T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/796 Esas
KARAR NO : 2024/693
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 13/11/2020
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2024
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; davacılardan ...'nun müteveffa ...'ın annesi olduğunu, ...'in ise eşi olduğunu, diğer davacıların ise müteveffanın çocukları olduğunu, 27/06/2020 tarihinde ...'ın yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, trafik kazası tespit tutanağında olayın belirtildiğini, dava konusu trafik kazasında müteveffa ...'ın ... plakalı araç içerisinde yolcu konumunda olduğunu, kaza neticesinde kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiğini, geride mirasçıları olarak, Suriye vatandaşı olan eşi ve çocuklarının kaldığını, kaza oluşumunda trafik polisleri tarafından ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın 2918 sayılı K.T.K'nın 56/1-a şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak kuralını ihlal ederek kazanın gerçekleşmesinde tek ve asli kusurlu olduğu, diğer araç sürücüsü müteveffa ...'in ise kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığı şeklinde düzenlendiğini, dava konusu trafik kazası sebebiyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numaralı dosyası açıldığını, mevcut dosyada yer alan 16/07/.... tarihli Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen davalı ...'a ait kanda alkol analizine ilişkin raporda kanın şahıstan alındığı anda 1,44 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, trafik kazası tespit tutanağında davalı sürücü ...'ın asli ve tek kusurlu olarak kabul edilmiş ise de davalı ... ...'in maliki olduğu .... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı mahkememizde alınacak bilirkişi raporunda belli olacağını, müteveffanın, ..... plakalı ticari taksi içerisinde yolcu olarak bulunduğundan herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müteveffanın Suriyeli olması ve sigortalı bir işte çalışmamasından dolayı herhangi bir SGK kaydı olmadığını, ancak müteveffa ...'ın, ölümü tarihinde kartonpiyer ustası olarak çalışmakta aylık ortalama 6.000 TL gelir elde ettiğini, yapılacak hesaplamaların müteveffanın gerçek geliri üzerinden yapılmasını talep ettiklerini, müteveffanın annesi olan müvekkili ... hariç, davacının diğer müvekkilleri ile aynı konut içerisinde yaşadığını, müteveffanın, tüm davacı müvekkillerine maddi-manevi destek olduğunu, davacı müvekkilleri ve müteveffanın, Suriye'de yaşanan iç savaştan zar zor kurtularak ülkemize geldiğini, zor şartlarda yaşamlarını idame ettirmeye çalışan davacıların, müteveffanın erken ölümü ile büyük bir üzüntü yaşadığını, müvekkilleri ... ve ...'ın ise 18 yaşından küçük olup çok erken yaşta babalarını kaybettiğini, müvekkil, ...'nun, ise yaşadığı tüm zorluklardan sonra bir de müteveffa oğlunun ölümü ile sarsıldığını, davacıların müteveffayı kaybetmelerinden dolayı mağdur ve büyük elem ve acı duyduklarını, davacıların, desteklerini çok erken yaşta kaybetmiş olmalarına göre, bundan böyle yaşamlarındaki boşluğun ve eksikliğin karşılığı olarak, davalı taraf üzerinde de caydırıcılık etkisi dikkate alınarak davacılar için her birisi için ayrı ayrı 50.000TL manevi tazminat talep ettiklerini, dava konusu trafik kazasına karışan ... plaka sayılı araç, kaza tarihi itibariyle davalı ... Sigorta'ya ait Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı kapsamında olduğunu, dava konusu trafik kazasına karışan .... plaka sayılı aracın, kaza tarihi itibariyle davalı ... Sigorta'ya ait Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı kapsamında olduğunu, müvekkillerinin maddi zararlarının karşılanması amacıyla davalı sigorta şirketlerine ayrı ayrı başvuru yapılmış ise de herhangi gelişme olmadığını, arabuluculuk görüşmelerinden de netice alınamadığını beyanla adli yardım taleplerinin kabulüne, davalılar adına kayıtlı ... plakalı ve ... plakalı araç kaydına ve sigorta şirketleri dışındaki davalılar adına kayıtlı araç ve gayrimenkullere tedbir konulmasına, 27/06/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak ve sigorta şirketlerinin poliçe limitleri dahilinde sorumlu olması kaydıyla davacılar için ayrı ayrı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 8.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihi olan 27/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davacılar için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın 27/06/2020 tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılar ..., ... ve ... ...'den alınarak, davacılara ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle:
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde Yapılan Değişiklik ile trafik sigortalarına ilişkin açılacak maddi tazminat davalarına ilişkin düzenlemeler yapıldığını, .
Karayolları Trafik Kanunu’nun değiştirilen 97.maddesinin, 6704 Sayılı Kanun’un 5.maddesi ile “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” şeklinde değiştirildiğini, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkının ortadan kaldırıldığını; dava öncesinde sigorta kuruluşu’na başvuru zorunluluğu getirildiğini, haliye başvurunun tam yapılması gerektiğini, başvuran tarafın, genel şartlarda belirtilen belgeler ile müvekkili olan şirkete resmi bir başvuru yapmadığını, eksik evrak ile başvuru yapıldığı için dava şartı yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, başvuran tarafından yapılmış geçerli bir başvuru olmadığını, anılan dava şartına haiz olmadığından ötürü, ilgili davanın başkaca hiçbir incelemeye gerek duyulmaksızın reddinin gerekeceğini, dava konusu kazaya karışan ve müvekkili şirket tarafından zmms poliçesi kapsamında teminat altında bulunan ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığının açık olduğunu, dolayısıyla davacılar uhdesinde doğan destekten yoksun kalma zararından müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, hukuki dayanaktan yoksun davanın müvekkili şirket yönünden reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirket’in sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olacağını, dosyada mübrez kusur oranlarını gösterdiği ileri sürülen raporların hiçbiri davaya dayanak teşkil edebilecek nitelikte olmadığını, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, Yargıtay’ın kemikleşmiş içtihatı uyarınca ceza yargılamalarında alınan kusur raporları hukuk hakimini bağlamayacağından, yeniden rapor alınmasının zaruri bir olgu olduğunu, kaza esnasında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle zararın artmasında müterafik kusuru bulunduğundan davacı lehine tazminata hükmedilmesi halinde yerleşik Yargıtay içtihatları çerçevesinde tazminattan %20 oranında indirime gidilmesi gerektiğini, emniyet kemeri takılması, trafik kazalarının etkisini hafiflettiğini, yaralanmalarda ağır sonuçların meydana gelmesini önlediğini, davacının belirtilen ve benzeri güvenlik önlemini almamış olmasından müvekkili şirketin sorumlu olduğunun kabulü hakkaniyet ve iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, Karayolları Trafik Yönetmeliği madde 150'de açık olarak düzenlendiği üzere emniyet kemeri takmama davavının kazanın oluşumunda açıkça kusurlu olduğunun ispatı niteliğinde olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere yapılacak tazminat hesaplamasında bu hususların göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacının kazaya karışan sigortalı araç içerisinde yolcu pozisyonunda bulunması sebebiyle somut olayda hatır taşıması söz konusu olduğunu, davacı lehine tazminata hükmedilmesi halinde hesaplanacak tazminat miktarına yerleşik Yargıtay içtihatları muvacehesinde ayrıca hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini, işbu davada ispat külfetinin davacılarda bulunduğunu, bu kapsamda müteveffanın, davacılara “destek” olduğu hususunun ispatlanması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, zararın tespiti için; davacı tarafından elde edilen kazanımların belirlenmesi ve aleyhe hüküm kurulacak olması halinde bu kazanımların belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, davacının herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerekecek, yapılmış bulunan ödeme var ise de bunların müvekkili şirket aleyhine hükmedilecek olası bir tazminattan tenzil edileceğini, kurum tarafından davacıya gelir bağlanmamış olması ihtimalinde ise, bu durum gerçek zararın belirlenmesini doğrudan etkileyeceğinden, davacıya SGK’ya (veya ilgili kuruma) dava açması için önel verilmesi gerektiğini, ayrıca yine dava konusu trafik kazası ile ilgili açılmış bulunan bir ceza davası var ise, bu davanın da doktrin ve yerleşik Yargıtay uygulaması uyarınca bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkilinin faizden sorumluluğunın sınırlı olduğunu beyanla zamanaşımı ve usulü itirazları dikkate alınarak haksız ve hukuksuz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle:
Dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı araç müvekkili şirket tarafından 13/06/2020-13/06/2021 tarihleri arasında .... numaralı Z.M.M. Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, doğan sorumluluklarının, sigortalımızın kusuru oranında olmak üzere, poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, dava dilekçesinde her ne kadar sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu iddia edilmişse de bunun kabulünün mümkün olmadığını, kusur durumunun tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilmesini, davacıların yaşı ve destek süreleri tazminatın hesaplanmasında önemli olduğunu, davacı ...'ın 1995 doğumlu olduğunu kaza tarihinde 25 yaşında olduğunu, Yüksek Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre kız çocukları evlenmemeleri halinde ebeveynlerinden 22 yaşına kadar destek görmekte olduklarını, davacı ...'ın 2001 doğumlu olduğunu kaza tarihinde 19 yaşında olduğunu, Davacı ...'ın kaza tarihinde 23 yaşında olduğunu, davacı ...'ın kaza tarihinde 23 yaşında olduğunu, Yüksek Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre erkek çocuklar bakımından destek görebilme yaşları 18 yaş olarak kabul edildiğini, işbu davacıların yaşları dikkate alındığında Yargıtay kararları kapsamında destek süresi sonra erdiğinden bu davacılar yönünden yoksun kalma tazminatı talep etmeleri mümkün olmadığından, bu davacılar açısından davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı ...'ın 2008 doğumlu olup kaza tarihinde 12 yaşında olduğunu, davacı ...'ın kaza tarihinde 7 yaşında olduğunu, bu davacılar yönünden hesaplama yapılması halinde 18 yaşına kadar destek alabileceklerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacı .....'in müteveffanın eşi olduğunu, kaza tarihinde 42 yaşında olduğunu,, davacı ...'nun müteveffanın annesi olup dosyada kaza tarihinde kaç yaşında olduğuna dair herhangi bir bilgi bulunmadığını, desteğin ve davacının bakiye ömrü, destek süresi, aktif dönemi, yeniden evlenme ihtimali ve diğer hususlar kapsamında var ise işbu davacıların destekten yoksun kaldığı miktarın konusunda uzman bilirkişilerce belirlenmesi gerektiğini, davacının gelir durumuna ilişkin dava dilekçesinde beyanda bulunulmasına rağmen herhangi bir belge sunulu olmadığını, davacının ticari faiz türüne ilişkin talepleri, kabul edilemez nitelikte olduğunu, mali mesuliyet sigortalarında sigortacının, KTK’ nun 91/1. maddesi hükmü gereğince, işletenin aynı yasanın 85/1. maddesinde öngörülen hukuki sorumluluğunu üzerine aldığını, buna göre oluşan riziko sebebiyle sigorta ettiren, zarar görenlere karşı hangi türde temerrüt faizi ödemesi gerekiyor ise onun hukuksal sorumluluğunu üzerine alan sigortacı da aynı türde temerrüt faizi ödemekle yükümlü olduğunu, davaya konu eylemin haksız fiil olması ve ayrıca haksız fiile maruz kalan kişinin gerçek kişi olması nedeniyle söz konusu eylem TTK kapsamında ticari iş niteliğinde olmadığını, bu nedenle tazminatla ilgili sorumluluklarına hükmedilmesi halinde ancak yasal faiz uygulanabileceğini, bu nedenle davacı tarafın ticari faize ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesini, yapılacak yargılamada sınırlı sorumluluk ilkesi, gerçek zararın giderilmesi ilkesi, kusur oranında sorumluluk ilkesi gözetilerek kusur ve tazminat miktarının hesaplanmasına, haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ...'e çıkarılan tebligatın 21/02/2021 tarihinde yapıldığı, davalı ... ... vekilinin cevap dilekçesini 12/04/2021 tarihinde ibraz etmiş olduğu süresinde cevap vermemiş olduğu görülmüştür.
Diğer davalılar ... ve ... tarafından usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLER:
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nin ... soruşturma sayılı dosyası,
Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı ceza dosyası,
SGK kayıtları, davacılara iş kazası ile ilgili olarak gelir bağlanması hususunda başvuruda bulunmadıkları ve geçici iş göremezlik ödemesinin yapılmadığını bildirir SGK yazısı,
Davacılar için sosyo-ekonomik durum araştırması,
Tanık beyanları,
Emsal Ücret araştırması,
Mahkememizce aldırılan 26/07/2023 tarihli bilirkişi raporu, 03/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporu,
03/12/2021 tarihli Adli Tıp Raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava 27/06/2020 tarihine meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıların murisinin vefat ettiği, bu sebeple davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat taleplerinin isteminden ibarettir.
Çözüm: Kusur durumunun tespiti, sorumluların ve tazminat bedelinin tespiti,TBK. Sigorta Kanunun 2918 sayılı yasa bakımından tespit.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hakimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. ve 19. maddelerinde belirlendiği gibi; trafik kaydı, işleteni belirleyen güçlü karine niteliğindedir. Ancak kayıt maliki, işletenin üçüncü kişi olduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Karayolları Trafik Kanunu md 90’da (Değişik:14/4/2016-6704/3 md.) yapılan değişiklik
Anayasa Mahkemesi’nin 09.10.2020 tarih ve 31269 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 17.07.2020
tarih ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 26/07/2023 tarihli bilirkişi kök raporu, 03/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır.
OLAYIN İNCELENMESİ :
27.06.2020 tarihinde saat 03:30 sıralarında davalı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... otoyolu istikametine doğru seyreden araçlara ait platformu asfaltlama çalışması nedeni ile trafiğe kapatılıp Havalimanı yönünde seyreden araçlara ait yol bölümü gerekli işaretlemeler yapılarak iki yönlü trafiğe açılan ... otoyolunu (.... yolu) takiben ... otoyolu istikametinden Havalimanı yönüne doğru seyirle olay mahalline geldiğinde yol ortasında bulunan trafik işaretlemelerine rağmen karşı yönden gelen araçlara ait şeride geçip karşı istikametten gelmekte olan müteveffa sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobilin sol ön kısmına, idaresindeki aracın sol ön ve sol yan kesimi ile çarpması neticesinde dava konusu trafik kaza meydana gelmiştir.
Olay mahallinde ... istikametine olan yol bölümünün çalışma nedeniyle kapatılıp bu yöndeki araç trafiğinin Havaalanı istikametindeki yol bölümünde iki yönlü olarak verildiği, şerit sayısının 3, zeminin asfalt kaplama, yüzeyinin kuru, yatay güzergahta düz, düşey güzergahta eğimsiz, vaktin gündüz, hava ve görüşün açık, mahallin meskun içi olduğu anlaşılmıştır.
Kaza tespit tutanağında kaza yerindeki azami hız limitinin 70km/h olarak işaretlendiği, 2 şeridin havalimanı yönüne 1 şeridine ... istikametinde seyreden araç trafiğine verildiği, .... yolu ... istikametinde 2 km asfaltlama yapıldığından dolayı trafik akışı Havalimanı istikametinde belirtilen mevkiden yaklaşık olarak 2 km iki yönlü olarak verilmekte olduğu ve bu işlemden dolayı gerekli trafik ikaz ve uyarıcı levhalarının tam olduğu ve herhangi bir eksiklik görülmediği belirtilmiştir.
Dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesinin 16/07/.... tarihli raporunda 27/06/2020 (olay günü) tarih ve saat 04:25 itibariyle sanık ...’ın kanındaki alkol seviyesinin 1,44 promil olduğu yazılıdır.
Trafik kazası sonucu 26/07/2020 tarihinde ...'ın hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığı Adli tıp Kurumu, Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen... sayı ve 03.12.... tar.ihli Raporunda;
" Davalı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, - Müteveffa sürücü ...' in kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde kusur tespitinde bulunulduğu görülmüştür.
Davacılar vekilinin 04/03/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle "Davacı ... açısından 2.613.952,56-TL'nin, Davacı ... açısından 456.290,43-TL'nin, Davacı ... açısından 435.100,83-TL'nin, Davacı ... açısından 157.968,33-TL'nin, Davacı ... açısından 1.000,00TL'nin, Davacı ... açısından 1.000,00TL'nin, Davacı ... açısından 1.000,00TL'nin, Davacı müvekkil ... açısından 1.000,00TL'nin, ölümlü kaza tarihi olan 27/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte Davalı ... ...'e yönelik ise ıslah yapılmadığından sorumluluğu dava dilekçesi ile her bir davacı için 1.000,00'er TL olmak üzere toplamda talep edilen 8.000,00-TL'lik destekten yoksun kalma tazminatı ile sınırlı olmak kaydıyla, davalılardan ..., ... ve -... plakalı aracın ZMMS'i davalı ... Sigorta A.Ş.'den ise poliçe limitleri dahilinde- ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, kaza sebebiyle uğramış oldukları manevi zararların giderilmesi amacıyla her bir davacı açısından 50.000,00'er TL'den olmak üzere toplamda 400.000,00-TL manevi tazminatın ölümlü kaza tarihi olan 27/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı ... ..., ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:
Maddi zarar, kişinin isteği dışında malvarlığında meydana gelen eksilmesini ifade eder. Zarar miktarı malvarlığının hukuka aykırı eylemden önceki durumu ile eylemden sonra arz ettiği durum karşılaştırılarak belirlenir. Hukuka aykırı eylem malvarlığının aktifini azaltımda veya pasifini çoğaltımda yahut aktifin çoğalmasına veya pasifin azalmasına engel olmak suretiyle zararın oluşumuna sebebiyet verir. Diğer bir deyimle zarar, eylemli zarar veya kardan yoksunluk biçiminde gerçekleşir.
Davacının sigortasız olarak çalıştığı bildirilmiş, her ne kadar davacı vekili tarafından dava dilekçesinde davacının 2020 yılı ücretinin 6.000,00 TL olduğu bildirilmiş ise de dosya kapsamında celp edilen emsal ücrete ilişkin Devrimci Yapı, İnşaat ve Yol İşçileri Sendikası'nın 07.12.2022 tarihli emsal ücret
cevabi yazısı ile sendikasız boya kartonpiyer ustasının alabileceği ücretin 2020 yılı için net 4.800,00 TL olduğu bildirilmiştir.
Yargıtay içtihatları gereği emsal ücret araştırılmasının yapılarak değerlendirme yapılması yönünde olması nedeni ile müteveffanın gelirinin sendika tarafından bildirilen yıllık ücrete göre maddi tazminatı hesaplanması gerekmiştir.
Devrimci Yapı, İnşaat ve Yol İşçileri Sendikası'nın 24/04/2023 tarihli yazısında bildirilen 2023 yılı 1. Dönem ücretinin asgari ücrete oranlanması ile bu yıl sonrası, yapılan hesaplamalar asgari ücretin 1.73 katı üzerinden, hükme esas alınan 03/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda 2.seçenek olarak hesaplanmıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 24.02.2021 tarihli 2019/3292 Esas 2021/1848 K. Sayılı Kararında; “ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi %1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK’nun 90. Maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, Dairemiz Yargıtay’da uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplamalarda bakiye ömür belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınması için içtihat geliştirdiği, ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için %10 arttırılıp, %10 ıskonto edilmesi suretiyle hesaplanması ….” Karar verilmiş olması hasebiyle en son Yargıtay kararları doğrultusunda davacıların maddi zararı hesaplanmıştır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2003/3075 esas, 2003/3753 karar, 24.04.2003 tarihli kararında özetle: "...Şehirde ikamet eden hak sahibi kız çocuğun destekten yararlanma süresinin belirlenmesinde, evlenmesinin üstün olasılık dahilinde bulunduğu yaş, tarafların aksinin kabulü gerektirecek delil getirememeleri durumunda (22) yaş olarak kabul edilmelidir. Yargıtay kararlarıyla oluşturulan temel ilkelere göre, kural olarak, erkek çocuklar (18) yaşına kadar, kız çocuklar kentlerde yaşıyorlarsa (22) yaşına kadar ve köylerde (18) yaşına kadar anne ve babalarından destek görürler. Erkek çocuklar orta öğretim çağında iseler (20) yaşına kadar, yüksek öğrenim görüyorlarsa, kız erkek ayrımı yapılmaksızın (25) yaşına kadar destek görürler...."
Maddi tazminat hesabında benimsenen ilke ve yönteme göre, olay tarihi/ölüm tarihi ile karar tarihi arasındaki sürede zarar somut olarak gerçekleştiğinden, vadesi geldiği halde ödenmemiş bir alacağın ıskontoya tabi tutulmasının ıskonto kavramı ile bağdaşmaması ve "gerçek belli iken varsayıma gidilemez" ilkesi gereği, hüküm tarihine en yakın veriler dikkate alınarak rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın somut olarak hesaplanması gerekmektedir.
... adına tescilli ve sigorta ettiren sıfatı ile ... plakalı otomobil 13.06.2020-13.06.2021 vadeli, .... poliçe numarası davalı ... Sigorta A.Ş. (Yeni Unvan ... Sigorta A.Ş.) tarafından, Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği ve sigorta poliçesinde davalı sigorta şirketi tarafından verilen üst limitin kişi başı ölüm ve sürekli sakatlık teminatının 410.000,00 TL olduğu görülmüştür.
Müteveffa yaşıyor olsa idi AYİM tabloları ve Yargıtay içtihatları dikkate alındığında, gelirinden 2 pay kendisine, 2 pay eşine, 1'er pay çocuklarına/annesine ayıracağı düşüncesi ile gelirin pay dağılımı hesaplaması yapıldığı tespit edilmiştir.
SGK'dan gelen yazı cevabına göre davacıların iş kazası ile ilgili olarak gelir bağlanması hususunda başvuruda bulunmadıkları ve herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesinin yapılmadığı anlaşılmıştır.
Müteveffa ...'ın vefat ettiği 27/06/2020 kaza tarihinde, müteveffa'nın oğulları olan davacı ...'ın vefat tarihinde 19, ...'ın ve ...'ın 23, müteveffanın kızı olan ...'ın 25 yaşında olduğu, herhangi bir yüksek okulda öğrenim gördüklerine ilişkin dosya içerisinde bilgi ve belge bulunmadığı, kaza/vefat tarihi itibariyle yaşları nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakları olmadığı, bu nedenle davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden açılan maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar ..., ..., ... ve ...'ın kaza/vefat tarihindeki yaşları nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakları olmadığı, müteveffanın eşi ..., annesi ... ve oğulları ... ile ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı alabilecekleri anlaşılmıştır.
... plakalı aracı ZMMS poliçesi kapsamında Davalı ... Sigorta A.Ş.(yeni unvan ... Sigorta A.Ş)'nin sigortasında olduğu, davaya konu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü olan davalı ... ...'in kusurunun bulunmaması nedeniyle davalı ... ... ve ... Sigorta A.Ş (Yeni Unvan ... Sigorta A.Ş) yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu tespit edildiği, kusurlu ... tarafından kullanılan, davalı ... adına tescilli ... plaka sayılı otomobilin sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş.'ye davacı tarafça destekten yoksun kalma tazminatı için başvuruda bulunulduğu, dilekçenin 27/07/2020 tarihinde tebliğ olunduğu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. Maddesine göre, başvuru tarihinden sonraki 8. İş günü olan 05/08/2020 tarihinin temerrüt tarihi olduğu tespit edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre,
27/06/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalı ... Yönetimindeki ... plakalı otomobil'in mütevveffa dava dışı ... yönetimindeki ... plakalı otomobile çarptığı, gerçekleşen kaza esnasında otomobilde bulunan müteveffa ...'ın 27/06/2020 tarihinde vefat ettiği, davalı ...'ın Adli tıp raporuna göre %100 kusurlu bulunduğu, davalı ...'ın ... plakalı aracın tescil sahibi ve sigorta ettireni konumunda olduğu, ... plakalı aracın 10370753 poliçe numaralı, Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile ... Sigorta A.Ş. teminatı altında olduğu, anlaşılmış olup, mahkememizce aldırılan 03/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda müteveffanın emsal ücret araştırması göre hesaplanan 2. Seçenek mahkememiz heyetince hükme esas alınması yönünde görüş bildiğine varılarak, Davacılar ... 2.613.952,56 TL, ... 435.100,83 TL, ... 456.290,43 TL ve ... 157.968,33 TL yönünden açılan maddi tazminat talebinin kabulü ile toplam 3.663.312,15 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. için temerrüt tarihi olan 05/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizle ve poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere, (eş ... bakımından 292.555,07 TL, ... bakımından 51.068,29 TL, anne ... bakımından 48.496,73 TL, ... bakımından 17.769,91 TL) davalılar ... ve ... için kaza tarihi olan 27/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, karar vermek gerekmiştir.
MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:
Manevi zarar, hukuka aykırı eylem sonucu kişisel değerlerde meydana gelen eksilmedir. Kişisel değerlerin soyut niteliği nedeniyle meydana gelen eksilmenin rakamsal karşılığını parasal değerini ifade etmek mümkün değildir. Bununla birlikte kişisel değerlere yapılan saldırı neticesi ruhsal dengenin bozulması yaşama sevincinin eksilmesi kaçınılmaz olduğunda, hukuk manevi zararı giderim yükümlülüğü dışında tutmamış, genel değer ölçüsü olması nedeniyle, belli bir miktar paranın verilmesi suretiyle zarar görenin tatmin edilmesini amaçlamıştır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, sürücü davalı ... kusur oranı, davalı aracın tescilinin ve sigortacısının davalı ... olması, kazanın meydana geliş şekli, davacıların ölene yakınlık dereceleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, manevi tazminatın zenginleşmeye veya yoksullaşmaya neden olmaması temel ilkesi de dikkate alınarak davacıların olaydan dolayı çekmiş olduğu elem ve ızdırabın bir nebze de olsa telafisi için; davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile her bir davacı için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 240.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve ...'dan alınarak davacılara verilmesinin hak ve nesafet kurallarına uygun düştüğü anlaşılmış, fazlaya ilişkin talebin reddine, ... plakalı aracı ZMMS poliçesi kapsamında Davalı ... Sigorta A.Ş.(yeni unvan ... Sigorta A.Ş)'nin sigortasında olduğu, davaya konu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü olan davalı ... ...'in kusurunun bulunmaması nedeniyle davalı ... ... ve ... Sigorta A.Ş (Yeni Unvan ... Sigorta A.Ş) yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Maddi ve Manevi Tazminat yönünden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile:
Maddi tazminat bakımından:
1-Davacılar ... 2.613.952,56 TL, ... 435.100,83 TL, ... 456.290,43 TL ve ... 157.968,33 TL yönünden açılan maddi tazminat talebinin kabulü ile toplam 3.663.312,15 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. için temerrüt tarihi olan 05/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizle ve poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere, (eş ... bakımından 292.555,07 TL, ... bakımından 51.068,29 TL, anne ... bakımından 48.496,73 TL, ... bakımından 17.769,91 TL) davalılar ... ve ... için kaza tarihi olan 27/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,
2-Davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden açılan maddi tazminat talebinin REDDİNE,
3-Davalı ... ... ve ... Sigorta A.Ş (yeni unvan ... Sigorta A.Ş) yönünden açılan davanın REDDİNE,
Manevi tazminat bakımından:
4-Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile her bir davacı için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 240.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve ...'dan alınarak davacılara verilmesine,
5-Fazlaya ilişkin talebin Reddine,
6-Davalı ... ... ve ... Sigorta A.Ş (yeni unvan ... Sigorta A.Ş) yönünden açılan davanın REDDİNE,
Maddi Tazminat Bakımından Yargılama Ve Harç Giderleri;
7-Davada Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 250.240,85 TL harcın davalılar ... ve ... ve davalı ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluğunun 27.526,576-TL ile sınırlı olmak kaydı ile
8-Davacılar tarafından yapılan 160,00 TL posta masrafından oluşan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
9-Dosyada adli yardım talebinin kabulüne karar verildiğinden, suçüstü ödeneğinden karşılanan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 4.652,30 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacılara iadesine,
11-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 311.899,36-TL avukatlık ücretinin davalılar ... ve ... ve davalı ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluğunun 34.308,92-TL ile sınırlı olmak kaydı ile )
12-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca red edilen maddi tazminat miktarı nazara alınarak hesap 4.000,00-TL avukatlık ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara ödenmesine,
13-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine,
Manevi Tazminat Bakımından Yargılama ve Harç Giderleri;
14-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 16.394,40 TL harcın davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
15-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 38.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,
16-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/2. maddesi gereğince uyarınca hesap edilen 38.0000-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara ödenmesine,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacılar vekili, davalı ... vekili Ve ... vekilinin yüzüne karşı diğerlerinin yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
27/06/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır