T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/352 Esas
KARAR NO: 2023/337
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/04/2022
KARAR TARİHİ: 10/04/2023
KARARIN YAZILMA TARİHİ: 10/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalıya ürün satıp fatura kestiğini davalının oluşan borcunu ödemediğini buna dair açılan icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekillerinin davacı ile ticari ilişkisi olduğu ve borcu bulunduğu iddiasını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Deliller; dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Silivri İCM ... esas sayılı dosyası, ve tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK'nın 67. Maddesinde itirazın iptali davası düzenlenmiş olup maddede takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği, davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi halinde borçlunun takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 21. Maddesinde fatura tanımlanmıştır. Anılan Yasanın 21. maddesinde “Ticari işletmesi icabı bir mal satmış veya imal etmiş veyahut bir iş görmüş yahut bir menfaat temin etmiş olan tacirden, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bedelini ödemiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir. Bir faturayı alan kimse, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır.” hükmü yer almaktadır. Bu yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gereklidir. Ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma halinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil, taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Başka bir deyişle fatura, akdin şartlarını belirleyen değil, belirlenmiş olan şartların bir kısmını gösteren belgedir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir. Bu nedenle faturanın, onu teslim alan muhatabı borç altına sokabilmesi için her şeyden evvel borç doğurucu bir hukuki ilişkinin mevcudiyeti ve faturanın da bu ilişki nedeni ile düzenlenmiş olması gerekir ve öncelikle taraflar arasında böyle bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının gözönünde tutulması zorunludur.
Taraflar asındaki uyuşmazlık takip talebine konu fatura içeriğinde yer alan ürünün davalıya satılıp satılmadığı ve fatura bedelinin ödenip ödenmediği noktasındadır.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (4721 sayılı TMK m. 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (6100 sayılı HMK m. 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (6100 sayılı HMK m. 191). Eldeki davada ispat yükü satışa konu fatura içeriğindeki ürünün davalıya teslim edildiğini iddia eden davacı taraf üzerindedir.
Somut olayda; davacı, icra takibine konu 21/03/2019 tarihli 3.100,00-TL bedelli fatura içeriğindeki ürünün davalıya satılıp teslim edildiğini ileri sürmüş, davalı tarafça borç ilişkisi kabul edilmemiş ve faturanın tebliğ edilmediği savunmasında bulunulmuş olup, faturanın davalıya teslim edildiği ve hizmetin verildiğinin ispat yükü davacı tarafta olup, davaya konu faturanın taraf defterlerinde yer alıp almadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılması amacıyla ara karar oluşturulmuş ispat yükü üzerinde olan ve ticari defterlere dayanan davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için kesin süre verilmiş ancak davacı tarafça verilen kesin sürede bilirkişi ücreti yatırılmamış olup dosya kapsamında davacının iddiasını ispata yarar başkaca delil bulunmadığı dolayısıyla davacının iddiasını ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davalı tarafça davacının kötüniyetli olarak takip başlattığı ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İspatlanamayan davanın REDDİNE
2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine
3- Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 179,90-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 80,70-TL peşin harçtan mahsubu ile eksik harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.100,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
7-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair, HMK 341. Maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.. 10/04/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır