T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/541 Esas
KARAR NO: 2023/569
DAVA: İpoteğin Fekki
DAVA TARİHİ: 10/03/2020
KARAR TARİHİ: 20/06/2023
KARARIN YAZIM TARİHİ : 22/06/2023
Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı esasında açılan ve anılan mahkemece verilen 14/10/2020 tarihli karara karşı yapılan vaki istinaf itirazı üzerine İstanbul BAM ... HD'nin 29/09/2022 tarihli ... E. ... K.sayılı ilamıyla kaldırılarak aynı mahkemeniz ... sayılı esasına kaydedilen dava dosyasından verilen 07/11/2022 tarihli karar ile görevsizlik kararı verilerek Bakırköy .... ATM'ye tevzi olunan ve ... sayılı esastan verilen 29/05/2023 tarihli mahkememizin ihtisas mahkemesi olması nedeniyle gönderme kararı sonucu mahkememizin ... sayılı esasına kaydedilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi .... Köyü ... ada ... parsel ... nolu bağımsız bölümün banka lehine teminat amacı ile tesis edilen 27/01/2016 tarih ... yevmiye nolu 1.070.000 TL bedelli ipoteğin davalı eş ... tarafından üçüncü şahıs yararına verildiğini, ipoteğin kefalet niteliğinde olduğu, borçlu ile taşınmaz malikinin aynı kişi olmadığını, kefalete ilişkin ipotek sözleşmelerinden kefilin sorumlu olduğu azami miktarın kefalet tarihinin müteselsil kefil olunması hallerinde sözleşmede bu sıfatla ve bu anlama gelen bir ifadenin kefilin kendi el yazısı ile belirtmesinin zorunlu olduğu, bu durumun eşin rızasının alınmasının açıkça bir gereklilik olduğunu ortaya koyduğunu, aynı hususun MK193 Borçlar Kanunu 603 maddesini de teyit ettiğini, banka lehine ... adına kayıtlı olan taşınmazın ...ın kardeşinin sahibi olduğunu ... ve Ticaret Limited Şirketinin ticari kredi sözleşmesinden dolayı teminat niteliğinde ipotek verildiğini, bu ipoteğin verilebilmesi için yukarıda açıklanan nedenlerle davacı eşi rızasının gerektiği, eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça ya da yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceğini, Yargıtay uygulamalarının da bu hususu teyit ettiğini açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı olarak tesis edilen ipoteğin kaldırılmasına ve varsa kefillik sözleşmesinin iptaline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle; banka lehine ipotek tesis etme işleminin bankacılık işlemi niteliğinde olduğunu, bu nedenle davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, diğer davalı ...'ın dükkan niteliğinde olan taşınmazı 27/01/2016 tarihinde banka lehine ipotek verdiğini, banka ile ... arasında hiçbir şekilde kefalet ilişkisi kurulmadığını, bu nedenle talebin yersiz olduğunu, işlemin sadece bir ipotek işlemi tesisi olduğunu, tapudaki kayıtların bu hususu teyit ettiğini, eşin rızasını arayan hükümlerin tarafları arasında yapılan işlemin ayni teminat sözleşmesi kapsamında olduğunu durumlarda gerekmediği yönünde pek çok karar bulunduğunu, taşınmazın da bir aile konutu olmadığını, asma katlı dükkan olarak gözüktüğünü, açıklanan nedenlerle davanın görevsiz mahkemede açılmış olması nedeniyle usulden reddine, aksi kanaat halinde ise şartları oluşmayan adli yardım talebinin reddi ile davacıya harcın tamamlattırılmasına karar verilmesine, eksik harcın tamamlanmaması durumunda haksız ve mesnetsiz davanın usulden reddine, aksi kanaat halinde ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalının cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
Ön inceleme duruşması yapılmasından önce banka tarafından taşınmaz üzerindeki ipoteğin fek edildiği ve ipoteğin tapudan terkininin sağlandığı, davacı vekilince verilen 12/10/2020 tarihli dilekçeyle ifade olunmuş, davalı vekili davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, eşin rızasına gerek bulunmadığını ve ipoteğin iş bu davanın açılmasından sonra kaldırıldığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Tapu kayıtları, ipotek işlemi ve delil niteliğindeki tüm bilgi ve belgeler dosya içine alınmıştır.
Bu doğrultuda yapılan değerlendirmede davalılardan ...'ın üçüncü şahsın kullanmış olduğu ticari krediden dolayı dava konusu bağımsız bölümün kredinin teminatı olması açısından banka yararına 27/01/2016 tarih ... yevmiye numaralı işlemle 1.070.000 TL tutarlı ipotek verdiği lehtarın yapı kredi bankası olduğu, söz konusu ipotek işleminin ticari kredi sözleşmesinin adeta kefaleti durumunda olduğunu, bu durumda davalı ...'ın vermiş olduğu ipotek işlemine eşi olan davacının onayının alınması gerektiği, ancak bu işlemin yapılmadığı, bu nedenle iş bu davanın ikame edildiği, davanın ikame edilmesinden sonra davalı bankanın taşınmaz üzerindeki ipoteğin fek edilmesine dair işlemi gerçekleştirdiği ve tapu kaydının üzerindeki ipoteğin kaldırıldığı, davanın açılmasından sonra kaldırılmış olmakla yargılama giderlerinden davalılardan bankanın sorumlu olması gerektiği, diğer davalı ...'a iş bu davada husumet yöneltilemeyeceği anlaşılmış, ipoteğin terkin edildiği bu nedenle davanın konusuz kaldığı belirlenmekle aşagıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Dava konusu edilen ... bulunan ... ada ... parsel ... Blok ... kat ... numaralı bağımsız bölüm üzerine ipoteğin davalı banka tarafından dava tarihinden sonra terkin edildiği belirtilmekle dava konusuz kaldığından hüküm tesis edilmesine yer olmadığına,
2-Alınması gerekli 179,90 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL harç mahsup edilerek bakiye 9,12 TL'nin davalı bankadan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 170,78 TL peşin harç gideri ve 54,40 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 225,18 TL harç gideri ile 222,00 TL tebligat posta gideri olmak üzere iki kalem gider toplamı olan 447,18 TL yargılama giderinin tahsilde tekerrür etmemek üzere davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı banka tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT m.6/1 uyarınca dava dosyasında ön inceleme yapılmadığı ve yine davacının adli yardım talebine ilişkin olarak değerlendirme yapılmamış olması ve harcın 10.000,00 TL üzerinden yatırıldığı anlaşılmakla 4.600,00 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür etmemek üzere davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine,
6-Bakiye avansın karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde İstanbul BAM'da ilgili hukuk dairesinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/06/2023
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Yazı İşleri Müdürü ...