T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/365
KARAR NO : 2024/413
DAVA : Şirketin feshi ve tasfiyesi.
DAVA TARİHİ : 22/04/2021
KARAR TARİHİ : 18/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/05/2024
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili özetle; müvekkili ... ve müvekkili ...'in davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile birlikte dava konusu-tasfiyesi talep edilen ...Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ortaktırları olduklarını, şirketin hisse dağılımı; müvekkili ... %25 pay sahibi, müvekkili ... %25 pay sahibi olduğunu, .... Sanayi ve Ticaret A.Ş. %50 pay sahibi olacak şekilde yapıldığını, ... Gayrimenkul'un yönetim kurulu başkanı ... İnşaat’ ı temsilen ..., yönetim kurulu başkan yardımcısı ..., Yönetim Kurulu başkan yardımcısı ...’ den oluştuğunu, şirketin kuruluşunda her bir yönetim kurulu üyesinin şirketi münferiden temsili kararlaştırıldığını, ancak ... İnşaat’ı temsilen ...’nin yaptığı işlerde müvekkillerine bilgi ve hesap vermemesi, yapılan bir takım işlerin şaibeli olması sebebi ile, 19.08.2019 tarihli genel kurul kararı ile şirketin temsil şeklinin değiştirildiğini, ... Gayrimenkul’ ün 3 yönetim kurulu üyesinin 2 tanesinin atacağı imza ile temsili kararlaştırıldığını, ... Gayrimenkul’ün esas sözleşmesinin 3. maddesinde kuruluş amacı; “her türlü gayrimenkul alım satım ve inşaat yapım işleri” olarak belirlendiğini, esasen ... Gayrimenkul’ün kuruluşu, ..., ..., davalı ... İnşaat arasında imzalanan 05.09.2013 tarihli Taşınmaz Mal(Arsa) Alış Sözleşmesi Başlıklı Adi Ortaklık Sözleşmesi’ ne dayandığını, ... Gayrimenkul ortakları henüz şirketi kurmadan önce bir araya gelerek 05.09.2013 tarihli Taşınmaz Mal(Arsa) Alış Sözleşmesi’ ni imzaladıklarını, bu sözleşme ile Sivas İli, ... İlçesi ... Mah. .... Cad. 76/1’ de bulunan 17.613,m2 yüz ölçümlü ... ada ... parsel sayılı taşınmazı %25 bedelini ..., %25 bedelini ..., %50 bedelini ... İnşaat ödemek sureti ile ihaleden başlangıçta ... İnşaat adına satın almayı, satın alma işleminden sonra yeni şirket kurmayı (... Gayrimenkul) ve taşınmazın devrini işbu yeni şirkete devretmeyi yahut şirket kurulmaz ise ortaklara (... İnşaat, ..., ...) hisseleri oranında devretmeyi kararlaştırdıklarını, 05.09.2013 tarihli sözleşme çerçevesinde %25’er satış bedeli müvekkillleri tarafından ödenerek Sivas İli, ... İlçesi ... Mah. ... Cad. 76/1’ de bulunan 17.613,m2 yüz ölçümlü ... ada ... parsel sayılı taşınmaz ... İnşaat adına satın alındığını ve 20.08.2014 tarihli ... sayılı Ticaret sicilinde yayınlanarak ... Gayrimenkul şirketi kurulduğunu, ... ada .. parsel sayılı taşınmazın parsel numarası daha sonra ... ada ... parsel sayılı taşınmaz olarak değiştiğini, tarafların 05.09.2013 tarihli sözleşmesi çerçevesinde ortaklaşa 14 nolu taşınmazı satın almaları ve ... Gayrimenkulü kurmaları ile taraflar ilk etapta öngörülen edimlerini yerine getirmiş gözükmekte ise de, davalı ortak ... İnşaat, 05.09.2013 tarihli sözleşme çerçevesinde satın alınan .... parsel nolu taşınmazı tapu masrafı çıkacağı gerekçesi ile ... Gayrimenkul’e devretmediği gibi, müvekkilleri %25’şer paylarına düzen gayrimenkul hissesini de satmadıklarını, 05.09.2013 tarihli Taşınmaz Mal (Arsa) Alış Sözleşmesi’ndeki edimlerini yerine getirmediklerini, bunun yerine ... İnşaat sanki arsanın tek başına gerçek malikiymiş de ... Gayrimenkul müteahhitmiş gibi, ... İnşaat ile ... Gayrimenkul arasında Sivas .... Noterliği’ nin 28.11.2014 tarih ve ... Yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, yani müvekkilleri yahut ... Gayrimenkul ... parsel numaralı taşınmazın gerçekte arsa sahibi oldukları halde, ... İnşaat, 05.09.2013 tarihli sözleşmedeki devir edimini ifa etmediği için, yapılan sözleşmede müteahhit olarak yer aldığını, davalı ortak, müvekkilleri ortak iş yaptıkları, güven olmadan ortaklı olamayacağı, tapu devirleri ile boşuna masraf yapılmaması gerektiğini beyan ederek kandırdığını, daha en baştan itibaren suiniyetli davrandığını, müvekkillerinin 05.09.2013 tarihli sözleşmeden kaynaklanan her türlü hakkı saklı olduğunu, Sivas .... Noterliği’nin 28.11.2014 tarih ve ... Yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi’nde ...... parsel numaralı taşınmaz üzerine toplam 5 blokta toplam 272 daire ve 9 dükkandan oluşan bir inşaat yapılması, bunun müteahhit ... Gayrimenkul ile arsa sahibi gözüken ... İnşaat arsasındaki paylaşımı kararlaştırıldığını, böylelikle ... İnşaat, gerçekte tek başına arsa sahibi olmadığı halde hem arsa sahibi sıfatı ile pay alır, hem de ... Gayrimenkul ortağı olması sıfatı ile pay alır duruma geldiğini, inşaatın gerçekleşmesi için, ödedikleri arsa parası haricinde her bir müvekkil i 2.000.000,00 TL’nin üzerindeki parayı banka üzerinden ödemek sureti ile ... Gayrimenkul’e sermaye koyduğunu, şirket amacının gerçekleşmesi ve şirketin hantal bir yapıda olmaması için, şirket kuruluşunda her bir ortağa münferit imza ile temsil yetkisi verildiğini, ... İnşaatı temsil eden ...’nin oğlu ....ye inşa edilen projedeki bağımsız bölümleri satabilmesi ve sair işleri yapabilmesi için, en geniş şekilde yetkileri kapsayan biçimde vekaletname verildiğini, nitekim proje inşa edilip tamamlandığını, ancak müvekkilleri yapılan satışlardan elde edilen gelirler, yapılan harcamalar ile ilgili bilgi talep edip, inşa edilen projedeki taşınmazların ortaklar arasında 05.09.2013 tarihli sözleşmeye uygun biçimde paylaştırılmasını istediklerinde, müvekkillerine şirket işleyişi, yapılan harcamalar, satıştan elde edilen gelirler hakkında bilgi verilmediği gibi, müvekkillerinin şirketten fiilen uzaklaştırıldıklarını, ayrıca şirket esas sözleşmesinin 10 maddesinde belirtilen biçimde yıllık genel kurul yapılmadığından, müvekkillerinin şirket faaliyetlerinden, yapılan harcamalardan, elde edilen gelirlerden haberi olmadığını, keza müvekkillerinin ... Gayrimenkul tarafından inşa edilen projedeki 34 adet daire ve dükkanlardan oluşan taşınmazların, henüz karşılıklı anlaşma ile proje tasfiyesine başlanmadan ... İnşaat a devredildiğini öğrendiklerini, böylece ... İnşaat’ı temsilen ... ve oğlu ...’nin TTK hükümleri ve TBK genel hükümleri çerçevesinde vekalet akdinin bilgilendirme, özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı, temsil ettikleri müvekkilleri aleyhine işlemler yaptıklarının anlaşıldığını, işbu sebeple müvekkilleri, evvela karşı taraf ... İnşaat, ...’ye Beyoğlu .... Noterliğinin 02.03.2020 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek, bu taşınmazların akıbetini, bu taşınmazların ... Gayrimenkul’e geri iadesini talep ettiklerini, ayrıca müvekkilleri, ... Gayrimenkul, ... İnşaat, ... ve ...’ye keşide ettikleri Beyoğlu .... Noterliği nin 05.03.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile özetle yapılan harcamalar, elde edilen gelirler, şirket işleyişi, şirket malvarlığının ne şekilde kullanıldığı hususlarında bilgi ve belge talep etmişler ise de, muhataplardan istenen bilginin alınması mümkün olmadığını, bu ihtarnameye ... İnşaat, ... ve ... tarafından verilen Zeytinburnu .... Noterliği’nin 13.03.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, 05.09.2013 tarihli sözleşme ile başlayan temel ilişkiyi de inkar eden bir biçimde, tamamen gerçek dışı beyan ve iddialar ile inkar sadedinde bir cevap verildiğini, müvekkilleri yönetim kurulu üyesi ve her halükarda şirket ortağı olduğu ve bu sebeple TTK hükümleri çerçevesinde bilgi edinme ve şirket kayıtlarını inceleme hakları bulunduğu halde, ... ve .... tarafından müvekkillerine bilgi edinmesini fiili yol tutularak, müvekkilleri şirket merkezine gittiğinde çeşitli bahaneler ile şirket kayıt ve defterleri gösterilmeyerek, olay çıkartılarak engellendiğini, keza müvekkillerine ... inşaata devredilen projedeki 34 daire ve dükkanların durumu hakkında da bilgi verilmediğini, bunun üzerine müvekkilleri, ... İnşaat, ... ve ...’ye keşide ettikleri Beyoğlu .... Noterliği nin 07.05.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bilgi talebini yenilediklerini, keza haksız biçimde ... İnşaat adına devredilen 34 taşınmazın ve dükkanların ... Gayrimenkule iadesini, taşınmazların paylaşılacak ise hukuka ve hakkaniyete uygun biçimde paylaşımını, aksi takdirde davalar açılmak zorunda kalınacağını ihtar ettiklerini, müvekkillerinin bu ihtarnamesindeki talep yerine getirilmeyince, müvekkillerinin Bakırköy .... Noterliği’nin 21.05.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı azilnamesini keşide ederek, ... Gayrimenkul adına vekaleten gayrimenkul satışı ve sair işler yapan ancak yaptığı işler ve tahsil ettiği paralar ile ilgili bilgi vermek, özen ve sadakat ile iş görmek yükümlülüğünü ihlal eden ve müvekkillerinin zararına hareket eden ...’yi azlettiklerini, davalı tarafın fiili yol tutarak müvekkillerinin bilgi hakkını engellemesi, genel kurulun yapılamaması ve keşide edilen ihtarnamelerden de bir sonuç alınamaması üzerine, müvekkillerinin Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin ... E. Sayılı dosyası ile ... İnşaat, ... ve ... aleyhine “keşide edilen ihtarnamelere rağmen müvekkillerine verilmeyen bilgilerin ve şirketin kötü yönetilmesi sebebi ile müvekkillerin uğradığı zararın tespiti davası” açtığını, yine işbu davayı açmadan önce yaşanan süreçte müvekkilleri, ... İnşaat, ...’nin oğlu .... ’nin, müvekkillerinin imzası, izni, onamı ve muvafakati olmadan ... Gayrimenkul’ ün inşa ettiği ve/veya maliki olduğu daire ve dükkanları kiraya verdiği, kira bellerini doğru bir biçimde beyan etmediği ve kira bedellerinin şirket kasasına girmediği anlaşıldığından, ayrıca ... İnşaat ‘ ın halen 34 adet daire ve dükkanları ... Gayrimenkule devretmedikleri anlaşıldığından müvekkilleri, ... ve ...’ ye Beyoğlu .... Noterliğinin 29.12.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini, keza kiralama işlemi ile ilgili bilgi almak için kiracı dava dışı ....’ a Beyoğlu .... Noterliğinin 16.12.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini, kiracı dava dışı ...- ...’a Beyoğlu .... Noterliğinin 16.12.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiği, yine süreçte ... İnşaat’a Beyoğlu .... Noterliğinin 16.02.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek, şayet 34 adet daire ve 1.100 m.kare dükkanları ... Gayrimenkule iade edilmeyecek ise, her bir müvekkilin %25 hissesi oranındaki hakkının müvekkillerine piyasa rayici üzerinden ödenmesi talep edildiğini, buna karşılık bugüne kadar müvekkillerinin bilgi, belge ve mal yahut karşılığı olan bedeli paylaşım talebi karşılanmadığını, davalı ortak ... İnşaat en baştan beri kötü niyetli olarak hareket ettiğini, müvekkilleri %25’ şer orandaki arsa hisselerini devretmediğini, 05.09.2013 tarihli Taşınmaz Mal(Arsa) Alış Sözleşmesi Başlıklı Adi Ortaklık Sözleşmesi ile taraflar arasındaki hukuki ilişki açıkça sabit olmasına, hem arsa bedeli için müvekkillerinin ödeme yaptıkları, hem de inşaatın gerçekleştirilmesi için müvekkillerinin sermaye koydukları sabit olmasına karşılık, baştan itibaren hileli biçimde hareket ederek, müvekkillerini kandırıp saf dışı ederek, organik bağ içerinde olduğu oğlu ....'yi şirkete vekil tayin ettirerek usulsüz ve gerçek dışı mal/hizmet alımları yaparak masrafları şişirmiş, düşük bedellerle taşınmaz satışları yaptığını, satış bedellerini şirket kasasına koymadığı, henüz tarafların hesap görmediği ve malvarlığının paylaşılmadığı bir dönemde 34 adet daire ve dükkanların tapusunu kendisi üzerine aldığını, keza ... Gayrimenkul’ ün ortağı olduğu şirket taşınmazları hukuka aykırı biçimde, müvekkillerinin imzası, onayı, muvafakati ve bilgisi olmadan dava dışı 3. Kişilere kiralanarak, davalı ... İnşaat, ...’ nin oğlu ....haksız biçimde kira geliri elde etmeye başladığını, yapılan bu hukuka aykırı işlemlerin tamamı yönünden tazminat ve sorumluluk davası açmak hakkı saklı olduğunu, somut olayda ... gayrimenkulün tasfiyesini gerektiren birden fazla sebep mevcut olduğunu, ... gayrimenkul’ ün feshine ve tasfiyesine karar verilmesini, davalı ortağın haksız ve kötü niyetli eylemleri ve haksız tutumu sebebi ile, müvekkilleri ile davalı ortak arasındaki güven ilişkisi zedelendiğini, davalının, müvekkilerine zarar veren faaliyetleri, müvekkillerine bir türlü bilgi vermemesi ve bir kısım malvarlıklarını kendi adına mal edinmesi sebebi ile ortaklar arasında anlaşmazlık meydana geldiğini, gelinen aşamada davalı ... İnşaat’ın haksız ve uzlaşmaz tutumu sebebi ile, 19.08.2019 tarihinden bu yana yönetim kurulu toplanamamakta olup, şirketin yönetim kurulu toplanamadan şirketin yönetim organı işlevsiz kaldığını, bu hali ile şirketin fiilen yönetim organı mevcut olmadığını, yine şirket esas sözleşmesinin 10. Maddesinde, şirketin genel kurulunun şirket hesap devresi sonundan itibaren 3 ay içerinde her yıl toplanması kararlaştırılmış ise de, davalı ... İnşaat’ ın bilgi paylaşmayarak haksız menfaat teminini devam ettirme çabası içerinde olması ve bilgi paylaşımından imtina etmesi, şirket kayıt ve defterlerini fiilen elinde bulundurması sebebi ile 2020 yılı genel kurul toplantısı yapılamadığını, usulüne uygun biçimde kar dağıtımı yapılamadığı gibi, şirket davalı taraf eylemleri neticesinde sürekli zarar ve ziyana uğradığını, keza 05.09.2013 tarihli Taşınmaz Mal(Arsa) Alış Sözleşmesi Başlıklı Adi Ortaklık Sözleşmesi ve bu doğrultuda yapılan ... Gayrimenkul esas sözleşmesinde belirtildiği biçimde, ortaklaşa alınan arsa üzerine yapılan inşaat tamamlandığı, şirketin olağan amaç ve faaliyetleri doğrultusunda bu taşınmazların satılarak ortaklar arasında pay dağıtımı yapılması gerektirdiği halde, şirketin amacı doğrultusunda işlem yapılmayarak, ... Gayrimenkul ve dolayısı ile müvekkiller her geçen gün zarara uğratıldığını, 05.09.2013 tarihli Taşınmaz Mal(Arsa) Alış Sözleşmesi Başlıklı Adi Ortaklık Sözleşmesi ve bu doğrultuda yapılan ... Gayrimenkul esas sözleşmesindeki amaç gerçekleştiğinden bu aşamada şirketin esasen doğal bir biçimde tasfiye sürecine sokulması gerektiğinin de açık olduğunu, diğer taraftan şirketin mevcut hali ile devam edemeyeceği, ortaklar arasındaki anlaşmazlık sebebi ile bu aşamadan sonra işletme konusunun tasfiye olmadan gerçekleşemeyeceğinin de açık olduğunu, TTK 530/2 maddesinde “Dava açıldığında mahkeme, taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.” denmek sureti ile somut olaydaki gibi şirketin fiilen organsız kaldığı ve yönetilemez hale geldiği durumlarda mahkemenin gerekli tedbirleri alacağı ifade edildiğini, davalı ortağın haksız ve kötü niyetli eylemleri sebebi ile 2020 yılında genel kurul yapılamadığı, şirketin yönetim kurulu olan yönetim organı fiilen çalışmaz ve işlevsiz duruma geldiğini, bu arada davalı şirket ortağının hukuka aykırı ve usulsüz işlemler yaparak, şirketin sahibi olduğu gayrimenkulleri kendisi adına tescil ettirip kendi nam ve hesabına satarak, şirkete ait taşınmazların yetkisiz biçimde kira sözleşmeleri yaparak haksız kazanç sağladığını, tasfiyesi istenen şirketin içini boşalttığı ve zarara uğrattığının açık olduğunu, HMK uyarınca huzurdaki davanın etkinliğinin sağlanması, müvekkillerinin telafisi imkansız zarar ve ziyanlarının önlenmesi, şirketin dava müddetince fiilen varlığını koruyabilmesi ancak mahkemenin şirket yönetimini denetime alması, şirketin alacaklarının tahsil edilip borçlarının ödenmesi, şirketin kamusal yükümlülüklerinin yerine getirilmesi ile mümkün olduğunu, keza şirket malvarlığının muhafazası, şirket mallarının bu süreçte rayice uygun biçimde şirket adına yapılacak kiralamalar ile kiralaması da alınması gereken başlıca önlemler olduğunu, işbu sebeple müvekkillerin telafisi imkansız zarar ve ziyanlarının önlenmesi için, TTK ve HMK hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir talebimizin kabulüne, şirketin olağan faaliyetlerinin devamı, malvarlıklarının korunması, şirket kira paralarının şirket kasasına girmesi, şirket borçlarının ödenip kamusal yükümlülüklerin yerine getirilebilmesi için öncelikle ve acilen dava konusu şirkete yönetici kayyım atanmasına, şirketin mali durumunun denetlenmesi bakımından kayyımın düzenli biçimde rapor sunmasının istenmesine, kayyıma şirket taşınmazlarını rayice uygun biçimde şirket adına kiralama ve şirket zararlarını ilgililerden tazmin hususunda hukuki yollara müracaat yetkisi verilmesine, Sivas İli, .... İlçesi ... Mah. ... Cad. 76/1’ de bulunan 17.613,m2 yüz ölçümlü ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki Sivas Tapu Müdürlüğü’ ne toplam 5 blokta toplam 272 daire ve 9 dükkandan oluşan taşınmazların tedavüllü tapu kayıtlarının, devredilenler var ise bunların resmi akidlerinin celbi için Sivas Tapu Sicil Müdürlüğü’ ne tezkere yazılmasına, Sivas İli, .... İlçesi ...Mah. ...Cad. 76/1’ de bulunan 17.613,m2 yüz ölçümlü ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde halen dava konusu ... Gayrimenkul’ e ait olan taşınmazların ve yukarıda arz ettiğimiz ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına devredilen ve halen bu şirket adına kayıtlı olan taşınmazların tamamı üzerine, devir ve temlikin önlenmesi, mevcut durumun muhafazası için ihtiyati tedbir konulmasına, ... Gayrimenkul’ e ait olan ancak filen davalı ortak yahut onunla birlikte hareket eden ... ve .... tarafından kullanılan aracın fiilen kayyıma teslimine yahut bu araçların bağlanarak adli yediemine konulmasına ve dava sonuna kadar muhafazasına, dava kabulü ile dava konusu ... Gayrimenkul şirketinin TTK 529/1-b, 530/1, 531/1 ve ilgili yasa hükümleri uyarınca feshine ve tasfiyesine, tasfiye işlemleri neticesinde müvekkillerinin her birinin tasfiye alacağının müvekkillerine ödenmesine, fazlaya ilişkin haklarımızın saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekilinin süre uzatım talebi 21/06/2021 tarihinde reddedilmiş, dosyada deliller toplanmıştır.
DELİLLER:
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, ...bank, ... Bankası, ...bank, ... Bankası, ... Bankası, ...bank, ... Bankası yazı cevapları, Sivas Tapu Müdürlüğü yazı cevabı, kayyım raporları, bilirkişi raporu, dosyada toplanan müzekkereler ve tüm deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava ...'nin feshi ve tasfiyesi isteminden ibarettir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizden verilen 15/12/2022 tarihli ara kararı ile denetim kayyımı atanmıştır.
Mahkememizce aldırılan 02/10/2022 tarihli bilirkişi raporu, kayyım raporları, Sivas İlinde keşfen yapılan inceleme neticesinde kayyımın sunduğu 17/10/2023 tarihli rapor ve tutanak, bilimsel veri dikkate alınarak hukuki değerlendirme heyetimizce yapılmıştır.
6102 sayılı TTK. Madde 530- (1) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, pay sahipleri, şirket alacaklıları veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığının istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler. Bu süre içinde durum düzeltilmezse, mahkeme şirketin feshine karar verir. (2) Dava açıldığında mahkeme, taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.
6102 sayılı TTK. Madde 531- (1) Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.” Görüldüğü üzere, Kanun Koyucu çok açık bir şekilde haklı sebeple fesih davasının halka açık anonim ortaklıklar da dahil olmak üzere tüm anonim ortaklıklarda açılabileceğini kabul etmiştir. Hükümde, halka açık anonim ortaklıklarda azınlık olarak yüzde beş oranının yeterli olacağı ve sermayenin yüzde beşini temsil eden payların sahiplerinin fesih davasını açabileceği ifade edilmiştir
Davalı ... Gayrimenkul İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin sermayesi 1.000.000,00 TL
olduğu, sermayenin %50’si davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin, %25’i davacı ...’nin ve %25’ise davacı ...’e ait olduğu,
davacıların dava açmak haklarının bulunduğu anlaşılmıştır.
Anonim şirketler ile ilgili olarak haklı sebep kavramına ilişkin kanunlarımızda açık bir tanımlama bulunmamakla birlikte, sürekli borç ilişkileri doğuran sözleşmelerde, taraflara haklı sebeplerin varlığında taahhüt ettikleri sözleşme hükümlerini tamamen veya kısmen feshetme yetkisi tanınmaktadır. Haklı sebep, sürekli bir borç ilişkisine devam etmeyi, dürüstlük kuralı gereği çekilmez hale getirdiği kabul edilebilecek hukuki olgudur.
Öte yandan, kollektif ortaklıklar için yasal tanım mevcuttur. TTK. m. 245 hükmüne göre, “şirketin kuruluşuna yol açan fiili veya kişisel sebeplerin şirketin işletme konusunun elde edilmesini imkânsız kılacak veya güçleştirecek şekilde ortadan kalkmış olması” haklı sebep olarak tanımlanmaktadır. Bu tanım bir sermaye ortaklığı olan anonim ortaklıklar bakımından ancak niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanabilir. Haklı sebebin “ortağı ortak olmaya iten nedenleri ortaklık ilişkisini sürdürmesini kendisinden beklememizi olanaksız kılacak oranda değiştirecek olan hukuki olgu”, “azınlığın hakkaniyete uygun ve fakat objektif olarak ortaklığın devam etmesinden umduğu faydaları ortadan kaldıran olgular” şekillerinde de tanımlanması mümkündür.
TTK.m.245/1 de; dört bent halinde sayılan Fesih nedenlerinin sınırlı olmadığı bu hallerin örnek olarak verildiği (1). bendin sonundaki “gibi haller” deyiminden açıkça anlaşılmaktadır. TTK.m.245 hükmünde böyle denilmekle birlikte haklı sebeple fesih kurumunun uygulanmasında TTK.m.124/2 hükmü uyarınca bir sermaye şirketi olan anonim şirketlerde konuya daha ihtiyatlı yaklaşılması gerekmektedir. Nitekim şahıs şirketlerinde ortakların kişiliği, sermayeye oranla daha önemli olduğundan ve ortaklar arasındaki güven ilişkisi daha ön plana çıktığından, bu hususlardaki zedelenmeler de haklı sebep teşkil edebilmekteyken, sermaye şirketlerinde ortakların kişiliğindeki aksaklıklar ve ortaklar arasındaki husumetin haklı sebep teşkil etmesi daha zor olacaktır.
TTK.nun 245/1 de (4) bent halinde haklı sebepler, ya şirket ortaklarının şahsından ya da ortakların şahıslarıyla hiç ilgisi olmayan nedenlerden doğmuş olabilir. TTK.m.245/1 de sayılan (4) bentteki haller ortaklara bağlı (sübjektif) sebeplerdir. Şirketin maksadının elde edilmesini imkânsız kılacak veya güçleştirecek maddi ve hukuki sebepler, somut olayda kira paralarının toplanıp sağlıklı bir şekilde şirkete aktarılmadığı, (objektif) sebeplerdir.
TTK.'nun 529’uncu maddesi uyarınca anonim şirket sermayesinin en az ondabirine sahip her ortak, muhik sebeplere dayanmak şartıyla şirketin feshini mahkemeden talep edebilir. Ancak, şirketin feshini gerektirecek haklı neden bulunduğunu ileri sürenin (davacının), bu iddialarını ispat etmesi gerekir. Yasa maddelerinde haklı nedenlerin tek tek sayılmamış olması ve davalı şirket ana sözleşmesinde de bu yolda bir düzenleme yapılmamış olması sebebiyle, haklı nedenlerin varlığının yargıç tarafından değerlendirilerek saptanması gerekir.
Türk Ticaret Kanunu m. 507/1 hükmüne göre her ortağın kar payı alma hakkı bulunmaktadır.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyetince incelemeler neticesinde; davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 6102 sayılı TTK. 64.Maddesi
hükümlerine göre, 2013-2021 dönemi ticari defterlerinin açılış onaylarının yasal
süresinde yapıldığı, 2013 - 2016 yılı yevmiye defterlerinin Haziran ayı içinde
yapılması gereken kapanış onaylarının süresinde yapılmadığı, 2017 - 2021 yevmiye
defterlerinin Haziran ayı içinde yapılması gereken kapanış onaylarının süresinde yapıldığı
ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu,
davalı ... Gayrimenkul İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 6102 sayılı TTK.
64.Maddesi Hükümlerine göre, 2014-2018 dönemi ticari defterlerinin açılış onaylarının
yasal süresinde yapıldığı görülmüş olup, 2013 - 2016 yılı yevmiye defterlerinin Haziran ayı
içinde yapılması gereken kapanış onaylarının süresinde yapılmadığı, 2019 yılı ve 2021 yılı
defterler incelemeye sunulmadığı, 2020 yılı defterleri incelemeye sunulmuş olup, e defter
tutulduğu açılış ve kapanış yerine geçen e defter beratlarının süresinde onaylarının
yapılmadığı, 2017 - 2018 yevmiye defterlerinin Haziran ayı içinde yapılması gereken
kapanış onaylarının süresinde yapıldığı ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu,
dava dosyası, Genel Kurul ve Yönetim Kurulu Karar Defteri incelemelerinde, davalı
... Gayrimenkul İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 2016, 2017 ve 2018 dönemine ait
Olağan Genel Kurulu’nun 19.08.2019 tarihinde yapıldığı görülmüş olup, 2019, 2020 ve
2021 yılı Olağan Genel Kurullarının yapılmadığı, davalı ... Gayrimenkul İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin sermayesi 1.000.000, 00 TL
olduğu görülmüş olup, Sermayenin %50’si davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin,
%25’i davacı ...’nin ve %25’ise davacı ...’e ait olduğu, dava konusu taşınmazın, davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin 2014 yılı
bilançosunda kayıtlı olduğu görülmüş olup, 2014 yılı bilançosunun Aktifinde, Maddi Duran
Varlıklar bölümünde, Arazi ve arsalarının değeri 7.200.000,00 TL tutar ile kayıtlı olduğu,
dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan ödeme dekontlarında, davacı ...
Özgener tarafından davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin banka hesabına 2013-
2015 yıllarında toplam 1.893.565,00 TL ödeme yapıldığı görüldüğü, ancak davalı ...
İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı,
davalı ... Gayrimenkul İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ticari defter incelemelerinde,
2015-2017 ticari defterlerinde, davacı ... tarafından banka yolu ile davalı ...
Gayrimenkul İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin banka hesabına 2.134.500,00 TL ödeme
yapıldığı görülmüş olup, davacı tarafın cari hesabına alacak kayıt edildiği tespit edildiği,
davalı ... Gayrimenkul İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ticari defter incelemelerinde,
2015-2017 ticari defterlerinde, davacı ... tarafından banka yolu ile davalı
... Gayrimenkul İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin banka hesabına 1.500.000,00 TL
ödeme yapıldığı, davacı tarafın cari hesabına alacak kayıt edildiği tespit
edildiği,
pay sahiplerinin kendi aralarında söz konusu olabilecek fikir ayrılıkları veya ihtilafların
feshe dayanak teşkil eden bir haklı sebep olarak değerlendirilemeyeceği,
genel kurulun toplantıya çağrılması için mahkemeden talepte bulunulması isabetli olduğu, şirketin haklı sebeple feshini talep etmenin mümkün olmadığı, zira doktrinde de sürekli olarak vurgulandığı üzere, esas olanın şirketin
devamlılığının sağlanması olduğu,
şirketin zarara uğradığı iddiası bakımından yapılan değerlendirmede, şirketin zararda olmadığının tespit edilmesi
sebebiyle, şirketin haklı nedenle feshini gerektiren bir sebep olarak değerlendirilmediği,
dava konusu Sivas İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Cd. 76, , tapu
adresi ... ilçesi ... Mahallesi ... ada .. parsel 17.613,05 m2 yüzölçümlü , 1
Adet 14 Katlı Ev,3 Adet 15 Katlı Ev,1 Adet 16 Katlı Apartman Ve Arsası vasıflı ana
taşınmaz da yer alan 272 daire 9 dükkanın taşınmazın dava tarihi 22.04.2021 itibari ile
değeri ; 2022 Yılı Ağustos Ayındaki Yİ-ÜFE: 1.780,05 2021 Yılı Nisan Ayındaki Yİ-ÜFE: 641,63 endeksler göz önünde tutulduğunda
111.417.000,00 T.L.(Yüz On Bir Milyon Dört Yüz On Yedi Bin Türk Lirası) hesap ve takdir edildiği anlaşılmıştır.
Kayyım raporunda: ... Gayrimenkul İnşaat San.ve
Tic. A. Ş. , ... İnşaat Sanayi Ve Tic. A.ş., ... ve ...’ye ait banka
hesap hareketlerinin incelemesinde; 2014 yılından 2023 yılına kadar 170 adet banka hesabının mevcut olduğu, 170 adet banka hesaplarına ait hareketlerin sayısının ise
33.278 hareketten oluştuğu, banka hareketlerinin detaylı incelenmesi neticesinde yukarıya banka
hesap hareketlerinin icmalinin rapora aktarıldığı,
Banka hareketlerinin incelenmesinde her banka hesabı altında gerçekleşen işleme ait hesap
hareketleri açıkladığı, Sivas İlinde imal ve inşa edilen
gayrimenkullerin satışından elden edilen satış tutarları (satışı yapılan dairelerin tamamı açısından ticari
defterlerin ve tapu kayıtlarının irdelenmesi gerekmektedir) banka hesaplarına yansımış olup, yansıyan
bu bedellerin, gayrimenkul satın alanlara düzenlenen faturalar ve bu faturaların ticaret defterlere kayıtlı
olup olmadığı ve tutarsal bazda karşılaştırılması yapılamadığı, dava konusu kapsamında imal ve inşa edilen ve hala satışı gerçeklememiş 112 adet
gayrimenkullerden kaç dairenin, kimlere ve hangi tarihte kiraya verildiği, kira sözleşmelerinin yapılıp
yapılmadığı, kira tutarları hakkında tam bir bilgilendirme yapılmadığı, ayrıca kiraya verilen
gayrimenkullerin kira bedellerinin, yukarıda da tespit edildiği üzere şirket hesabına aktarılmadığı, şahıs
hesaplarına yatırıldığının anlaşıldığı, bu durumu hayatın olağan akışına uymadığı,
davalı şirketin ticari bir işletme olması nedeni ile kira gelirlerine ait fatura düzenlemesi gerektiği, bu
gün kadar fatura düzenlenip düzenlenmediği konusunda bir bilginin mevcut olmadığı, 213 Sayılı V.U.K. ,
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu hükümlerine uymadıklarının
değerlendirildiği, diğer taraftan tasfiyesi istenilen davalı şirketin yönetim organının şirketi temsile ait yetki sürelerinin
dolmasından ötürü, şirketi temsil yetkilisinin olmamasından kaynaklı, kira gelirlerinin şirket hesabına
aktarılması halinde bu tutarların kullanılamayacağı, ayrıca satışı yapılan ve yapılmayan binaların aylık
bakım ve genel giderlerin oluşması yüzünden üçüncü şahıslara aylık bakım ve giderlerin ödeyemeyeceği,
davalı şirket ticari defterlerinin bu rapor tarihine kadar vergi müfettişi tarafından inceleme
yapıldığından ötürü, ticari defterlerin teslim edilmediği anlaşılmıştır.
Davalı şirketin 6102 sayılı T.T.K.’nun 376. ( 376/1-2-3) Maddesi kapsamında borca batık olup olmadığının kayıtlı değerler üzerinden değerlendirilmesinde ise şirket aktiflerinin borçlarını karşılayamamakta yani kayıtlı değerler üzerinden borca batık olduğu, şirket yönetiminin TTK. 376. Madde hükümleri gereği herhangi bir önleyici tedbir aldığına dair bir emareye rastlanmamıştır.
Şirket maksadının gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkansız hale gelmesi durumunda da şirketin feshine karar verilebilir. YTD, 26.03.1963 tarih ve E. 3438, K. 1963/4856 sayılı kararında, “...TTK. 434/2’de geçen ‘şirket maksadının husulünün imkansızlaşması’ şeklindeki ifade, sadece işletme konusu işin bünyesinden doğan imkansızlıklara taalluk etmektedir. İdarecilerin kötü idaresi hakkında ayrıca hükümler sevkedilmiştir. Kar elde edememe halinin, maksat ve mevzuun husulünü imkansız hale getirdiğini kabul, ancak uzun müddet kazanç sağlanamaması ve kazanç ihtimalinin tamamen ortadan kalkması halinde mümkün olur” görüşüne yer vererek, uzun süre kazanç sağlamama ve kazanç ihtimalinin ortadan kalkması durumunda maksadın imkansızlaştığının kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yine, sermaye kaybı ve borca batıklık durumunu düzenleyen TTK. m. 376/2 hükmüne göre, “son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer”.
Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ve mahkememizce görevlendirilen denetim kayyımının hazırlamış olduğu raporlar ile tüm dosya münderecatına göre;
Anonim şirketlerde haklı sebeple fesih kurumu, kişi ortaklıklarının haklı sebeple feshinden ayrılır. Kişi ortaklıklarında haklı sebeple fesih davasının düzenlenme amacı, ortaklığı oluşturan ve devamını sağlayan işbirliği ve güven unsurları ortadan kalktığı veya önemli ölçüde zayıfladığı hallerde, ortaklığı bu şekilde devam ettirmenin ortaklar için çekilmez olması durumunda, ortaklara, ortaklığı sona erdirme imkanı tanımaktır. Kişi ortaklıklarında, ortaklar arasındaki güven ilişkisi ve yoğun işbirliği sebebiyle, haklı sebeple feshi dava hakkı, anonim şirketten farklı olarak, ortaksal bir haktır. Çoğunluk prensibine göre yönetilen ve bir sermaye ortaklığı olan anonim şirkette ise haklı sebeple feshi dava hakkı ortaksal bir hak olarak değil azınlık hakkı olarak düzenlenmiştir(bkz. ŞAHİN, Ayşe; Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi, Vedat Kitapçılık, 1. Bası, İstanbul 2013, s. 13 vd;). Anonim şirket çoğunluk prensibinin geçerli olduğu bir sermaye şirketi olması sebebiyle; pay sahiplerinin kendi aralarında söz konusu olabilecek fikir ayrılıkları veya ihtilaflar kural olarak feshe dayanak teşkil eden haklı sebep olamazlar (bkz. ERTAN, Füsun Nomer; Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi Davası - TTK m. 531 Üzerine Düşünceler; İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, Cilt:73, Sayı:1, Yıl:2016, s.421-440, s.426,) Kural bu olmakla birlikte, kişi ortaklıkları ile önemli benzerlik gösteren aile ortaklığı mahiyetindeki anonim ortaklıklarda, fikir ayrılığını aşan ve ortaklığı bu şekilde devam ettirmenin ortaklar için çekilmez olmasına sebep olacak kişisel sebeplerin de haklı sebep sayılarak ortaklığın feshine veya davacı pay sahiplerinin ortaklıktan çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilebileceği kabul edilebilecektir(bkz. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi 2019/2942 esas, 2021/1647 karar sayılı, 24/02/2021 tarihli ilamı).
Somut olayda; davacıların ... İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş ile birlikte dava konusu tasfiyesi talep edilen ... Gayrimenkul İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş'nin ortakları olduğu, adı geçen şirkette davacıların %25'er, diğer davalı ... İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş'nin ise %50 pay sahibi olduğu, TTK. m. 531 hükmü uyarınca fesih davası açma şartlarını taşıdıkları, mahkememizce tespitlerin daha sağlıklı yapılması için denetim kayyımı atanmış olup denetim kayyımı raporlarını belirtilen sürelerde mahkememize ibraz etmiştir. Davalı ...'nin borca batık olup olmadığının kayıtlı değerler üzerinden değerlendirilmesinde ise kayyım raporlarına göre şirket aktiflerinin borçlarını karşılayamamakta yani kayıtlı değerler üzerinden borca batık olduğu, şirket yönetiminin TTK. 376. Madde hükümleri gereği herhangi bir önleyici tedbir aldığına dair dosya kapsamında somut bir bilgi ve belge bulunmadığı, şirketin uzun süreden beri sürekli zarar ettiği, kar payı dağıtmadığı, dava konusu taşınmazın, davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin 2014 yılı
bilançosunda kayıtlı olduğu, 2014 yılı bilançosunun Aktifinde, Maddi Duran
varlıklar bölümünde, Arazi ve arsalarının değeri 7.200.000,00 TL tutar ile kayıtlı olduğu,
davalı ... Gayrimenkul İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ticari defter incelemelerinde,
2015-2017 ticari defterlerinde, davacı .... tarafından banka yolu ile davalı ...
Gayrimenkul İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin banka hesabına 2.134.500,00 TL ödeme
yapıldığı görülmüş olup, davacı tarafın cari hesabına alacak kayıt edildiği tespit edildiği,
davacıların şirketin devamı konusunda çaba sarfettiği, yönetim boşluğu, pay sahiplerinin kendi aralarında fikir ayrılıkları ve ihtilafların bulunduğu, asıl amacın şirketin devamlılığının sağlanması olduğu, Sivas İlinde imal ve inşa edilen
gayrimenkullerin satışından elden edilen satış tutarları (satışı yapılan dairelerin tamamı açısından ticari
defterlerin ve tapu kayıtlarının irdelenmesi gerekmektedir) banka hesaplarına yansımış olup, yansıyan
bu bedellerin, gayrimenkul satın alanlara düzenlenen faturalar ve bu faturaların ticaret defterlere kayıtlı
olup olmadığı ve tutarsal bazda karşılaştırılmasının yapılamadığı, dava konusu kapsamında imal ve inşa edilen ve hala satışı gerçeklememiş 112 adet
gayrimenkullerden kaç dairenin, kimlere ve hangi tarihte kiraya verildiği, kira sözleşmelerinin yapılıp
yapılmadığı, kira tutarları hakkında tam bir bilgilendirme yapılmadığı, ayrıca kiraya verilen
gayrimenkullerin kira bedellerinin, yukarıda da tespit edildiği üzere şirket hesabına aktarılmadığı, şahıs
hesaplarına yatırıldığının anlaşıldığı, bu durumu hayatın olağan akışına uymadığı, davalı şirketin ticari bir işletme olması nedeni ile kira gelirlerine ait fatura düzenlemesi gerektiği, bu
güne kadar fatura düzenlenip düzenlenmediği konusunda bir bilginin mevcut olmadığı ve davalı şirket tarafından da delil olarak ibraz edilmediği, 213 Sayılı V.U.K. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu hükümlerine uymadıklarının
değerlendirildiği, tasfiyesi istenilen davalı şirketin yönetim organının şirketi temsile ait yetki sürelerinin
dolmasından ötürü, şirketi temsil yetkilisinin olmamasından kaynaklı, kira gelirlerinin şirket hesabına
aktarılması halinde bu tutarların kullanılamayacağı, ayrıca satışı yapılan ve yapılmayan binaların aylık bakım ve genel giderlerin oluşması yüzünden üçüncü şahıslara aylık bakım ve giderlerin ödeyemeyeceği,
davalı şirket ticari defterlerinin vergi müfettişinde olduğu, taraflar arasındaki fikir ayrılıklarının bir araya gelerek karar almalarına engel olacak düzeye ulaştığı, davalı şirketin mali apısı itibariyle kuruluş amacının gerçekleştirilebilecek durumda olmadığı, davanın devamı sırasında yönetim boşluğu oluştuğu, fesih koşullarının oluştuğu, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 24/02/2021 tarihli, 2019/2942 esas 2021/1647 karar sayılı ilamı) anlaşılmakla, davacıların fesih talebinin haklı olduğu anlaşılmakla davalı ...'nin tüm deliller birlikte değerlendirilerek fesihine ve tasfiyesine, mahkememizce atanan denetim kayyımının tasfiye sonuna kadar yönetim kayyımı olarak görevinin devamına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ...'nin FESİH VE TASFİYESİNE,
2-Tasfiye memuru olarak ... T.C kimlik nolu, ... ve ... T.C. Kimlik Numaralı ...'un atanmalarına, yapılacak işin mahiyetine göre tasfiye memurlarına ayrı ayrı bir defaya mahsus olmak üzere 20.000,00 TL ücret takdirine, takdir edilen ücret ileride şirket kasasından tahsili sağlanmak üzere, davacı tarafça Bakırköy Mahkemeler veznesine depo edildiği ve karar kesinleştiği takdirde tasfiye memurlarının göreve başlatılmasına,
3-Tasfiye memurlarının görevinin tasfiye kararının tescil edileceği tarihe kadar devamına,
4-Keyfiyetin tescil ve gazete ile ilanına, masrafın davacılar vekili tarafından karşılanmasına,
5-Denetim kayyımı olarak atanan Mali Müşavir ...'un kararın kesinleşmesine kadar görevinin yönetim kayyımı olarak devamına, kendisine bir defaya mahsus 20.000,00 TL ücret takdirine, takdir edilen ücret ileride şirket kasasından tahsili sağlanmak üzere 2 haftalık kesin süre içerisinde davacı tarafça Bakırköy Mahkemeler veznesine depo edilmesine, masraf yatırılmadığında denetim kayyımının görevinini sonlanacağının ihtarına (ihtarat yapıldı)
6-Tasfiye işlemleri neticesinde davacıların her birinin tasfiye alacağının mevcut olması halinde kendilerine ödenmesine,
7-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harç peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,
8-Davacılar tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 20.776,10 TL (14.000,00 TL denetim kayyım ücreti) yargılama gideri ile toplam harç gideri 348,50 TL olmak üzere toplam 21.124,60 TL. yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine,
9-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacılara iadesine,
10-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine,
11-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalılara iadesine,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili Av. ... ile e duruşma ile katılan davalı ... vekili Av. ...'in yüzlerine karşı diğer davalının yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
18/04/2024
Başkan ...
¸
Üye ...
¸
Üye ...
¸
Katip ...
¸