T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/582 Esas
KARAR NO: 2023/1359
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/07/2021
KARAR TARİHİ: 25/12/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında gerçekleşen ticari anlaşma gereğince davacının malzemelerin teslimini gereği gibi ifa ettiğini, anlaşmaya istinaden davacı tarafından .... sıra numaralı faturaların düzenlendiğini, davalı tarafın borcunu ödememesi üzerine alacağı tahsil edebilmek amacıyla Bakırköy ...... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalının borcun tamamına 17.09.2020 tarihinde haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile durduğunu, beyanla davalı/borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahküm edilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmistir.
Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER : Bakırköy ..... İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacının, bakiye fatura alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı icra dosyasına yapmış olduğu itirazında müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Bakırköy ..... İcra Dairesi .... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 32.500,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi 16/02/2022 havale tarihli raporunda: Davacının dava konusu döneme ait ticari defterlerinin tasdiklerinin yasal süresi içinde usulüne uygun şekilde yapılmış olduğu, davalı adına düzenlenen faturaların tam olarak kayıtlarda bulunmaması daha sonra düzeltme kayıtlarının yapılması kayıtların fatura miktarları ile uyumlu olmaması sebebi ile davacı ticari defterlerinin sahiplerinin sahipleri lehine - delil olma özelliğini haiz olmadığı , rapor içeriğinde detayları izah edildiği şekilde davalıya 32.663,58 TL toplam bedelli fatura düzenlediği ticari defterlerde bu miktarın düzeltme kayıtları ile 31.730,06 TL olarak kayıt edildiği davacı ticari defterlerinde davalının 21.519,80 TL olarak ödeme kaydı olduğu, davalının vergi dairesine KDV dahil 32.112,52 TL alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiş olup, alım bildiriminde bulunulan miktardan ödeme miktarı 21.519,80 TL nin mahsubu ile davacının 10.592,70 TL takip tarihi ile davalıdan alacaklı kabul edilebileceği Taraflar arasında ödeme tarihleri ve temerrüt ile ilgili bir sözleşme veya davacı tarafından davalıya gönderilmiş herhangi bir borç ihtarnamesi bulunmadığından temerrüdün takip tarihi itibariyle oluştuğu, taraflar tacir olduğundan davacının takipten itibaren reeskont avans faizi talep edebileceğini bildirmiştir.
Bilirkişi 25/06/2022 havale tarihli raporunda; davacı tarafın 2018-2019-2020 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 2. HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ifadesi yer aldığını, davalı tarafın 17.05.2022 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinin bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafın ticari defter kayıtları veya belgeleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki takdirin mahkememize bırakıldığını, davacı tarafın ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle 27.043,10 TL alacaklı olduğu fakat ticari defterlerine sonradan düzeltme kayıt işlemleri yapıldığı, davacı tarafın takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak tutarının dosya muhteviyatına sunulan faturalar ve ödeme belgeleri üzerinden hesaplanarak takdirin mahkememize bırakıldığını, davacı tarafın dosya muhteviyatına 22 adet ve KDV dahil 47.854,90 TL tutarlı fatura sunduğunu, davacı tarafın dosya muhteviyatına toplam 26.519,80 TL tutarlı ödeme belgesi sunduğu, Sunulan iş bu belgeler ışığında takip tarihi itibariyle alacağın 21.335,10 TL olduğu, 5. Tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, mahkememizin takdirine bırakıldığı ifade edildiğini,
Bilirkişi 29/12/2022 havale tarihli ek raporunda: kök rapordaki sonuç ve kanaati değiştirecek herhangi bir durum olmadığını bildirmiştir.
Bilirkişi 30/06/2023 havale tarihli raporunda; davacı vekilince ilk verilen dava dilekçesinde şirket ile davalı şirket 2018 yılında çalışmaya başlamış ve 2018 yılında 3 adet fatura olmak üzere toplamda 10.234,12 TL 2019 yılında 20 adet toplamda 38.328,76 TL'lik fatura düzenlendiğinini, davacı tarafça 04/03/2022 tarihli mahkemeye verdiği dilekçesinde; 2018 ve 2019 Yıllarında toplamda 23 adet ve 48.562,88 TL. lık fatura düzenlendiği ve davalı şirket tarafından 21.519,00TL ödemenin yapılarak 27.043,88TL alacaklı olduğunun belirtildiğini, dosya içerisinde bulunan faturaların toplamının 47.854,90TL olduğu ve bu faturalar karşılığında davalı şirket tarafından; 09/01/2019 tarihinde 5.000,00TL elden tahsilat makbuzu ile ödendiğini, 28/03/2019 tarihinde 5.000,00TL Bankadan ödeme yapıldığını, 17/05/2019 tarihinde 5.000,00TL Bankadan ödeme yapıldığını, 13/06/2019 tarihinde 212,40TL Tahsilat makbuzu ile ödeme yapıldığını, 05/07/2019 tarihinde 10.000,00TL Bankadan ödeme yapıldığını, 11/09/2019 tarihinde 507,40TL Elden Tahsilat makbuzu ile ödendiğini, 21/09/2019 tarihinde 800,00TL Elden Tahsilat makbuzu ile ödendiğini, toplamda 26.519,80TL ödeme yapıldığı 47.854,90TL-26.519,80=21.335,10TL kaldığı ve bu tutarın icra takibindeki tutarla uyuşmadığını, Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Defter kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulmadığı dosya içerisinde davacı tarafa ait 2019 yılına ait defteri kebir (büyük defter) dökümünün dosyaya sunulduğu asıl kayıtların yevmiye defter kayıtları ve vergi dairesine verilen BA, BS bildirimlerinin her iki tarafça farklı farklı ve eksik bildirildiği, sahipleri lehine delil teşkil edemeyeceğinini, her iki tarafın defter kayıt inceleme neticesinde önceki bilirkişilerce ve tarafımca yapılan inceleme neticesinde her iki tarafın ticari defterlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 183-184-185 maddeleri gereğince ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64.Maddesi gereğince belirtilen usul ve esaslara uygun olarak kayıtlarının yapılmadığı ve yine 213 sayılı V.U.K.'nun 219, 223,224, 225 maddeleri hükümlerine göre ve 421 sıra VUK Genel Tebliği ile 6102 sayılı T.T.K. gereği açılış ve kapanış tasdiklerinin görülmediği bu eksiklikler çerçevesinde takdirin Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacı tarafın 21.335,10TL bakiye alacağının görüldüğü sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları ve bilirkişi raporları içeriğine göre; Hükme esas alınan 30/06/2023 havale tarihli bilirkişi raporuna göre, 2018 ve 2019 Yıllarında toplamda 23 adet ve 48.562,88 TL. lık fatura düzenlendiği ve davalı şirket tarafından 21.519,00TL ödemenin yapılarak 27.043,88TL alacaklı olduğunun davacı tarafça belirtildiği, dosya içerisinde bulunan faturaların toplamının 47.854,90TL olduğu ve bu faturalar karşılığında davalı şirket tarafından; 09/01/2019 tarihinde 5.000,00TL elden tahsilat makbuzu ile ödendiği, 28/03/2019 tarihinde 5.000,00TL Bankadan ödeme yapıldığı,17/05/2019 tarihinde 5.000,00TL Bankadan ödeme yapıldığı, 13/06/2019 tarihinde 212,40TL Tahsilat makbuzu ile ödeme yapıldığı, 05/07/2019 tarihinde 10.000,00TL Bankadan ödeme yapıldığı, 11/09/2019 tarihinde 507,40TL Elden Tahsilat makbuzu ile ödendiği, 21/09/2019 tarihinde 800,00TL Elden Tahsilat makbuzu ile ödendiği, toplamda 26.519,80TL ödeme yapıldığı 47.854,90TL-26.519,80=21.335,10TL kaldığı ve bu tutarın icra takibindeki tutarla uyuşmadığı, davacı tarafın 21.335,10TL bakiye alacağının görüldüğü görüşü bildirilmiş ise de, hükme esas alınan 30/06/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda defter kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulmadığının, dosya içerisinde davacı tarafa ait 2019 yılına ait defteri kebir (büyük defter) dökümünün dosyaya sunulduğu asıl kayıtların yevmiye defter kayıtları ve vergi dairesine verilen BA, BS bildirimlerinin her iki tarafça farklı farklı ve eksik bildirildiğinin, sahipleri lehine delil teşkil edemeyeceğinin, her iki tarafın defter kayıt inceleme neticesinde her iki tarafın ticari defterlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 183-184-185 maddeleri gereğince ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64.Maddesi gereğince belirtilen usul ve esaslara uygun olarak kayıtlarının yapılmadığı ve yine 213 sayılı V.U.K.'nun 219, 223,224, 225 maddeleri hükümlerine göre ve 421 sıra VUK Genel Tebliği ile 6102 sayılı T.T.K. gereği açılış ve kapanış tasdiklerinin görülmediğinin belirtildiği, dolayısı ile ticari defterlerin lehe delil teşkil etmediği hususu ve dosyada davacının iddialarını ispata yarar başkaca bir delil bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 269,85 TL harcın davacı tarafça yatırılan 547,22 TL harçtan mahsubuyla bakiye 277,37 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıyaverilmesine,
5-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzünde davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır