T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/611 Esas
KARAR NO : 2024/474
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/12/2019
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/05/2024
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; Davacı ....'in, davalı şirketten 0 km araç olarak 2017 model ... aracı, aile aracı olarak kendi hususi kullanımı için satın aldığını, bunun ruhsatın kullanım amacı kısmında açıkça yazdığını, araç ile ailesi de yanında olduğu sırada .... güzergahı üzerinde, otobanda seyir halindeyken .... Köprüsü'nü geçtikten hemen sonra aracın kendiliğinden motor freni yaptığını ve aniden yavaşlayarak 25-30 metre kadar sonra kendiliğinden durduğunu, davacının içinde eşi ve çocukları da varken otobanın ortasında yaşanan bu olay sırasında davacı ....'in kendi çaba ve gayreti ile zorla aracı otobana çektiğini ve aracını çekici vasıtası ile yol ortasından aldırıp, davalı şirkete gönderdiğini, daha sonra davalı şirket tarafından arızanın neden kaynaklandığına dair hiçbir açıklama yapılmadığını, araçta arıza nedeniyle yapılan işlemin, arızanın ne şekilde giderildiğine bilgi verilmediğini, araç onarıldı denilerek davacıya zorla kabul ettirilmeye çalışıldığını, satın alınan 0 km araç ile yaşanan bu olay nedeniyle davacının aracı her kullandığında panik ve korku yaşadığını, haklı olarak kullanmak istemediğini, davalı ile defalarca görüşme yapıldığını, aracın hatalı/kusurlu olduğunu bildirdiğini, aksi halde 0 km bir araçta bu denli bir hatanın olmasının mümkün olmadığını bildirdiği halde, servis ve yetkililerden detaylı bir bilgiye ulaşamadığını, bunun üzerine davacı adına ihtarname keşide edilerek, muhataba tebliğ edildiğini, ihtarnameye süresi içinde herhangi bir cevap verilmediğini, 2 ay sonra cevap verildiğini, araçta ayıp bulunmadığının, onay ve vekaletname verilmesi halinde motorun değiştirilebileceğinin bildirildiğini, motor değişimi gibi çok ciddi bir değişimin başta aracın tüm değerine etki ederek satış sırasında aracın yarı yarıya düşürecek bir değişim olduğunu, ihtarnameye süresinde cevap verilmediğini ve davacının taleplerinin karşılanmadığını, ayrıca görüşmelerde aracın değişimi ve aracın bedel iadesi ile ilgili bir dönüş de yapılmadığını, otobanda gerçekleşen kazanın aracın ayıplı olduğunu alenen gösterdiğini 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 8/1 maddesine göre tüketici işlemine konu olan malın, objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması halinde söz konusu malın ayıplı mal sıfatına haiz olduğunu, davalının motor değişimi yaptırması halinde aracın 0 km orijinal halde sayılamayacağı ve beklenen faydayı sağlamayacağı, davacıya ayıplı mal teslim edildiğini, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 11/1 maddesine göre ayıplı malı iade ederek, sözleşmeden dönme satılanı alıkoyup, ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı masraf gerektirmediği takdirde ücretsiz onarım ve imkanlar dahilinde satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesi seçimlik haklarına sahip olduklarını, anlattıkları süreçte davacının seçimlik haklarının kullanılmasının davalı tarafından engellenmek istenildiğini, araçta ne şekilde bir onarım yapıldığının, arızanın nasıl giderildiğinin davacıya bildirilmemesinin ücretsiz onarım hakkı kullandırılsa bile, söz konusu onarımın istenilen nitelikte olmadığını gösterdiğini, aynı kanun'un 11/6. Maddesine göre tazminat hakları olduğun beyanla davalının satmış olduğu ayıplı mal nedeniyle malın iade bedeli olan 119.000,00 Euro'nun yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesini veya 119.000,00 Euro karşılığında satın almış aynı bedel üzerinden iade alınarak, üzerine farkı da ödenmek suretiyle .... araç veya benzeri bir araç ile değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: dava konusu aracın tüzel kişi tacir olan davacı taraf adına kayıtlı olması nedeniyle davanın tüketici mahkemelerinde değil asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, dava konusu ihtilafın ticari niteliği gereği dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafın taleplerinin terditli olduğunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca seçimlik haklardan birinin belirlenmesi ve hasredilmesi gerektiğini, ayrıca talebin açıklattırılması gerektiğini, bozucu yenilik doğurucu hakların niteliği gereği, seçimlik haklardan birinin kullanımı ile diğerlerinin tercih edilmesinin mümkün olmadığını, davacının öncelikle bedel iadesi, bunun olmaması halinde ise terditli talepte bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, terditli talebinin reddi gerektiğini, ayrıca aracın aynı bedel üzerinden satın alınmak kaydıyla üstüne davacı tarafından gerekli farkın ödenerek benzeri bir araçla değiştirilmesi şeklindeki talebin de kanunda öngörülen haklardan olmadığını, hukuka aykırı talebin reddi gerektiğini, davacı tarafın delillerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatasına veya müşteri memnuniyetsizliğine dayandığını, bir araçta meydana gelen her arızanın, aracın ayıplı olduğu anlamı taşımadığını, hukuki anlamda bir ayıp olmadığını, davacının dava konusu araçtan yararlanmasını engelleyen veya güçleştiren herhangi bir kusur veya ayıp olmadığını, somut olayda davaya konu arızanın basit bir onarımla giderilebilecek nitelikte olduğunu, aracın yetkili servis nezdinde onarılarak müşteriye teslim edildiğini, ücretsiz onarım seçimlik hakkının kullanıldığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava tarihi itibariyle de aracın davacının kullanımında olduğunu, dava konusu aracın 1 yılı aşkın bir süredir kullanımda olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ancak mahkeme aksi kanaatte ise hakkaniyet ilkeleri gereği misli ile değişim veya bedel iadesi yerine semenden makul tutarda bedel indirimine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu araçta meydana gelen değer kaybının ve TBK 229/I gereği araçtan elde edilen faydaların iadesi gerektiğini, aracın mevcut durumuna ait kaza ve hasar durumunun araştırılması gerektiğini, davacı tarafın satış tarihinden itibaren faiz talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay son içtihatlarının bu doğrultuda olduğunu beyanla davanın görevsizlik nedeniyle reddine, arabuluculuk yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğundan reddine, esas yönünden haksız ve mesnetsiz olan davanın ve hukuka aykırı faiz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Davaya konu araca ait poliçe ve hasar kayıtları, tüm servis ve satışa ilişkin kayıtlar,
Kadıköy .... Noterliği , 18.09.20219 tarihli, ... yevmiye no.’lu ihtarname
Beyoğlu .... Noterliği 06.11.2019 tarihli, ... yevmiye no.’lu ihtarname
Mahkememizce aldırılan 10/06/2022 tarihli bilirkişi kök raporu, 29/05/2023 tarihli ve 25/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dava konusu aracın benzeri ile değiştirilmesi veya araç iade edilerek sözleşmeden dönülmesi isteminden ibarettir.
Asıl Uyuşmazlık Konusunun aracın ayıplı olup olmadığı, ayıbın açık gizli olup olmadığı, kullanıcı hatasından kaynaklı olup olmadığı, noktasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Bakırköy ... Tüketici Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen dosya, mahkememizde .... esasına kaydının yapılmış olduğu görülmüştür.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 10/06/2022 tarihli bilirkişi kök raporu, 29/05/2023 tarihli ve 25/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporları birlikte değerlendirilerek bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır.
28.08.2017 tarihli e-fatura incelendiğinde, söz konusu .... plakalı aracın, araç bedeli, ÖTV, KDV dahil) 443.004.80.TL/(107.737,25.-Euro)
bedel karşılığında satın alındığı görülmektedir.
Servis ve bakım formları incelendiğinde; 29.12.2017 tarihinde, araç 9488 km.’de iken ön camın değişimi yapıldığı, 05.01.2018 tarihinde ve araç 9788 km.’ de iken Adblue bakımı ve dolumu, 23.03.2018 tarihinde, 16.533 km.’de Adblue tamamlama ve değişimi, 09.07.2018 tarihinde, 24.119 km.’de Adblue bakımı, arıza kodlarının okunması ve tamamlama, 30.08.2018 tarihinde, 25.381 km.’de periyodik bakımında aracın 4 altından yağ kaçağı olduğu servis formuna işlenmiş, 27.11.2018 tarih ve 32.552 km.’de periyodik/garanti bakımı (aynı zamanda güç aktarma sistemi kontrol modülü yapılandırıldığı) yapıldığı görülmektedir.
Mahkememizce aldırılan 10/06/2022 tarihli bilirkişi kök raporunda yapılan tespitler:
"01.08.2019 tarihinde davaya konu arıza üzerine davalı .... Oto servisine çekici vasıtasıyla getirildiği anlaşılan araçta, 047819-21 no.’lu iş emri ile, motor bloğu ve ilintili conta, hortum, tesisat v.b. parçalar dahil olmak üzere, komple motor değişimine gidildiği, (ESKİ MOTOR NO: ..., YENİ MOTOR NO: ....) yapılan işlemler ve fiyatlandırılması amacıyla 31.10.2019 tarihinde KDV hariç 190.097,55-TL tutarlı proforma fatura düzenlendiği, ancak söz konusu onarım ve motor değişiminin garanti kapsamında ücretsiz gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyetince davaya konu araç 16/02/2022 tarihinde .... Adliyesi otoparkında incelenmiş, davacı tarafça aracın onarımla giderilmediği, devam ettiğini bildirmesi üzerine yetkin bir serviste incelenmek üzere hazırlanıldığı esnada, aracın aynı arızayı 09/04/2022 tarihinde tekrarlamış olduğunun görevli bilirkişi heyetine bildirilmesi üzerine, 30/05/2022 tarihinde davaya konu arac davalı şirketin .... servisinde arızalı haldeyken görülecek, tarafların vekillerinin katılımı ile yerinde inceleme yapılmış ve fotoğraflar kaydedilmek suretiyle bilirkişi kök raporuyla birlikte ibraz edilmiştir.
Yapılan inceleme sırasında servis yetkililerinden alınan bilgilere göre, söz konusu ... marka, ... tipi araçların benzer bir durumda motor parçaları ile onarımının değil, sandık motor olarak tabir edilen motor bloğu dahil olarak, komple motor değişiminin uygulandığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple, dosyada mübrez önceki motor değişiminde de işbu arızada da motor bloğunun açılmadığı, iç parçalarının herhangi bir işleme tabi tutulmadığı anlaşılmakla birlikte motorun sökülerek dağıtılmamış olması sebebiyle de mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyetince, bahse konu motorun iç parçalarına ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılamadığı anlaşılmıştır.
Dosyada mübrez belge/bilgi, servis formu, iş emirleri incelendiğinde, 01.08.2019 tarihinde davaya konu arıza meydana geldiğinde, aracın 51.652 km.’de olduğu, 16.02.2022 tarihinde ... Adliyesi otoparkında yapılan inceleme sırasında 114.868 km.’de olduğu, 09.04.2022 tarihli arıza neticesinde bilirkişi heyetince 30.05.2022 tarihinde yapılan inceleme sırasında ise, 118.813 km.’de olduğu belirlenmiştir. Yani bahse konu motor kitlenmesi arızasının, .... plakalı araç henüz 51.652 km.’de iken meydana gelmesi sonucu motorunun blok dahil komple sandık motor tabir edilen şekilde yenilenmesine rağmen, yaklaşık 67.161 km. sonrasında, 09.04.2022 tarihinde tekrarlandığı ve onarım görmeksizin yine aynı şekilde blok dahil komple motor değişimine ihtiyaç duyduğu görülmektedir. İlk arıza sonrası takılan ikinci motorun da yaklaşık 67.000 km. kullanım sonrasında onarılamayacak biçimde hasara uğradığı sabittir."
Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller, mahkememizce aldırılan 10/06/2022 tarihli bilirkişi kök raporu, 29/05/2023 tarihli ve 25/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporları, tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; 21/09/2020 tarihli duruşmada davacı vekilinin beyanı doğrultusunda 119.000,00 Euro üzerinden harç hesaplanarak ara karar kurulduğu, bu harcın yatırıldığı, vekalet ücreti bu bedel üzerinden hesaplama yaptırılmış olup, davacı vekiline HMK 31. Gereği açıklama yaptırılmış olup, davacı vekili de davanın bu bedel üzerinden açılmasına bir açıklık getirememiş olup, davalı vekilinin zamanaşımı itirazının, ayıbın gizli olması, kullanıcı hatası olmadığı dikkate alınarak, itirazları heyetimizce haklı görülmemiştir.
Somut olayda; ... plakalı araçta meydana gelen ilk arızanın, araç henüz 51.652 km.’de iken meydana gelmesi, yetkili servisinde, 0 km orijinal motorunun takılması ve sonrasında kat edilen yaklaşık 67.000 km. sonrasında aynı arızanın tekrar ve onarılamayacak biçimde oluşması, bahse konu aracın servis formları incelendiğinde de düzenli servis bakımı aldığı, dava konusu arızanın, kullanıcı hatasından kaynaklı olmadığının kanaatine mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyetince de ulaşılmış olması, söz konusu 190.097,55 TL tutarlı ilk arızanın garanti kapsamında ücretsiz değişiminin yapılması dahi tek başına, bahse konu arızanın kullanıcı kaynaklı olmadığını desteklediği, sıfır km olarak alınan hiçbir marka/model araçta, benzer bir arızanın benzer kullanılmışlık seviyesinde ortaya çıkması kabul edilebilir bir durum olmayacağı gibi, söz konusu aracın marka değeri, teknolojik konumu v.b. unsurlar düşünüldüğünde, üst segmentte yer alan araçta söz konusu arızanın henüz 50.000 km seviyesinde ortaya çıkmış olması da, ikinci takılan 0 km motorda 67.000 km. seviyesinde ortaya çıkmış olmasının da , teknik olarak üretim kaynaklı olduğunu, kullanıcı hatasından kaynaklanmadığını destekler mahiyette olduğu, söz konusu arızanın kusur/ayıp olarak nitelendirilmesi gerektiği, ortaya çıkış şekli itibariyle de basit bir kontrol ve gözlem ile tespit edilemeyeceğinin aşikar olduğu yönünde bilirkişi heyetince görüş bildirildiği, saklı kusur/gizli ayıp olarak nitelendirilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, söz konusu 01.08.2019 tarihli ilk arızanın ortaya çıkışı sonrasında, davalı tarafından izlenen yolun, bahse konu arızanın, kusurun garanti kapsamında giderilmesi olduğu, yukarıda detayı verilen servis kayıtları incelendiğinde, bahse konu arızanın, blok dahil komple motorun garanti kapsamında ücretsiz değişimi ile giderilmiş olması yanında, 09.04.2022 tarihli arızanın ortaya çıkışı ile, önceki arızadan kaynaklı mağduriyetin giderildiği, herhangi bir arıza/şikayet bulunmadığı söylenemeyeceği ve bu durumda aracın üretiminden kaynaklı olan kusurunun garanti kapsamında ücretsiz ve kalıcı olarak giderildiğinden de bahsedilemeyeceği, mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyetinin yerinde incelemesi esnasında, dava konusu aracın motorunun sökülmüş ve yerde olduğu, motorun açılıp açılamayacağına ilişkin davalının servis yetkililerinin, araç motorunun aracın yurtdışındaki merkez servisinde açılabileceğini, kendilerince açılamayacağını bildirmiş oldukları, aracın olarak düzenli servis bakımı almış olduğu, aracın dava konusu olay neticesinde motorunun blok dahil komple sandık motor tabir edilen şekilde yenilenmesine rağmen, dava sürecinde 09/04/2022 tarihinde tekrar aynı sorunla karşılaşıldığı, 2. kez motorun onarılması yerine komple değişiminin yapıldığı görülmekle, ilk arızanın, blok dahil komple motorun garanti kapsamında ücretsiz değişimi ile giderildiği, .... plakalı aracın tamir sonrası davacı tarafından yaklaşık 67.000 km. kullanıldığının anlaşıldığı, aynı arızanın 09.04.2022 tarihinde araç yeni takılan 0 km. motor ile henüz 67.000 km. mesafe kat etmişken (118.813 km.’de iken) tekrarlandığı, .... plakalı araçta meydana gelen arızanın, kusur/ayıp olarak nitelendirilmesi gerektiği, ortaya çıkış şekli itibariyle de saklı kusur/gizli ayıp olarak nitelendirilmesi gerektiği, aracın 28/08/2017 tarihli e-arşiv fatura örneğine göre dava konusu .... plakalı aracın 443.004.80 TL bedel karşılığında satın alındığı, faturada Euro=4.11190 TL kur üzerinden, 107.737,25 Euro hesaplandığı, aracın satış tarihindeki Euro kuru baz alınmak suretiyle TL'ye çevrilerek yapıldığı, davacının talebinin de Euro olarak olduğu, araç motorunun gizli ayıptan kaynaklı olarak garanti kapsamında bedelsiz değiştirildikten sonra, komple blok dahil değişime uğraması nedeniyle, normal şartlarda gerçekleştirilen bir motor onarımı gibi değerlendirilemeyeceği, motorun fabrika orijinali ile sıfırlanmış olması, fabrika şartlarında ve standardında, üretimi ve iç hareketli parçalarının montajının sağlanmış olması sebebiyle herhangi bir değer kaybı oluşmayacağı ancak aracın davacı tarafından kullanılmış olması, servis tarafından araca garanti kapsamında bedelsiz olarak değişiminin yapılması sonrası aracın davacı tarafından kullanıldığı ve davacının davaya konu araçtan bu süreçte fayda sağladığı, hakkaniyet ilkesi kapsamında heyetimizce değerlendirilerek, 25/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda tespit edilen %5'lik bir bedel iadesinin uygun olduğuna heyetçe kanaat getirilmiş olup, aracın fatura bedeli olan 443.004.80 TL üzerinden %5 bedel indirimi mahsup edilerek, mahsup edilen 22.150,00 TL bedel sonrası kalan 420.854,80 TL bedelinin davaya konu 28/08/2017 tarihindeki faturanın Euro=4.11190 TL üzerinden hesaplandığı göz önüne alındığında, bu kur üzerinden ayıplı mal bedelinin, talebin Euro cinsinden olduğu da anlaşılmakla, 102.350,44 Euro olduğu tespit edilmiş olup, davacının aracın farkı ödenerek misli araç ile değiştirilmesi talebinin, dava konusu aracın karar tarihinde misli ile değişimi istenilen değerinin davalının mağduriyetine yol açacağı ve davacıya kur bedeli üzerinden haksız kazanç sağlayacağı, anlaşıldığından reddine karar vermek gerekmiş, davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile ayıplı mal bedeli olan 102.350,44 EURO nun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-28/08/2017 düzenleme tarihli faturada belirtilen ..., 2017 MODEL, 1.999 SİLİNDİR HACMİ, .... MOTOR NO, .... NOLU aracın davacı tarafından davalıya tesliminin sağlanmasına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 48.366,90 TL harcın, peşin alınan 12.100,00 TL harcın mahsubu ile eksik 36.266,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 4.030,60 TL bilirkişi ücreti, posta masrafı vb masraflar ile toplam harç gideri 12.100 TL olmak üzere toplam 16.130,60 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranı nazara alınarak 13.872,32 TL'sinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 91.257,92 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
8-Davalı tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 111,10 TL posta masrafı vb. masraftan oluşan yargılama giderinin davanın kabul ret oranı nazara alınarak 15,55 TL'sinin, davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
9-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
25/04/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır