T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/917 Esas
KARAR NO : 2024/431
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2019
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nun müvekkillerinin murisi/annesi ...'ya ölümünden hemen önce 2.000.000 TL nakden borç verdiğini ve karşılığında 24/09/2019 vade tarihli, 2.000.000 TL bedelli senet aldığını, senet bedelinin de kendisine ödenmediği iddiası ile Fethiye İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra yolu ile takip başlattığını, taraflar arasında hiçbir tanışıklık, ticari ilişki ya da başkaca bir hukuki ilişki bulunmadığını, davalının müteveffa ...'ya 2.000.000,00 TL fahiş bir meblağı nakden vermesinin mümkün olmadığını, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, her iki tarafın banka kayıtları da incelendiğinde böyle bir paranın alınıp verilmesinin sözkonusu olmadığının yapılacak araştırma neticesinde anlaşılacağını, bu nedenle takibin iptaline ve haksız kötüniyetle takip başlatan davalı aleyhine % 20’tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu dava, yetkisiz mahkemede açılmıştır, davalı müvekkil davacıların murisinden alacaklı olması sebebiyle Fethiye İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe girişmiş iş bu takip sonucu, davacı ... yönünden takip kesinleşmiş, yetki itirazı reddolunmuş, ... yönünden yetki itirazı kabul edilmiş; ancak henüz ... yönünden yetkili görünen yerde takip başlatılmamıştır. Davacılar, iş bu davayı ancak davalı müvekkilin yerleşim yerinde ya da icra takibinin kesinleştiği yerde açabilecekken davacıların yerleşim yerinde açılmış olan iş bu davanın yetkisiz mahkemede açıldığından; dosyanın yetkili Fethiye Mahkemelerine gönderilmesini talep etmiş ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
K.Çekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı, ...bank yazı cevabı,Fethiye CBS'nin ... Soruşturma sayılı dosyası,Yargıtay .... H.D.'nin .... Esas, .... Karar sayılı ilamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İş bu dava, 24/09/2019 vade tarihli, 2.000.000 TL bedelli bono ve bononun konu edildiği Fethiye İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyası ve Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. (İ.İ.K 72)
Mahkememizin 08/07/2021 tarihli ....Esas-... Karar sayılı kararıyla; "İ.İ.K 72/7 uyarınca talep konusu menfi tespit ve istirdat davalarının, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceğini, somut olayda, davalı tarafın ikametinin Ankara'da olduğu ve icra takibinin de Fethiye İcra müdürlüğünde başlatıldığı, davacılardan ...'ın icra müdürlüğünün yetkisine itirazda bulunduğu ve Fethiye İcra Mahkemesince yetki itirazı kabul edilerek, bu davacı yönünden yetkili icra müdürlüğünün Küçükçekmece olduğunun hüküm altına alındığı, dava tarihi itibariyle henüz Küçükçekmece'de icra takibinin başlatılmadığı ve diğer davacı yönünden ise Fethiye İcra Müdürlüğündeki takibin derdest olduğu, dolayısıyla dava tarihi itibariyle İ.İ.K 72/7 uyarınca mahkemenin bu yargılamayı yapmaya yetkili olmadığı" gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş ve iş bu kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul B.A.M ... Hukuk Dairesinin ... Esas ve .... Karar sayılı ilamı ile; "İİK 72. Maddesinde; "Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir." hükmü düzenlenmiştir. Davalı alacaklının adresinin "... Mah. ... Sok. No:1/15 Keçiören/Ankara" olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı ... yönünden, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün, yargı çevresinde olduğu, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğu, davacı ... yönünden ise İİK 72/son maddesi gereğince yetkili olmadığı anlaşılmıştır. Ancak davacıların menfi tespit davasına konu bonoda imzası bulunan ...'nın mirasçıları olduğu, 4721 sayılı TMK’nın 640. maddesine göre, mirasçılar arasında iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerli olup, mirasçıların terekeye konu alacak ve borçlar üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden menfi tespit davasında, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu ve davacılar tarafından açılan menfi tespit davasının birlikte görülmesi gerektiği kanaatiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiş ve iş bu esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Somut olayda Fethiye İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasından 18/10/2019 tarihinde, davalı alacaklı ... tarafından, davacı borçlu ... aleyhine 24.04.2018 tanzim tarihli 24.09.2019 vade tarihli, 2.000.000,00 TL'lık bonoya ilişkin olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapıldığı, borçlunun takipten önce 14/11/2018 tarihinde öldüğünün anlaşılması nedeniyle, davalı alacaklı tarafından borçlunun mirasçıları olan davacılar ... ve ... aleyhine ödeme emrinin gönderilmesini talep edildiği ve ödeme emrinin tebliği üzerine davacılar tarafından yetki itirazında bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davacıların Fethiye İcra Müdürlüğünün yetkisine yaptıkları itiraz, Fethiye İcra Hukuk Mahkemesi'nin 17/12/2019 tarih, ... E ve .... sayılı ilamı ile;" Davacı ...'nın yetki itirazının süresinde yapılmaması nedeniyle süre yönünden reddine, davacı ...'ın yetki itirazının ise kabulü ile Fethiye İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası yönünden yetkisizliğine ve bu davacı bakımından Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğuna karar verilmiş ve bu kararın kesinleşmesi üzerine davacı ... yönünden Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası başlatılmıştır.
İş bu tespitler ışığında somut olayda davacılar, anneleri ...'nın davalı ... ile söz konusu bononun düzenlenmesini gerektirecek tanışıklığının, ticari ilişkisinin bulunmadığını, annelerinin ölümünden hemen önce 2.000.000 TL nakden borç alması ve karşılığında 24/09/2019 vade tarihli, 2.000.000 TL bedelli senet vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, her iki tarafın banka kayıtları da incelendiğinde böyle bir paranın alınıp verilmesinin sözkonusu olmadığından bahisle, sahte olarak üretilen bonodan ve bononun konu edildiği takipten dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir. Davalı taraf ise davacıların murisine elden borç para verdiğini, karşılığında dava konusu bonoyu tanzim ederek kendisine verdiğini, bu sebeple bononun geçerli olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bu kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlığın; dava ve takibe konu bononun davacıların murisinin gerçek iradesine dayalı olarak düzenlenip düzenlenmediği, murisin halefi olan davacılara karşı senedin soyutluluk ilkesinin geçerli olup olmadığı ve bu kapsamda senetten dolayı davacıların borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Takibe konu kambiyo senedi türü olan bono sebepten mücerret olup, kıymetli evrak niteliği taşıyan bir senedin içerdiği hakkın temel ilişkiden bağımsızlığını (soyutluğunu) ifade eder. Somut olarak, herhangi bir kıymetli evrakın düzenlenmesine; satım, ödünç, bağışlama, yayın, taşıma veya ortaklık gibi bir sözleşme sebep olur. Poliçe, bono ve çek, soyutluk ilkesinin geçerli olduğu kıymetli evrak kategorisine girer. Örneğin, bir satım sözleşmesinden doğan bedel için, alıcı satıcıya, bizzat satıcının veya onun gösterdiği üçüncü bir kişinin lehtar olduğu bir bono düzenlemiş ise, temel ilişki olan satım sözleşmesi dışında; ilaveten, bir bono ilişkisi kurulmuş olur. Bu durumda bononun içerdiği alacak hakkının temel ilişkiden bağımsız olması, bononun temel ilişkiyi teşkil eden satım sözleşmesinden soyutluğunu ifade eder. Bu ilkeye göre, senette yer alan hak ile bu hakkın oluşmasına neden olan temel borç ilişkisi arasında herhangi bir bağlılık yoktur. Kambiyo senedinin temel borç ilişkisinden bağımsız bir varlığı vardır. Kambiyo senedi bir defa düzenlendikten sonra doğumuna neden olan ilişkideki bir aksaklık veya bozukluk kambiyo senedinin geçerliliğine etkili olmaz. Kambiyo senedine dayalı bir talep ile karşılaşan borçlunun, borçlanmasına neden olan temel borç ilişkisindeki sakatlığı ileri sürememesi kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesinin sonucudur.
Mücerretlik ilkesi, senedin el değiştirmesi, tedavülü halinde söz konusu olacaktır. Senedi elinde bulunduran ve bu senede dayanarak talepte bulunan hamil aynı zamanda kambiyo senedinin doğumuna neden olan alt ilişkinin tarafı ise bu alt ilişkiden doğan def’iler ona karşı ileri sürülebilir. Soyut kıymetli evrakta senet, temel ilişkinin tarafları arasında kaldığı sürece soyutluk kuralları uygulanmaz.
Somut olayda davacılar mirasçı olarak 4721 sayılı TMK 599. Maddesi uyarınca külli halefiyet prensibi gereği miras bırakanın aynı haklarını, alacaklarını, diğer mal varlığı haklarını taşınır ve taşınmaz üzerindeki haklarını doğrudan kazanır ve borçlarından kişisel olarak sorumlu olacakları için onun yerine geçerler ve dolayısıyla temel ilişkinin doğrudan tarafı sayılacaklarından soyutluk kuralı söz konusu olmayacaktır.
Fethiye... Ağır Ceza Mah. ... Esas sayılı Ceza Dosyasındaki Tespitler;
Davacılar, davalı aleyhine Fethiye CBS'nin ... Soruşturma sayılı dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunmuş ve Fethiye CBS ... esas ve ... iddianame numarasıyla davalı aleyhine resmi evrakta sahtecilik suçundan iddianamenin düzenlendiği ve düzenlenen iddianamenin Fethiye .... Ağır Ceza Mah. .... Esas sayılı dosyası üzerinden kabul edilmiştir.
Müşteki ... ceza dosyasındaki ifadelerinde özetle; annesinin 14/11/2018 tarihinde vefat ettiğini, annesinin vefatından sonra 5 Kasım 2019 tarihinde kendisine Fethiye İcra Müdürlüğünden 2 milyon bedelli senede dayalı icra takibi başlatıldığını öğrendiğini, sonrasında takip ile ilgili bilgi almak için alacaklı ...'nun avukatı olan ... ile görüştüğünü, avukata alacaklı ile görüşmek istediğini söylediğini, ancak avukatın müvekkilinin görüşmek istemediğini söylediğini, annesinin senet düzenlenmesini gerektirir herhangi bir ticari faaliyette bulunmadığını, annesinin babasından gelen kira bedelleri ile geçimini sağladığını, söz konusu senedin sahte olarak düzenlendiğini beyan etmiştir.
Müşteki ... ceza dosyasındaki ifadelerinde özetle; 05/11/2019 tarihide ablası ...'ın 2.000.0000 TL'lik borç için icraya verildiğini öğrendiğini, eşinden ayrıldıktan sonra yaklaşık 5 yıldır annesi vefat edene kadar birlikte yaşadıklarını, aralarında gizli saklı olmadığını, ... isimli şahsı tanımadığını, annesinin bu şahıstan hiç bahsetmediğini, annesinin yaklaşık 12000-13000 TL dükkan ve daire kiralarından geliri olduğunu, bu sebepten maddi açıdan kimseden borç almaya ihtiyacı olmadığını, kendilerini sahte senet düzenleyerek dolandırmaya çalışan ... isimli şahıstan davacı ve şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
Sanık ... savunmalarında özetle; Ankara'da yaşadığını, emlakçılık işi ile uğraştığını, 2014 yılında İstanbul'da Silivri'ye yer almak amacıyla gittiğini, orada .... isimli kafede otururken bir arkadaşım ile telefonda iş ile ilgili konuştuğunu, yan masada oturan ...'nın konuştuklarına kulak misafiri olduğunu, kendisine kendisinin de arsa alım satım işleri ile uğraştığını söylereyerek tanışmak istediği, bu şekilde tanıştıklarını, diyaloklarının yaklaşık bir buçuk yıl sürdüğünü, bu süreç içerisinde zaman zaman İstanbul'a gittiğini, bazen de ... Hanım'ın Ankara'ya geldiğini, aralarında sadece iş ilişkisi olduğunu, ... Hanım'ın Silivri'de kendisine bir kaç tane arsa gösterdiğini, birlikte bu işe girebileceklenrini söylediğini, kendisinin de ... Hanım'a farklı tarihlerde olmak üzere 3 defa 500.000 TL, 2 defa da 250.000 TL olmak üzere toplamda 2.000,000 TL nakit para verdiğini, ... hanım'ın paraları bankadan almak istemediğini, aradan zaman geçtikten sonra kendisini arayarak verdiği sözleri yerine getiremediğini söylediğini ve aralarında tartışma yaşandığını, herhangi bir ödeme yapmayınca kendisinden senet istediğini ve söz konusu 2.000,000 TL'lik senedi düzenleyip kendisine verdiğini, senedin ödeme tarihinin 24/09/2019 olduğu için bu senedi ... hanım vefat ettikten sonra icra takibine koyduğunu, ... hanım ile ilişkilerini bilen ve bu ilişkiye şahit olan kimse olmadığını, aralarındaki anlaşmayı da sözlü olarak yaptıklarını, herhangi bir yazılı evrak tanzim etmediklerini, kesinlikle müştekileri dolandırmak kastı ile hareket etmediğini beyan etmiştir.
Sanık ... ...(Mahmut'un oğlu) savunmalarında özetle; ...'ya ait evde kiracı olarak yaklaşık 8 ay kadar oturduğunu, ancak bu süre zarfında ... Hanımla hiç bir karşılaşmasının olmadığını, kendisinin de aynı binada oturduğunu bildiğini ancak kendilerinin ... Emlak aracılığı ile evi tuttutlarından ... Hanımla hiç karşı karşıya gelmediklerini, zaten kendileri evi tuttuktan 15-20 gün sonra vefat ettiğini öğrendiklerini, daha sonra kızları ile telefonda görüşerek kira bedelini onların bana söyledikleri hesaplara ödediğini, müştekilerle de hiç bir şekilde karşı karşıya gelmediğini, kendisinin ... Hanıma herhangi bir şekilde senet imzalatmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Sanık ... ...(....... 'un oğlu) savunmalarında özetle; 2015 Mart ayından 2019 yılına kadar Silivri ...... Nolu Ceza İnfaz Kurumunda çalıştığını, kardeşi ... ...'nun Silivride iş bulması sebebiyle Silivri'de kiralık ev bulduğunu ve kendisini arayarak kira sözleşmesine kefil olmasını istediği, ... Emlak isimli iş yerine giderek sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, ...... ile ya da müştekilerle herhangi bir şekilde yüz yüze gelmediğini, tanımadığını, kimseye senet imzalattırmadığını, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
..... Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 27/02/.... tarihli uzmanlık raporu ile, İnceleme konusu senet üzerinde ... adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...'nın mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada; söz konusu imzaların ... eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı,
..... Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 25/06/... tarihli uzmanlık raporu ile, inceleme konusu senet üzerinde bulunan el yazıları ile ...'nun mevcut mukayese el yazıları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada, söz konusu el yazılarının ... Eli Ürünü Olmadığı kanaatine varıldığı, inceleme konusu senet üzerinde bulunan ... yazılı ile ...'nın mevcut mukayese el yazıları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada el yazısının ... Eli Ürünü Olmadığı, kanaatine varıldığı,
Adli Tıp Kurumunun 28/06/2021 tarihli raporu ile, İnceleme konusu senette ... adına atılı imzalar ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'nın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı, diğer hususlarda inceleme yapılamadığı,
Adli Tıp Kurumunun 08/06/2022 tarihli raporu ile, inceleme konusu senette ... adına atılı imzaların senette yer alan yazılara kıyasla farklı fiziki evsafta bir kalem ile atılmış olduğu, söz konusu imzalardan soldaki imzada sonlandırılış figürünü oluşturan miniskül ''a'' harfinden türetilen doğrusal hattın doğal olmayan şekilde kesintiye uğradığı ve hattın baskı izinin senet yüzeyinde devam ettiği, bu durumun senet yüzeyinde yer alan başkaca bir yüzey üzerinde hattın devam ettiği olarak değerlendirildiği, ancak mevcut bulgularla senedin imzalardan faydalanılarak oluşturulup oluşturulmadığı, imzaların hile ile attırılıp attırılmadığı hususunda daha ileri bir tespite gidilemediği, senette mevcut yazılar ile ..., ... ... ve ... ...'nun mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ..., ... ... ve ... ...'nun eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı,
Adli Tıp Kurumunun 21/09/.... tarihli raporu ile, İnceleme konusu senetteki yazılar ile ...'nın mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir KANAAT RAPORU olduğu,
... ve sanık ...'nun kullandığı telefonların alınan HTS kayıtlarının incelenmesinde; şüpheli ... ile ... arasında herhangi bir telefon görüşmesi tespit edilememiştir.
İş bu deliller ışığında Fethiye .... Ağır Ceza Mah. .... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde;"Adli Tıp Kurumunun 21/09/2022 tarihli raporu ile, İnceleme konusu senetteki yazılar ile ...'nın mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir kanaat raporu olduğunun anlaşıldığı yine Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda da senedin pencere yöntemiyle imzalatıldığı yönünde kanaat bildirildiğinin anlaşıldığı, bu hususların da katılanlar tarafından dosyaya sunulan uzman mütalaasında senedin hile ile imzalatıldığı hususundaki görüşünü desteklediği, sanık ... her ne kadar ...'nın senedi dolu getirdiğini yanında sadece imza attığını savunsa da az yukarıda detayları ile açıklandığı üzere ...'nı çalışmıyor oluşu, yaşı, yaşam tarzı ve hayat tecrübesine göre böyle bir senedi imzalamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu bu noktada devreye sanık ...'nin girdiğinin değerlendirildiği keza sanık ...'nin ...'nın kiracısı olduğu her ne kadar kira sözleşmesini emlakçı ile yaptığını, ... ile sözleşme imzalama sürecinde hiç bir araya gelmediklerini savunsa da mahkememizce tanık sıfatı ile beyanlarına başvurulan emlakçı ... beyanlarında sanık ...'nin kira kontratını kefil olan diğer sanık ... ile birlikte kendi yanında imzaladıklarını ancak ev sahibi olan ...'nın o anda orada olmadığı ve sanık ...'nin kira sözleşmesini ...'nın imzalaması için götürdüğünü ve bu sözleşmenin geri kendisine gelmediğini ayrıca sanık ...'nin bir anda haber vermeden evi boşalttığını, bir yıl dahi oturmadığını beyan ettiği, sanık ...'nin kira kontratını ...'ya kendisinin imzalattığının doğrulanması karşısında Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda da senedin pencere yöntemiyle imzalatıldığı yönündeki raporun itibar edilebilir nitelikte olduğuna kanaat getirildiği bu haliyle sanık ...'nin savunmalarının da atılı suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve sanık ...'nin pencere yöntemi ile hile kullanarak katılanların annesi olan ...'ya söz konusu senedi imzalattığı ve sanık ...'un da senette alacaklı olması karşısında sanıklar ... ve ....... 'un fikir ve eylem birliği içinde hareket ettikleri ve söz konusu senedi icraya koyarak katılanlar hakkında icra takibi başlatarak katılanlara karşı üzerilerine atılı "Kamu Kurumlarının Aracı Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık" ve ''Resmi Belgede Sahtecilik'' suçunu işledikleri sabit görülerek ayrı ayrı cezalandırılmalarına" karar verildiği anlaşılmıştır.
Gerek mahkememizce yapılan tespitler ve gerekse de ceza dosyasındaki beyan ve deliller göz önünde bulundurularak usul ekonomisi gereği ceza dosyasının kesinleşmesi beklenilmemiştir.
Mahkememizce davacıların sahtelik iddiasına ilişkin olarak alınan 26/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; inceleme konusu borçlusu ..., alacaklısı ... olan, 24/04/2018 tanzim, 24/09/2019 ödeme tarihli, 2.000.000/ikimilyon TL meblağlı senette ... adına atılı borçlu imzalarının senet metni yazılarından farklı fiziki evsafta 2.bir kalemle yazılmış oldukları, ayrıca söz konusu senetteki imzaların senet normal haliyle dururken değil yan tutulmuş haliyle atılmış olduğu ve imzaların bitiş hareketlerinin senet üzerinde değil başka bir kağıtta tamamlanmış olduğu, dolayısıyla bu tür sahteciliklerde kullanılan pencere yöntemi ile yada imza atılacak bölüm açık kalmak şartıyla üzeri örtülerek borçlu imzalarının alınmış olduğu kanaatine varılmış ve bu tespitler ceza dosyasından alınan bilirkişi raporları ile uyumlu görülerek hükme esas alınmıştır.
İş bu deliller ışığında; şüpheli ... her ne kadar müteveffa ...'yla yaklaşık bir buçuk yıl diyalogları olduğunu ve arsa alım satım işi için elden değişik tarihlerde toplamda 2.000.000 TL parayı verdiğini ve söz konusu senedi bu borç karşılığında aldığını beyan etmişse de, aralarındaki ilişkiye işaret eden herhangi bir telefon görüşmesi, tanık beyanı ya da başkaca bir delil sunmadığı, elden 2.000.000 TL para verilmesinin açıkça hayatın olağan akışına aykırı olduğu, diğer yandan şüpheli ....'un savunmasında oğulları olan diğer şüpheliler ... ve ... ile senedi düzenlediği iddia edilen müteveffa ... arasındaki kiracı-ev sahibi ilişkisini de gizlediği, bu hususun dosya arasına alınan ve şüpheliye ait HTS kayıtlarının incelenmesi sonucunda fark edildiği, her ne kadar senetteki imzaların müteveffa ...'ya ait olduğu tespit edilmişse de Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 08/06/... tarihli raporunda ve mahkememizce alınan üç kişilik grafolog bilirkişisinin 26/08/2023 tarihli raporunda söz konusu senedin ... tarafından atılan imzaların pencere yöntemi ile kullanılarak sahte olarak oluşturulduğu, bu hususun da müştekiler tarafından dosyaya sunulan uzman mütalaasındaki hususları desteklediği anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek suç konusu senedi şüphelilerden ... ile .... ev sahibi olarak tanıdıkları müteveffaya bu aşamada tespit edilemeyen bir hileyle imzalattıkları, bu senedi babaları olan şüpheli ... adına doldurarak müteveffanın vefatından sonra mirasçıları olan müştekilere karşı icra takibi başlattıkları takdir ve sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davacıların dava konusu bu senetten dolayı sahtelik nedeniyle ve murislerinin gerçek iradesine dayalı bir ticari ilişkinin davalı tarafından ispat edilememesi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Gerek ceza dosyasındaki tespitler ve gerekse de mahkememizce yapılan tespitler uyarınca, davalı tarafın dava konusu senedi ...'nın imzasını kullanarak sahte olarak oluşturdukları kabul edildiğinden, davalı kötü niyetli kabul edilmiş ve davalı aleyhine İ.İ.K 72/5 maddesi uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE,
2-Dava konusu 24/09/2019 vade tarihli, 2.000.000 TL (İKİMİLYONTÜRKLİRASI) bedelli, keşidecisi ..., lehdarı davalı ... olan bono ve bononun konu edildiği Fethiye İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı takip dosyası ve Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasından dolayı davacıların BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
3-Dosya kapsamı itibari ile davalının kötü niyetli olduğu anlaşıldığından 2.000.000 TL üzerinden hesaplanan %20 orana tekabül eden 400.000 TL nin davalı ...'ndan alınarak davacılara verilmesine,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 136.620,00-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 34.155,00-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 102.465,00-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 44,40.-TL başvurma harcı, 34.155,00-TL peşin harç ile dosyada yapılan 6.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 690,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 40.889,00TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 232.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/04/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır