T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1125 Esas
KARAR NO : 2024/473
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/11/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
KARARIN YAZILMA TARİHİ : 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra dosyası, takibe konu 30.01.2015 keşide tarihli, 12.750-TL miktarlı çek ile icra dosyasının tüm fer’ileri bakımından ve takibe konu tüm hususlar yönünden geriye ciro ve ciro silsilesinin kopuk olması ve davalılara çek bedelinin diğer cirantalar tarafından ödenmiş olması nedeniyle davalılara ve davalılar murisine borçlu olmadığımızın tespitine, çek lehtarı ....'in yapmış olduğu geriye ciro nedeniyle çek hamili olan davalı alacaklıların, müvekkile karşı müracaat hakkı bulunmadığından borca ve icra takibine itirazlarımızın kabulüne, icra takibinin müvekkil yönünden iptaline, takibe konu 30.01.2015 keşide tarihli, 12.750-tl miktarlı çekin banka sorumluluk miktarı olan 1.200,00-tl'nin düşülmeden icra takibine konulması, çek tazminatı ve çek komisyonundan cirantaların sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle bu alacak kalemlerinin fazlaya ilişkin bütün haklarımız saklı kalmak ve davalıların alacak iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla iptaline ve bu alacak kalemleri yönünden borçlu olmadığımızın tespitine, alacaklı tarafından 29/03/2016 tarihinden 18/06/2019 tarihine kadar 3 yıldan fazlaca bir süre boyunca dosyada hiçbir işlem yapılmamış olması nedeniyle çekin zamanaşımına uğramış olması sebebiyle söz konusu çek yönünden yürütülen bakırköy ... icra müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası yönünden zamanaşımı /hak düşürücü süre yönünden itirazımızın kabulüne ve icra takibinin müvekkil yönünden zamanaşımı/ hak düşürücü süre nedeniyle durdurulmasına/iptaline, mahkemeniz aksi kanaatte ise, zamanaşımına uğrayan kambiyo senetlerine yönelik yürütülen bakırköy .... icra müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının takip öncesi ve/veya takip içi zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına, zamanaşımına uğrayan ve geriye ciro nedeniyle ciranta sıfatı bulunmayan müvekkilimiz aleyhinde yürütülen bakırköy .... icra müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının dava sonuna kadar teminatsız bir şekilde tedbiren durdurulmasına, sayın mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde ise, gerekli teminat mukabilinde takibin tedbiren durdurulmasına, bu talebimizin kabul görmemesi halinde ise icra ve iflas kanunu m. 72'ye göre teminat karşılığında vezneye yatan paranın davalıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı taraf haksız ve kötüniyetli olduğundan takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; davacı iddialarının asılsız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu çekten dolayı geriye ciro işleminden kaynaklı davacı tarafa müracaat edilip edilemeyeceği davacının ciranta olmasından kaynaklı çek tazminatı ve çek komisyon bedelinden sorumlu olup olmadığı, senet hamiline ara cirantaların ödeme yapıp yapmadıkları, davacının icra dosyasından kaynaklı davalı mirasçılara borcu olup olmadığı varsa borç miktarının hesaplanması istemine ve davacı yönünden gerek takipten önce gerekse takipten sonra zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkin olduğu görülmektedir.
Emsal Yargıtay .... HD'nin Esas no: ... , Karar no: ...sayılı ilamında;" Takip dayanağı çekler, .... tarafından lehdar ....'a keşide edilmiş olup, ciro silsilesinin incelenmesinde, adı geçen lehdarın cirosu ile muteriz borçlu .... Ürün İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ve onun cirosu ile tekrar lehdara geçtiği, sonrasında muhatap bankaya ibraz edildiği, karşılığının çıkmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan ciro sıralamasına göre; borçlu ... Şirketine karşı müracaat sorumlusu durumunda olan lehdarın çeki geriye ciro yoluyla alması ve başkalarına ciro etmesi mümkün ise de, bu şekilde çeki ciro yolu ile devraldıktan sonra gerek kendisinin gerekse çeki ciro yoluyla devrettiği diğer cirantaların lehdarın sorumlu olduğu kimselere müracaat borçlusu olarak başvurması mümkün değildir. Zira, geriye ciro yoluyla çeki devralan ciranta çeki devretmeden önceki durumuna döner ve bu şekilde kimlere başvurma hakkı varsa ancak onlara karşı takip yapma imkanına kavuşur. "
Emsal İzmir BAM 20 HD'nin Esas No; 2021/925 , KARAR NO: 2024/198 sayılı kararı;" Dosyadaki protesto evrakına göre, dava konusu senetlerin geriye ciro ile düzenleyene verildiği, düzenleyenin de vade tarihlerini düzeltip tekrar tedavüle sokarak davalıların sıralı cirosu ile davalı hamil İsmail'e verildiği sabittir. Bu durumda senetlerin tekrar tedavüle çıkarılarak ciro edilmesi durumunda, ikinci tedavülden önceki lehtarın sorumluluğu kalmadığından, lehtar hakkında takip yapılamaz. Bu durumda, keşideci ile takip alacaklısı hamil arasında sorumluluk vardır. Zira keşideci, senetleri yeniden tedavüle çıkarmakla, lehtar adına keşide etmeden önceki durumuna döndüğünden lehtarın sorumluluk zinciri içinde yer alması mümkün değildir( bkz. Yargıtay 12. HD., 06.06.2013 tarih ve 2013/12196-21206 E.-K. ; Yargıtay 11. HD., 23.06.2021, 2020/6296 E. - 2021/5337 K.; Yargıtay 19. HD, 22.11.2011, 2011/ 4331-14420 E.- K. Sayılı kararları)."
Emsal İstanbul BAM 16 HD'nin 2018/2332 Esas, KARAR NO: 2021/755 nolu kararı; " Dava menfi tespit davasıdır.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” ifadesine yer verilmiştir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya dair ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.
Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i ( savunma ) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, 290'. maddedeki meblağdan az bir miktara dair olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet ( kesin delil ) ile ispat edilebilir
Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki "kambiyo ilişkisi" ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Bu temel bilgiler kapsamında eldeki davaya bakıldığında ; davacı ile takip alacaklısı arasında " temel ilişki" bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının ticari kayıtlarının davayı aydınlatma işlevi de olmamaktadır. Yani ticari defter ve belgelerin incelenmesi ve rapor alınması davanın seyri açısından önem taşımamaktadır.
Kambiyo hukuku açısından incelendiğinde ; çekte şekli anlamda bir ciro silsilesi kopukluğu görünmemektedir.
Davacının hem çeklerin rızası dışında elinden çıktığını hem de hamil konumundaki davalı/ takip alacaklısının bu durumu bildiği veya bilmesi gerektiğini, bile bile borçlu aleyhine işlem yaptığını ispat külfeti mevcut karinenin aksini iddia eden davacı yandadır.
Takibe konu çeklerden birindeki ters ciro hakkında her ne kadar bilirkişi raporunda 7347 TL lik çekte davalının hamil olmadığı yazılı ise de ; geriye ciro durumu söz akonusu olduğunda, borçluya karşı müracaat sorumlusu durumunda olan cirantanın çeki geriye ciro yoluyla alması ve başkalarına ciro etmesi mümkün ise de, bu şekilde çeki ciro yolu ile devraldıktan sonra gerek kendisinin gerekse çeki ciro yoluyla devrettiği diğer cirantaların bu cirantanın sorumlu olduğu kimselere müracaat borçlusu olarak başvurması mümkün değildir. Zira, geriye ciro yoluyla çeki devralan ciranta çeki devretmeden önceki durumuna döner ve bu şekilde kimlere başvurma hakkı varsa ancak onlara karşı takip yapma imkanına kavuşur. Açıklanan bu nedenle takip alacaklısının çeki geri ciro yoluyla yeniden alması halinde ,hiç cirolamamış gibi kendisinden önceki cirantalara , lehdara ve keşideciye müracaat hakkı bulunmaktadır."
Dosyanın yapılan incelemesinde; Davacının dava dilekçesi ile, geriye ciro ve ciro silsilesinin kopuk olması, davalılara çek bedelinin diğer cirantalar tarafından ödenmiş olması, çek lehtarı ...'in yapmış olduğu geriye ciro nedeniyle çek hamili olan davalı alacaklıların, davacıya karşı müracaat hakkı bulunmadığından borca ve icra takibine itirazlarımızın kabulünü talep ettiği, çekte zamanaşımının dolduğunu beyan ettiği,
Davalının cevap dilekçesi ile, icra takibinde borçlu ....'a ulaşılmaya çalışıldığını, ödeme emrinin 8 yıl sonra tebliğ edilebildiğini, icra takibinin kesinleştiğini, borcun ödenmediğini, 30.01.2015 keşide tarihli, 12.750-TL miktarlı çekin .... tarafından keşide edilerek lehtar ...'e verildiği , çekin daha sonra ... tarafından cirolanarak davacı ...'ya verildiği, davacı ... tarafından da söz konusu çekin tekrar geriye ciro yöntemi ile ....e iade edildiği, daha sonrasında da ... tarafından çekin ...-...'a, ...'dan da çekin davacıların müteveffa babası ...'a verildiği, ... tarafından geriye ciro yapıldığı iddiasının da davacı yönünden bir bağlayıcılığı olmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği,
Çeklerde zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, çek düzenleme tarihi, icra takip tarihi , icra dosyasında yapılan işlemler, dava tarihi, TBK'da ve TTK'da düzenlenen zamanaşımının kesen ve durduran işlemler de dikkate alınarak çeke ilişkin zamanaşımı süresinin dolmadığı,
Çekin ... tarafından keşide edilerek lehtar ...'e daha sonra ... tarafından cirolanarak davacı ...'ya verildiği, davacı ... tarafından da çekin geriye ciro yöntemi ile ...'e iade edildiği, ... tarafından çekin ...-...'a, ...'dan da çekin davalıların babası ...'a verildiği, çek ciro zincirinin düzgün olduğu, demeye ilişkin belge bulunmadığı,
Davacı tarafın çekte geriye ciro yaparak çeki lehtara verdiği, çekin geriye ciro yoluyla alınmasının ve ciro etmesinin mümkün olduğu, bu şekilde çekin geriye ciro yolu ile devralınmasından sonra gerek devralan kişinin gerekse çeki ciro yoluyla devrettiği diğer cirantaların bu cirantanın sorumlu olduğu kimselere müracaat borçlusu olarak başvurmasının mümkün olmadığı, geriye ciro yoluyla çeki devralan cirantanın çeki devretmeden önceki durumuna döndüğü, bu şekilde kimlere başvurma hakkı varsa ancak onlara karşı takip yapma imkanın olduğu, sonuç olarak takip alacaklısının çeki geri ciro yoluyla yeniden alması halinde ,hiç cirolamamış gibi kendisinden önceki kişilere müracaat hakkı bulunduğu değerlendirilerek davacı talebinin yerinde görülmekle menfi tespit davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Açılan menfi tespit davasının KABULÜ İLE Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına konu çekten kaynaklı geriye ciro nedeniyle davacının davalı taraflara borçlu olmadığının tespitine,
2- İİK 72/5 madde yasal şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine,
3-davalıların HMK 329 maddeye ilişkin talebinin reddine
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 911,19.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 269,85.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 641,34.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 269,85.-TL başvurma harcı ve 269,85.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 404,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 13.339,16.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın 2024,yılı istinaf yasa yolu kesinlik sınırı olan 28.250 TL nin altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır