T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/947 Esas
KARAR NO: 2019/1164
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 04/08/2019
KARAR TARİHİ: 10/12/2019
KARARIN YAZILMA TARİHİ: 10/12/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili tarafından sunulan 04/08/2019 tarihli dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkiline 11/09/2018 günü yaya halindeyken davalı şahıs tarafından araçla çarpıldığını, müvekkilinin sağ el bileğinde kemik parçalanması olduğunu, bununla ilgili cerrahi müdahele gördüğünü, elini tam olarak kullanamadığını, kalıcı cismani zarar oluştuğunu, bu olay sebebiyle psikolojisinin bozulduğunu ve halen psikiyatrik ilaçlar kullandığını, kazayla ilgili olarak Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... Esas numaralı dosyasıyla ceza kovuşturmasının derdest olduğunu, tüm bu süreçte müvekkili ile hiç ilgilenmeyen kötü niyetli davalılara karşı işbu davayı açma gereği hasıl olduğunu, davalı şahsın taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine “ihtiyati tedbir” konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; davacı tarafından dava öncesinde müvekkil şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığını, müvekkil şirkete başvuru yapılmadan huzurdaki dava ikame edildiğinden dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu ticari uyuşmazlık için arabulucuya başvuru yapılması bir dava şartı olduğunu, ancak dava açılmadan önce arabulucuya başvuru şartı yerine getirilmediğini, bu nedenle dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmilini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve 114/ 2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur. 6102 Sayılı TTK 'nun 5/A maddesi (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir. TTK'nun 5/A maddesi (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiş, hatta dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması yeterli görülmeyerek anlaşamama tutanağının dava dilekçesine eklenmesi aksi takdirde verilecek 1 haftalık kesin süre içerisinde sunulması gerektiği belirtilerek dava tarihinde anlaşamama son tutanağının düzenlenmiş olması dava şartı olarak öngörülmüştür. Kaldı ki arabuluculuğa dava açmadan önce başvurulmasının yeterli görülüp anlaşamama tutanağının düzenlenmesinin dava açılmasında sonra da düzenlenerek dava şartı noksanlığının sonradan giderilme olanağı bulunduğu yönündeki bir değerlendirme, zorunlu arabuluculuk müessesesinin amacına ve ruhuna aykırı olacak ve arabuluculuğu bir anlamda formalite haline getirecektir.
Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir.
Dava konusu dosya incelendiğinde, trafik kazasından kaynaklanan tazminat davası olduğu ve yasa hükümleri gereği zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olduğu anlaşılmış, dava tarihi olan 04/08/2019 tarihinden önce arabuluculuk anlaşamama tutanağının düzenlenmiş olması gerektiği ancak dava dilekçesi ekinde yer almadığı anlaşılarak arabuluculuk anlaşamama tutanağını sunması için tebligat çıkartılarak süre verilmiş, dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/2 yollaması ile TTK 'nun 5/A maddesi ve HMK'nun 115/2.maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 44,40 TL karar harcının peşin yatırılan 68,31 TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 23,90 TL'nin talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.725,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/12/2019
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır