T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/532 Esas
KARAR NO : 2024/1118
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/05/2023
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
KARARIN YAZILMA TARİHİ : 11/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin halen TMSF'nin atadığı yönetim kurulu tarafından yönetildiğini, davacının davalı ...... 'den alacaklı olduğu, e arşiv faturalarında belirtilen ürünlerin davalıya teslim edildiğini, borca ilişkin olarak başlatılan icra takibine haksız itirazda bulunulduğunu, her ne kadar icra takibine itirazda bulunsa da davalının borçlu olduğunun dosyaya sunulan faturalarla anlaşılacağını belirtmiş, borçlunun faturalara itiraz da bulunmadığını, dava kapsamında borçlu davalının tanık dinletme vs delillerine muvafakatlerinin bulunmadığını belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın sunmuş olduğu faturalarda işbu davanın davacısının değil ..... Kitap Kırtasiye İşletmesine olduğu bu nedenle husumet itirazlarının olduğunu, davalı şirketin tüm mal varlığı, defterleri, var olan tüm alacak ve borçları ile işletme hakkı ve yetkisinin TMSF ve dolayısıyla kayyum heyetinde olduğunu, davalının bu iş ve işlemler için yetkisinin bulunmadığını, davalı şirkete ait hiç bir alacağı tahsil edememiş, var olan malları satıp para tahsil edememiş olduğu gibi borçları ödeme imkanı yada yetkisinin de olmadığını, TMSF'ye devredilen işletme tüm borç ve alacakları ile birlikte kayyum heyetinin sorumluluğuna devredilmiş olduğunu, koyma işlemlerine dair tespit ve belgeler getirtilecek olursa işletmeye ait tüm mal varlığı (kitap, kırtasiye, oyuncak ve sair mallar) sayılarak alınmış olduğunu, işletmeye dair hiç bir malın kaçırılmamış olduğunu, işletmenin kayıtlarla sabit olduğu üzere olduğu gibi tüm mal varlığı ile devir yapılmış olduğunu, işletmenin içini boşaltma olmadığı gibi kayıtsız yada resmi olmayan iş ve işlem yapılmamış olduğunu, içi kitap/kırtasiye dolu olan işletmeye el koyulması üzerine amacına uygun işletilmesi halinde varsa tüm borçlarını karşılayacak durumda olduğunu beyan etmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan tarihli raporda özetle, "Dava konusunun, davacının davalıya yaptığı satışlar nedeni ile 5.090,36 TL
alacaklı olduğu iddiası ile icra takibi başlatmış olduğu, davalının itirazı ile
takibin durduğu, Bu kez davacının talebi ile huzurda görülen İtirazın İptali
davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Taraflardan Davacı taraf Yerinde inceleme talep etmiş olup davalı tarafın
defterleri TSF de bulunmadığı bildirildiğinden incelenememiştir. Davacı tarafın Ticari defter ve belgelerinin incelemesi yapılmıştır. İncelemede 2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022 yıllarına ait Ticari defterlerinin incelendiği, defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğu ve davacı ticari defterlerinin davacı lehinde delil niteliği taşıdığı kanaatine
varılmıştır. Davacının Davalıdan 5.090,36 TL Takip tarihi itibariyle takip tutarı kadar
alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Başka bir deyişle davalının davacıya 5.090,36
TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında taraflara ait herhangi bir BA-BS bildirim formu
sunulmadığından BA-BS bildirimleri yönünden tespit yapılamamıştır. Takdirin
sayın Mahkemenize ait olduğunu arz ederim"
şeklinde rapor sunmuştur.
Deliller:dava dilekçesi, cevap dilekçesi, İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekili tarafından sunulan 25/10/2024 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği görülmekle, dosyaya sunulan vekaletname incelendiğinde davacı vekilinin davadan feragate özel yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Feragat HMK nun 307. maddesi uyarınca davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.HMK nun 310. Maddesi uyarınca feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin üzerinde tasarruf yetkisi bulunan davadan feragat etmiş olduğu, vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragate ilişkin açık yetki bulunduğu anlaşıldığından HMK 307 ve devamı maddeleri uyarınca feragat nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Feragat nedeniyle davanın reddine,
2-Davacının TMSF'ye devredilmiş olması sebebiyle 6758 sayılı Kanun'un 6. Maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına
3-Davacı tarafından dosyada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ...... tarafından yapılan 50,00TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.090,36-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
7-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
Dair, dava değeri 2024 yılı istinaf sınırı altında kaldığından miktar itibariyle kesin olmak üzere verildi. 11/12/2024
Katip ......
¸e-imzalıdır
Hakim ......
¸e-imzalıdır