T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/1108 Esas
KARAR NO: 2019/1029
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/11/2018
KARAR TARİHİ: 12/11/2019
KARARIN YAZILMA TARİHİ: 09/12/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 140.759,35 TL alacağının tahsili için Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyası üzerinden cari hesap ekstresi ve faturalara dayanarak icra takibi başlattığını, ödeme emri 19.09.2018 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin 24.09.2018 tarihli dilekçe ile yetki ve borca itiraz ettiğini ve takip durduğunu, takip fatura alacağına dayandığından yetki itirazının hukuki dayanağının olmadığını, HMK 10 md. ve TBK 89.md gereği para borçlarında ifa yerinin alacaklının yerleşim yeri olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin yerleşim yeri olan .... cad. ... Sok. No:... Bağcılar adresine göre yetkili olan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünden icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin itirazının amacı tahsilatı geciktirmeye yönelik olup iyiniyetli olmadığını, davalı şirketin, takip dayanağı faturalardandan kaynaklanan cari hesap ekstresine göre bakiye 140.759,35TL borcu bulunduğunu, bu nedenle borçlu şirketin alacağın en az %20 tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle, Bakırköy .... İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyasına borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, borçlunun haksız itirazı nedeniyle %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından başlatılan icra takibine müvekkili tarafından yetkiye ve borca itiraz edilerek takip durdurulduğunu halep konusu alacağa ilişkin olarak zamanaşımı definde ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davaya konu icra takibi yetkisiz icra müdürlüğünde yapılmış olup, yetkisiz icra müdürlüğünde başlatılan takip nedeniyle geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın sırf bu nedenle reddinin gerektiğini, taraflar arasındaki satın alma sözleşmesinin uyuşmazlıkların çözümü başlığını taşıyan 8. maddesinde taraflar arasında doğacak her türlü anlaşmazlıkta Konya Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir.'' hükmüne yer verildiğini, davacı Taraf ile Müvekkil arasında 18/08/2004 başlangıç tarihli satın alma sözleşmesi kapsamında cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, bu nedenle de belirli aralıklarla hesap mutabakatı yapıldığını, ancak bu hesap mutabakatı alacak borç ilişkisinde gelinen nokta itibari ile çerçeveyi çizmekte olduğunu, mutabakata varılan miktarın muaccel olup olmadığı malın teslimi, faturaların kesilmesi, müvekkiline ulaşması gibi hususların ayrıca belirlenmesine ihtiyaç duyulması nedeni ile gösteren herhangi bir belge içermemesi nedeni ile asla göstermediğini, açıklanan nedenlerle, öncelikle geçersiz icra takibi nedeniyle davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazının kabulü dosyanın yetkili Konya Mahkemesine gönderilmesini, mahkeme yine aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, davacı hakkında %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, fatura alacağına dayalı icra takibine yapılan itiraz üzerine İİK'nun 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır.
Dosyada mevcut bulunan ve davalının da kabulünde bulunan taralar arasında yapılmış 18/08/2004 tarihli noterlik sözleşmesinin 8.maddesinde taraflar arasında doğacak her türlü anlaşmazlıkta KONYA mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmıştır. Taraflar arasındaki icra takibine ve davaya konu ticari alışverişin bu sözleşme doğrultusunda yapıldığı anlaşılmakta olup tarafların buna bir itirazları da bulunmamaktadır. Dolayısıyla tarafların yetki sözleşmesi(hükmü) ile genel yetkili mahkemelerden başka bir yeri (Konya) yetkili olarak belirledikleri görülmektedir.
2004 sayılı İİK'nun 50.maddesi uyarınca icra takiplerindeki yetki hususunda HMK'nun yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı açıktır.
İtirazın iptali davalarında, yetkili icra müdürlüğünde yapılmış bir takibin bulunması özel dava şartıdır. Ancak bu husus resen değil, ancak borçlunun icra müdürlüğüne süresinde açıkça itirazda bulunması durumunda nazara alınabilecek türden bir dava şartı olup, davalının, gerek icra müdürlüğüne süresinde yaptığı borca itirazında gerekse mahkememize sunduğu cecvap dilekçesinde icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ederek yetkili icra müdürlüğünü (Konya) de belirttiği görülmekte olup bu açıdan yapılan itiraz usulüne uygundur.
6100 sayılı HMK'nun 17.maddesi "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" denilmetedir.
Taraflar arasındaki sözleşme, yani yetki hükmü 18/08/2004 tarihinde yani 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden önce yapılmış olması hasebiyle HMK'nun 17.maddesinin 2.cümlesinin uygulanabililiği mahkememizce değerlendirilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun "zaman bakımından uygulanma" başlıklı 48.maddesinde "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır" denilmektedir. Hal böyle olunca 6100 sayılı HMK'nun yetkiye ilişkin hükümlerinin bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önceki sözleşme ve ilişkilere de uygulanacağı kanaatine varılmıştır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20/01/2016 tarih 2014/13-104 Esas 2016/15 Karar sayılı kararı da aynı doğrultudadır. Sözleşmedeki mezkur yetki hükmünde taraflarca aksi kararlaştırılmamış olduğundan bu yetki hükmünün genel yetkili icra müdürlüklerinin yetkisini ortadan kaldırarak Konya icra müdürlüklerini münhasır yetkili hale getirdiği anlaşılmakla icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmamış olması nedeni ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 44,40.-TL red karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 2.403,82.-TL peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 2.359,42 TL harcın karar kesinleşince ve talep halinde talep edene iadesine,
3-Davacı tarafından dosyada yapılan 1.500,00.-TL bilirkişi ücreti ve 135,00.-TL posta gideri olmak üzere toplam 1.635,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından dosyada yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi de göz önünde bulundurularak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2.725,00.-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
6-Davacı ve davalı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/11/2019
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır