23/1-c ve TBK 223/2 uyarınca ayıp ihbar sürelerine uyulduğu kabul edilmiştir. Bu çerçevede; davalının TBK. m. 227 hükmünde yer alan seçimlik haklardan sözleşmeden dönme ve genel hükümlere göre uğramış olduğu zararları talep etme hakkının bulunduğu ve somut olayda da bu hakkını kullandığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu ürünlerin Almanya' daki alıcı firma tarafından, sağlığa zararlı oldukları gerekçesiyle, imha edilmesi sebebiyle, davacı-birleşen dosyanın davalısının sattığı malları veya icra takibine konu satılan ürünlerin bedellerini talep etme hakkı bulunmamaktadır. Bu sebeple, icra takibinden dolayı alacağının bulunmaması sebebiyle asıl davanın reddine, dosya kapsamı itibariyle davacının kötüniyetli olduğu anlaşılamadığından kötüniyet tazminatı talebinin de reddine dair karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dosya bakımından, yukarıda bahsedildiği üzere davacı alıcının TBK 227 uyarınca uğramış olduğu maddi zararı talep edebileceği, 26.10.2015 tarihli rapor ile bu zararın hesaplandığı ve mahkememizce de bu hesaplama yerinde görülerek, birleşen dosyanın maddi zarar yönünden kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Birleşen dosyaya konu manevi tazminata hükmedilebilmesinin temel şartları, haksız bir fiilin varlığı, bu haksız fiilin davalı tarafından meydana getirilmesi veya davalının kusururun bulunması ve bu haksız fiil sonucu davacı tarafın zarar görmesidir. Somut olayda davacı taraf söz konusu olay dolayısıyla ticari itibarının zedelendiğini portföyünün azaldığını ileri sürmüş ise de bu konuda somut delil dosyaya sunamadığından zarar koşulunun ispatlanamaması sebebiyle, şartları oluşmadığından birleşen dosyanın davacısının manevi tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Asıl davanın REDDİNE,
Şartları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
1-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 44,40.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 438,75-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 394,35-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı davacı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davalı davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.377,73 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
5-Bakiye avansın yatırana iadesine,
B-Birleşen davanın maddi tazminat yönünden KABULÜ ile,
6-22.444,63 EURO'nun dava tarihi itibari ile Euro cinsinden mevduata merkez bankasının uyguladığı en yüksek mevduat faizi işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
19.412,27 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Şartları oluşmadığından birleşen dosyanın davacısının manevi tazminat talebinin reddine,
8-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca Maddi tazminat yönünden; alınması gereken 4.559,71-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 3.179,20-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 1.380,51-TL karar harcının davalı ...den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca Manevi tazminat yönünden; alınması gereken 44,40-TL karar harcının davacı ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10-Davacı tarafından yatırılan 25,20.-TL başvurma harcı ve 3.179,20-TL peşin harcın davalı ...den tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
11-Davacı tarafından dosyada yapılan 1.650,00.-TL bilirkişi ücreti ve 505,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 2.155,00.-TL yargılama giderinin davalı ...den tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
12-Maddi tazminat yönünden; Davalı-davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.119,72 TL vekalet ücretinin davacı-davalı ...den tahsili ile Davalı-davacı ... tarafa verilmesine,
13-Manevi tazminat yönünden; Davacı-davalı ...kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.725,00-TL vekalet ücretinin davalı-davacı ...'den tahsili ile Davacı-davalı ...ye verilmesine,
14-Davacı ve davalı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/05/2019
Katip ...
¸E-imzalı
Hakim ...
¸E-imzalı