T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/1133 Esas
KARAR NO: 2018/202
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/12/2016
KARAR TARİHİ: 05/03/2018
KARARIN YAZILMA TARİHİ: 21/03/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili tarafından sunulan 15/12/2016 tarihli dava dilekçesinde ÖZETLE; müvekkilerinin davalıdan ürün aldığını, ürünün ayıplı olduğunu arıza verdiğini, davalının üstüne düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini belirterek ürün bedeli 22.560,00 TL nin faizi ile davalıdan tahsilini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; davaya söz konusu ürünlerin ana üretici ve satıcısının dahil edilmesi gerektiğini, ürünün bozulmasında davacının kusurlu olduğunu, göreve itiraz ettiğini, davacının ihbar süresine uymadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Ticaret sicil kayıtları, ihtarname fotokopileri, keşif ,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İş bu dava; ticari satımdan kaynaklı emtianın ayıplı olması nedeniyle TBK 227/1 ve 229 uyarınca sözleşmeden dönerek satış bedelinin iadesi talebine ilişkindir.
Somut olayda davacı taraf, davalı taraftan aldığı kompresörün ayıplı olması sebebiyle sözleşmeden dönerek ürün bedelini talep ettiği, davalı taraf ise kompresörün bozulmasında davacının kusurlu olduğunu ve ayıbın tespit edildiği tarih itibariyle ihbar sürelerine uyulmadığından bahisle davanın reddini talep etmiştir.
Tarafların tacir olup, uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya Borçlar Kanunu (BK) ve Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Borçlar Kanunu’nun satım sözleşmesine dair hükümlerinin esasen tacirler arasında yapılan satım sözleşmelerine de uygulanması benimsenmiştir. Bununla birlikte satım sözleşmesinde malın ayıplı olması halinde özel hükümler öngörülmüştür (TTK m. 23/c). Dolayısıyla tacirler arası satım sözleşmelerine Borçlar Kanunu hükümleri ile birlikte TTK m. 23 hükmü de uygulanacaktır. TTK 23/c maddesi uyarınca; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. '' hükmünün amir olduğu ve Borçlar Kanunun 223 maddesi uyarınca; "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." ve aynı kanunun 231. Maddesi uyarınca; "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar......" hükmünün amir olduğu anlaşılmıştır.
Bu hükümler uyarınca; açık ayıpların 2 gün içerisinde, gizli ayıpların 8 gün içerisinde bildirilmesi gerektiği, eğer gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Borçlar Kanunun 223. Maddesi uyarınca alıcı durumu derhal satıcıya bildirmelidir. BK 231. Madde uyarınca ise gizli ayıp sonradan ortaya çıksa dahi malın tesliminden itibaren 2 yıl içinde dava açma hakkının kullanılması gerektiği aksi halde dava hakkının zamanaşımına uğrayacağı açıktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda tacir olan taraflar arasında yapılan ticari satım sözleşmesi uyarınca 06/05/2015 tarihinde 1 adet Komsan Kompresör Vek 50/10 Inv satın alındığı, davacı beyanı ve servis fişleri uyarınca söz konusu üründe kullanım neticesinde ortaya çıkmış ayıp tespit edildiği, nitekim bilirkişi tarafından da ürünün çalışamaz durumda olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamı itibariyle söz konusu ayıbın gizli ayıp olduğu ve davacı tarafından derhal davalı tarafa bildirdiği ve 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan ihtarnamenin çekildiği ve davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bu açıklamalar ışığında davalı tarafın ihbar sürelerine uyulmadığına ilişkin savunmasına itibar edilmemiştir.
Dosya kapsamı itibariyle söz konusu ürün üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış ve buna göre söz konusu kompresörün çalışamaz durumda olduğu, yağ akıttığı, kompresörün düşük kapasiteli olduğu ve davacının beklediği faydayı sağlayamayacağı tespit edilmiş ve bu tespitlerinde servis fişleri ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
Borçlar Kanunun 219. Maddesi uyarınca, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur ve aynı kanunun 227. Maddesi uyarınca ayıplı satım halinde alıcıya seçimlik haklar tanındığı, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcının satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkının bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda davacı alıcının ayıp dolayısıyla sözleşmeden dönerek satış bedelinin iadesi talebi haklı bulunarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
Sözleşmeye konu kompresörün iadesi şartı ile 22.560,00 TL'nin 13/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.541,07.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 385,27.-TL peşin harç ile icra veznesine yatırılan 100,00.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.155,80.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 29,20.-TL başvurma harcı ve 385,27.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından dosyada yapılan 900,00.-TL bilirkişi ücreti ve 258,60.-TL posta gideri olmak üzere toplam 1.158,60.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.707,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair davalı tarafın ve taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/03/2018
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır