T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/354 Esas
KARAR NO : 2024/453
DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/05/2018
BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
... ESAS , ...KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/06/2018
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
KARARIN YAZILMA TARİHİ :06/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ESAS DOSYA AÇISINDAN
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkilinin 1990'lı yılların başında üyelerini konut sahibi yapmak amacıyla kurulmuş bir yapı kooperatifi olduğunu, kooperatifin, henüz muhtelif sorunlar nedeniyle ferdileşmeye geçememiş ve tahsis edilen konutların ortaklar adına devir ve tapu tescilleri yapılamamış ise de, bu konudaki çalışmaların devam ettiğini, kooperatif tüzel kişiliğinin olağan giderleri, ortaklardan, kanun ve ana sözleşme gereği her yıl yapılan genel kurul toplantılarında belirlenen miktarda tahsil edilen aidatlarla karşılanmakta olup, yine bilanço açıklarının kapatılması için gerekli ek ödemeler de genel kurul kararları çerçevesinde ortaklardan tahsil edildiğini, davalının miras bırakanı ...., ortaklık senedinde görüleceği üzere, kooperatif ortağı olan .... - ...na tahsisli bulunan ... Mah. ... Sok. No.7 (.... Sitesi) 8. Bloktaki (1) No'lu daireyi devralmak suretiyle 25/06/1996 tarihinde kooperatif ortağı olmuş, ancak bu güne kadar ne müteveffa ...., ne de adı geçenin vefatı sonrasında ortak olarak kaydedilen davalı, emlak vergisi borçları dahil olmak üzere tahakkuk eden aidatlar için tek kuruş ödeme yapmadıklarını, davalının ödememe gerekçesi olarak, ortaklık hakkını ve dolayısıyla tahsis edilen daireyi devraldığı ... - ...'nun toprak sahibi olduğu, bu nedenle aidat ödemelerine gerek bulunmadığını ileri sürdüğü öğrenildiğini, davalının (müteveffa eşinin) ortaklığı devraldığı ... - ..., maliki bulundukları arsayı, iki daire karşılığında kooperatife devrederek kooperatif ortağı olmuşlar ve bilahare inşaat tamamlanarak kendilerine tahsis edilen söz konusu daireyi 1996 yılında davalıya (müteveffa eşine) devrettiklerini, ancak, ne arsa maliki olan ... - ...'na kooperatif tarafından verilen taahhütnamede, ne davalının müteveffa eşinin ortaklığa kabulüne ilişkin Ortaklı Pay Senedinde, ne de tahsis sahibi ...'nun vefatı sonrasında davalının ortaklığa kabulüne ilişkin 29/11/2006 tarih 15 sayılı Yönetim Kurulu Kararında, emlak vergileri ve aidatların alınmayacağına / ödenmeyeceğine ilişkin hiç bir düzenleme olmadığını, davalının, adına tahsisli konut için ödenmiş olan emlak vergisi ve kooperatif ortaklığının bir yükümlülüğü olan aidatları ödememesinin hukuken geçerli bir nedeni bulunmamakta olduğunu, davalıdan toplam 35.764,52 TL'nin tahsili amacıyla Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasına kayden takip başlatılmış ise de davalı/borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının/borçlunun Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün E. .... sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalının icra takibine kötü niyetli itirazı nedeniyle % 20’den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkûm edilmesine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, ancak davaya cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
BİRLEŞEN DOSYA AÇISINDAN
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkilin davalı kooperatif üyesi olduğu, üyelik hakkını önceki üyeden devraldığı ve devir tarihi itibari ile de üyelik aidatı borcunun bulunmadığının kooperatifçe kabul edildiğine ilişkin belge bulunduğu, müvekkilin üyelik hakkını devraldığı tarihi takip eden dönemde genel gider avansı paylarını da eksiksiz ödediği, buna ilişkin makbuzların ellerinde bulunduğu, davalı kooperatif tarafından emlak vergisi de talep edilmekle birlikte birlikte emlak vergisinin ne şekilde ödendiğinin davacı tarafından bilinmediği, emekli olan ve başkaca taşınmazı bulunmayan müvekkilin esasında emlak vergisiden muaf olduğu, davalı tarafından Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün .... esasına kayden başlatılan icra takibi ile davacıdan toplam: 35.764,52 TL talep edildiğinden davacının borcu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün E. .... icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... borçlunun ... olduğu, takibe konu alacağın 35.764,52 olduğu, ödeme emrinin borçluya 17/05/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi tarafından sunulan 11/12/2023 tarihli rapor sonuç kısmı "Davalı / karşı davacının, 1163 sayılı kanun ve ana sözleşme çerçevesinde müteveffa .... eski yönetimler tarafından devir edilen; .... Mah. .... Sitesi,(.... Pafta- ..... Parsel) ... Sk. No:8 Blok No:2 Avcılar / ISTANBUL adresindeki mülkiyeti davacı / karşı davalı kooperatife ait olan ancak davalı / karşı davacıya tahsisli 2 numaralı konutu zilyetliğinde bulundurmakta olduğu, kooperatif Ortak Defterindeki kayıtlarında 135 numara ile kayıtlı üye olduğu, Taraflarar asında üyelik yönünden uyuşmazlığın bulunmadığı, davalı / karşı davacının 135. Üye numarası ile kooperatif defter, kayıt ve belgelerinde kayıtlı olduğu gibi kooperatifin üyesi bulunduğu hususunun davalı / karşı davacı tarafından da kabul edilmiş olması nedeniyle, davalı / karşı davacının halen davacı kooperatifin ortağı bulunduğu, Davalı karşı davalının peşin ödemeli üye olduğu, kooperatif üyelerinden tahsil edilecek ödemelerin, kooperatif genel kurul kararı ile kararlaştırılması gerektiği, ayrıca genel Kurullarda alınan kararların sözleşme niteliğinde bulunması nedeniyle, toplantıya katılsın yada katılmasın tüm üyeleri bağlayacağı, temerrüde düşürmek için genel kurul kararlarının kooperatif ortağına tebliğinin zorunlu olmadığı, icra takibine konu alacakların davacı / karşı davalı kooperatifin ibraz edilen genel kurul kararları doğrultusunda ve genel kurul kararlarıyla uyumlu olarak davalı / karşı davacıdan tahsilinin talep edildiği, kooperatif ortağı bulunan davalı / karşı davacının , davacı / karşı davalı kooperatif nezdindeki bu üyeliğini usulüne uygun olarak devir ve temlik etmediğ imüddetçe, kooperatif üyeliğinin devam edeceği ve kooperatifin tasfiye edilerek sona erdirilmesine kadar 1163 sayılı kooperatifler kanununu ve anasözleşme çerçevesinde, davacı / karşı davalı kooperatifin genel kurul kararları ile belirlenen aidat ve diğer ödeme yükümlülüklerinden üye sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu, davalı / karşı davacının icra takibine dayanak tutulan;genel kurullarda alınan kararlarının iptal edildiği yönünde bir beyanı olmadığından, iş bu kararlar çerçevesinde üyelerden tahsil edilmesine karar verilen aidat ve ödemelerden üye sıfatıyla sorumlu bulunacağı, davacı / karşı davalı kooperatifin genel kurulca belirlenen tarihteki ödemelerin zamanında davalı / karşı davacı tarafından yapılmaması nedeniyle, yine genel kurul kararı gereğince ve alınan kararlar doğrultusunda eşitlik prensibi gereği bu alacaklara aylık 961,5 gecikme faizi işletmesinin 1163 sayılı kanun ve diğer yasal mevzuatlara uygun olduğu, davacı / karşı davalı kooperatifin, ticari defter ve muhasebe kayıtlarında davalının cari borç tahakkuklarını genel kurul kararı ile uyumlu şekilde yaptığının tespit edildiği, davalı ile aynı tip gayrimenkule sahip olan Örnek Ortak, .... ve ..... hesaplarının incelendiği, genel kurul kararlarına istinaden aidatların cari hesaba kayıtlandığı, bu nedenle üyeler arasında eşitlik prensibine uyulduğu, davacı / karşı davacı kooperatifin defter ve belgelerinin dava ve takip konusu dönemde açılış ve kapanış noter onaylarının yapılmış olduğu, usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfının takdir ve değerlemesinin Sayın Mahkeme de bulunduğu, davalı / karşı davacının İcra takibine konu ödemeleri belgelendirmemiş ve takip ve dava tarihi itibarı ile ödemenin yapıldığını ispat etmediğinden davalı / karşı davacının , davacı / karşı davalı kooperatife borcu olmadığı yönündeki yaptığı itirazının ve bu yönde birleşen davadaki talebinin haklı ve yerinde olmayacağı, İcra inkar tazminatı hususunda takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu, davacı / karşı davalı tarafın takipte, TAKİP TARİHİ (04.05.2018) itibarı ile davalı / karşı davacı taraftan aidat, emlak vergisi, işlemiş faizi v.b alacakları yönünden;35.764,52 TI alacaklı durumda olduğu, aylık faiz oranının 2006 yılından itibaren Yıllık 9618 ve aylık 941,5 olarak uyguladıkları. Takip talebinde davacı / karşı davalı tarafın Ana para ve faiz listesinin denetlendiği ,sonuç olarak takip talebinde davacı / karşı da karşı davacı taraftan; 12.350,00 TI AİDAT Ana para ve 20.762,08 TI İŞLEMİŞ FAİZİ, 1.975,91 TI EmlakVergisi*676,53 TI işemiş faizi olmak üzere toplam: 35.764,52 TI talep ettiği, sonuç olarak; Yukarıda anılan genel kurullar ve ilgili maddeler gereğince davacı / karşı davalının ödenmesi gereken alacağın tahsilini davalıdan talep edebileceği, " şeklinde düzenlerek rapor mahkememize sunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava, aidat ve emlak vergisi alacağı ile bunların işlemiş faizlerine ilişkin alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup birleşen dava ise, söz konusu icra takip dosyası sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.
Asıl dosya yönünden;
Davacı taraf dava dilekçesi ile, davacının 1990 yıllarında kooperatif olarak konut yönetmek amacıyla kurulduğunu, yapılan konutların ilgili kişilere teslim edildiğini, muhtelif sebeplerle ferdileşmeye gidilemediğini, tapu devirlerinin yapılamadığını, ancak bu konuda çalışmaların devam ettiğini, giderlerin Genel Kurulda belirlenen oranda üyelerden tahsille sağlandığını, tüzel kişilik üzerine binalar kayıtlı olduğundan belediye vergilerinin kooperatifçe ödendiğinin, davalıların murisi ...'nun .....'ndan daire satın aldığını ve kooperatif ortağı olarak 25/06/1996 tarihinde daire sahibi olduğunu, davalı tarafın herhangi bir şekilde emlak vergisi ve aidatlarını ödemediğini, şifai olarak görüşmelerde de sonuç alınamadığını, icra takibine başladıklarını, takibe itirazla durduğunu belirterek itirazın iptalini talep ettiği ,
Davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi sunmadığı,
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı kooperatifin üyesi olduğu iddia edilen davalının murisinin kooperatif tarafından belirlenen aidatlardan dolayı borçlu olup olmadığı ve ayrıca emlak vergisinden dolayı borçlu olup olmadığı, varsa miktarının belirlenmesi olduğu,
Birleşen dosya yönünden;
Birleşen mahkememizin .... esas, ..... karar sayılı dosyasında davacı ... tarafından davalı kooperatif aleyhine huzurdaki davaya konu alacaklar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemiyle menfi tespit davası açtığı,
Her iki dosyanın birlikte yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın bilirkişi raporu dikkate alınarak kısmen kabulüne birleşen davanın ise asıl dosya olan itirazın iptali davası ile alacaklılık ve borçluluk durumu tartışılacağından dolayı birleşen davadaki menfi tespit isteminde hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine karar verildiği,
Davanın birleşen dosya davacısı tarafından istinaf edildiği, İstanbul BAM ... HD'nin ... Esas
... kararıyla istinaf incelemesi sonucunda, " Somut olayda, kooperatifin başkan ve başkan vekili tarafından imzalanan tarihsiz taahhütnamede, arsa malikleri olduğu anlaşılan ... ve ...'nun taşınmazdaki hisselerine karşılık birisi giriş, birisi de normal katta olmak üzere 2 adet dairenin verileceği, ... ve ...'nun toplu konut kredilerinin kooperatif tarafından kullanılacağı ve bunun dışında daire yapımı maliyetine gelen zamlardan dolayı ... ve ... tarafından hiçbir ödeme yapılmayacağı, yalnızca tapu, iskan ve bunun gibi masrafların ... ve ...'na ait olacağının kararlaştırıldığı, yönetim kurulunun 25.06.1996 tarih ve 127 sayılı kararı ile, davalı birleşen davacının murisi ...'nun kooperatif üyeliğine kabul edildiği, yine kooperatif yönetim kurulunun 29.11.2006 tarih ve 15 nolu kararı ile, kooperatif üyesi iken ölen ...'ya ait hissenin eşi ... adına yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar dosya kapsamında davalı birleşen davacının murisi ...'nun, arsa sahipleri ... ve ...'ndan hisse devir aldığına dair bir belgeye rastlanmamış ise de, hem dava hem de birleşen dava cevap dilekçesinde, muris ...'nun, arsa malikleri olan ve iki daire karşılığında kooperatif ortağı olan ... ve ...'nun kendilerine tahsis edilen dairelerden biri olan .... Mah. ... Sok. No.7 (..... kent Sitesi) 8. Bloktaki (1) No'lu daireyi devraldığının kooperatifin de kabulünde olduğu, buna göre muris ...'nun ya da ona üyeliği devreden arsa sahipleri ... ve ...'nun peşin ödemeli ortak mı, normal statülü ortak mı olduğunun belirlenmesi ve davalı birleşen davacının murisine üyeliği devreden adı geçen arsa sahiplerinin peşin bedelli ortak olduğunun belirlenmesi halinde, muris ...'nun dolayısıyla davalı birleşen davacının da peşin bedelli ortak olarak kabul edilmesi gerekir. Bu durumda, kooperatif ortaklığına alındıktan sonra davalı birleşen davacıdan üyelik aidatı istenmesi mümkün değil ise de kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve altyapı giderlerinden davalı birleşen davacı ortağın sorumluluğu devam edeceğinden kooperatif tarafından icra takibine konu edilen alacak kalemlerinin bu nitelikte olup olmadığı üzerinde durularak sonucuna göre davalı birleşen davacının sorumluluğunun da bu çerçevede belirlenmesi gerekir. Aksi halde ise yani davalı birleşen davacının, kooperatife normal statülü ortak olduğunun tespiti durumunda üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Bu durumda, mahkemece, kooperatif konusunda uzman yeni bir bilirkişi ya da kurulu aracılığıyla kooperatif defter, kayıt ve belgeleri, genel kurul tutanakları, gerekirse Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ya da Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünden celbedilecek kooperatife ait tüm kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılıp ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınmak suretiyle belirtilen hususların açıklığa kavuşturulmasından sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır." denilerek kaldırılarak Mahkememize gönderildiği,
Kaldırma kararı sonrasında, bilirkişi ... ile ...'den oluşan heyetten rapor ve ek rapor alındığı, rapor ve ek raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, bu raporlardan davalı- birleşen dosya davacısının peşin ödemeli kooperatif üyesi olduğu, peşin ödemeli ortak olması sebebiyle ...'dan üyelik aidatı istenmesi mümkün olmadığı, bununla birlikte emsal içtihatlarda da belirtildiği üzere ...'nun kooperatif amacına ulaşılana kadar genel yönetim ve altyapı giderlerinden sorumlu olduğu, burada kooperatif tarafından talep edilen alacak kalemlerinin içeriğinin önem arz ettiği, raporda genel kurul karar içerikleri ile kooperatifin kayıtlarının incelendiği, bu kayıtlardan kooperatifin , ...'dan talep ettiği aidatların alt yapı ve yönetim giderleri olduğu, ...'nun bu kalemlerden sorumlu olduğu, raporda bu kalemlerin ilk hükümde kabul edilen miktarlardan daha yüksek miktarda hesaplandığı, Mahkememizce verilen ilk hükmün sadece davalı- birleşen dosya davacısı tarafından istinaf edilmesi sebebiyle usulü kazanılmış hak oluştuğundan asıl davanın ilk hükümdeki gibi kısmen kabulüne karar verilerek, davalı birleşen dosya davalısının herhangi bir ödeme belgesi sunmaması sebebiyle bu yöndeki itirazlarına itibar edilmeyerek karar verildiği,
Birleşen dosyanın yapılan incelemesinde ise ilk hükümde belirtildiği gibi, Mahkememize ilk açılan davanın itirazın iptali davası olduğu, itirazın iptali davasından sonra davalı tarafın aynı uyuşmazlık konusuna ilişkin menfi tespit davası açmasında hukuki yararının olmadığı, itirazın iptali davasında alacaklılık ve borçluluk durumlarının tartışılacağından birleşen davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ İLE,
Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile, 12.260,00 TL aidat asıl alacak ve 15.181,16 TL aidat işlemiş faiz olmak üzere takip tarihi itibariyle aylık %1,5 üzerinden faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Kabul edilen asıl alacak üzerinden hesaplanan 2.452,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.874,50.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 431,95.-TL peşin harç ile icra veznesine yatırılan 178,82.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.263,73.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 35,90.-TL başvurma harcı ile 431,95.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti 1.027,75 TL posta gideri olmak üzeare toplam 4.027,75.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.090,38.-TL'sının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti 50,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.050,00.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.175,27.-TL'sının davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
8-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 8.323,36 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
9-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
B. Birleşen Bakırköy ... ATM’nin ... esas, .. karar sayılı dosyası yönünden;
1-Birleşen davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 244,64.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, eksik kalan 182,96 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
5-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM 17 HD’ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır