T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/670 Esas
KARAR NO: 2023/341
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/01/2022
KARAR TARİHİ: 11/04/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/04/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, mal satımına ilişki faturaya dayalı başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır.
Davacı, dava dilekçesi ile özetle; davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında 18.08.2021 tarihli ... nolu ve 16.524,72-TL bedelli faturanın düzenlendiğini, faturanın ödenmemesi sebebiyle icra takibi başlatıldığını, davacının icra takibine karşı yetki itirazının yerinde olmadığını iddia ederek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi ile özetle; defacto şirketinden fason iş olarak gömlek siparişi aldığını, gömleklerin boyama işlemleri için davacı ile anlaştığını, davacının ürünleri geç ve ayıplı teslim ettiğini, geç teslim nedeniyle ... şirketinin taraflarına 8.439,18-TL reklamasyon faturası düzenlediğini, davacının boya reçetelerini değiştirerek ayıpları gidereceğinin belirttiğini, davacının ... numaralı fatura ile sevk ettiği ürünlerin 10 adedinin eksik olduğunu, eksik ürünler nedeniyle 07.09.2021 tarihli ve ... numaralı 842,40-TL bedelli faturayı düzenlediklerini,uyuşmazlık konusu 18.08.2021 tarihli faturaya konu ürünlerin de eksik geldiğini, 28 adet eksik ürüne ilişkin fatura düzenlendiğini, bu faturanın ... numaralı fatura olduğunu, ....’nun reklamasyon faturasına istinaden fatura bedelinin yarısı olan 3.760,48-TL’nin davacıya yansıtıldığını, yansıtma sebebinin davacının boya hatası sebebiyle ayıbı giderip ürünleri teslim edeceğini iddia etmesi ama ürünleri geç teslim etmesi olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Küçükçekmece ... İcra Dairesi Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı/alacaklı ... Teks. San.ve Tic. Ltd.Şti. tarafından davalı/borçlu ... Ve Dış Tic..Ltd.Şti. aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibin 14.839,42-TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, alacağa yasal faiz işletilmesinin talep edildiği, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK.nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
Uyuşmazlık; davacının fatura alacağı sebebiyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, faturaya konu işin süresinde yapılıp yapılmadığı, işin ayıplı ifa edilip edilmediği, malların gecikmeli olarak teslim edilip edilmediği, bu sebeplerle davacıya reklamasyon faturası düzenlenip düzenlenmediği ile icra takibine itirazın yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Bilirkişi incelemesi ile özetle;
29.11.2021 tarihli son faturada yer alan ürünlerin de leke hatası nedeniyle ...’ya gönderilemediğini, ürünlerin 2.kalite ürünler olarak ellerinde kaldığını, davacının bu malları iade almadığını, bu 99 adet gömleğin satış fiyatından davacıya fatura edildiğini, davacının sözleşme konusu işi uygun şekilde ifa etmediğini, bu nedenle alacak talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalının eksik teslim edildiğini iddia ettiği ürünlere ilişkin 07.09.2021 tarihli ve ... numaralı 842,40-TL bedelli fatura ile 18.08.2021 tarihli faturaya konu eksik gelen ürünlere ilişkin 107 numaralı 2.388,96-TL bedelli faturalarının davacı tarafça ticari defterlerine kaydedildiği görülmüştür.
Taraf kayıtları arasındaki uyuşmazlığın, davalı tarafça davacıya yansıtılan reklamasyon bedeline ilişkin 3.760,43-TL bedelli ... numaralı fatura ile davacının ayıplı teslim ettiği iddia edilen 99 adet gömleğe ilişkin düzenlenen 29.11.2021 tarihli 231 numaralı 8.446,68-TL bedelli iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklı olduğu anlaşılmıştır.
Tekstil mühendisince yerinde yapılan inceleme neticesinde; ayıplı olduğu iddia edilen 99 adet ürünün 52 adetinin bağışlandığı, geriye 47 adetinin kaldığı, bu ürünlerden, 40 adetinin ayıplı olduğu ve ikinci kalite olduğu, birim değerinin 30-TL olacağı, 7 adetinin ise 1.kalite ürün olduğu yani ayıplı olmadığı, reklamasyon faturasının ise ilk yıkama işleminin ev yıkaması yapıldıktan sonra boya akması meydana geldiği için ikinci bir işleme tabi tutulması sebebiyle ürün sevkinin geciktiği ve ürünün geç teslim edilmiş olabileceği, yıkama işleminin uygun olmaması nedeniyle ikinci yıkama işleminin yapılması ve gecikme yaşanması nedeniyle reklamasyon faturasının eşit olarak paylaşılmasının makul olduğu tespit edilmiştir.
Somut olayda; davalı, ayıplı olduğunu iddia ettiği 52 gömleği bağışladığını iddia etmekle, ayıp incelemesine sunmadığından söz konusu gömlekler için ayıp iddiasının ispat edilemediği kabul edilmiştir.
Ayıplı ve ikinci kalite olan gömleklerin ise fatura birim fiyatının 85,32-TL olduğu, 40 adet ürünün toplam bedelinin 3.412,80-TL olduğu, bu gömleklerin ikinci kalite ürün başına değerinin 30-TL olacağı, ayıplı ürünlerin 40x30= 1.200-TL değerinde olduğu tespit edilmiştir. Bu halde ayıp nedeniyle davalının fatura bedelinden (3.412,80-1.200=) 2.212,80-TL indirim yapabileceği değerlendirilmiştir.
Davalı, ayrıca dava dışı ... şirketinin, gömleklerin geç teslimi nedeniyle kendilerine kestiği reklamasyon faturasının yarı bedeli olan 3.760,43-TL’yi davalıya yansıtarak fatura düzenlediği, bilirkişinin ise bu faturanın yarısının davacıya yansıtılmasının yerinde olacağını belirttiği görülmekle birlikte, bilirkişinin söz konusu tespitinin somut delillerle desteklenmediği, ürünlerin davacı tarafça hangi tarihte davalıya teslim edildiği ve söz konusu gecikmenin davalıdan kaynaklı olduğunu gösterir ispata yarar delilin dosyada mevcut olmadığı, gecikmeden bahsedilen e-postaların davalı tarafça tek taraflı olarak düzenlendiği bu halde ispata yarar olmadığı değerlendirildiğinden, reklamasyon faturasının davacı alacağından mahsubu talebi yerinde görülmemiştir.
Bu kapsamda, taraflar arasındaki süregelen açık hesap ilişkisi, alacağın faturaya dayalı olması, davalının elinde kalan ve ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin değerinin ürünlerin satışı ile uğraşan davalı tarafça tespit edilebilir nitelikte bulunduğu, davalının da açık hesap ilişkisi çerçevesinde faturalar düzenlediği dikkate alınarak alacağın likit olduğu değerlendirilmekle, davalının itirazında haksız çıkması çerçevesinde icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından, davalı borçlular aleyhine yürütülen icra takibine yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, asıl alacak 12.625,62-TLüzerinden TAKİBİN DEVAMINA,
Devamına karar verilen 12.625,62-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
Davalılar itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile 12.625,62-TL toplam alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 2.525,12-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 862,45.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 177,61.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 684,84.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70.-TL başvurma harcı ile 177,61.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 4.132,50.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.515,51.-TL'sının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 9.200,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.214,38-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
8-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.122,92.-TL'sının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın 2023 yılı istinaf yasa yolu kesinlik sınırı olan 17.830,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/04/202315:26:33
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır