T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/11 Esas
KARAR NO : 2024/333
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak)
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ : 22/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Kredi sözleşmesi davalı banka ile asıl borçlu ... Lastik Ltd. Şti. arasında imzalanmış olduğunu, müvekkilinin bu sözleşmede yalnızca kefil sıfatıyla yer aldığını ve ayrıca sözleşmeye konu asıl borcun tamamını ödendiğini, davalı muhatap bankanın, ... Blv. No:48, 34920 Sultanbeyli/İstanbul adresinde bulunan Sultanbeyli Şubesi ile .... Lastik Ltd. Şti. arasında tahminen 2005-2009 yıllarında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi'nde müvekkili ...kefil olarak yer aldığını, imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'ne istinaden davalı banka tarafından asıl borçluya kredi kullandırılmış ve çek koçanı teslim edildiğini, bu durum neticesinde Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca davalı bankanın olası riskleri için banka tarafınca müvekkilinden temlik alındığını; müvekkilinin ... ada-... parsel 10 nolu Başakşehir/İstanbul'daki dubleks iş yeri niteliğindeki taşınmazına "1.960.000-TL değerinde 24/04/2007 T.... Yev. Numaralı ipotek tesis edildiğini, asıl borçlu olan .... Lastik. Ltd. Şti. yönünden bir temerrüt veya bir muacceliyet durumu hiçbir zaman söz konusu olmadığını; Genel Kredi Sözleşmesi'nin sözleşmeden doğan tüm kredi bedeli davalı bankaya ödendiğini, dolayısıyla davalı bankanın verdiği gayrinakdi kredilerden kaynaklanan bir asıl borçtan söz edilemeyeceği ve işbu durumun belge ve kanıtlarla ortaya çıkacağı gibi; davalı bankanın yine aynı sözleşmeye istinaden verdiği çek yapraklarından doğan sorumluluk bedelini müvekkilinin taşınmazı üzerinden depo etmesinin haksız olduğunu, Üç Köşeli Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi, müvekkili ile davalı taraf Sultanbeyli Şubesi arasında; .... Nolu hesap uyarınca, 2005-2009 tarihleri aralığında yapıldığını, iş bu sözleşme, bir kambiyo taahhüdü olmayıp; yalnızca çekin “karşılıksız” çıkması durumunda hamile ödeme taahhüdünü ifade ettiğini, davaya konu 56 çek, 2009 yılında keşide edilmiş olup, hiçbir çek bankaya ibraz edilmemiş ve dolayısı ile bu çeklere banka tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla; davanın kabulüne, müvekkilinin kayıtlı ... ada-2 parsel 10 nolu Başakşehir/İSTANBUL taşınmazdaki 24-04-2007 tarih ... yevmiye numaralı haksız ipoteğin terkinine, müvekkilinin ticari hayatı sırasında uğramış olduğu maddi zararların giderilmesi amacıyla dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile bilirkişilerce yapılacak tespit sonucunda bedel arttırım dilekçesi ile arttırmak üzere şimdilik 100,00-TL maddi tazminata, yargılama harç ve giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; Dava açılmadan önce zorunluğu arabuluculuğa başvurulmadığından davanın usulden reddini talep ettiklerini, müvekkili banka tarafından 11/01/2024 tarihinde tapu müdürlüğüne yazı yazılarak davaya konu ipoteğin fek edilmesi sağlandığını, huzurdaki davanın konusuz kaldığını, davacının maddi zararının söz konusu olmadığını, davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Başakşehir Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü'nden celp edilen 10/01/2021 tarihli tapu kayıtları incelendiğinde; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, 10 bağımsız nolu, cilt/sayfa No:159/15719, 65.292,50 m2 yüz ölçümlü tapu kaydının celp edildiğini, incelendiğinde alacaklısının .... Bankası A.Ş., borçlusunun ... oğlu ... olan 1.960.000-TL değerinde 24/04/2007-7049 tesis nolu ipotek şerhinin bulunduğunu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İş bu dava, ipoteğin fekki ve ipoteğin fek edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir.
İpoteğin Fekki Talebine İlişkin olarak;
Somut olayda, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, 10 nolu bağımsız bölüm üzerine davalı banka lehine ipotek tesis edilmiş ve bağımsız bölüm davacı tarafından ipotekle yükümlü olarak satın alınmıştır. Dava açılmadan önce davacı tarafından davalı bankaya gönderilen Büyükçekmece ....Noterliği'nin 25/12/2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ipotek borcunun kalmadığını ve ipoteğin kaldırılmasını bankaya bildirilmiştir. Söz konusu ihtarnamenin davalı bankaya ulaştığı, ancak ihtarnameye rağmen dava açılış tarihine kadar ipoteğin kaldırılmadığı anlaşılmıştır. Ancak dava açıldıktan sonra, ön ön inceleme duruşması yapılmadan önce davalı banka tarafından ipoteğin fek edildiği anlaşılmıştır. Bu sebeple ipoteğin fekki talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 331 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmeder. Davacı tarafından dava tarihinden önce davalı bankaya ihtarname gönderilmiş olup ihtarnamedeki talep olumsuz sonuçlandığından davacı eldeki davayı açmak zorunda kalmıştır. Bu durumda davanın açılmasına davalı banka sebebiyet verdiğinden davacı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2022/7-1201 Esas ve 2023/1204 Karar sayılı ilamı)
Tazminat Talebine İlişkin Olarak;
Somut olayda; davacı tarafından, davalı banka tarafından ipoteğin fekki gerekmesine rağmen fek edilmemesi nedeniyle zarara uğranıldığı iddia edilmiştir.
01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5'inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre;
"Madde 5/A - (1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile,
"Dava şartı olarak arabuluculuk,
Madde 18/A - (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Somut olayda dava dilekçesi ve ekli evrakların incelenmesinde; TTK nun 3.kitabında düzenlenen kıymetli evrakla (TTK madde 645-849) ilgili ticari davalar mutlak ticari dava niteliğinde olup, talep tazminat istemine ilişkin olması nedeniyle TTK nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabidir. Ancak davacı tarafından arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden, tazminat talebine ilişkin davanın reddine karar verilmiş aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafın ipoteğin fekki talebi hakkında davanın konusuz kalması sebebiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Davacı tarafın ipoteğin fek edilmemesi nedeniyle uğramış olduğu zararın tazmini talebinin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/2 yollaması ile TTK 'nun 5/A maddesi ve HMK'nun 115/2.maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
3-İpoteğin Fekki Talebine İlişkin olarak; davacı duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 8.950,00-TL TL (AAÜT 6. Maddesi gereğince )vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Tazminat Talebine İlişkin Olarak; davalı duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 100,00-TL TL (AAÜT 6. Maddesi gereğince )vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 33.471,90-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 33.044,30-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/03/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ....
¸e-imzalıdır