T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/1072
KARAR NO: 2019/431
DAVA: İpotek (Tescil İstemli)
DAVA TARİHİ: 15/04/2016
KARAR TARİHİ: 02/05/2019
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/05/2019
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili özetle; davalıya ait ... İli .... İlçesi ... Mahallesi ... Ada .... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaat yapılması amacıyla davalı ve dava dışı ... Ltd. Şti. arasında anlaşma yapıldığını, yapılan anlaşma uyarınca yapının tüm ahşap işlerinin dava dışı .... ile anlaştıklarını, adı geçen Eyyüp Motorlu araçların ise yapının kapılarının imalatını müvekkiline verdiğini, müvekkilinin özel üretim kapılarını hazırlayarak 21/01/2016 tarihinde teslim ettiğini ancak işveren olan .... araçların ödeme yapmadığını, müvekkilinin adı geçenden 329.116,70 TL alacağı bulunduğundan söz konusu taşınmaz üzerine TMK. nun 893/3 maddesi uyarınca inşaatçı ipoteği tesciline yönelik olarak TMK. nun 1011. maddesi gereği geçici tescil şerhine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ... cevabında, davacı şirket ile bir akdi ilişkisinin olmadığını, ihaleyi alan dava dışı ...Şirketi ile yapılan sözleşmenin 15.1 maddesi uyarınca işin tamamının kendisi tarafından yapılması gerektiğini, işin alt taşeronlara yaptırılmasının mümkün olmadığını, burada yüklenicinin sorumlu olduğunu, TMK'nın 893/3 koşullarının oluşmadığını, şahsi nitelikte varlığı tartışmalı alacak için geçici tecil şerhi istenemeyeceğini, 3 aylık hak düşürücü sürenin geçtiğini, sözleşmenin nispiliği gereği davalının sorumluluğun söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememize ait 17/11/2016 gün ve .... esas .... karar sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 10/10/2017 gün ....esas ....karar sayılı ilamı ile bozulmakla dosya mahkememize intikal etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 10/10/2017 gün .... esas ...karar sayılı ilamında, "...4721 sayılı TMK'nın 893/3 ve 895. maddeleri hükmü uyarınca taşınmaz maliki ile alt yüklenici arasında doğrudan eser sözleşmesi ilişkisi bulunmasa bile taşınmaz maliki, alt yüklenicinin dava dışı yükleniciden olan yapı alacaklarından dolayı kanun gereği sorumlu olup ipotek vermekle yükümlüdür. Mahkemece, taşınmaz malikinin ipotek yükümlülüğünün akdi ilişki dışında, kanun gereği sorumlu olduğu nazara alınarak yapı sahipleri yönünden yapı alacaklısı ipoteğinin tesciline yönelik geçici tescil şerhi tesisinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığını değerlendirerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay .... Hukuk Dairesi 21.04.2016 gün, ...Esas, .... Karar sayılı kararı) Yapılan açıklamalara göre mahkemece davanın esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır..." şeklinde karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememizce Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda mimar, mali müşavir ve inşaat mühendisi bilirkişilerinden 28/01/2019 havale tarihli bilirkişi heyet raporu alınmış, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli görüldüğünden rapora itibar edilmiştir.
GEREKÇE:
Dava, TMK'nın 893/3. maddesine göre inşaatçı ipoteğinin tesciline yönelik olarak aynı kanunun 1011. Maddesi hükmü uyarınca Geçici Tescil şerhi tesisi talebine ilişkindir.
İbraz edilen davalı ile yüklenici dava dışı .... Ltd.Şti arasında tanzim olunan 02/09/2013 tarihli İstanbul ... Konutları .... Etap, ... kısım Konut, Okul ile Ada içi Alt Yapı ve Çevre Düzenleme inşaatları işi sözleşmesinin tetkikinde; 15.2 maddesinin "işin tamamı alt yüklenicilere yaptırılamaz. Alt yüklenicilerin yaptıkları işlerle ilgili sorumluluğu yüklenicinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmadığı, ve dava konusu taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı olduğu hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
HMK.nun 106.maddesi gereğince; tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmaktan hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması gerekmektedir. Yine aynı maddeye göre maddi vakalar tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz. Yukarıda belirtildiği üzere, eda davası açma hakkı varken tespit davası açmak için korunmaya değer bir hukuki yararın bulunması gerekmektedir. Dava konusu uyuşmazlığı gelince kanunlarda tespit davası açılacak istisnalardan bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yine dava konusu uyuşmazlık eda davası olarak açılması her zaman mümkündür. Eda davası açılacak yerde aynı talebin tespit davası olarak açılmasında korunmaya değer güncel bir yararın bulunmamaktadır. Bu haliyle davacının tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Kanuni ipotek tesisine ilişkin talebe gelince; TMK.nun 893.maddesinin 1/3 fıkrası gereğince bir taşınmaz üzerinde yapılan yapı veya diğer işlerde malzeme vererek veya vermeden emek sarf ettikleri için malzeme ve emek karşılığı olarak malik veya yükleniciden alacaklı olan alt yüklenici veya zanaatkarların kanuni ipotek hakkının tescilini isteyebileceklerdir. Aynı yasanın 895/2 maddesi gereğince yüklenilen işin tamamlanmasından başlayarak 3 ay içinde tescilin yapılması gerekmektedir ve aynı maddenin devam eden fıkrasında da tescilin yapılması için alacağın malik tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olması şarttır. Davanın, aleyhine yapı ipoteği tescil edilecek taşınmaz malikine yöneltilmesi gerekip malik dışındaki davalıların davanın taraf sıfatı bulunmamaktadır (Yargıtay ....HD'nin 19/11/2014 tarih ve .... Esas , ... Karar sayılı ilamından belirtildiği üzere).
Yukarıda belirtilen yasal düzenleme dikkate alındığında, malike karşı inşaatçı ipoteğinin tesisini talep etmek için, alacağın malik tarafından kabul edilmesi veya mahkemece hükme bağlanmış olması gerekmektedir.
TMK.nun 893 ve devamı maddelerinde belirtildiği gibi inşaat ipoteğinin tesisi üstlenilen işin tamamlanmasından itibaren 3 ay içerisinde istenilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; davacı taşeron şirket, davalı işsahibi .... A.Ş.'nin sahibi olduğu arsaya yapılan inşaatlarda dava dışı yüklenicilerle olan sözleşmesi kapsamında kapı imalatlarını yaptığını belirterek davalı adına olan taşınmazlar üzerine inşaatçı ipoteğinin tesciline yönelik, geçici tescil şerhi tesisini talep edilmiş olup, mahkememizce taşınmaz malikinin ipotek yükümlülüğünün akdi ilişki dışında, kanun gereği sorumlu olduğu nazara alınarak yapı sahipleri yönünden yapı alacaklısı ipoteğinin tesciline yönelik geçici tescil şerhi tesisinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığı hususları değerlendirilerek, yapılan incelemede, .... Ltd. Şti. ile ... arasında herhangi bir resmi sözleşme ve belgeye rastlanılmamış sadece faturaların ve sevk irsaliyelerinin....‘na kesildiği görülmüş, ayrıca teslim alan şahsın teslim almaya .... şirketi adına yetkili olduğuna dair bir belgeye rastlanılmadığı, bilirkişi heyeti tarafından mahallinde yaptırılan incelemede sonucunda, konutlarda kullanılan kapılarda herhangi bir imalatçı firma markasına rastlanılmadığı, taşınmaz malikinin ipotek yükümlülüğünün akdi ilişki dışında, kanun gereği sorumlu olduğu nazara alınarak yapı sahipleri yönünden yapı alacaklısı ipoteğinin tesciline yönelik geçici tescil şerhi tesisinin yasal koşullarının oluşmadığı, TMK. 895/3 maddesine göre, Tescilin yapılması için alacağın malik tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olmasının şart koşulduğu, malikler tarafından alacağın kabul edildiğine dair delil bulunmadığı, icra takibininde infaz aşamasında olmasının kanunda belirtilen yasal koşulları sağlamadığı, dosyada toplanan tüm deliller ve dosya kapsamına göre TMK. 893/3 madde gereğince inşaat ipoteği tesisi amacıyla açılan davanın, alacağın TMK 895/3 madde ön görülen şekilde malik tarafından kabul edilmediği gibi alacağın mahkeme ilamına dayanmadığı anlaşılmakla yasal koşulları oluşmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Yasal koşulları oluşmadığından davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 44,40 TL harçtan peşin alınan 5.620,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.576,10 TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip istem halinde davacıya iadesine,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 2.725,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Dair karar, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342. Maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/05/2019
Başkan ...
¸(e-imzalıdır)
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
Katip ...
¸(e-imzalıdır)