T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/130 Esas
KARAR NO: 2023/272
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/02/2022
KARAR TARİHİ: 27/03/2023
KARARIN YAZILMA TARİHİ: 27/04/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekillerinin davalıya yemek hizmeti verdiğini, fatura kestiğini davalının borcunu ödemediğini, açılan icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
Mahkememize sunulan 22/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı tarafın 2020-2021 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı tarafın 29.11.2022 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinin bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafın ticari defter kayıtları veya belgeleri üzerinden inceleme yapılamadığı, davacı tarafın davalı tarafa düzenleni cari hesap ekstresine ait 2020 yılında 5 adet ve KDV dâhil 2.302,80 TL tutarlı, 2021 yılında 5 adet ve KDV dâhil 2.424,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 5 adet ve KDV dahil 4.726,80 TL tutarlı faturanın olduğu, faturaların açıklama kısmına PERSONEL YEMEĞİ diye yazıldığı, miktar ve birim fiyatı bilgilerinin belirtildiği, faturaların teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği/alınmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına ixlendiği davalı tarafın defter ve kayıtlarına işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, davalı tarafın iş bu faturalara itiraz ettiğine dair dosya muhteviyatında tevsik edici belgeye rastlanılmadığı, davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2020-2021 yılı faturalarının ilgili oldukları aylarda/dönemlerde BS-BA FORMU yasal beyan sınırının altında kaldığından taraflarca beyan edilemediği/edilemeyeceği, davacı tarafın dosya muhteviyatına Yemek Hizmeti Sözleşmesi başlıklı sözleşmeyi sunduğu, 07.12.2020 tarihli sözleşmede, davacı tarafın TAŞERON, davalı tarafın İŞVEREN konumunda olduğu, sözleşme konusunun davacı tarafın davalı tarafa ait personelin yemek ihtiyacının karşılanmasına yönelik olduğu ve tarafların kaşesi ile imzalandığı, davacı Tarafın Dosya Muhteviyatına Sunduğu Cari Hesap Ekstresinde, 2020 yılı: davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 07.12.2020 tarihli 121,20 TL (B) tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 31.12.2020 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 1.575,80 TL alacaklı olduğu, 2021 yılı: 01.01.2021 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 1.575,80 TL alacaklı olduğu, 19.02.2020-31.12.2021 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 3.499,80 TL alacaklı olduğu, takip tarihi itibariyle davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davalı taraftan 3.499,80 TL alacaklı olduğu, davacı takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi talep edebileceği belirtilmiştir.
Deliller; dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ticari defterler vergi dairesi kayıtları, B.çekmece ... İCM ... sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava,faturadan kaynaklı cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe borçlu davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.
İİK'nın 67. Maddesinde itirazın iptali davası düzenlenmiş olup maddede takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği, davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi halinde borçlunun takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (4721 sayılı TMK m. 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (6100 sayılı HMK m. 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (6100 sayılı HMK m. 191). Eldeki davada ispat yükü cari hesaba konu faturalardaki ürünlerin davalıya teslim edildiğini iddia eden davacı üzerindedir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Somut olayda, mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması yönünde ara karar kurulmuş ve davalı tarafa tebliğ edilmesine rağmen ticari defterlerin ibrazından kaçınılmıştır.
Ticari defterler ve dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde davacının tircari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil vasfının bulunduğu,davacının ticari defterlerinde 2020 yılına ait 5 ve 2021 yılına ait 5 adet olmak üzere toplam 10 adet faturanın kayıtlı olduğu, faturaların açıklama kısmında personel yemeği yazdığı, teslim eden ve teslim alan kısımlarının boş olduğu, faturaların toplamının 4.726,80-TL olduğu, davalı tarafça yapılan kısmi ödemeler neticesinde davacının ticari defterlerine göre 3.499,80-TL alacağı bulunduğu, davalı tarafça kesin süre ve tebligata rağmen ticari defterlerini sunmadığından HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygun olduğu kabul edilmiş(Emsal Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 12/09/2017 tarih, 2016/3858 Esas ve 2017/2944 Karar sayılı İlamı - Yargıtay 11. HD'nin 07/02/2017 tarih ve 2015/12365 Esas - 2017/648 karar sayılı ilamı - Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 28/01/2016 Tarih, 2015/5491 Esas ve 2016/506 Karar sayılı ilamı) ve davalının davacıya 3.499,80-TL borçlu olduğu kabul edilmiş, davalı tarafça ödeme ya da benzeri borcu sonlandırıcı hususun ispat edilemediği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne ve alacağın likit itirazın da haksız olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE
1-Davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... sayılı yapmış olduğu itirazın 3.499,80-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine
2-Alacağın likit olması nedeniyle 3.499,80-TL asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 239,07.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 80,70.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 158,37.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70.-TL başvurma harcı ve 80,70.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından dosyada yapılan 900,00 TL bilirkişi ücreti 190,25 TL pota gideri olmak üzere toplam 1.090,25.-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 953,96 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.499,80-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 171,60-TL lik kısımının davacıdan , bakiye kısmın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
8-Davacı ve davalı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 341. Maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.27/03/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır