T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/374 Esas
KARAR NO: 2023/383
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/10/2021
KARAR TARİHİ: 22/10/2021
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada dava dilekçesinde ÖZETLE; ... ’in yanında eleman olarak çalışmakta olduğunu, daha sonra aralarının bozulduğunu ve işten ayrıldığını, ayrılmadan önce kendisine yönelik; kendisinin bu işyerinde en az 5 yıl daha çalışması gerektiğini, kendi yerine birinin yetiştirilmesi gerektiği şeklinde itamda bulunulduğunu, 2012 yılında boş bir senet üzerine imza atmasının istenildiğini, senedin üzerinde herhangi bir bedelin yazılı olmadığını, 2012 yılından 2017 yılına kadar çalışması gerekirken anlaşamamaları üzerine 2015 yılında işten ayrıldığını, güvence olarak imza attırılan boş senedin patronu tarafından kendi el yazısı ile doldurulduktan sonra kendisinin icraya verildiğini, icra takibinin Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası olduğunu, kendisinin böyle bir borcu olmadığını, konu ile ilgili olarak İcra Hukuk Mahkemesine itirazda bulunduğunu, aradan geçen uzun süre nedeni ile bu senet üzerindeki imzanın kendisine ait olup olmadığını hatırlamadığını, davacı; senet üzerindeki alacaklı tarafından kendi el yazısı ile doldurulmuş olan borcun kendisine ait olup olmadığının tespitini, yargılama giderlerinin şimdilik adli yardım talebinden karşılanması ile ileride davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde ÖZETLE; Borçlu davacı ... tarafından imzalanan dava konusu senet hakkında 16.11.2020 tarihinde Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının söz konusu icra takibine imzaya ve borca olmak üzere iki ayrı dava açarak dava konusu takibe itiraz ettiğini, davacı tarafından yapılan itirazlar sonrası Büyükçekmece .... İcra Hukuk Mahkemesinde ... E. ve ... E. sayılı dosyalar ile imzaya ve borca itiraz edildiğini, davacı ...’nın daha sonra imzaya itiraz talebinden feragat ederek bunun sonucunda Büyükçekmece .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı imzaya itiraz dosyasının kapandığını, davacının borca itiraz talebi sonrası açılan Büyükçekmece ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasının ise sübuta ererek Mahkeme tarafından davacının haksız taleplerinin reddedildiğini, davacı tarafından açılan dava sonrası Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibinin durduğunu, davanın reddedilmesi sonucunda takibin devam ettiğini, 12.09.2021 tarihinde işbu dosya kapsamında borçlu ...’nın işletmesi olan ... Pansiyona Borçka İcra Dairesinin ... Talimat numarasıyla hacze çıkıldığını, söz konusu icra takibinin halen devam ettiğini, davacı tarafın yine hukuki süreci sürümcemede bırakmak amacıyla Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinde ... E. numarasıyla menfi tespit davası açmış olduğunu, Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı vererek Bakırköy Hukuk Muhakemeleri Tevsi Bürosu’na gönderdiğini, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosya ile dosyanın tekrar Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildiğini, daha sonradan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinde ... E. sayılı menfi tespit davasının açıldığını, bu dava ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E. sayılı dava dosyasının birleştirilmesine karar verildiğini, davacının; beyaza imza attığını, senedin daha sonra alacaklı tarafından aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia ettiğini, davacının söz konusu senetleri kendisinin imzaladığını ve bu suretle senette belirtilen miktarı ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı müvekkilinin dava konusu senedi senedin alacaklısı konumunda olan bir diğer davalı ... den devraldığını ve senedin yeni alacaklısı haline geldiğini, kıymetli evrakın kabul edilen senedin güçlü bir borç ikrarı olduğunu, borçlunun; beyaza imza attığını, senedin daha sonra anlaşmaya aykırı bir biçimde alacaklı tarafından doldurulduğunu, senedi iyi niyetle devralan hamile karşı ileri süremeyeceğini, bu durumun kıymetli evrakın tedavül kabiliyetinden doğan mücerretliğini bir sonucu olduğunu, davacının dava dilekçesinde senedi karşılayacak bir maddi durumunun olmadığını iddia etse de Borçka İcra Hukuk Mahkemesinin .... E. sayılı dosyasına sundukları istihkak iddiasına itiraz dilekçelerindeki delilleri ile açıkladıkları üzere davacının ... Pansiyonun sahibi olduğunu, .... Pansiyonunun Borçka İlçesinin en meşhur lokasyonlarından biri olduğunu, davacıya ciddi bir maddi gelir kazandırdığının açıkça görüldüğünü, davacının maddi durumunun fakirlik belgesi alacak yahut adli yardım talebinde bulunacak bir seviyede olmadığını, davacının müvekkili .... hakkında savcılık şikayetinde bulunmuş olduğunu, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayetin yetkisizlikle sonuçlanarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığında yetkisizlik kararı vererek yetkili yer için dosyanın İstanbul Anadolu Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiğini, İstanbul Anadolu ... Ağır Ceza Mahkemesinin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili yer olarak belirttiğini, davacının aynı zamanda Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının .... soruşturma numaralı dosyasında müvekkilinin ifadeye çağrıldığını, davacı tarafın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında birden fazla dosya açıldığını ikrar ederek tek dosya üzerinden birleştirilmesini talep ettiklerini, talep doğrultusunda tek dosya üzerinden devam edilmesine karar verilerek ... soruşturma numarası ile devam ettiğini, davalı vekili; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla davacı tarafından haksız yere açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili ÖZETLE; Müvekkilinin davalı ...’in sahibi olduğu ... Kuyumculukta 20.01.2007-31.03.2015 tarihleri arasında yaklaşık 8 yıl çalıştığını, müvekkilnin 2012 yılında işten ayrılmak istediğini davalı patronu ...’e söylediğinde davalının müvekkilinden 5 yıl daha çalışmasını, bu sürede işçi yetiştirmesi istediğini, müvekkilinin kabul edince de güvence olarak boş senet imzalamasını istendiğini, ancak; müvekkilinin senedi imzalayıp imzalamadığını hatırlamadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte imzalanmış ise de 5 yıl çalışıp işçi yetiştirmek için güvence olarak imzaladığını, davalı ...’in müvekkilini haksız yere suçlaması nedeni ile tartıştıklarını, bunun üzerine davalının 31.03.2015 tarihinde müvekkilinin tazminatını ödemek suretiyle işten çıkarttığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte taraflar arasında sözlü olarak akdedilen 5 yıllık çalışma koşulunun davalı ... tarafından haksız olarak feshedilmiş olduğundan güvence oalrak verilen davaya konu senedin bedelsiz kaldığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun doğmadığını, müvekkilinin güvence 2012 olarak verdiği senedin vadesinin 5 yıllık sürenin bitim tarihi olan 2017 olarak kabul edilirse senedin zaman aşımına uğradığını, davalı ...’in müvekkili tarafından imzalandığı iddia ettiği 22.11.2017 tanzim ve 31.12.2019 vadeli 1.300.000,00 TL bedelli senedi muvazaalı olarak ...’a ciroladığını, ...’ın vekili aracılığıyla 13.11.2020 tarihinde Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını ve müvekkiline ödeme emri gönderdiğini, icra ödeme emri incelendiğinde takibin muvazaalı olarak yapıldığının açıkça anlaşıldığını, müvekkilinin işten çıkartılmasından sonra davalı ile herhangi bir ilişkisinin mevcut olmadığını, tacir olan davalı ...’in tartıştığı ve yanında çalışan müvekkilinin 2015 yılında işten çıkartıldıktan yaklaşık 2.5 yıl sonra 2017 yılında hiçbir teminat/güvence göstermesini istemeden çalışmayan müvekkilinin ödeme gücünün çok çok üstünde 1.300.000,00 TL tutarlı ve 2 yıl vadeli nakden ödemeyi gösteren senet imzalattırılmak sureti ile alacaklı olduğunu iddia etmesinin ve senedin vadesinden 1 yıl sonra 2020/Kasım ayında icraya konmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin davaya konu senetle ilgili dolandırıcılık ve senette sahtecilik nedeni ile savcılığa ... ve ... hakkında şikayette bulunduğunu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, soruşturma dosyasının derdest olduğunu, müvekkilinin ...’a karşı menfi tespit davası açtığını, görevsizlik kararı verilerek Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasına kaydedilerek dava dosyasının derdest olduğunu, davacı vekili; adli yardım taleplerinin kabulü, hmk’nın 166.maddesi gereği aralarında bağlantı bulunan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olan ... E. sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, müvekkilinin 22.11.2017 tanzim tarihli 1.300.000,00 TL tutarlı ve 31.12.2019 vade tarihli senetten dolayı davalı ...’e karşı borçlu olmadığının tespitini, davaya konu senedin iptalini, davalı kötü niyetli haksız olduğundan müvekkili lehine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı ...’in cevap dilekçesi ÖZETLE; Davacının dava dilekçesi ile bonodan kaynaklı borcunun bulunmadığını, imzanın kendisine ait olmadığını, kendisine ait olsa bile bedelsiz kaldığını, borçlu olmadığının tespiti ile bononun iptalini talep ettiğini, davacının fakirlik belgesi alarak işbu davayı açmış olsa bile davayı kabul anlamında olmamak üzere davacının harç ve masraflarını davacının karşılayacak yeterli ekonomik gücünün bulunduğunu, davacı adına kayıtlı Artvin’de gayrimenkullerin bulunduğunu ve yine Artvin’de otel işlettiğini, davacının hiçbir gelirinin bulunmadığı, menkul ve gayrimenkul mallarının olmadığı yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığını, gerçeğe aykırı olarak sunulan fakirlik belgesi içinde hem mahkemeye sunan davacı hem de düzenleyen yetkililer hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulmasını talep ettiklerini, davacının müvekkili ...’e borçlu olduğunu ve buna karşılık dava konusu bonoyu imzalayarak verdiğini, kambiyo senetlerinin temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşıdığı ve soyut bir borç ikrarı içerdiğini, davacının imzanın kendisine ait olmadığını iddia ettiğini, açmış olduğu imzaya itiraz davasında kendisine göre gerekçeler ileri sürerek sonradan vazgeçtiğini, daha sonra da imza kendine ait olsa bile bononun bedelsiz kaldığını iddia ettiğini, davacının bononun ne şekilde bedelsiz kaldığını açıklayamadığını, bono bedelini ödediğine dair bir senet, makbuz, banka kaydı sunmadığı gibi alacaklılardan bono bedelini ödediğine dair yazılı bir belgeyi de sayın mahkemeye ibraz edemediğini, davacının dava dilekçesinde kendisi ile açık bir şekilde çeliştiğini, zira müvekkilinin yanında uzun süre çalıştığını, işten ayrılmak istediğini, müvekkilinin de kendisi yerine bir eleman yetiştirmesi gerektiğini ve bunun karşılığında da güvence olarak boş senet imzalaması gerektiğini iddia ettiğini, ancak; senet metninde bononun teminat senedi bulunduğuna dair bir ibare bulunmadığı gibi, bononun teminat senedi olarak düzenlendiğine dair yazılı bir sözleşmenin de Sayın Mahkemeye ibraz edilmediğini, imzalı bir sözleşme olması halinde bu sözleşme içeriğinde bonoya atıf bulunması gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, davacı ile müvekkili arasında bu şekilde bir sözleşmenin mevcut olmadığını, senede karşı senet ile ispat kuralı gereği davacının bu iddiasını senet metninde anlaşılan bir sebeple ispatlayamadığı gibi harici bir senetle, sözleşme ile bu durumu ispatlaması gerektiğini, davacının bir kısım iddialar ile ispat kuralının yer değiştirdiğini iddia etmekte ise de davacının öncelikle açmış olduğu davasının ispat ile mükellef olduğunu, kendi üzerindeki ispat külfetinden kurtularak mücerret borç kaynağı olan ve sebepten yoksun bulunan bonodan kaynaklı borcun ifasından bu şekilde kurtulmasının mümkün olmadığını, davacının bono altındaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, zira bonodaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası ile tamamen borçtan kurtulmak veya borcunu ötelemek için kötü niyetli olarak imzaya itiraz ettiğinin anlaşıldığını, davalı vekili; davanın reddini, davanın haksız, hukuki dayanaktan yoksun olması, kötü niyetli olması nedeniyle %40’tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretini davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı kararı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl ve birleşen dava, 22.11.2017 tanzim tarihli, 1.300.000-TL tutarlı 31.12.2019 vade tarihli bonodan ve bononun konu edildiği Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
Asıl davada davalı taraf asıl davada davacı aleyhine 13.11.2020 tarihinde Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... E.Sayılı İcra Dosyası ile 1.300.000,00 TL Asıl Alacak, 170.113,01 TL İşlemiş Faiz ve 2.600,00 TL Bono Komisyonu üzerinden toplam 1.472.713,01 TL tutarında icra takibi başlatmıştır. Dava ve takip konusu bononun keşidesi davacı ..., lehdarı davalı ... ve cirantası ise ...'dır.
Somut olayda davacı, davalı ...’in sahibi olduğu ... Kuyumculukta 20.01.2007-31.03.2015 tarihleri arasında yaklaşık 8 yıl çalıştığını, bu süreç içerisinde davalı ... tarafından güvence olarak boş senet imzalatıldığını, davalının haksız suçlamaları nedeni ile 31.03.2015 tarihinde tazminatını almak suretiyle işten ayrıldığını, teminat amaçlı olarak verilen dava konusu bononun bedelsiz kaldığını, ancak işten ayrıldıktan sonra imza attırılan boş senedin davalı tarafından kendi el yazısı ile doldurularak icra takibine konu edildiğini iddia etmiştir. Davalı lehdar ve ciranta ise iddiaları kabul etmemiş ve davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkememiz aracılığıyla yapılan bilirkişi incelenmesinde davalı İsrafil ile davalı ... arasında ticari faaliyet kaydı mevcut olmadığı, dava konusu bononun kayıtlarda yer almadığı, bononun ne şekilde elde edildiği konusunda davalının kolluktaki beyanları ile mahkememizdeki beyanlarının birbiriyle çelişkili olduğu, ispat külfeti davacı tarafta olsa da davalının bonoyu ne şekilde iktisap ettiğini açıklayamaması gibi delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde davalı ...'ın dava konusu bonoyu kötü niyetli olarak iktisap ettiği kabul edilmiş ve davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafın istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 10/04/2023 tarihli ... Esas, ... Karar ilamı ile mahkememizin görevli olmadığından bahisle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; davacının, davalı ...'in tek ortağı ve yetkilisi olduğu ... Kuyumculuk...Ltd. Şti.'de hizmet akdi ile ve sigortalı olarak çalıştığı, 31/03/2015 tarihinde işten ayrıldığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı gibi, mahkemece alınan bilirkişi raporu ve celp edilen sigorta kayıtları ile de bu hususun doğrulandığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça senedin hizmet akdi sırasında teminat olarak alındığı ileri sürülmüş, birleşen davanın davalısı ... 'in 11/02/2021 tarihinde ... vermiş olduğu ifadede; "... şüphelendiğini, şirket hesaplarını kontrol ettiğinde 1850 gr has altının eksik olduğunu fark ettiğini, ayrıca 5 yıllık prim karşılığında ev almak için tahminen 500.000 TL daire bedeli verdiğini, bunların karşılığında işten ayrıldığında yaklaşık 1.300 000 TL alacağının bulunduğunu, karşılığında 2017 yılında açık senet aldığını..." beyan ettiğini açıkladığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davaya bakma görevi İş Mahkemesine aittir. Bu nedenle asıl davanın ve birleşen Bakırköy ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasının HMK 114/1-c maddesi kapsamında mahkememizin görevli olmaması sebebiyle HMK 115/2 maddesi gereğince usulden reddine, HMK nun 20. maddesi gereğince gerekçeli kararın tüm taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren yasal iki haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli Bakırköy Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Asıl davanın ve birleşen Bakırköy ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasının HMK 114/1-c maddesi kapsamında mahkememizin görevli olmaması sebebiyle HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
HMK nun 20. maddesi gereğince gerekçeli kararın tüm taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren yasal iki haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli BAKIRKÖY NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE.
Belirtilen iki haftalık süre içinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar (ek karar) verileceğinin taraflarca bilinmesine.
HMK nun 331. maddesi gereğince harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece bir karara bağlanmasına.
İşbu karar duruşma yapılmaksızın evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda verildiğinden ve talep olmadan gerekçeli karar tebliğe çıkarılamayacağından gider avansından gerekli harcama yapılarak; davanın karara bağlandığı ve talep halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğe çıkarılabileceği hususlarının tüm taraflara tebliğine.
Artan gider avansının dosyasına aktarılmasına.
Dair, dosya üzerinden verilen görevsizlik kararının taraflara tebliğinden itibaren onbeş gün içinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi.27/04/2023
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ..
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır