T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1061 Esas
KARAR NO : 2024/423
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/07/2020
KARAR TARİHİ : 03/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2024
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle: ...'nun lehtarı olduğu 15/03/2020 düzenleme tarihli 15/05/2020 vadeli 6.950.000 Tutarlı kambiyo senedinde müvekkilinin borçlu ...'e aval veren kefil olarak gösterildiğini bu senet için Bakırköy .... ATM nin 2020/198 d. İş sayılı dosyası ile 250.000 TL si hakkında senedin protesto edilip edilmediğine bakılmadan 23/07/2020 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiğini söz konusu karar gereği Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını ve takip çıkışının 7.130.652 TL olduğunu müvekkile kefil sıfatıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını müvekkilinin bu durumu bankadan gelen hesabınıza haciz konulmuştur mesajı ile öğrendiğini senet aslının icra müdürlüğünde bulunduğunu müvekkili adına kayıtlı Didim, Bakırköy, Fatih ve Pendik de bulunan taşınmaz kayıtlarına ve banka hesaplarına ihtiyati haciz konulup haciz ihbarnamesi gönderildiğini 250.000 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı alınmasına rağmen 6.950.000 TL asıl alacağın işlemiş faizi ile birlikte takip konusu edildiği oysa senetteki imzanın davacıya ait olmadığı senedin alacaklısı ve borçlusu ile herhangi bir ilişkisi ve tanışıklığı olmadığı müvekkilinin 1948 doğumlu olup 72 yaşında olduğunu ....'den emekli olduğunu pandemi sürecinden dolayı adli sürelerin durduğu bu nedenle yaşı gereği evinin dışına çıkamayan müvekkilinin duruşmalara katılamadığı müvekkile ait kendilerine çıkarılan vekaletnamede ki imza ile karşılaştığında senette ki imzanın müvekkiline ait olmadığını açıkça görüleceğini profesyonel bir kurgu yapıldığını senedin vadesi 15/05/2020 olmasına rağmen adli tatilin başlaması ve bayram öncesine kadar davalı tarafça beklenildiğini müvekkilinin sahte senet kefili yapıldığın senet borçlusu ... üzerine kayıtlı hiçbir mal varlığı bulunmadığı icra takibinin de durdurulması gerektiğini belirterek Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu yukarıda detayları verilen senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığını ve senet üzerinde ki imzanın kendisine ait olmadığına ilişkin karar verilmesi ayrıca %20 kötü niyet tazminatının hüküm altına alınması talep ve dava olunmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının iddialarının yersiz olduğunu Bakırköy CBS ye verilen ilk raporun kabul edilemez olduğu ATK dan rapor alınmasını talep ettiği davacı tarafın birçok mahkemede dava açtıktan sonra şimdi de Cezai takibat açısından ceza soruşturması açılması için şikayette bulunulduğunu söz konusu senedin 16/03/2020 tarihinde ... ve davacı tarafından imzalanarak borçlara istinaden ...'na teslim edildiği 30/03/2020 tarihinde de ... tarafından senedin müvekkiline cirolandığını davacının borcu olmadığını dile getirdiği ancak senetten dolayı ortaya koyan borç ilişkisinin asıl ilişkiden mücerret olup asıl ilişkide ki bağı ortadan kalksa bile kıymetli evraktan kaynaklı borcun sona ermeyeceğini kıymetli evrakın mücerretlik ilkesi denilen bu ilke gereğince senette yer alan hak ile bu hakkın oluşumuna neden olan temel borç ilişkisi arasında ki bağın ortadan kalkmadığını davacı tarafın kefil sıfatıyla senedi bizzat imzalayarak kabul ve taahhüt de bulunduğunu müvekkilinin mağdur edilmeye çalışıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
ÖNCEKİ HÜKÜM VE İSTİNAF İLAMI:
İş bu davaya konu uyuşmazlık hakkında Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/07/2022 tarih ve ... Esas - ....Karar sayılı ilamı ile ; "... bilirkişi raporlarının büyük çoğunluğunda söz konusu imzanın davacının eli ürünü olduğuna dair kanaat belirtildiği her ne kadar yapıştırıcı madde yöntemiyle çerçeveleme şeklinde imza taşınması imza taşınması ihtimalinden bahsedilmiş ise de bunun sadece ihtimal olarak belirtildiği kesin bir kanaat olarak ileri sürülmediği söz konusu o raporlar da dahi imzanın davacının eli ürünü olduğunun genel anlamda tespit edildiği davaya dayanak senedin illiyetten mücerret olup senet dayanaklarının dosyaya yansıyıp yansımamasının senedin muteberliğine etki etmeyeceği mahkememizce senet altında ki kefil ismi altında ki imzanın davacıya ait olduğuna dair kanaat oluştuğu zira imza taşınma olasılığının sadece olasılık olarak gösterildiği bu nedenle kati bir kanaat içeren imzanın davacının eli ürünü olduğuna dair ekseriyetli bilirkişi raporları dikkate alındığında senette ki imzanın davacının eli ürünü olduğu bu hususta ATK tarafından düzenlenen raporla .... ve .... tarafından düzenlenen rapor ve ..,..,... tarafından düzenlenen raporun genel anlamda birbirini teyit eder nitelikte olduğu bizzat davacının talebi üzerine mahkememiz huzurunda inceleme yaptırılması sonucunda rapor düzenleyen ...,... ve ....'nun raporlarında pencere yöntemi uygulandığına ilişkin görüş bildirildiği diğer birer kişilik raporlarda imza aidiyetinin davacıya ait olmadığının bildirildiği birbirini teyit eder vaziyette 3 ayrı rapor ve bu konuda uzman ATK nın da raporunun bulunmuş olduğu dikkate alındığında bu kanaatin teyit edildiği ..." gerekçesi ile davacının sabit olmayan davasının reddine karar verilmiştir.
Tarafların istinaf talebi üzerine İstanbul B.A.M 44. H.D 2022/1533 Esas ve 2022/1515 Karar sayılı İstinaf İlamı ile; "Eldeki menfi tespit davasına konu kambiyo senedi TTK'da düzenlenmiş, TTK m.4/1-a hükmü gereğince de TTK'da öngörülen bu husustan doğan hukuk davası ticari dava olmakla; TTK m.5 uyarınca bu davaya bakmakla görevli olan mahkeme asliye ticaret mahkemesi olarak belirlenmiştir. Dava konusu talebin temelinin kambiyo senedine dayandırıldığı anlaşılmakla ilk derece Mahkemesinin görevsizliği sebebiyle 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c. ve 115/1-2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esasıyla ilgili karar verilmiş olması hukuka aykırı olduğundan davacının istinaf isteminin re'sen gözetilen işbu sebeple kabulü ile ilk derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)a-3. maddesi gereğince kaldırılarak, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmek üzere dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine" dair karar verildiği ve istinaf ilamı doğrultusunda görevsizlik kararı verilerek dosyanını mahkememize geldiği anlaşılmıştır.
DELİLLER:
Bakırköy ....İcra Dairesi'nin yazı cevabı, Pendik Tapu Müdürlüğü yazı cevabı, ATK raporu, uzman mütalaa raporları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İş bu dava, Bakırköy .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ve takibe dayanak 15/03/2020 düzenleme 15/05/2020 vade tarihli 6.950.000 TL tutarlı senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. (İ.İ.K m.72)
Somut olayda davalı tarafça dava konusu bonoya ilişkin olarak Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra takibi ile alacak borç ilişkisinin bağlandığı senette belirtilen 6.950.000 TL tutarındaki asıl alacağın ve ferilerinin tahsilini talep ettiği ve davacı tarafça takip dosyasına konu 15/03/2020 düzenleme 15/05/2020 vade tarihli 6.950.000 TL tutarlı senette aval veren kefil olduğunu, ancak kefalet imzasının kendisine ait olmadığından bahisle bahse konu icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde alacaklının ... borçluların ... ve ... olduğu takip talebinde yukarıda ki senet dayanak gösterilerek 6.950.000 TL asıl alacak ile birlikte 18.652,40 TL işlemiş faizin talep edildiği görülmüştür. Dava ve takip konusu 15/03/2020 düzenleme 15/05/2020 vade tarihli 6.950.000 TL tutarlı bonoda davacının kefil olarak gösterildiği davacıya karşı yapılan takibin kefil sıfatı ile yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü adına Davalı asil ...'un HMK 169. maddesi uyarınca isticvabına karar verilmiş ve beyanında özetle; emlak işiyle uğraştığını, davacıyı tanımadığını, dava dışı lehtar ...'nu tanıdığını, bu kişinin 2019 yılında gelerek Nişantaşı'nda ... Caddesi ... Sokak'ta ... Tekstil adı altında kumaş alım satımına ilişkin şahıs şirketi açacağını ve kendisinin de ortak olmasını istediğini ve teklifi kabul ettiği, bu kapsamda ...'e toplam 6.100.000 TL para ödediğini, tüm bu parayı kendisine elden ödediğini, daha sonra bu paranın dönüşü olmayınca dava konusu senedi getirdiğini, senedin icraya konulmuş şekli ile tanzim edilmiş olduğunu, bankayla çalışmadığını, genelde açık hesap çalıştığını, bu sebeple parayı elden para verdiğini beyan etmiştir.
Sahtelik İddiasına İlişkin Uzman Bilirkişi Tespitleri;
Davacı tarafça resmi evrakta sahtecilik iddiası ile ..., ..., ... ve ... hakkında şikayette bulunduğu Bakırköy CBS nin ... soruşturma numaralı dosyası üzerinden bilirkişi ....'dan alınan raporda dava konusu senette ki kefil imzasının davacının eli ürünü olmadığına dair kanaat belirtildiği görülmüştür.
Dava konusu edilen senette ki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas - .... Karar sayılı dosyası üzerinde İstanbul ATK fizik ihtisas dairesinden rapor alınmış ve hazırlanan raporda; inceleme konusu senette ki sağ sol üst ve alt kısımlarında çevresinde bir çerçeve oluşturacak şekilde doğrusal hatlar oluşturan yapıştırıcı bakiyeleri bulunan ön yüz solda ki kefil imzası ile davacının mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler bulunduğundan söz konusu imzanın davacının eli ürünü olduğuna dair rapor düzenlendiği görülmüştür.
Bilirkişiler .... ve ... tarafından düzenlenen raporda ise; söz konusu senette ki davacının adı altında ki imzanın davacının eli ürünü olduğunu ATK fizik ihtisas dairesi raporunda doğrusal haklar oluşturan yapıştırıcı bakiyeler tespit edildiği belirtildiğinde imzadan yararlanma suretiyle oluşturulma olasılığının da kanaat olarak belirtildiği görülmüştür.
Davacı tarafından başvuru neticesinde grafolog bilirkişi ....tarafından hazırlanan 10/08/2021 tarihli mütalaada; ...'a atfedilen imzanın bu kişiye ait olmadığına dair kanaat belirtildiği görülmüştür.
Raporlar arası meydana gelen çelişki nedeniyle yerleşik yargı uygulamaları doğrultusunda dosyanın üç kişilik grafolog bilirkişiye tevdi edildiği ve bilirkişiler ..., ... ve .... tarafından düzenlenen raporda; pencere yöntemi uygulanarak haricen elde edilen imzanın senede zorlamalı bir şekilde dahil edilmeye çalışılması suretiyle kullanıldığına ilişkin kanaat belirtildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin itirazları üzerine Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce senet üzerinde yapışkan olup olmadığı iddiasına ilişkin olarak bono üzerinde teknik bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve hükme esas alınan Prof. ..., Uzm. Dr.... ve Uzm. Dr. ... tarafından hazırlanan 28/04/2022 tarihli rapor uyarınca; "...kefil ...'a atfen atılmış kefil imzasının, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında tespit edilen uygunluk ve benzerliklere nazaran; ...'ın eli ürünü OLDUĞU, kefil ...'a atfen atılmış kefil imzalarının imzanın bulunduğu alan dışındaki bölümlerde Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından tespit edilen yapıştırıcı bakiyeleri mevcut teknik imkanlarımız çerçevesinde tarafımızdan tespit edilememiştir. Yapıştırıcı bakiyelerini tespit eden Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin görüş ve tespitlerinin REDDEDİLEMEYECEĞİ kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İş bu deliller ışığında dava konusu bonodaki davacı adına atılan imzanın sahteliğine ilişkin olarak, dosyada mübrez bilirkişi raporlarının büyük çoğunluğunda söz konusu imzanın davacının eli ürünü olduğuna dair kanaat belirtildiği, ancak söz konusu bononun yapıştırıcı madde yöntemiyle çerçeveleme şeklinde imza taşınması suretiyle davacı imzasının kullanıldığı tespitinin de yapıldığı, mahkememizce de bu tespitlere itibar edilerek davacının imzasının kullanılarak dava konusu senette kefil olarak gösterildiği kanaatine varılmıştır. Tarafların birbirini tanımaması, davalı tarafın isticvap beyanında dava konusu bonoyu edinme sebebi olarak gösterdiği ticari ilişkinin yapılış itibariyle hayatın olağan akışına uygun olmaması ve davalıya ait entegrasyon kayıtlarındaki kayıtlar mahkememizin kanaatini teyit eder niteliktedir. Dolayısıyla iş bu tespitler ışığında, dava konusu senetteki aval sıfatıyla atılan imzanın davacının gerçek iradesini taşımadığı, senedin davacının imzası kullanılarak sahte olarak oluşturulduğu, bu nedenle bonodan ve bononun konu edildiği icra takibinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Davacı taraf her ne kadar kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de dosya kapsamı itibariyle davalının kötü niyetli oldukları anlaşılamadığından, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜ İLE,
-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ve dosyasına konu 15.03.2020 düzenleme tarihli, 15.05.2020 ödeme tarihli olan, 6.950.000 TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacı tarafın kötü niyet tazminatının İİK72/5 madde şartları oluşmadığından Reddine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 474.754,50 -TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 121.773,72 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 352.980,78 -TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 54,40.-TL başvurma harcı ve 121.773,72-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 3.356,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 373.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede Temyiz başvuru hakları olduğu hatırlatılarak oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
03/05/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır