T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/539 Esas
KARAR NO: 2023/834
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/11/2021
KARAR TARİHİ: 04/10/2023
KARARIN YAZILMA TARİHİ:13/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; davalı tarafından haklarında Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı, senet üzerinde yazı ile "altmışyeditürklirası" olarak yazıldığı, ancak rakam kısmında hata ile "67.000,00-TL" olarak yazılı bulunduğu, senet bedelini elden ödedikleri halde davalının senedi kaybettiğini söylemesi üzerine senedi iade alamadıkları, güven ilişkisi sebebiyle o dönem için bunu sorun olarak görmedikleri, ancak vade geçtikten 1 yıl sonra bu haksız ve kötüniyetli takibe muhatap oldukları, senet üzerindeki rakam ve yazı farklılığından faydalanmaya çalışan davalının kötüniyetli davrandığı gerekçesiyle takibin kesinleşmesinden dolayı işbu menfi tespit davasıyla takibe konu senetten borçlu olmadıklarının tespitini ve kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Bakırköy ... İcra Müdürlüğündeki takip dosyasında davacıların imza inkarında bulundukları ve bu nedenle Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yargılama devam ettiği için derdestlik itirazında bulundukları, bu itirazlarında borcu kabul ettiklerinin açık olduğu, her iki dava dosyasında farklı beyanlarda bulunarak borçtan kurtulmaya çalıştıkları, 67,00-TL'lik borç için bono düzenlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, senette davacılar tarafından tahrifat yapıldığı ve senedi imzaladıkları açık olduğu için senet borcunun da 67.000,00-TL olduğu gerekçesiyle, davanın reddini ve davacıların %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmelerini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava nitelik olarak, kambiyo senedine bağlı takipte, senetten dolayı davacıların, davalıya borçlu olmadığına dair açılan İİK 72 vd.maddelerine dayalı menfi tespit davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalının, davacı hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğünde takibe koyduğu bonodan dolayı, bu bononun yazı ve rakam kısımlarının farklı olduğu, rakam kısmındaki bedelin ödendiği, ancak bakiye kısımdan borçlu olmadıkları iddiasıyla açtıkları menfi tespit davasında, davalının, İcra Hukuk Mahkemesine aynı bonoya ilişkin yargılama yapıldığı ve imzanın eli ürünü çıktığı, bu sebeple derdestlik itirazlarının bulunduğu, davacının bono üzerindeki sehven yapılan işleme dayandığı, 67,00-TL'lik senet düzenlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve muhtelif Hukuk Genel Kurulu kararıyla Yargıtay kararlarının, imza inkarı yapılmayan belgenin alacak varlığını gösteren belge olduğu gerekçesiyle davanın reddini isteminden dolayı kambiyo senedine dayalı takipteki bonodan dolayı davacının, davalıya borçlu olup olmadığı, varsa miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın yapılan incelemesinde ; iş bu dosyanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, dosyanın görevsizlik kararıyla mahkememize geldiği, ödeme emrinin dayanağının bono olması nedeniyle mahkememizin görevli olduğu, ödeme emrine konu bono bedelinin 67.000TL olduğu, senedin rakamla yazılan kısmında değerinin 67.000TL olarak gösterildiği, yazıyla yazılan kısmında değerinin altmışyedi Türk Lirasıyazılı olduğu, lehdarın ..., keşidecinin ... , kefilin ... olduğu,
Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davacıların imza itirazında bulundukları, imza incelemesi sonucunda imzaların davacıların eli ürünü olduğunun tespit edildiği, bunun üzerine davacıların senet üzerindeki yazı ve rakamla yazılan bedellere itiraz ettiği, icra hukuk mahkemesince " Yüksek yargıtay ... HD. ... E. ... K. Sayılı ilamında, TTK 778/2-c göndermesi ile TTK. 676/1 md uyarınca bedel hem yazı hemde rakam ile gösterilip te iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile gösterilen bedel üstün tutulacağı, bu kuralın senette tahrifat olması halinde uygulanacağı, bononun düzenlenme tarihindeki Türk Lirası değeri gözönüne alındığında (somut olay bakımından) 67 TL bono düzenlenmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, bu nedenle bin kelimesinin maddi hataya dayalı olarak yazılmadığının kabulü gerekmektedir. Aksi düşünce aşırı şekilcilik olacağı, ağır hak kayıplarına neden olacağı değerlendirilerek" davanın reddine karar verildiği,
Davaya konu uyuşmazlıkla benzer konudaki bir uyuşmazlıkta HGK'nun emsal Esas No:... , Karar No: ... ilamından özetle";
"Hem 6762 sayılı Kanun'da, hem de 6102 sayılı Kanun'da kambiyo senetlerine ilişkin hükümler, poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise, ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (6762 sayılı Kanun m. 690, 730; 6102 sayılı Kanun m. 778, 818).
6762 sayılı Kanun'un 690 ıncı maddesi yollaması ile bonolarda da uygulanması gereken aynı Kanun'un 588 inci maddesinde poliçe bedelinin hem yazı ve hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile gösterilen bedele itibar olunacağı belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere, bono bedeli senede sadece rakamla veya sadece yazı ile yazılmış olabileceği gibi, hem yazı ile ve hem de rakamla yazılmış olabilir. Rakam ve yazı ile gösterilmiş olan miktarlar birbirine tevafuk etmeyip değişik iseler yazı ile gösterilen miktar üzerinden bono keşide edilmiş sayılır (İsmail Doğanay, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, II. Cilt, İstanbul 2004, s.1791,1792).
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki maddi ve hukuki olguların gerçekleşme biçimi, kambiyo hukuku ilkeleri ve hayatın olağan akışı kavramı bir bütün olarak esas alındığında, davaya konu kambiyo senedinin lehtarının davalı ... ve borçlusunun davacı ... ve aval verenin ise davacı ... olduğu, senedin rakam ve yazı ile yazılan bedelleri arasında farklılık bulunduğu, senette herhangi bir tahrifat bulunmadığı hususunun taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı, eldeki davanın ise senedin rakam ve yazı ile yazılan bedelleri arasında farklılık bulunduğundan yazı ile yazılan bedelin geçerli olduğundan bahisle açılan kısmen borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu bonoya dayalı olarak davacılar hakkında davalı vekili tarafından 26.04.2010 tarihinde Çaycuma İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyası ile icra takibi başlatılmış, eldeki dava ise yaklaşık altı yıl sonra 08.09.2015 tarihinde açılmıştır. 6762 sayılı Kanun'un 690 ıncı maddesi yollaması ile bonolarda da uygulanması gereken aynı Kanun'un 588 inci maddesinde poliçe bedelinin hem yazı ve hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile gösterilen bedele itibar olunacağı belirtilmiş ise de, bononun düzenlenme tarihindeki Türk Lirasının değeri göz önüne alındığında "212TL" için bono düzenlenmesi taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamı ve haciz işlemlerinin geldiği aşama dikkate alındığında mümkün görülmediği gibi, 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanun ve bu kapsamda çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 01.01.2009 tarihinden itibaren YTL kullanımından vazgeçilerek yeniden TL ibaresine geçildiği, bu nedenle senetteki bedelin tanzimi sırasında kavram karışıklığı nedeniyle senetteki yazı ile gösterilen bedelin, rakamla gösterilen bedelden bin kat fazla olduğu dikkate alındığında, bononun miktarının yazı ile bono metnine yazılırken "bin" kelimesinin maddi hataya dayalı olarak yazılmadığının kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince ve bölge adliye mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; dava konusu bononun bedel hanesinde ''212.000'' yazılı iken, yazı ile bedel hanesinde "İKİYÜZONİKİ(İŞARET)TL'' yazması sonucu rakamla yazılı bedel hanesi arasında farklılık oluştuğu, bu durumda yazı ile yazılan bölümün bononun bedeli olarak kabulünün 6762 sayılı Kanun'un 588 inci maddesi hükmü gereği olduğu, bu hükmün emredici bir hüküm olduğu, ayrıca kambiyo hukukunun şekli bir hukuk olduğu, bölge adliye mahkemesince bu kanun maddesi gereği bir karar verilmesi gerekirken, bu kanun hükmü gözardı edilmek suretiyle, bu durumun maddi hataya dayalı olduğunun kabul edilerek ve hayatın olağan akışı kavramına dayanılmak suretiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, sonuç olarak direnme kararının bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir." denildiği,
Somut olayda, bono metninde yazı ve rakama ilişkin kısımlarda farklılık olduğunun sabit olduğu, davacı tarafın bu farklılıktan kaynaklı fazla kısım yönünden borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği 6102 sayılı TTK 778/2-c göndermesi ile TTK. 676/1 md uyarınca bedel hem yazı hemde rakam ile gösterilip te iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile gösterilen bedel üstün tutulacağının belirtildiği bununla birlikte 67TL ticari ilişki için senet düzenlemesinin ve buna kefil olunmasının senedin düzenlendiği tarih ile vade tarihi arasında 5-6 aylık zaman konulmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, 67TL'nin bin katı kadar miktar için bono düzenlemesinin ise hayatın olağan akışına daha uygun olduğu, emsal yargı kararlarında kanun hükmüne rağmen sıkı şekilciliğin aranmadığı birlikte değerlendirilerek açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan menfi tespit davasının reddine
2- İİK 72/5 madde şartları oluşmadığından davacıların tazminat talebinin reddine
3- İİK72/4 madde şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 1.143,05.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 873,20.-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
7-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair davacılar vekilinin ve davalı taraf vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/10/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır