T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/1142 Esas
KARAR NO : 2024/763
DAVA : Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/12/2017
KARAR TARİHİ : 10/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01/06/2016 tarihli ve 18/01/2017 tarihli iki adet sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeler ile "... ve ... ile ortak uçuş yaptığı havayolları ile seyahat eden yolcuların .... Havalimanından ve .... Havalimanına çevre illerden ve ilçelerden otobüs ile ulaşımlarının sağlanması" işinin yapılması için anlaşıldığını, müvekkilinin üzerine düşen tüm edimlerini yerine getirdiğini, taşıma seferlerinin davalıdan kaynaklanan nedenlerle başlamadığını, seferlerin başlanmaması nedeniyle davalıya Adana .... Noterliği'nin 12/05/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye cevap alınamaması üzerine taraflarınca şirket personellerinin iş akdinin feshi ve şirket mallarının tasfiyesi yoluna gidildiğini, personellerin işten çıkartıldığını, Adana .... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... Değişik İş sayılı dosyasında delil tespiti yapılarak araçların halihazır durumunun tespit edildiğini, daha sonrasında delil tespiti gerçekleştirilen araçların da satıldığını ve araçların alımı için çekilen kredilerin de kapatıldığını, müvekkili şirketin zarara uğradığını, davalı tarafın kusuru ve hukuka aykırı davranışı ile sözleşme şartlarını yerine getirmemesi sebebiyle kar mahrumiyeti ve munzam zararın hesaplanarak müvekkiline ödenmesi gerektiğini beyanla şimdilik 100.000,00 TL tazminatın ihtarnamenin keşide tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin ilişkisi karşılıklı borç yükleyen (sinallagmatik) sözleşme olduğunu, davacı tarafın borcu araçlarıyla müvekkili şirketin yolcularını taşımak iken, müvekkili şirketin borcunun da taşıma işlemi mukabilinde sözleşmede belirlenen tutarı ödemek olduğunu, davacının kendi yükümlülüğünü yerine getirmediğini, akdin gereği olan taşıma hizmetinin başlamadığının açık olduğunu, davacı taraf kendi borcunu ifa etmeden müvekkili tarafın borcunu ifa etmesinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmeyi fesheden davacının hem müspet zararını hem de menfi zararını talep edemeyeceğini, davaya konu sözleşmeyi davacının feshettiğini dolayısıyla ancak ve ancak menfi zararını talep edebileceğini, davacının satın aldığı araçları ve çalıştırdığı personelle ilgili herhangi bir talepte bulunamayacağını, basiretli bir iş adamı gibi davranma sorumluluğuna aykırı davrandığını beyanla davanın reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinin ifa edilememesi nedeniyle oluşan bir kasım menfi ve müspet zararların tazminine ilişkindir.
Adana ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş sayılı dosyasında alınan 28/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda "..,...,..,...,.... plakalı 5 adet otobüsün faal, sağlam ve hizmete hazır halde oldukları tespit edildiği, tüm otobüslerin yeni ve kat ettikleri kilometre bilgilerinden hemen hemen hiç kullanılmamış olduklarını, otobüslerin ön yüzlerinde kırmızı harflerle "..." yazdığını, tüm otobüslerin sol ve sağ yanlarında "..." yazılı ve .... uçağının kuyruğunun göründüğü kırmızı/beyaz giydirmelerin mevcut olduğu" tespit edildiğini bildirmiştir.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Mahkememiz tarafından alınan 25/01/2019 havale tarihli heyet bilirkişi raporunda; davalı tarafından sözleşmenin örtülü olarak feshedilmesi nedeniyle davacının sadece 01/06/2016 tarihinden sonra işe aldığı personel için yapmış olduğu toplam ödemeler tutarının 29.294,97 TL'lik kısmını davalıdan menfi zarar olarak talep edebileceğini bildirmişlerdir.
Mahkememiz tarafından alınan 17/01/2020 havale tarihli heyet bilirkişi ek raporunda; davacının 2016 ve 2017 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğunu, davacının ticari defterlerine göre; dava tarihi (13.12.2017) itibariyle davacının davalıdan 5.664,00 TL alacaklı olduğunu, davalının 2016 ve 2017 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğunu, davalının ticari defterlerine göre; dava tarihi (13.12.2017) itibariyle davalının davacıya borcunun bulunmadığını, davacının söz konusu davalı ile olan sözleşme gereği iddia etmiş olduğu tüm harcama kalemlerinin toplamının 310.743,40 TL olduğunun hesap edildiğini ancak, iddia edilen harcamalar toplamının davalı ile olan sözleşme için yapıldığının söylenemeyeceğini, davacıya karşı davalının bu yönde bir talimatı veya bu harcamaları tekeffül etmesi gibi bir durum dosya kapsamı ve sözleşme çerçevesinde sabit olmadığını, davacının 60 günlük yoksun kalınan kazanç olarak hesaplanabilecek tazminatı ancak dava ve talep edebileceği, bununla birlikte davacının dava dilekçesinde bu yönde bir talebi olmadığı gibi talep edilmiş olsa dahi davacının sınırlı dönem ve tek kuruma yapılmış satışları nedeniyle geçmiş dönem karlılıklarının sağlıklı bir sekilde hesaplamaya elverişli olmadığını bildirmişlerdir.
Mahkememiz tarafından yeni bilirkişi heyetinden alınan 29/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda; müspet zararlar kapsamında, davacının eğer sözleşme gerçekleşmiş olsaydı, elde edeceği karın, yine sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle yaptırmış olduğu tespit, ihtar ve dava masraflarını talep edebileceğini, ihtar, tespit masraflarına ilişkin dosyasına belge ibraz edilmediğini, dava masraflarının huzurdaki dava sonuçlanınca hüküm altına alınacağını, kar kaybı yönünden ise taraflar arasında kurulan sözleşmenin 3 yıl süreli olduğunu ancak Yargıtay'ın içtihatları gereğince, kar kaybında davacının ikame bir işi bularak yatırımını burada kullanabileceği makul sürenin dikkate alınması gerektiğini, işin hacmi ve niteliği dikkate alınarak davacının ikame/benzer işi bir yıl içinde bulabileceğinin düşünüldüğünü, bu bir yıllık makul süre yönünden talep edilebilecek kar kaybı tutarının 249.780,00 TL olarak hesap ve tespit edildiğini, bununla beraber Sayın Mahkemenin kanaatinin 3 yıllık sözleşme süresi yönünden davacının kar kaybını talep edilebileceği yönünde kanaat hasıl olması halinde ise, bu tutarın 962.280,00 TL olarak hesap ve tespit edildiğini, Sayın Mahkemece yapılacak hukuki değerlendirmede davacının menfi zararlarını talep edebileceği yönünden kanaat hasıl olması halinde ise davacının sözleşmenin ifa edileceği umuduyla yapmış olduğu tüm giderler ile ikame bir iş fırsatının kaçırılması nedeniyle oluşan zararın (muhtemel kazanç kaybının) bu zarar kapsamında değerlendirileceğini, kaçırılan iş fırsatı yönünden de, yukarıda kar kaybı hesabında olduğu gibi burada da davacının benzer bir işi bulacağı makul sürenin dikkate alınarak, bu süre için hesaplama yapılması gerektiğini, davacının almış olduğu 5 adet otobüs yine dava konusu işe benzer bir iş yapacağı dikkate alınarak dava konusu sözleşme konusu iş için elde edeceği kazancın aynı zamanda muhtemel başka bir iş kazancında da dikkate alınabileceğinin düşünüldüğünü, bu itibarla bir yıllık muhtemel işin kaybedilmesi nedeniyle uğranılan zararın da 249.780,00 TL olarak dikkate alınabileceğini, talep konusu olabilecek personel giderlerinin 35.362,93 TL, araçların kasko, ZMMS, MTV, araç giydirme ve kameralar için yapılan masrafın ise, 51.789,10 TL olarak hesap ve tespit edildiğini, bakanlığa ödenen yetki ve D1 belgesi için ödenen bedelin 2016 yılına ilişkin olan kısmı mahsup edilerek kalan kısım yönünden oluşan zararın ise 402.279,00 TL olarak hesap ve tespit edildiğini, buna göre muhtemel işin kaçırılması nedeniyle oluşan kar kaybı ve diğer masraflar dahil oluşan zarar toplamının 789.211,03 TL olarak hesap ve tespit edildiğini, bu noktada tarafımızca oluşan kanaat ikame bir işin bulanabileceği makul bir yıllık süre için kar kaybı istenebileceği yönünde ise de, neticede takdir Sayın Mahkemeye ait olduğundan sözleşme süresi olan 3 yıllık süre için muhtemel ikame iş fırsatının kaçırılması nedeniyle oluşan zararın istenebileceği yönünde kanaat hasıl olması durumunda ise bu tutarın 1.501.711,03 TL olarak hesap ve tespit edildiğini bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında iki adet yolcu taşıma yetkilendirme sözleşmesinin imzalandığı, işe başlama tarihinin gerekli ruhsat ve izinlerin alınmasından itibaren yedi gün olarak kararlaştırıldığı, sözleşmede ....'e herhangi bir gerekçe göstermeksizin altmış gün önce bildirilmek şartıyla tek taraflı fesih hakkının tanındığı, taraflara karşılıklı borç yükleyen sözleşmede ifanın başlamadığı, davacı tarafından gönderilen ihtarnamelere de davalı tarafından cevap verilmediği, bu durumda davalı tarafından geçerli bir sebep göstermeksizin ifanın gerçekleşmediğinin kabul edilmesi gerektiği, davacı tarafından haklı nedenle sözleşmeden dönüldüğü, dava dilekçesinde menfi ve müspet zararların talep edildiği, işe başlamayan davalının temerrüde düştüğü, davacı tarafından sözleşmeden dönülmesiyle birlikte ancak menfi zararların talep edilebileceği, bununla birlikte taşıma işleriyle uğraşan ve tacir olan davacının sırf bu sözleşme nedeniyle yapmış olduğu giderlere yönelik zarar iddiasını ispatlayamadığı, araç alımı, personel istihdamı, izin belgesi gibi hususlarının davacıya ait ticari işletmenin iştigal konuları olduğu, sözleşmede davalıya sebep göstermeksizin fesih hakkının da tanındığı, mahkememizce bu doğrultuda hazırlanan 17/01/2020 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli kabul edildiği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın reddine,
Alınması gerekli 427,60 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.707,75 TL harcın mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 1.280,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça posta, tebligat gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 1.225,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır