T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/166
KARAR NO: 2022/1078
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 22/02/2021
KARAR TARİHİ: 17/11/2022
KARAR YAZIM TARİHİ: 17/11/2022
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili özetle; müvekkilinin ecza deposu olduğunu, davalı ...... Ecza Deposu Tic.ltd.şti. ile arasında cari hesap ilişkisi olduğunu, davalı ...... Ecza Deposu Tic. Ltd. Şti'ne, dava konusu çekleri ileri keşide tarihli avans olarak tanzim edildiğini, ..... tarafından tanzim edilen 10.01.2021 ....280.000,00 .... BANK, 23.01.2021 ... 220.000,00 .... BANK, 29.01.2021 ...150.000,00BANK, 27.02.2021 ... 270.000,00 ....BANK, 07.02.2021 ....150.000,00..... BANK,20.01.2021 ...230.000,00.... BANK'a ait 6 adet çekin tesliminin yapıldığı ve bu çeklerden 10.01.2021 ....280.000,00..... BANK, 23.01.2021 .....220.000,00..... BANK, 29.01.2021 ..... 150.000,00...... BANK'a ait 3 adet çek davalı ...... A.Ş. ye temlik edildiğini, ...... tarafından tanzim edilen 22.02.2021..... ₺280.000,00..... BANK, 10.03.2021..... ₺40.000,00..... BANK, 28.03.2021..... ₺275.000,00 ...... BANK, 04.04.2021..... ₺250.000,00..... BANK'a ait 4 adet çekin tesliminin yapıldığı ve bu çeklerin tamamı davalı ..... AŞ ye temlik edildiğini, bu tahsilat makbuzlarından sonra 01.10.2020 tarihinde davalı .... Faktoring AŞ den "'..... ' " adresinden müvekkilin muhasebesi sorumlusu "...... " adresine e-posta gönderilerek 13.08.2020 tarihli çek listesi ve taahhüdün bulunduğu belgenin imzalanmasının talep edildiğini, davalı ..... tarafından bu çeklerin aslen herhangi bir fatura ile ilişiği bulunmadığının bilindiği ve geçmiş tarihli olarak bu tür bir belge alındığını ortaya koyduğunu, davalı .... A.Ş., aslen faturalı olmayan çekleri geçmiş tarihli faturalarla ilişki kurdurmak üzere geçmiş tarihli belge talep ettiğini, herhangi bir araştırma yapmadan ve yasaya aykırı davranarak çekleri yasaya aykırı olarak temellük ettiğini, davalı ..... tarafından itiraz aşamasında sunulan deliller arasında yer alan ve davalı ..... tarafından diğer davalı ...... Faktoring'e teslim edilen çek listesinde 2 adet çek müvekkiline ait olup 13.08.2020 tarihinde sadece .... nolu 2 adet çekin teslim edildiğini, yine Davalı ..... tarafından itiraz aşamasında sunulan 30.09.2020 tarihli davalı ..... tarafından diğer davalı ...... Faktoringe teslim edilen çek listesinde müvekkiline ait olan .... nolu 4 adet devredildiğini, müvekkilinden çeklerin teslim edildiğinden 1-2 gün arayla faktoringe çekler teslim edildiğin ve çekler teslim edilirken herhangi bir fatura ile tevsik edilip edilmediğinin aranmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiye göre ileri tarihli avans olarak yapılan ödemenin akabinde mal/hizmet sonradan davalı ..... tarafından gönderildiğinden çeklerin neofarmaya teslim edilir edilmez 6361 sayılı kanunun 9/2 fıkrası gereğince davalı faktoring şirketinin fatura ile tevsik edilmeyen çekleri temellük etmesi yasaya aykırı davranış olduğundan faktoring şirketinin yasaya aykırı davranışı nedeniyle bu çeklerin meşru hamili sayılmayacağı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... E ve ...... K sayılı ilamında da belirtildiğini, müvekkili ile davalı neofoarma arasındaki ticari ilişki hep müvekkilinin avans olarak ödeme yaptıktan sonra mal/hizmet ileri tarihlerde gönderildiğini, müvekkili tarafından çek keşide tarihlerine kadar 26.09.2020 tarihli proforma faturadaki ilaçlar geleceği inancıyla imzalanarak gönderildiğini, müvekkilinin yukarıdaki çeklerin haricinde .... Deposu Tic.ltd.şti.ne başka çekleri de keşide edilerek teslim ettiğini, bu çekler 3. Şahıs nezdinde bulunduğundan ve karşığılda mal ve hizmet alındığından, müvekkilince ödenecek olup bedelsizlik iddiasının 3. Kişiye karşı ileri sürülemeyeceğinden bu çeklerin ödemesi müvekkilince yapılacağını, tüm cari hesap ilişkisi dikkate alındığında dahi müvekkilinin ..... Deposu Tic.ltd.şti.ne ileri sürebileceği tüm def'iler diğer davalı faktoring'e karşı ileri sürülebileceğinden davalı elinde olan çeklerin bedelsiz kaldığının sabit olduğunu, aşağıda belirtilen çekler 3. Şahıslar nezdinde bulunduğundan defiler ileri sürülemeyeceğinden ödenmek durumunda kalınan çeklerdir. 27.02.2021 .... 270.000,00.... BANK, 07.02.2021 .... 150.000,00 ..... BANK, 20.01.2021 .....230.000,00.... BANK'a ait çeklerin cari hesap ilişkisi içinde davalı .....'ya keşide edilen davalılar haricinde 3. Şahışlarda olan ve şahsi defi'lerin ileri sürülemeyeceği çekler olduğunu, davalı .... ECZA DEPOSU TİC.LTD.ŞTİ elindeki toplam çek miktarı 2.145.000,00 TL sini bulduğunu, bu çeklerin karşılığında davalı ..... Ecza Deposu Tic. Ltd. Şti'ne müvekkilinin 1.082.485,11 TL borçlu olmadığını, cari hesaba bakıldığında davalı ..... Ecza Deposu Tic.ltd.şti tarafından verilen 800,000,00 TL teminat çekleri de karşılıksız çıktığı ve ödenme ihtimalinin bulunmadığını, ..... AŞ tarafından borçlu ..... Ecza Deposu Tic.ltd.şti, Bu şirketin yetkilileri ve ortakları ...... ve bağlı ecza depoları hakkında Antalya Genel İcra Dairesinin .... E sayılı dosyasından 17.991.000,00 TL lik ihtiyati haciz işlemi başlatıldığını ve davalı ..... Ecza Deposu Tic.ltd.şti'nin alacaklı olduğunu düşündükleri 51 şirket ve kuruma 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilerek 03.12.2020 tarihinde tüm hak ve alacakları üzerine haciz işlemi uygulandığını müvekkilinin bu ihbarnameyi tebellüğ ettiğinde öğrendiğini, şuan davalı ..... Ecza Deposu Tic.ltd.şti' tüm faaliyetlerini durdurduğunu, fiilen gayrifaal halde olduğunu, ..... Ecza Deposu Tic.ltd.şti'nin borç ödemekten aciz halde olduğunu, tüm faaliyetlerini durdurdunu, fiilen gayrifaal halde olduğunu, avans verilen çeklere dair mal/hizmet verebilecek durumda olmadığını, Arabuluculuk sürecinde dahi ulaşılamadığı arabulucu tarafından son tutanakta belirtildiğini, davalı tarafından verilen 800.000,00 TL lik teminat çeklerinden dava tarihine kadar olan 3 adedi olan toplamda 650.000,00 TL lik çeklerin karşılıklarının bulunmadığından ödenmediğini, diğerinin keşide tarihinin henüz gelmediğini, cari hesaba göre davalı ..... Ecza Deposu Tic.ltd.şti nin müvekkilinin elinde bulunan 800.000,00 TL lik teminat çeki olsa da bu çeklerin ödenmesi gibi bir durum sözkonusu olmadığını, davalı ..... Ecza Deposu Tic.ltd.şti, diğer davalı ...... Faktoring AŞ ye devir ve ciro ettiği 7 adet çekten sadece 10.01.2021 tarihli ... nolu ve 280.000,00 TL bedelli çek bedelli hale geldiğini ve keşide tarihinde ödendiğini bakiye çeklere karşı göndermesi gereken ilaçları göndermediği için iş bu çekler bedelsiz kaldığını, davalılara karşı cari hesaptaki bedelsiz kalan kısım olan 1.082.485,11 TL için menfi tespit ve çek iptaline dair karar verilmesi talep edildiğini, ancak davalılar elinde bulunan ve Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... D. İş dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararında belirtilen ihtiyati tedbir konusu edilen 6 adet çek bedelleri toplamı 1.215.000,00 TL üzerinden tedbir kararı verildiğini, ihtiyati tedbir kararındaki bu rakam bedelsiz kalan ve borçsuzluğunu talep ettikleri bedelden fazla olduğundan hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmiş bulunan 10.03.2021 tarihli .... no'lu ve ₺40.000,00 bedelli çekin işbu davaya konu edilmediğini, bu çekin keşide tarihi geldiğinde müvekkilince ödeneceğinden bahisle Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... D. İş dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının devamına, 1.082.485,11 TL borçsuzluğunu tespitine karar verilmesi ile bu borç ilişkisi için keşide edilmiş olan ve bedelsiz kalan çek bedeli toplamı 1.175.000,00 TL'lik 23.01.2021.... ₺220.000,00...... BANK, 29.01.2021 ..... ₺150.000,0 ..... BANK, 22.02.2021 ....₺280.000,00.... BANK, 28.03.2021 .... ₺275.000,00..... BANK, 04.04.2021 .....₺250.000,00..... BANK'a ait çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, safahatta sunduğu 18/10/2022 tarihli dilekçe ile, müvekkilinin icra tehdidi nedeniyle borçlu olmadığı halde 17/05/2022 tarihinde 1.736.282,92 TL ödeme yapmak zorundu kaldığını, ödenen bu miktarın istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ...... Faktoring Anonim Şirketi vekili özetle; davacının huzurdaki davadan önce İhtiyati tedbir talep ettiğini ve Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... D.iş dosyası ile çeklerin ödenmesini durdurma kararı verildiğini, ihtiyati tedbir konusu olarak toplam 6 adet çek miktarı 1.215.000,00 TL. olup davacının huzurdaki davada hakkında tedbir kararı aldırdığı 10.03.2021 tarih, .... nolu 40.000.,-TL. Bedelli çeki dava konusu etmediğini, davacı taraf keşide ettiği ve fatura muhteviyatı olan mal veya hizmetin eksiksiz olarak aldığına ilişkin imzalı onayı bulunmasına rağmen çeklerini ödememek için haksız ve kötü niyetle hareket ettiğini, davacı tarafın Tedbir talebinde diğer davalıdan alındığı iddia edilen mal tutarı 1.063.513,56.-TL.olduğu beyanı bulunmasına rağmen huzurdaki davada bu sefer cari hesaplarında bedelsiz kalan kısım olarak 1.082.485,11-TL olduğunun beyan edildiğini, Davacı tarafın dava dilekçesindeki hususların tamamı çelişkili, hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz kötü niyetli iddialar olduğunu, reddine karar verilmesini, verilen ödeme yasağı kararının yasa gereği %115 teminata karar verilmesini, müvekkili şirketin, yasalarca düzenlenen Faktoring alanında faaliyet göstermekte olup, dava konusu çekleri 6361 Sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2 maddesine uygun olarak müşterisi diğer davalı olan .... Ecza Deposu Tic. Ltd. Şt. 'nden devir ve temlik aldığını, müvekkilinin dava konusu çekleri ve çekin dayanağı faturayı müşterisi bulunan diğer davalı ...... Ecza Deposu Tic.Ltd.Şt. 'den teslim aldığını, faktoring işlemi yapıldığını, ayrıca müşterisinin yazılı talimatı ile teslim aldığını, huzurdaki davanın haksız ve kötü niyetle ikame edildiğinden işlemler aşamasında Finans Kuruluşu olan müvekkiline vermiş olduğunu beyan ettiği yanıltıcı nitelikteki beyanları nedeniyle davacı firma hakkında " Kredi Açılmasını Sağlamak Amacıyla Nitelikli Dolandırıcılık Suçu (TCK 158/1-j) " suç duyurusu verileceğini, davacı her ne kadar, yazılı teyidi bulunmasına rağmen çeklere konu malları eksik aldığı iddiasını müvekkiline karşı kanun gereği bu def’iyi ileri süremeyeceğini, müvekkilinin iyiniyetli 3. Kişi olduğunu, keşideci ile davacı arasındaki iç ilişkiyi bilmesi mümkün olmadığını, müvekkili şirketin işlem yapımı aşamasında çeklere konu mal veya hizmetin tam olarak alındığı konusunda talepte bulunan davacıdan yazılı ve ıslak imzalı teyit aldığını, diğer davalı firmaya karşı sürebileceği şahsi defisini müvekkil şirkete karşı ileri sürmesi usul ve yasaya aykırı olup, müvekkil şirket hakkındaki davanın Husumet nedeniyle de reddine karar verilmesini, davacının % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, teminat miktarının %115 olarak düzenlenmesini savunmuştur.
Diğer davalıya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İİK nun 72/3. Maddesi uyarınca faktöring sözleşmesi nedeniyle davalıya verilen çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat taleplerinden ibarettir.
Davacı vekili 18/10/2022 tarihli dilekçe ile, müvekkilinin icra tehdidi nedeniyle borçlu olmadığı halde ödediği bedelin tahsilini talep etmiştir.
Celp edilen Bakırköy .... ATM'nin ...... D.iş sayılı dosyasının tetkikinde, davacı.... İlaç Sağlık Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından davalılar aleyhine ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, mahkemenin 11/01/2021 tarihli kararı ile, ... bankası .... Şubesine/Ankara'ya ait ait 23/01/2021 çek tarihli ... çek numaralı, 220.000,00 TL bedelli, ..... bankası .... Şubesine/Ankara'ya ait 29/01/2021 çek tarihli , ...... çek numaralı 150.000,00 TL bedelli, ..... bankası ...... Şubesine/Ankara'ya ait 22/02/2021 çek tarihli ..... çek numaralı, 280.000,00 TL bedelli, .... bankası .... Şubesine/Ankara'ya ait 10/03/2021 çek tarihli .... çek numaralı, 40.000,00 TL bedelli, ..... bankası ...... Şubesine/Ankara'ya ait 28/03/2021 çek tarihli, ... çek numaralı, 275.000,00 TL bedelli, .... bankası .... Şubesine/Ankara'ya ait 04/04/2021 çek tarihli .... çek numaralı, 250.000,00 TL bedelli çeklerin bankaya ibraz edilmesi halinde taraflarla sınırlı olmak kaydıyla ödenmesinin yasaklanmasına dair karar verildiği, teminat mektubunun sunulduğu, verilen karara davalı tarafından itiraz edildiği, itirazın duruşmalı olarak değerlendirilerek esas davanın açıldığı mahkememizin işbu dosyasına gönderme kararı verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 06/03/2021 tarihli ara kararı ile, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... D.iş dosyasında verilen tedbir kararının devamına, 10/03/2021 tarihli ..... nolu ve 40.000 TL bedelli çek yönünden verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce alınan 26/09/2022 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler, olayın oluş şekline uygun görülmesi nedeniyle bilimsel veri ve içeriğe sahip denetime elverişli kabul edilmiş, hükme esas alınmıştır.
İddia veya savunmanın haklılığı, bu olay ve hukuki işlemlerin varlığının ispatlanmasına bağlıdır.
İspat hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde bir temel hak olarak garanti altına alınmıştır. Anayasal dayanağı olan ispat hakkını, usûl hukukunda taraflar, kanunda belirtilen süre ve usûle uygun olarak kullanırlar. Bu hak yalnızca kanunla sınırlanabilir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususuna ise ispat yükü denir.
İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır. TMK 6. Maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
Dosya üzerinde yapılan incelemelerde, davalılar arasında düzenlenen 08.06.2020 tarihli Genel
Faktoring Sözleşmesi olduğu görülmüştür.
Faktoring sözleşmeleri temelinde alacağın temliki hükümlerini barındıran Borçlar Kanunundaki tip sözleşmeler arasında yer almayan ve birden fazla tip sözleşmeyi kapsamına alan atipik nitelikte karma sözleşmelerdir. Faktoring sözleşmeleri üç köşeli işlemlerdir. Faktoring işlemlerinin taraflarını alacağı temlik alan faktoring şirketi, temlik eden önceki alacaklı (faktoring şirketinin müşterisi) ve önceki alacaklıyla arasında temel hukuki ilişki bulunan borçlu olarak gösterebiliriz. Faktoring sözleşmesinin niteliği gereği kural olarak borçlu önceki alacaklısına karşı ileri sürebileceği şahsi defileri temlik alan durumundaki faktoring şirketine karşı da ileri sürebilir. (6098 sayılı TBK md. 188/1, 6361 sayılı yasanın 9/2 md.)
6361 Sayılı yasanın 9/3 maddesi hükmü faktoring işleminin tarafları olan borçlu önceki alacaklı ve temlik alan faktoring şirketi dışındaki kambiyo senedinde ciro silsilesinde yer alan diğer kambiyo borçluları bakımından getirilmiş bir hükümdür. Kanunun 9/3 maddesi hükmünün faktoring işleminin tarafları arasında yer almayan kambiyo borçlularını ilgilendirdiği madde gerekçesinden de anlaşılabilmektedir. Zira gerekçenin son cümlesinde "Bu bağlamda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun defiler başlıklı 687. maddesi ile paralellik sağlanması hedeflenmiştir." denmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 687/2 maddesinde "Alacağın temliki hükümleri saklıdır." hükmü yer almaktadır. 6361 Sayılı kanunun 9/2. maddesi hükmünden hareketle faktoring sözleşmelerinde de alacağın temliki hükümleri uygulanacağından gerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 687/2. maddesi, gerekse 6361 sayılı kanunun 9/2 maddesi karşısında faktoring işleminin taraflarından olan kambiyo borçluları hakkında alacağın temliki hükümlerinin uygulanacağı aynı kanunun 9/3 maddesi hükmünün ise faktoring işleminin tarafı olmayan ve ciro silsilesinde yer alan diğer kambiyo borçluları bakımından uygulanabileceği anlaşılmaktadır. (Bkz. benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/1159 Esas - 2015/12752 Karar sayılı ilamı)
Bu açıklamalar karşısında davalı faktoring şirketi yönünden yapılan değerlendirmede; faktoring şirketine ciro yoluyla devredilen çekte keşideci davacı (borçlu), lehtar ..... Ecza Deposu Ticaret Ltd. Şti. (önceki alacaklı), faktoring şirketi ise lehtardan çeki ciro yoluyla temlik alan son hamil durumunda olup, faktoring işleminin taraflarındandır. Hal böyle olunca somut olayda 6361 sayılı yasanın 9/3 maddesi hükmünün uygulama yeri bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla olayımızda anılan kanunun 9/2 maddesi hükmünün ve dolayısıyla 6098 Sayılı TBK nın 188/1 maddesi hükmünün uygulanması gerekmektedir. Buna göre borçlu önceki alacaklısına karşı aralarındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi defileri alacağı önceki alacaklıdan faktoring sözleşmesi çerçevesinde temlik alan faktoring şirketine karşı da ileri sürebilecektir. Bu duruma göre, dava konusu çek karşılığı fatura karşılığı malın tesliminin yapıldığının davalı tarafından ispatlanamadığı, borçlu davacının önceki alacaklı davalı .....'ya karşı aralarındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi defileri alacağı önceki alacaklıdan (davalı) faktoring sözleşmesi çerçevesinde temlik alan faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceğinden davalı faktoring şirketi vekilinin müvekkilinin dava konusu çeki faturasıyla beraber temlik alan iyi niyetli ciranta konumunda bulunduğuna yönelik savunması somut olaya uygun düşmemektedir. (Nitekim benzer konuda başka yer Bölge Adliye Mahkemesince bu yönde verilen karar Yargıtay .... H.D. ..... E ..... K sayılı ilamı ile onanmıştır).
Dava konusu çeklerin “avans çeki” olarak verildiği ve karşı edimin yerine getirilmediği iddia
edilmektedir. Gerek doktrinde gerekse Yargıtay’ın içtihatlarında karşı edimin hiç ya da gereği
gibi ifa edilmemiş olmasının senedi bedelsiz kılacağı kabul edilmiştir. (Y. 19. HD’nin
12.12.2016 tarih ve E. 2016/8709, K. 2016/15664 ve Y. 11. HD’nin 12.04.1988 tarih ve E.
1988/882, K. 1988/2267 sayılı kararları)
Yine yerleşmiş Yargıtay uygulamasına göre, temel borç ilişkisinin alım-satım sözleşmesi
olduğu durumlarda, satım bedelinin ödenmemesi yahut malın teslim edilmemesi iddialarının
belgelenmesi, defter kayıtlarıyla doğrulanması halinde, kökleşmiş biçimde senedin bedelsizliği nedeniyle iptaline karar verilmektedir. (Y. 11. HD.nin 21.4.1983 tarih ve E. 1983/1377, K. 1983/2065 )
Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında, ifadaki kısmî noksanlık ya da özellikle satım gibi sözleşmelerdeki ayıp nedeniyle, bonoların saptanacak bu miktarda bedelsiz kalacağı (yani
ticarî senedin kısmî bedelsizliği) kabul edilmektedir. (Y. 11. HD. 23.2.1981 tarih ve E.1981/845, K. 1981/746) Bedelsizlik davası, borçlunun (kambiyo borçlusunun) borçlu olmadığının tespitine yönelik
açtığı davadır (menfi tespit davası). Bu dava ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup
olmadığının tespiti amaçlanmaktadır. Bununla birlikte, senet bedeli hamil tarafından tahsil
edilmişse, açılacak dava istirdat davası olacaktır.
Bedelsizlik iddiasında bulunan kambiyo borçlusunun, hem temel ilişkiyi, hem de bu ilişkiden
doğan temel alacağın karşılıksız (bedelsiz) kaldığını ispatlaması gerekir. Ayrıca, mahkeme
tarafından verilecek bedelsizlik kararının, çek hamilleri bakımından da sonuç doğurabilmesi için, bunların senedin iktisabında, bile bile borçlunun zararına hareket ettiklerinin de ispatlanması gerekmektedir.
Dosyada yapılan incelemelerde davacı şirketin söz konusu çek karşılığında herhangi bir mal
veya hizmet (olayda ilaç) satın aldığı ve bu ilcaların teslim edildiğine ilişkin herhangi bir
bilgi/ belgeye rastlanılmamıştır.
Davacı tarafından teslim alınmayan mal ve hizmetlerin karşılığı olarak verilen çeklerin
bedelsiz kaldığı tespit edilmiştir. Bahse konu bedelsizlik iddiaları bir def’i konumundadır ve
normal şartlar alında üçüncü kişilere karşı ileri sürülememesi gerekir. Ancak bu durumun
istisnalarından birisi de üçüncü kişinin bu durumu bilmesi halidir. Nitekim hamil çeki ciro
yoluyla değil de, alacağın temliki gibi bir halefiyet yoluyla devralmışsa, şahsi def’ilerin (bu
arada bedelsizlik def’inin de) etkisi genişleyerek doğrudan doğruya ilişki içinde olmayan bu
hamillere karşı da ileri sürülebilmesi mümkündür. (Öztan, s. 240; Acar, s. 91; Yılmaz, s. 98;
Ayli/Üçer, s.437-438).
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacı tarafın def’i’leri, çekleri temlik yoluyla alan
davalı tarafa karşı da ileri sürülebilecektir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, celp edilen bilgi ve belgeler, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına binaen; davalı ...... Faktoring A.Ş. ile diğer davalı ..... Ecza Deposu Tic. Ltd. Şti.
arasında tarihinde 25.000.000,00 TL faktöring işlemleri sözleşmesi imzalandığı,
Davalı ..... Ecza Deposu Tic. Ltd. Şti. davacı ...... İlaç Sağlık Ürünleri
San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile aralarındaki satışlardan dolayı dava konusu çeklerle ilgili Faktoring
işlemler yapılmak üzere davalı ...... Faktoring A.Ş. ne çekleri temlik ettiği
anlaşılmıştır. İtibar edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporun mali inceleme bölümünde tespit edildiği üzere, Davalı ...... Faktoring A.Ş. tarafından incelenen bir kısım faturanın davalı ..... Ecza Deposu
Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı ..... İlaç Sağlık Ürünleri San.Ve Tic. Ltd. Şti.’ne
düzenlendiği, davalı ...... Faktoring A.Ş. nin belgeler
doğrultusunda imzalanan sözleşmeye istinaden diğer davalı ..... Ecza Deposu Tic. Ltd.
Şti.ne faktöring işlemi yaptığı, davacı şirketin söz konusu çek karşılığında herhangi bir mal
veya hizmet aldığı ve bu ilaçların teslim edildiğine ilişkin dosyada herhangi bir
bilgi/belge bulunmadığı, bu hususun davalılarca ispatlanamadığı, dosyada mevcut İstanbul ...... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile; davalı ...... Faktoring A.Ş. tarafından .... İlaç Sağlık Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine davaya konu edilen çekler dayanak gösterilerek 13/05/2022 tarihinde (işbu davanın açıldığı tarihten sonra ) icra takibi başlatıldığı, dosyaya sunulan 20/05/2022 ve 17/05/2022 tarihli tahsilat makbuzlarından davacı tarafından ...... esas sayılı dosyasına toplam 1.734.997,56 TL ödeme yapıldığı bu haliyle davanın istirdat davasına dönüştüğü, davacı tarafından teslim alınmayan mal ve hizmetlerin karşılığı olarak verilen çeklerin
bedelsiz kaldığı, davacı tarafın def’i’leri, çekleri temlik yoluyla alan
davalı tarafa karşı da ileri sürülebileceği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, işbu dosyanın eki olan Bakırköy ....... ATM'nin .... D.iş sayılı dosyasında verilen tedbir kararı ve mahkememizin 06/03/2021 tarihli ara kararı ile tedbirin devamına yönelik verilen karara rağmen, davacının sorumlu olmadığı çeklerin takibe konu edilmesinin kötüniyetli olarak yapıldığı konusunda kanaat oluştuğundan takdiren %20 oranında kötü niyet tazminat talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile 1.736.282,92 TL nin 1.175.000,00 TL sinin ödeme tarihi olan 17/05/2022 tarihinde 559.997,56 TL nin ödeme tarihi olan 20/05/2020 tarihinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile birlikte davalılardan istirdadı ile davacıya ödenmesine,
2-İİK'nun 72/5.maddesi gereğince İstanbul ..... İcra müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında takip miktarında belirtilen 1.528.333,84 TL nin %20 si oranında hesap edilen 305.666,76 TL nin davalı ...... Faktoring AŞ den tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 118.605,48 TL harçtan peşin alınan 20.066,07 TL+ 9.590,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile eksik 88.949,41 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 6.086,60 TL posta masrafı ile 20.066,07 TL peşin harç+ 9.590,00 TL tamamlama harcı+ 59,30 TL başvuru harcı + 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 35.810,47 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 185.814,15 TL avukatlık ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalılar tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalılara iadesine,
8-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacı ve davalı faktoring vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
17/11/2022
Başkan ....
¸e-imzalıdır
Üye .......
¸e-imzalıdır
Üye .....
¸e-imzalıdır
Katip......
¸e-imzalıdır