T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/235 Esas
KARAR NO: 2023/288
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/03/2022
KARAR TARİHİ: 29/03/2023
KARARIN YAZILMA TARİHİ:10/04/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin öncelikle ttk 395 maddesi hükümleri gözetilerek davaya konu çeklerden dolayı herhangi bir mal alışverişi veya ticari ilişkisi olmadığı halde ... üyesi tarafından kendi lehine keşide edilen çeklerden dolayı borçlu olmadığına , diğer davacı ...'nun çekte cirosu olan veya çeki ibraz eden kişiler ile herhangi bir ilişkisi olmadığı tarafların ticari defter kayıtları ile sabit olacağı üzere kendi şahsı veya ... üyesi olduğu tüzel kişi adına dahi bir ticari ilişkisi olmadığı halde yasaya aykırı şekilde ele geçirilen çeklerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, iş bu davaya konu çeklerin ihtiyati haciz icrası dahil olmak üzere her türlü icra , takip veya haciz işleminin tedbiren durdurulmasına, her ne kadar bugüne kadar ödeme emri tebliği ve icra takibinde dair bir işlem bilgisi bulunmamakta ise de ,icra takibine konu edilmiş olması halinde icra takiplerinin gerek iik 71-73 maddeleri ve gerekse hmk 389 maddesi gereğince durdurulmasına, çalınan boş çekler ile bir kısmı yazılı çekteki imzaların fotokopisi üzerinden ayırt etmek mümkün olamadığından imzaya itirazımız ve sahtecilik sureti ile çek keşide edilmiş olması karşısında hmk 209 maddesi gereği tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilin adresinin ... ilçesi olduğunu, dava açılmadan önce İstanbul İcra Daireleri'nde icra takibi başlatıldığını, icra dairesinin bulunduğu yerin veya davalının adresinin bulunduğu yerin yetkili olduğunu, bu yerlerin de İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkisi alanına girdiğini dava hakkında yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı... vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; davalı şirketin faaliyet merkezinin Sarıyer ilçesi olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkisiz olduğunu, davacı ile davalı arasındaki çeklere ilişkin protokol addedildiğini, protokolde mevcut yetki anlaşmasına göre davaya konu edilen çekler için İstanbul Merkez Mahkemeleri'nin yetkili olduğu konusunda anlaşma yapıldığını dava hakkında yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'un süresinde cevap dilekçesi sunmamış, süresinden sonra beyan dilekçesi sunmuştur.
Davalı ... şirketi ile davalı ... İnşaat şirketi süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava , davacıların çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dosyanın yapılan incelemesinde davacıların ... sağlık hizmetleri şirketi ile davacı ... şirketleri yönünden TTK 395 maddesi uyarınca yazılı işlem yasağından kaynaklı çeklerin batıl olduğu, davacı ... yönünden ise davalılar ile ticari ilişki olmadığı, bir kısım çeklerde sahtecilik sureti ile ciro ve çek keşide işlemi yapıldığı iddiasıyla menfi tespit talebinde bulunduğu,
Davacı tarafın 25/04/2022 tarihli dilekçesi ile HMK 31 kapsamında taleplerini açıkladığı, davacı tarafın bir kısım davalıların ilgili olarak kabulü talebinin HMK 124 maddede düzenlenen yasal şartları taşımadığından yerinde görülmediği, iş bu dosyanın basit yargılama usulüne tabi olup bir defa işlemden kaldırıldığı,
Davacı ... şirketinin yönetim kurulunun ... Acil sağlık Hizmetleri şirketi olduğu, şirketin münferiden yönetim kurulu başkanı olduğu, güncel ... kaydında şirketin tek pay sahipli yönetim Kurulu üyesinin ... olduğu,
Davacı ... Sağlık Hizmetleri LTD'nin ortaklarının ..., ... Hizmeti AŞ ile ... olduğu, ...'un münferiden müdür olduğu, güncel ... kaydında ortak ...'ün esk ortak olarak belirtildiği, ..., ... Hizmeti AŞ'nin ortaklığının devam ettiği,
Dava dışı ... Hizmetleri Anonim Şirketinin tek pay sahipli olup yönetim kurulu üyesinin ... olduğu,
Davalı ... Faktoring şirketinin cevap dilekçesinde İİK 72/8 kapsamında takip yapılan icra dairesi ve davalının adresi uyarınca İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirttiği, yetki itirazında bulunduğu,
Davalı... şirketinin cevap dilekçesinde HMK 6 uyarınca davalının yerleşim yeri olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirttiği, yetki itirazında bulunduğu, ayrıca taraflar arasında protokol başlıklı belge sunduğu bu belgede davacı ..., davacı ... Sağlık Hizmetleri şirketinin , davalı... şirketinin imzasının olduğu, 6. Maddede yetkili Mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olarak belirtildiği,
Davalı ...'un süresinde cevap dilekçesi sunmadığı süresinden sonra beyan dilekçesi sunarak yetki itirazında bulunduğu,
Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının ikametgâhı mahkemesinde de açılabileceği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesinde "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." denilerek genel yetkili mahkemelerin yetkisini düzenlemiş olup menfi tespit davalarında yetkinin kesin yetki olmadığı, kesin yetki halinin kuralının bulunmadığı ve birden fazla yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkının davacıya ait olduğu, davacı tarafın, kesin yetki kuralının bulunmadığı bir davayı yetkisiz bir mahkemede açması halinde, seçme hakkının itiraz eden davalıya geçeceği, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerektiği, taraflar arasında yetki sözleşmesinin olması ve yetki itirazında bulunulması halinde HMK 17 maddesi uyarınca kesin yetkinin de değerlendirilmesi gerektiği,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesinde; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmünü içerdiği, Yine, 116/1-a maddesinde kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazının "ilk itiraz" olarak düzenlendiği, 117/1. madde ise; "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içerdiği,
Somut olayda; birden fazla davacının birden fazla davalıya karşı toplam toplam 6 adet çekten kaynaklı dava açtığı, davacının dava dilekçesinden sonra hangi çekler yönünden hangi davalılara karşı taleplerinin olduğunu açıkladığı, davalılar ... ve... tarafınca süresine yetki itirazında bulunduğu, davalı ...'nın İİK 72/8 'e davalı Ulusal'ın ise HMK 6'ya ve HMK 17'ye dayandığı, usule uygun yetki itirazında bulunan davalıların adresleri ve itiraza konu maddeler de dikkate alınarak Mahkememizin yetkili olmadığı, İstanbul Çağlayan Mahkemelerinin yetkili olduğu değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava dilekçesinin yetki yönünden USULDEN reddi ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE
2-HMK'nın 20.maddesi gereğince gerekçeli kararın tüm taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dava dosyasının yetkili İSTANBUL (ÇAĞLAYAN) NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE
3-Belirtilen 2 haftalık süre içinde talepte bulunulmaması halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına kararı verileceğinin ihtarına
4-HMK'nın 331 maddesi uyarınca harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece karara bağlanmasına
5-Artan gider avansının dosyasına aktarılmasına
Dair davacı vekili ve davalı... vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/03/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır