T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/710 Esas
KARAR NO : 2024/503
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/09/2021
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/05/2024
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; davacı ile davalı kuyumculuk sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının değerli madenlerden takı vb ürünler ürettiğini, taraflar arasında bir süre devam etmiş ticaret ilişkisi olduğunu, davacının altını işlemek suretiyle üretmekte ve elde ettiği ürünü satılmak üzere davalı'ya teslim ettiğini, davalının da satış yaparak elde ettiği kardan davacıya pay vermek sureti ile davacının verdiği altını kendisine iade etmek şeklinde olan ticaret süreçleri bu şekilde gerçekleştiğini, mevcut halde davalı ile devam eden ticaret davacının kar payını alamaması ve vermiş olduğu 3 kg 24 ayar altınının iadesi talep edilmesine rağmen vermemesi üzerine son bulduğunu, davalı tarafından tanıklar huzurunda ıslak imzalı beyanı olmasına rağmen inkar yolu seçildiğini, ikili görüşmelerde davacının kar payından vazgeçtiğini, vermiş olduğu altının aynen iadesini istemiş ise de bu hususun davalı tarafından inkar edilmek suretiyle reddedildiğini, sonunda davacıdan hiçbir tutar alınmadığı, böyle bir altının kendisine verilmediğine dair tamamen gerçek dışı, haksız ve hukuka aykırı bir tutum ve davranışın davalı tarafından sergilenmeye başlandığını, taraflar arasında takibe konu borcun dayanağı, dilekçeleri ekinde ıslak imzalı olarak ve şahitler huzurunda ıslak imzalı olarak imzalanan karşı tarafın 3 kg 24 ayar altın borç aldığını ve bunu peyderpey ödeyeceğini ikrar ettiği sözleşmeden kaynaklı alacak olduğunu, davacının, davalı aleyhine giriştiği icra takibi neticesinde borçlunun haksız bir şekilde borca itiraz ettiğini, davalı tarafından, takip tarihinde davacıya ödenmesi gereken borcun icra takibi tarihi itibari ile 3 kg 24 ayar altın karşılığı olan 1.500.000 TL olduğunu, davacının takip tarihine kadar sürekli olarak karşı tarafa bildirimde bulunduğunu, davalının üzerinde bulunan taşınır ve taşınmaz malları 3. Kişilerin üzerine devrettiği bilgisini edindiklerini, , davalı bir telefon görüşmesinde davacının açtığı takibi geri çekmezse malları kaçıracağını ve davacının hiç bir şey alamayacağını belirterek açıkça bununla tehditte bulunduğunu, davalı tarafından ödenme yapılmayınca, davacı tarafından Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı dosyasıyla borçlu aleyhinde icra takibi başlatıldığını ve borçlunun takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olarak yapıldığını, borçlunun icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde borca, işlemiş faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, davalının üzerine olan taşınmazları kaçırıp sattığını, borçlunun aktif ve pasif mal varlığı ve devir tarihleri incelendiğinde de bu itirazın bu arada mal kaçırmaya yönelik olduğunun açık olarak tespit edileceğini beyanla davanın kabulüyle borçlunun borca itirazının iptaline takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, davacıya %15'den az olmamak üzere kar payı ödenmesine hükmedilmesine ve yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER:
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası,
Davacı ve davalının ticaret sicil kayıtları, tacir araştırması, vergi dairesi kayıtları,
Davaya konu ıslak imzalı "SÖZLEŞME TUTANAĞIDIR" başlıklı sözleşme,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve %20 icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
Taraflar arasındaki asıl konunun ise borç alınan 3 kg 24 ayar altın borç bedelinin ve taraflar arasında borç bedelinin sözleşmeye dayalı olup olmadığının belirlenmesi noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmıştır.
Mahkememizin 08/12/2022 tarihli celsesinde, "Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, toplanan tüm deliller, uyuşmazlık konuları bakımından" dosyanın bilirkişiye tevdiine, inceleme gününün 17/01/2023 tarih, saat 14:00'a bırakılmasına karar verildiği, ancak davacı tarafından bilirkişi incelemesi için gerekli masrafın yatırılmadığı, inceleme günü ticari defter ve kayıtların hazır edilmediği, yerinde inceleme de talep edilmediği anlaşıldığından, davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamamıştır.
Davacı tanığı ... 07/03/2024 tarihli mahkememiz celsesinde hazır olmakla, davaya konu uyuşmazlık konusu hakkında beyanları alınmıştır.
Davacı tanığı ...'ın Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... talimat sayılı dosyası ile davaya konu uyuşmazlık konusu hakkında beyanları alınmıştır.
Mahkememizin 07/03/2024 tarihli celsesinin 2 no'lu ara kararı ile davacı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmadığı hususunda beyanda bulunmak ve yemin metnini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine rağmen, davacı tarafça kesin süre içerisinde bu hususta beyanda bulunulmadığı ve yemin metninin sunulmadığı görülmüş, bu nedenle yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına oy birliği ile mahkememizin 09/05/2024 tarihli celsesinde karar verilmiştir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesi;
Davacı ...'ın, davalı ... aleyhine 11/08/2020 tarihinde, "SÖZLEŞME TUTANAĞIDIR" başlıklı, borçlu ..., Alacaklı ..., ... imzalı tarihsiz ıslak imzalı 1 sayfalık belgeyi takibe dayanak göstererek, 1.500.000,00 TL borç alınan 3 KG 24 ayar altın bedeli, alacağın tahsili tarihine kadar %9 faizi, masraf ve vekalet ücreti ile tahsili, kısmı ödemelerde BK.100'e göre yapılması takip talepli icra takibi başlatıldığı, 28/08/2020 tarihinde icra dosyası borçlusu/davalı ... vekili tarafından takibe ve ferrine itiraz edildiği, aynı tarihli icra müdürlüğü kararı ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
İspat hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde bir temel hak olarak garanti altına alınmıştır. Anayasal dayanağı olan ispat hakkını, usûl hukukunda taraflar, kanunda belirtilen süre ve usûle uygun olarak kullanırlar. Bu hak yalnızca kanunla sınırlanabilir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususuna ise ispat yükü denir.
İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır. TMK 6. Maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
HMK m.190’da ispat yükü, “ İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” Buna göre, bir vakıayı kimin ileri sürdüğü değil, kimin bundan lehine bir hak çıkardığı önemlidir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişlerse, bu durumda hâkimin ispat yükünün kime düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. İlk olarak hâkim tarafların göstermiş oldukları delilleri incelemekle yükümlüdür. Tarafların göstermiş oldukları delillerle çekişmeli vakıalar ispat edilmişse bu durumda da ispat yükünün hangi tarafta olduğunun araştırılmasına gerek yoktur. Delil ikamesi, bir davada tarafların kendi vakıa iddialarının doğru olduğu veya karşı taraf iddialarının doğru olmadığı hususunda ispat sonucuna ulaşabilmek ve kendi lehine karar verilmesini sağlayabilmek amacıyla çekişmeli vakıalar hakkında deliller sunarak gerçekleştirdikleri usûli bir faaliyettir. Delil ikame etmemenin veya delil ikame faaliyetinin başarısız kalmasının yaptırımı, bu faaliyet için zorlanmak değil, sadece ulaşılmak istenen usuli hedefe ulaşamamak ya da aleyhte sonuçlara katlanmaktır.Bu bakımdan ispat yükü ile delil gösterme yükü, aynı kavramlar değildir. Nitekim ispat yükü, olayın ispat edilmeme riskinin kime ait olduğunu belirlerken; delil gösterme, ispat yükünün yerine getirilmesinin biçimi ve yöntemi ile ilgilidir. Delil ikame yüküyle ilgili kurallar, ispatın biçimini ve yöntemini belirleyen kurallar olduğu için usul hukukuna ilişkindir ve bir vakıanın ispat edilememiş olmasının sonuçlarına yönelikken, delil ikame yükü, bir vakıa hakkında kendi iddiasının doğruluğu veya karşı tarafın iddialarının asılsızlığı hususunda hâkimde kanaat oluşmasını sağlamaya yönelik olup yargılamanın ilerleyişine ve hâkimin takdirine göre, taraf değiştirebilir.
Çoğu kez ispat yükü taşıyan taraf delil gösterme yükünü de taşır fakat bu her zaman böyle değildir. Zira ispat yükünün sabit olmasına rağmen delil ikame yükü, taraf değiştirir. Üzerinde delil ikame yükü bulunmayan taraf, karşı tarafın iddia ve savunmalarının haklılığı bağlamında, delil göstermesini beklemeden, asılsızlığı ortaya koymak maksadıyla delil gösterebilir. Bu halde karşı delilden söz edilir. Karşı delil göstermiş olan taraf, bu davranışı nedeniyle ispat yükünü üzerine almış sayılmayacaktır (HMK m.191,c.2).
Davacı tarafın iddiaları, celp edilen tüm deliller ile tüm dosya kapsamına binaen,
Somut olayda; davacı tarafın dava dilekçesinde sunduğu ve iddiasını dayandırdığı, ıslak imzalı tarihsiz "Sözleşme tutanağıdır" başlıklı davacı ve davalı taraf ile 2 şahit imzalı 1 sayfalık sözleşmede, "davalı ...'ın, ...'la hesabımızı yaptık, ...'a 3.000 KG 24 ayar has altın olan borcumu Peyder-pey(elime geldikçe) vereceğime söz veriyorum" şeklinde davalının imzasının bulunduğu, davalı tarafça imzaya da itiraz edilmediği, sözleşmede davalının Peyder-pey ödeyeceğini belirttiği, borcun hangi tarihte ödeneceğine dair herhangi bir tarih belirtilmemiş olduğu, mahkememizce dinlenilen davacı tanık beyanında borcun bir kısmının da 2015 model bir araba ile ile ödendiği beyan ettiği, itirazın iptali davasında ispat yükünün alacaklının kendisinde olduğu, takip konusu alacağın varlığını ispat etmesi gerektiği, borçlunun da itirazında borcun varlığını kabul ettiği, fakat ödediğini iddia ediyorsa bunu ispat etmesi gerektiği, dava konusu olayda, davalının borca ve ferilerine açıkça itiraz ettiği, davacı tarafça davalının takip öncesi borcunu muaccel hale getirdiğini ispat edecek, somut bir bilgi ve belgenin de dosya kapsamında sunulmamış olduğu, ispat yükünün davacının kendisinde olduğu, ancak davacının takip öncesi alacağını muaccel hale getirdiğini, davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispat edemediği ve yemin delilini de kullanmamış olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harcın, peşin alınan 18.116,25 TL harçtan mahsubu ile fazla 17.688,65 TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip istem halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiği halde, davalı vekilince dosyaya herhangi bir beyanda bulunulmadığı, duruşmalara da katılmadığı, davalı vekilince emek mesai harcanmadığı nazara alınarak vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davalı tarafından dosyaya masraf yatırılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
09/05/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır