T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/233
KARAR NO: 2019/550
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 08/04/2019
KARAR TARİHİ: 30/05/2019
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/06/2019
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacılar vekili özetle; müvekkillerden ...’in, davalı şirketin kurucu ortağı olduğunu, diğer müvekkil ...’nin ise davalı şirkette ortak olduğunu, Müvekkil ...’ in yaşının ilerlemesi sebebiyle, şirket işlerinden fiilen uzaklaştığını, şirketin tüm idaresini oğlu ....e bıraktığını, diğer müvekkil ...’nin de babanın ısrarı ve talebi üzerine, şirketin tüm işleri ve idaresinin ...’ e bırakılmasına katlanmak zorunda kaldığını, ....’ in 2014 yılında şirketin zararda olduğu, ödenecek kredilerin bulunduğu, bu kredilerin aylık ödemelerini dahi yapamayacaklarını, ancak şirkete ortak olmak isteyen merkezi British Virgin Islands olan .... Ltd. unvanlı şirketin ortağı ve ....in arkadaşı olan ....ün, davalı şirkete ortak olmak istediğini, şirkete sadece ihtiyacı olan sermayeyi koymakla yetinmeyip, ayrıca emisyon primi de ödeyeceğini, böylece şirketin zor durumdan kurtularak büyük bir sıçrama gerçekleştireceğini beyan ederek, müvekkilleri rüçhan haklarını kullanmayarak sermaye artırımı yapmaya ve arttırılan sermaye miktarınca ihraç olunacak hisselerin ... Ltd. tarafından taahhüt ve ödeme sonrasında iktisap edilmesine ikna ettiğini, Bunun üzerine davalı şirketin, 28.09.2014 tarihinde ve 13.12.2014 tarihinde sermaye artırımı yaptığını, şirket sermayesinin 22.600.000 TL’ den önce 46.122.450 TL tutara bilahare 64.600.450 TL’na çıkarıldığını, ancak sermaye artırımına nakit olarak iştirak ettiği iddia edilen ... Ltd.’nin, sürekli olarak müvekkillerine kredi geri ödemesinin yapılamayacağı, şirketin zararda olduğu, sermayenin karşılıksız kaldığı şeklindeki korkutması neticesinde, bu şirketin müvekkillerin gerek şirketlerinin, gerekse şahsi mal varlıklarının teker teker ....Ltd. ortağı İbrahim Kölük’ün uhdesine geçmeye başlaması üzerine, müvekkillerin özellikle iddia olunan bu kadar sermayenin şirkete girmesine rağmen, niçin hala zararda olduğu, kredilerini geri ödeyemediğini sorgulamaya başladıklarını, nihayet ticaret sicili dosyasının incelenmesi üzerine, aslında .... Ltd. tarafından şirkete tek kuruşun sokulmadığı, şirket kayıtları üzerinde oynanmak suretiyle, şirkete para getirilmiş gibi gösterildiği, olmayan meblağların hesaplarda yani kağıt üzerine görünen iç kaynak adı altında sermayeye eklenerek, çıkarılan tüm hisselerin ... Ltd.’ ye verildiğini tespit ettiğini, davalı şirketin ve müvekkillerin, keza sair ortaklar ve alacaklıların daha fazla, keza geri dönülmesi imkansız zararlara uğramasının önüne geçilmesi için, şirkete yönetim kayyımı tayinini talep zarureti hasıl olduğunu ileri sürerek; tazminat ve sair her türlü fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere; davalı şirketin, 16.10.2014 ve 28.09.2015 tarihli genel kurul toplantılarında alınan sermaye artırımı kararlarının ve bu kararlara istinaden yapılan işlemlerin Türk Ticaret Kanunu, Yabancı Sermaye Mevzuatı ve kambiyo mevzuatının emredici hükümlerinin aykırı olması sebebiyle batıl olduğunun tespit edilerek, şirket sermayesi ve payların batıl işlemlerden önceki duruma döndürülmesini, şirketin ortaklar ve alacaklıların daha fazla zarara uğramasını önlemek amacıyla şirkete yönetim kayyımı atanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalı şirketin 28.9.2014 ve 13.12.2014 tarihli genel kurul toplantılarında alınan sermayenin artırılmasına dair kararların butlanına hükmedilmesi ve şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.
HMK'nun 310.maddesi uyarınca, feragat ve kabul hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Aynı Kanun'un 311.maddesi uyarınca da feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu kapsamda davacı asillerin kimlik tespiti yapılan 18/02/2019 havale tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini bildirdikleri, davalı vekilinin 08/03/2019 tarihinde UYAP sisteminde gönderdiği dilekçe ile feragati kabul ettiklerini, avukatlık ücreti taleplerinin bulunmadığını, kanun yollarına başvurulmayacağından kararın kesinleştirilmesini talep edildiği anlaşılmakla feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Yargıtay .... HD'nin .... esas.... karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda feragat nedeniyle davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 44,40 TL harçtan peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 15,20 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
5-Talep edilmediğinden davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına,
Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğ edileceği tarihten itibaren başlatılmak suretiyle 15 günlük yasal süresi içerisinde mahkememize sunulacak temyiz dilekçesi ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere oy birliği ile verilen karar tarafların yokluğunda açıkça okunup anlatıldı.30/05/2019
Başkan ...
¸(e-imzalıdır)
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
Katip ...
¸(e-imzalıdır)