T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/247 Esas
KARAR NO: 2023/1308
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/03/2021
KARAR TARİHİ: 11/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından satışı hususunda anlaşılan kumaşlar ayıpsız olarak davalıya teslim edildiğini, satış sözleşmesinden kaynaklanan bedel ile ilgili olarak da Müvekkil şirket, Davalı tacire teslim ettiği ürünlerin karşılığı olan alacağına istinaden; 01.10.2020 tarih ve ... Seri nolu, 19.626,62 TL bedelli; 05.10.2020 tarih ve ... Seri nolu, 3.494,01 TL bedelli; 08.10.2020 tarih ve ... Seri nolu, 1.005,69 TL bedelli; 20.10.2020 tarih ve ... Seri nolu, 6.743,52 TL bedelli; 28.10.2020 tarih ve ... Seri nolu, 15.387,57 TL bedelli; 30.10.2020 tarih ve ... Seri nolu, 199.591,95 TL bedelli; 31.10.2020 tarih ve ... Seri nolu, 39.597,21 TL bedelli toplam miktarı 285.446,57 TL olan (7) adet fatura tanzim edildiğini ve davalı şirkete gönderildiğini tüm sözlü taleplere rağmen davalı tacir tarafından fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine bu defa Bursa .... Noterliğinin 07.12.2020 tarih, ... Yevmiye nolu ihtarnamesi ile fatura bedellerinin ödenmesi aksi takdirde yasal yollara tevessül edileceği davalı tarafa ihtar ediliğini, davalı tarafça ihtarın kendilerine tebliği üzerine Bakırköy .... Noterliğinin 08.12.2020 tarih, ... yevmiye numaralı cevabi ihtarları ile satışa konu malların ayıplı olduğunu bu nedenle sözleşmeden döndüklerini ifade ederek kötü niyetli borcu inkar ettiğini, davalı taraf aynı tarihte bu defa Bakırköy .... Noterliğinin ... Yevmiye no'lu ihtarı ile ayıp nedeniyle sözleşmeden döndüklerini ifade eden ikinci bir ihtarname keşide ettiğini, davalı tarafın kötü niyetli borçtan kurtulmaya yönelik bu tavrı üzerine müvekkil şirketin alacağının tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı tacir aleyhine 285.446,57 TL bedelli icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından haksız olarak icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, yargılamaya konu itirazın iptali davası açılmadan önce tarafımızca uzlaşma imkanı zorlandığı ve anlaşmazlığın taraflar arasında çözümlenebilmesi ümidiyle ara buluculuk müessesine başvurulduğunu, Bakırköy Ara buluculuk Bürosunun ... Büro dosya no, ... ara buluculuk numaralı dosyası kapsamında davalı tarafların anlaşmaya yanaşmaması yapılan görüşmeler neticesinde sonucunda süreç anlaşamama ile sonuçlandığını ( EK12: Ara buluculuk Son Tutanağı), müvekkil şirket satışa konu kumaşların zilyetliğini davalı borçluya devir ederek edimini yerine getirdiğini davalı borçlu ise ödeme edimini yerine getirmediğini ve temerrüde düştüğünü, davacı ve davalı tacir olup satışa konu kumaşlarda her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğunu, bu haliyle taraflar arasında ticari bir satış ilişkisi kurulduğunu, TTK'nun 23/1c maddesine göre, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıya ihbar edildiğini, açıkça belli değil ise alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelendiği veya incelettirmekle ve bu inceleme sonunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa bu sürede durumu satıcıya ihbar etmekle yükümlü olduğunu, yukarıda belirtilen kanun maddelerinden de açıkça anlaşıldığı üzere davalı borçlu kanunda belirlenen 2 ve 8 günlük sürelerde müvekkil şirkete karşı bir ayıp ihbarında bulunmadığını, bu nedenle davalı borçlunun satışa konu malların kendisine teslim edildiği tarihten aylar sonra müvekkil şirketin ödeme ihtarı üzerine ayıp iddiasında bulunması usulen mümkün olmadığını, davalı taraf tacir olup davaya konu satış işlemi ticari bir satış olduğunu, davalı tarafın ayıp iddiasını kabul edilmediğini, kaldı ki, davalı tarafın ayıp iddiası gerçek olmadığı, davalı borçlu kötü niyetli olarak borçtan kurtulmaya ve zaman kazanmaya çalıştığı, müvekkilin takibe konu satış ilişkisinden kaynaklanan alacağı, likid bir alacak olması nedeniyle, Davalı tarafından yapılan haksız itiraz nedeniyle, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle; davamızın kabulü ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapılan Haksız İtirazın İptali ile Takip Tarihinden itibaren reeskont avans faiziyle birlikte ödenmesi ile Takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle likit bir alacağa dayalı takibin durmasına neden olan Davalılardan %20'den Az olmamak üzere Tazminat ödemesine, harca esas değer olan 285.446,57 TL takip miktarınca teminatsız olarak İHTİYATİ HACİZ kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep etmektedir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin mal almak için ... İhracat İthalat San. Tic. Ltd. Şti. Şirketi ile görüştüğünü, ... Fatura numaralı, 01.10.2020 Tarihli fatura: ... Fatura Numaralı, 20.10.2020 Tarihli fatura: ... Fatura Numaralı, 30.10.2020 Tarihli fatura; ... Fatura Numaralı, 31.10.2020 Tarihli faturalardan da görüleceği üzere muhtelif kumaşlardan satın aldığını, müvekkil, ekte sunulu faturalara konu muhtelif kumaşları 7.000-USD ön ödeme yaparak satın aldığını, davacı şirket, müvekkilin sipariş etttiği muhtelif kumaşları 06.12.2020 tarihinde teslim etmişse de mezkur ürünler çok fazla olduğundan teslim edilirken anında kontrol edilemediği, satın alınan muhtelif kumaşlar rulo halinde sarılı olarak teslim edilmiş olup, ancak tamamı açılıp bakıldığında üzerinde leke şeklinde farklı renkler olduğu fark edildiğini, bu nedenle müvekkil firma tarafından 07.12.2020 tarihinde satılan ürünlerin ayıplı olduğu ancak anlaşıldığını, tek renk olması gereken kumaşın üzerinde yer yer lekeler şeklinde düzensiz ve defolu görünen hatalar mevcut olduğunu, davacı tarafından teslim edilen kumaşların tamamında muhtelif lekelerin ve enine veya boyuna çizgi hatalarının bulunduğu görüldüğünü, söz konusu malların bu haliyle kullanılması müvekkil için mümkün olmadığı, açıkladığımız hatalı kumaşlardan müvekkilimiz yararlanamamış olup, bu hatalı üretime dayanan ayıp için 6098 sayılı kanunca düzenlenen seçimlik haklardan olan sözleşmeden dönme hakkımızı kullandığımızı davalı tarafa 08.12.2020 tarihli Bakırköy .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarname ile bildirildiğini ve iade alınması için 15 günlük süre verildiğini, davacı, dilekçesinde kumaşların ayıpsız olarak müvekkile teslim edildiği iddiası gerçeği yansıtmadığını, zira davacı ile yapılan görüşmelerde kumaşlardaki ayıbın kabul edilmemesi üzerine müvekkil tarafından derhal delil tespit davası açılarak kumaşların ayıplı olduğu İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D. İş ... Karar sayılı karar ile görevlendirilen bilirkişi heyeti incelemesi ile tespit ediliğini, bilirkişi heyetinin incelemesi neticesinde satın alınan kumaşların tamamının muhtelif lekeler enine veya boyuna çizgi hatalarının olduğu tespit edilmiş olup, kumaşların ayıplı olduğu bilirkişi heyetince de kabul edildiğini, müvekkil tarafından süresi içerisinde davacıya malların ayıplı olduğu bildirilmişse de davacı tarafından kabul edilmediğini, müvekkil tarafından keşide edilen Bakırköy .... Noterliğinin 08.12.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğunu, bununla birlikte aynı ihtarname ile müvekkil, 6098 sayılı TBK'nin 227. Maddesi gereği seçimlik hakkına dayanarak sözleşmeden dönme hakkını kullandığını davacıya bildirdiğini, nitekim müvekkil dolayısıyla davacının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünü de yerine getirememiş, olan satılan malın mülkiyetini tam ve eksiksiz olarak devrettiğinden bahsedilemediğini, malları ayıpsız olarak tam ve eksiksiz teslim etmediğini, davacının ayıba karşı tekeffül borcu doğmuş olduğu halde, davacı haksız ve hukuka aykırı bir biçimde malların ayıplı olduğunu kabul etmemekle birlikte müvekkilin temerrüte düştüğünden bahsetmektedir. Davacının ayıba karşı tekeffül borcu doğmuş olup, müvekkilin seçimlik hakkını olan sözleşmeden dönme hakkını kullanması neticesinde davacının söz konusu malları teslim alması ve yapılan ödemeleri faiziyle iade etmesi gerektiğini, bu nedenle müvekkilin malların bedelini ödeme başlatması kabul edilemez olduğunu, haksız icra takibine itiraz etmek gerektiğini, borcunun doğduğundan bahsedilemediğini, yukarıda detaylıca açıkladığımız üzere ve delillerimizle de davacının teslim ettiği malların ayıplı olduğunu, buna rağmen davacının ihtiyati haciz talep etmesi de hukuka uygun olmadığını, zira öncelikle davacının malları ayıplı olduğundan davacının ayıba karşı tekeffül sorumluluğu bulunduğunu, müvekkilin bedel ödeme borcu doğmadığını, yukarıda açıkladığımız ve re'sen nazara alınacak tüm sebeplerle fazlaya ve başkaya ilişkin tüm hukuki ve cezai haklarımız saklı kalmak üzere: davacı tarafın usul ve yasalara aykırı DAVASININ REDDINE, davacı tarafın tür taleplerinin reddine, kötü niyetli davacı aleyhine alacağın %20 si oranında tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep edilmektedir.
DELİLLER : Bakırköy .... İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacının, bakiye cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Bakırköy .... İcra Dairesi’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 285.446,57 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık reeskont faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi Mali Müşavir ... ve Tekstil Mühendisi ... 26/12/2022 tarihli raporunda; Davacı tarafın 2020 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı tarafın 2020 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tutulmadığı ve sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, davacı tarafın davalı tarafa düzenlendiği ve takibe konu ettiği cari hesap ekstresine ait 2020 yılında 8 adet ve KDV dâhil 354.354,89 TL tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın 7 adet KDV dahil 285.446,57 TL tutar üzerinden takibe geçtiği, iş bu faturaların açıklama kısımlarına mal-hizmet açıklamalarının yazıldığı, miktar ve birim fiyatı bilgilerinin belirtildiği, faturaların teslim eden ile teslime alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığından teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına işlenmediği, davalı tarafın iş bu faturalara itiraz ettiğine dair dosya muhteviyatında tevsik edici belgeye rastlanılmadığını, “Türk Ticaret Kanununun MADDE 21-(2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” İfadesi yer almaktadır. Takibe konu faturaların taraflarca karşılıklı olarak BA-BA formu ile beyan edildiği, davacı tarafın, dosya muhteviyatına sunduğu cari hesap ekstresinde, davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 08.10.2020 tarihli 19.626,62 TL (B) tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 01.11.2020 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 285.446,57 TL alacaklı olduğu, 29.12.2020-31.12.2020 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 354.354,89 TL alacaklı olduğu, Davalı Tarafın, Ticari defterlerinin boş durumda olduğu, içeriğinde herhangi bir kaydın oluşturulmadığı, yazılı bir bilginin yer almadığı, davacı taraf ile ilgili de herhangi kaydın yazılı olmadığı, dolayısıyla taraflar arasında herhangi bir karşılaştırma veya değerlendirme yapılamadığı, takip tarihi itibariyle ticari defter ve kayıtlara göre davacı tarafın davalı taraftan 285.446,57 TL alacaklı olduğu, 6. Davacı tarafından davalıya satılan 13.301 kg kumaşın muhtelif lekeler ve enine ve/veya boyuna çizgi hataları nedeniyle ayıplı olduğu, kumaşta leke hataları ve enine / boyuna çizgi hatalarının kumaş toplarının açılarak çıplak gözle incelenmesiyle anlaşılabilecek açık ayıp olduğu, davalının dava konusu açık ayıplı kumaşların ayıp ihbarını kumaşları teslim aldıktan en az 1 ay sonra yaptığı, 7. Davacının davalıya satmış olduğu ayıplı kumaşlar nedeniyle davalının 124.826,53 TL zararının oluştuğu, Sayın mahkemenin davalının ayıp ihbarının süresinde olduğu ve davalının ayıp nedeniyle oluşan zararını davacıdan talep edebileceği kanaatine varması halinde; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 285.446,57 - 124.826,53 - 160.620,04 TL alacaklı olduğu, 8. Sayın mahkemenin davalının ayıp ihbarının süresinde olmadığı kanaatine varması halinde; 11.12.2020 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 285.446,57 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Bilirkişi Tekstil Mühendisi ... 30/08/2023 tarihli raporunda; 45 top 1633,90 Kg Antrasit renkli kumaşların, yerinde inceleme de davacı vekilince yapılan beyan ile davacı tarafından davalı tarafa satılan kumaşlardan olduğu, mevcut halleri ile boya abrajı sebebi ile ayıplı olduğu ; üzerinde mevcut hatanın kumaş toplarının açılması ile çıplak gözle de tespit edilebilecek boya abrajı şeklinde olduğu , dosya içeriğinde mevcut irsaliyeler ve faturalar üzerinde kumaş cinsi, renk, vb. niteliklerin yazılı olmaması sebebiyle hangi tarihte hangi irsaliye ve fatura ile satışının gerçekleştiğinin tespitinin mümkün olmadığı; 1 top 46,40 kg Mavi renk kumaşın incelenmesinde, kumaşların boya abrajı nedeniyle ayıplı olduğu, kumaş için davacı vekilince yapılan beyan da kumaşların kendilerince satılan kumaşlar içinde bulunmadığı ; davalı vekilince yapılan beyan da ise kendilerine satılan kumaşlar içinde bulunduğu yönünde beyan alınmakla birlikte ; dosya içeriğinde mevcut irsaliyeler ve faturalar üzerinde kumaş cinsi, renk, vb. niteliklerin yazılı olmaması sebebiyle ,davacı tarafından davalı firmaya satılan kumaşlar içerisinde bulunup bulunmadığı konusunda tespit yapılamadığı; bu konuda takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, üzerinde mevcut hatanın kumaş toplarının açılması ile çıplak gözle de tespit edilebilecek boya abrajı şeklinde olduğu 13 top 385,30 kg Siyah renk ve 1 top 23 kg Bordo renk kumaşlarda hataya rastlanılmadığı; mevcut halleri ile ayıplı olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Genel Olarak; Faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düşmektedir, öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu yazılı belgeler ile ispat etmesi gerekir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddelerinde açıkça belirtilmiştir. Alacaklı düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerekir. Fatura tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamaz. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E:2001/1, K:2003/1, T:27.06.2003.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, icra dosyası, fatura dökümleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına binaen; Taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmenin varlığında ve faturaya konu miktarda kumaşın teslim edilmesine ilişkin olmayıp, bu husus tarafların kabulünde olmakla baraber, uyuşmazlık kumaşlarda ayıp bulunup bulunmadığı davalının ifayı bu şekilde kabul edip etmediği, ifayı bu şekilde kabul ettikten sonra bu hususu öne sürerek takibe konu borçtan sorumluluklarının kaldırılıp kaldırılamayacağı noktasındadır.
Yine taraf defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, davacı tarafın 2020 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 2020 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tutulmadığı ve sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, davacı tarafın davalı tarafa düzenlendiği ve takibe konu ettiği cari hesap ekstresine ait 2020 yılında 8 adet ve KDV dâhil 354.354,89 TL tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın 7 adet KDV dahil 285.446,57 TL tutar üzerinden takibe geçtiği, iş bu faturaların açıklama kısımlarına mal-hizmet açıklamalarının yazıldığı, miktar ve birim fiyatı bilgilerinin belirtildiği, iş bu faturaların davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına işlenmediği, davalı tarafın iş bu faturalara itiraz ettiğine dair dosya muhteviyatında tevsik edici belgeye rastlanılmadığını, takibe konu faturaların taraflarca karşılıklı olarak BA-BS formu ile beyan edildiği,
Davalı vekili her ne kadar satın alınan kumaşların ayıplı olduğunu beyan etmiş ise de, yerinde yapılan incelemede, dosya içeriğinde mevcut irsaliyeler ve faturalar üzerinde kumaş cinsi, renk, vb. niteliklerin yazılı olmaması sebebiyle hangi tarihte hangi irsaliye ve fatura ile satışının gerçekleştiğinin tespitinin mümkün olmadığı, bir kısım kumaş için da davacı vekilince yapılan beyan da kumaşların kendilerince satılan kumaşlar içinde bulunmadığı beyanında bulunulduğu ve davalı vekilince yapılan beyan da ise kendilerine satılan kumaşlar içinde bulunduğu yönünde beyan verildiği, dosya içeriğinde mevcut irsaliyeler ve faturalar üzerinde kumaş cinsi, renk, vb. niteliklerin yazılı olmaması sebebiyle ,davacı tarafından davalı firmaya satılan kumaşlar içerisinde bulunup bulunmadığı konusunda tespit yapılamadığı, bir kısım kumaşlarda ise hataya rastlanılmadığı; mevcut halleri ile ayıplı olmadığı yönünden, hükme esas alınabilecek nitelikte bulunan ve teknik tespitlerin yer aldığı bilirkişi raporu ile ortaya konulması karşısında, davalının ayıp iddiasını ispatlayamadığı ve bu haliyle davacının talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, ayrıca faturaya dayalı alacağın likit olması karşısında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi uygun görülmüş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile 285.446,57-TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak yönünden aynı şartlarla devamına;
2-Asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 57.089,31-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 19.498,86 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 3.447,49 TL harcın mahsubuyla bakiye 16.051,37 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 59,30 başvurma harcı, 3.447,49 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.506,79 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 4.931,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-AAÜT gereğince hesap edilen 44.816,99 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin, dahili davalı ... vekilinin, dahili davalı ... ve ... vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır