T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/60 Esas
KARAR NO : 2024/579
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/01/2016
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :14/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/06/2014 tarihinde davalılardan ...'nin seck ve idaresindeki ... plakalı aracın yaya olarak karşıya geçmekte olan müvekkili ...'a geri geri gelirken çarpması ile kazanın meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin hastaneye kaldırıldığını, aracın geri geri gitmesinin yasak olduğu bir yerde ve kontrolsüz bir şekilde manevra yapması sebebiyle kazanın gerçekleştiğini ve bu sebeple sürücünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin bu kaza sonrası kalça kemiğinin kırıldığını ve ameliyat olduğunu, ameliyat gideri ambulans ve ilaç ücreti olarak 16.599,64-TL harcama yapıldığını SGK'dan ödeme alınamadığını beyan ederek; fazlaya ilişkin talep ev dava haklarını saklı tutmakla, şimdilik 16.899,64-TL maddi zararın davalılardan(.... Sigorta sadece maddi tazminattan ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsilini ve 30.000,00-TL manevi tazminatın yalnızca davalı ... den tahsil olunmak üzere,toplam 46.599,64-TL nin olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini, 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 4667 Sayılı Kanunla değişik 164/son fıkrası uyarınca karşı taraf vekalet ücretinin avukat olarak adlarına hükmedilmesini, alacağın teminat altına alınması bakımından .... plaka sayılı aracın aynına ve kaydına tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ...'ya yöneltilmesi gerektiğini, taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini, kazanın oluşumunun davacının iddiası gibi olmadığını, davacının kendi kendine düştüğünü, davalının herhangi bir kusuru olmadığını, davacının işgöremezlik ve maddi tazminata ilişkin taleplerinin yerinde olmadığını, davacının manevi tazminat talebinin de yerinde olmadığını, tedbir kararının yerinde olmadığını, kaza sonrası düzenlenen olay yeri basit krokisinin geçerli olmadığını belirterek;; davanın öncelikle usulden reddine, tedbir kararının kaldırılmasına, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle kusur durumunun tespitinin gerektiğini, zararın kanıtlanamaması halinde müvekkili şirketin sorumluluğun olmauacağını, müvekkili şirketin bakım ve tedavi giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, faiz talebinin haksız ve yersiz olduğunu, bununla ilgili olarakta davacının kendilerinden bir talepte bulunmadığını belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... yönünden davacı tarafça 14/06/2016 tarihli celsede davadan feragat edilmiş, davalı tarafça davanın ... sigortaya ve ...'ya ihbarı talep edilmiştir.
04/01/2017 tarihli dilekçede ve 22/09/2017 tarihli celsede maddi tazminat talebi davacı vekilince 16.911,82 TL olarak belirtilmiş beyanı okunup imzası alınmıştır.
DELİLLER : Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Trafik Kayıtları, Hastane Kayıtları, Kusur Yönünden Keşif ve Bilirkişi İncelemesi, Reçete ve Faturalar, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacının trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Tanık ... beyanında; davacı benim annemdir, ev hanımıdır, kazadan önce oldukça sosyaldi, ancak kaza nedeniyle yürüyemez oldu, halen bizim bakımızdadır, sırayla çocukları olarak biz bakarız, şu an itibariyle annem yürümekte güçlük çekiyor, topallıyor, rutin olarak kontrollerine gidiyor, bu olaydan sonra annem tansyon sorunu yaşamaya başladı, kazadan önce katarak ameliyatı olmuştu, bu olay o kontrollerini olumsuz etkiledi, (davacı vekilinin talebi üzerine ) kaza anında ben annemin yanındaydım, çarpan sürücü teyze cocuğum hasta onu d üşünürken oldu deyip apar topar kırık olma ihtimalini dikkate almadan annemi devlet hastanesine götürdü, orada yardımcı olunmadı, kendi olanaklarımızla başka hastaneye götürdük, anneme protez takıldı, l6 gün boyunca biz baktık, annemin yanında şu anda abim var, gündüzleri de biz ilgileniriz, (davalı vekilinin talebi üzerine ) kaza tarihinde annem 1940 doğumlu, olduğu için yaşını siz hesap ediniz, sigortadan para almadık, bilgim bu kadardır, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık .... beyanında; ben davacıyı tanımam kazaya konu araç sürücüsüydüm, olay günü işim olduğu için kardeşime verdim, kardeşim bana telefon etti taksinin arkasına bir kadının düştüğünü onu hemen Bakırköy e hastaneye getirdiğini bildirdi, kardeşimin daha önce araması olduğu için karakola gitmek zorunda kaldı, ben bu anlattıklarımı kardeşimin aktarmasından biliyorum, daha sonra davacı taraftan beni aradılar, (davalı vekilinin talebi üzerine soruldu ) , davacılar yaralı annelerinin ... hastanesinde 25.000.TL , 30.000.TL lik bir tedavisi olduğunu söyleyince ben kendilerine karşılayacak maddi gücümün olmadığını belirttim, davalı zaten yaşlı kendine yetecek vaziyette değil, aracını da ben kullanırım, araç sigortalıdır, (davacı vekilinin talebi üzerine soruldu ), benimle konuşan kişi annesinin devlet hastanesinde psikolojisinin bozulduğunu söylemişti, telefonda benimle konuşan hakaret etmedi ancak biz Diyarbakırlıyız şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... beyanında bana gösterilen tutanak altındaki imza bana aittir tam olarak hatırlamadığım tarihte sabah saat 9.00 sıralarında karakola yakın bir yerde bayanın bağırtı sesini duyduk dışarı çıktık, bir bayanın zarar gördüğünü gördük hatırladığım kadarıyla ticari taksi ayağına çarpıp zarar vermişti, hatırladığım kadarıyla biz olay yerine gittikten sonra taksi şöförü zarar görüne hastaneye götürdü, ben çarpmayı görmedim ses üzerine olay yerine gittim, çarptığı yer yakın olduğu için gitmiştir, olayın meydana geldiği yer karakola 20-30 metre yakınlıktadır, hatırladığım kadarıyla sabah saat 09:00 civarlarındaydı, zabıt tutanak altındaki imzalar bize aittir şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ...
Beyanında davacı ... benim annem olur, annem benim nişanımdan iki gün sonra trafik kazası geçirdi, ben kazayı görmedim.Kız kardeşim aradı biz hastaneye gittik. Bakırköy'de .... Hastanesi idi.Hastanede yaklaşık 8 saat bekledik, hemşireleri bulamadık, hastane tıklım tıklımdı.Yapılan tetkikler sonucu annemin kalça kemiğinin kırık olduğu söylendi ve ameliyat olacağı söylendi.16 gün sonra hastanede yer açılacağı bu süre zarfında koridorda beklememiz gerektiği ve ameliyetının 16 gün sonra yapılacağı söylendi.Annem 60 yaş üstü olduğu için ölüm riski vardı.Bu nedenle bir an önce ameliyat olması gerekiyordu.Ben sürücüyü ilk defa hastanede gördüm.O da masraffları ödemeye hazır olduğunu söylemişti.Biz ölüm kalım meselesi olduğundan dolayı annemi bir an önce ameliyat ettirmek için hastane araştırdık, Nişantaşında bulunan .... Hastanesinden annemi ameliyat ettirdik, yaklaşık 16 gün hastanede kaldık.Devlet hastanelerini de araştırmıştık, ancak yer yoktu.Annem bu süre zarfında çok acılar çekti.Benim evlilik hazırlıklarım vardı.Bu süre zarfında anneme ben baktım.Annemhastaneden çıktıktan sonra da kan sulandırıcı iğneleri vardı, bunları yaptırdık.Maddi ve manevi yönden yıprandık.Annemin morali çöktü, tek başına hiç bir iş yapamaz hale geldi, tek başına seyahat edemez ve evden çıkamaz hale geldi.Ayrıca annem kazadan sonra hacca gidecekti, gidemedi.Biz üç kız kardeş 17.000 TL.karşılığında ameliyatını yaptırdık.Annem şu an topallayarak yürümektedir. Ben kazayı görmedim.Ancak annem yaya halde iken aracın geri geri gitmesi sonucu anneme çarptığını duydum.Söyleyeceklerim bundan ibarettir şeklinde beyanda bulunmuştur.
Bilirkişi Dr. .... 02/07/2021 tarihli raporunda; "Dosya içeriğindeki, bilgi/belge, kroki, taraf ve tanık ifadeleri ve ayrıca yerinde inceleme sırasında taraf beyanlarına göre, söz konusu kazanın oluşumunda, .... plakalı araç ve sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğu, söz konusu kazanın oluşumunda, davacı ...'ın %50 oranında kusurlu olduğu, kanaatine varılmıştır." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Bilirkişi Dr. ... 22/06/2022 tarihli ek raporunda; "Dosya içeriğindeki, bilgi/belge, kroki, taraf ve tanık ifadeleri ve ayrıca kök rapor öncesi yerinde inceleme sırasında davacı taraf beyanlarına göre, söz konusu kazanın oluşumunda, ... plakalı araç ve sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'ın %50 oranında kusurlu olduğu, yani kök rapordaki kanaatin aynen geçerli olduğu, 20.04.2022 günü keşif esnasında, davacı yayanın beyan ettiği şekilde, kaldırımın üzerindeyken ... plakalı aracın sol arka tekerleğinin davacının ayağının üzerinden geçmesi, ile gerçekleşmiş olması durumunda, .... plakalı araç ve sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp .... İhtisas Kurulu'nun 28 Aralık .... tarihli adli tıp raporunda; "... kızı, 06.10.1940 doğumlu ...’ın 24.06.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 XII(11Ba-aa……….30)A %34 E cetveline göre %43 (yüzdekırküç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
SUT Uzmanı /acil Hekimi Bilirkişi Dr. ... 24/04/2024 tarihli raporunda; "Trafik kazası ile illiyetle olarak sonucu sağ femur fraktürü ve asetabulum fraktürü opere edilmiş protez konulmuş Sağ kalça hareketleri faber + abd 12 limitde add 12 limitde internal rotasyon 5 derecede eksternal rotasyon 15 derceede kısıtlı ağrı minimal operasyona ait skar gözlendi kas gücü kalça çevresi ve quadrisepsde 45 bulundu günlük yaşam aktiviteleri merdiven çıkmada zorluk ve uzun süren yürüyüşlerde artan şiddetli ağrı ve Sağ kalça parsiyel protezi Ortopedik eklem implantı Uygulanan kastanın ameliyatına ilişkin belgeli evraklarının incelenmesinde ve ... Hastanesi 25.06.2014 tarihli muayenesinde Ortopedi ve Travmatoloji femur boyun kırığı, kapalıtrafik dışı kazalarda diğer ve tanımlanmamış motorlu araçla çarpışmada neticesi neticesinde cerrahi hastanesine ambulansla gördürülen hastanın ameliyat ilaç tedavi giderlerinin belgeli tedavi gideri olarak ;Davacının belgeli tedavi giderlerinin fazlaya dair haklarını saklı tutarak talep etmiş olduğu miktarın hukuki değerlendirmesi sayın mahkemeye ait olmak üzere ;Belgeli tedavi giderlerinin ödeme tarihi ve araç sürücüsünün %100 kusuruna göre ;Ameliyat masrafı 30.06.2014 tarihli 16.500 TL, ambulans masrafı: 24.06.2014 tarihli 280 TL, ilaç masrafı 10.07.2014 tarihli 131,82 TL bedelli eczane ilaç gideri olmak üzere toplamda 16.911,82 TL olarak hesap edilmiş olduğuna dair görüş ve kanaatimi içerir iş bu raporu sayın mahkemenin takdirlerine arz ederim." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu ve ek raporu, Adli Tıp Kurumu raporu içeriğine göre; 24/06/2014 tarihinde vefat eden davalı ...'nin sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın yaya olarak karşıya geçmekte olan davacıya çarpması ile kaza meydana gelmiş olup hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 138. Maddesini ve Karayolları Trafik Kanunu'nun 68. Maddesini ihlal etmesi nedeniyle %50, araç sürücüsünün ise Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 101/b. Maddesini,137.maddesini ve Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/b maddesini 67. maddesini ihlal etmesi nedeniyle %50 oranında kusurlu oldukları anlaşılmış, bilirkişi ek raporuna davacı tarafça davalının %100 kusuru ispatlanamadığından, dinlenen tanıklarca da görgüye dayalı beyanda bulunulmadığından ek bilirkişi raporuna itibar edilmemiş olup, Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca düzenlenen raporda davacının %43 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği tespit olunmuştur.
25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasa'nın 59. maddesiyle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Kanun'un geçici 1. maddesiyle de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları sebebiyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20 'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği," öngörülmüştür. Dava tarihi 21/01/2016 olduğuna göre, belgeli tedavi giderlerinden SGK sorumludur. Ancak, dava açıldığı tarihte yürürlükte bulunan anılan yasa gereği belgeli tedavi giderlerinden SGK sorumlu olup maddi tazminat talebi bakımından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı .... yönünden davadan feragat edildiği görülmekle bu davalı yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat yönünden mahkememizce yapılan değerlendirmeye göre ise TBK’nın 56. maddesi hükmüne göre; hakimin özel halleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır yine 22.06.1966 tarihli ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda hakim manevi tazminat miktarında takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermesi gerektiği vurgulanmıştır.
Dosya kapsamında alınmış bulunan kusur raporu, maluliyet raporu ve Hukuk Genel Kurulu'nun 28.05.2003 gün 2003/21-368-355; 23.06.2004 gün 2004/13-291-370 sayılı kararları gözetilerek ve de 6098 sayılı TBK 56 göz önüne alınarak davacı için 15.000,00 TL, manevi tazminatın uygun olacağı mahkememizce değerlendirilmekle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın davalı .... yönünden feragat nedeniyle reddine,
2-Maddi tazminat talebi bakımından davanın reddine,
3-Manevi tazminat talebi bakımından davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL tazminatın haksız fiil tarihi olan 24/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... mirasçıları olan ..., ..., ..., ....'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Alınması gerekli 1.024,65 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 795,85 TL harcın mahsubuyla bakiye 228,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 25,20 TL başvurma harcı, 795,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 821,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 7.187,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 2.298,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Maddi tazminat yönünden AAÜT gereğince hesap edilen 16.911,82 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Manevi tazminat yönünden AAÜT gereğince hesap edilen 15.000,00 TL ücreti vekaletin davalılar ..., ..., ..., ... den alınarak davacıya verilmesine,
9-Reddedilen manevi tazminat yönünden AAÜT gereğince hesap edilen 15.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılar ..., ..., ..., ... den alınarak verilmesine,
10-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve Davalılar ..., ..., ..., ... vekilinin yüzünde, diğer davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır