T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/76 Esas
KARAR NO: 2022/1236
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 25/01/2021
KARAR TARİHİ: 19/12/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 05/09/2019 tarihinde Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde .... E. .... K. sayılı dosya iİle açmış oldukları davanın, öncesinde arabulucuya başvurulmamasından dolayı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesinin 1. fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan HMK 115. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiş ve karar 01/07/2020 tarihinde kesinleşmiş olup huzurda açılan davada dosyadaki taraf cevapları, evrak, bilgi ve belgelerin delil mahiyetinde olması nedeniyle celbini talep ettiklerini, 31.08.2020 tarihinde ..... Arabuluculuk dosya numarası ile arabuluculuk yoluna başvuru yapılmış olsa da taleplerinin kabul edilmediğini, anlaşma sağlanamadığını, işbu davayı dava şartı olan arabulucuya başvurma zorunluluğunu yerine getirdikten sonra ikame etmiş bulunduklarını, müteveffa ... 'in 05.09.2017 tarihinde ..... 'in sevk ve idaresindeki .... plaka nolu aracın İstanbul D-100 Karayolu güney transit yolunda Bakırköy istikametine doğru seyir halinde bulunduğu sırada ... Köprüsünü geçtikten sonra ... ve .... isimli işyerleri önündeki transit yol üzerinde orta şeritte seyir halindeyken müvekkile çarpması sonucu müvekkilinin yaşamını yitirdiğini, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağına göre müvekkillerinin murisi .... 'in olayın meydana gelmesinde kusur oranı belirtilmemiş olup, Sayın Mahkeme bilirkişi ve keşif marifetiyle bütün tarafların kusur oranlarını belirleyeceğini, tutanak içerisinde diğer davalılar açısından da herhangi bir kusur değerlendirmesi yapılmadığını, davalı işletene ait .... plakalı aracın davalılardan ....... Anonim Şirketi tarafından yaptırılan ........ poliçe no'lu KTK Zorunlu Mali Sorumluluk poliçesi bulunduğunu, tutulan Ölümlü Yaralanmak Trafik Kazası Tespit Tutanağında Güvenlik Ekipmanları Çevre ve Diğer Özellikleri başlıklı kısımda söz konusu yerde aydınlatmaların olmadığı, trafik işaret levhasının olmadığı, görüşe engel cisim olmadığı, yolda çalışmanın olduğu, havanın açık olduğu, yaya geçidi ve kavşak bulunmadığı hususları belirtildiğini, savcılık dosyasındaki Olay Yeri İnceleme Raporu Formu isimli .... numaralı rapora ait basit krokide aydınlatma direklerinin bulunduğunu, ancak “AYDINLATMA LAMBALARI KAPALI KONUMDA” olduğu şeklinde şerh düşüldüğü görüldüğünü, davalı .... beyanında “Başka araçların bu şahsa çarpmasını engellemek için araç trafiğini kesmeye çalıştım, ancak yolun karanlık olmasından çoğu araç beni de fark edemedi ve şahsa çarparak olay yerinden kaçtılar, şahsa çarptığımda hızım 70-80 km civarındaydı, yolun karanlık olmasından dolayı şahsı hiç görmedim bile" dediğini, bilgisine başvurulan görgü tanığı .... de beyanında “Bu esnada karanlık olduğu için şahsı fark edemeyen birkaç araç daha şahsın üzerinden geçti, bunun üzerine şahıs yolda 15-20 metre kadar sürüklendi ancak şahsa çarpan araçların hiç biri durmadı" dediğini, ancak savcılık dosyasında bu hususun göz ardı edildiğini ve ..... Başkanlığı'nın kusuruna dair bir değerlendirme yapılmadığını, Sayın Mahkemece olayın meydana geldiği yere ilişkin bilgiler ve tutanaklar da gözetilerek olayın meydana gelmesinde davalıların ve ... Başkanlığı'nın kusurlarının belirlenmesi gerektiğini, müteveffa .... 'in yukarıda izah edildiği haliyle feci şekilde hayatını kaybetmesinde .... Başkanlığı'nın ihmalinin, kusurunun olduğu ise Savcılık dosyasındaki tutanaklar çerçevesinde tartışmasız olduğunu beyan ile, fazlaya ilişkin ve ileride doğabilecek talep ve sair haklar saklı kalmak kaydıyla; öncelikle davanın kabulünü, karar kesinleşinceye kadar davalılardan ...... adına kayıtlı .... plakalı sayılı araç (araç ruhsatı ...... adına kayıtlı) ile davalılar ...... ve .... adına kayıtlı başkaca araç ve gayrimenkullerin üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, 05.09.2017 tarihli trafık kazasında meydana gelen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalan davacı müvekkillerinin, 6100 sayılı Yasamın 107. Maddesi uyarınca maddi tazminat isteklerinin incelenmesi, toplanacak delillere göre tazminat hesabı yapılacağından fazlaya ilişkin dava ve talepler saklı kalmak kaydı ile şimdilik müvekkili ....... için 500,00 TL, müvekkili ........ için 500,00-TL ve müvekkili ....... için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.500,00 TL Maddi tazminat ile 100,00 TL cenaze giderinin olay tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine verilmesini, ....... için 100.000,00 TL , ........ için 100.000,00 TL ve ......... için 100.000,00.-TL olmak üzere tüm davacılar için toplam 300.000-TL. manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte, davalılar "........, ...... ve ......'ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ......... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen ........ plakalı aracın, müvekkili şirkete 23.01.2017-2018 tarihleri arasında ....... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçelerden dolayı sorumlulukların sigortalının kusuru oranında olmak üzere, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ölüm/sakatlık halinde her biri için ayrı ayrı azami 330.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması sebebiyle müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmadığını, müteveffa .........'in araç seyrinin yoğun olduğu bir yola dikkatsiz ve kontrolsüz olarak çıkmış olması sebebiyle dava konusu kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, Savcılık Soruşturması sırasında dosyaya kazandırılan 01.03.2018 tarihli bilirkişi kusur raporunda aynen; "Maktul yayanın, araç trafiğine açık olan yol üzerinde, karşıdan karşıya geçmek isterken, yola girmeden evvel kendisine yaklaşan araç trafiğini gerektiği şekilde kontrol etmesi, müsait olması halinde ivedilikle yolu enine kat ederek geçişini tamamlaması gerekmekte iken, bu hususlara riayet etmemiş, kendisine yaklaşan vasıtaya rağmen, kaplamaya girerek kendi güvenliğini tehlikeye düşürmüş yolda ilk geçiş hakkına sahip motorlu vasıtaya rağmen ilk geçiş hakkını tanımadan şüpheli sürücüsünün seyir yoluna görünürlüğünü sağlamadan kontrolsüzce girerek sürücünün aracının sol ön kısmından çarpmış olup dikkatsiz, tedbirsiz tavrı ile olayın meydana gelmesine sebebiyet vermiş olmakla asli derecede kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, anılan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu kazada müteveffa ......... ışıklandırıımamış yolda fark edilirliği de sağlamadan kontrolsüzce karşıdan karşıya geçtiğini, müteveffa ilk geçiş hakkına sahip sigortalı araca rağmen araç seyrinin bulunduğu yola aniden çıkarak kendi güvenliğini tehlikeye attığını, düzenlenen Kaza Tespit Tutanağında da: "...Kazada kimliği tespit edilemeyen şahıs 2918 Sayılı KTK'mn 68/1 a/2 maddesinde düzenlenen kusuru (2. Yayaların yürümesine ayrılmış kısımların kullanılmasının mümkün olmaması veya bulunmaması hallerinde yayalar, bisiklet trafiğine engel olmamak şartı ile bisiklet yolunda veya şeridinde; bisiklet yolu veya bisiklet şeridi yoksa taşıt yolu üzerinde, İimkan oranında taşıft yolu kenarına yakın olmak şartı ile yürüyebilirler.) kusurunu işlediği" tespit edilmiş olup, sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilmediğini, kazanın meydana geldiği sırada davacıların desteği .........'in uyuşturucu madde etkisinde olduğunu ve yaptıklarının bilincinde olmadığı savcılık beyanları doğrultusunda anlaşıldığını, davacıların desteğinin kaza meydana gelmeden önce bindiği taksi şoförü ......, savcılık soruşturması sırasında ......... için;" kendinde değil gibiydi, konuşmaları saçmacaydı..." şeklinde beyanlarda bulunduğunu, Savcılık soruşturması sırasında ifade veren ........ müteveffanın kaza meydana gelmeden kendisini aradığını ve kendinde olmadığına beyanlarında yer vermiş olup, 14.09.2017 tarihli beyanı; "....... uyuşturucu bağımlısı olduğunu duymuştum." şeklinde olduğunu, ...... 'in ifadelerinden, düzenlenen kaza tespit tutanağından ve savcılık soruşturması sırasında alınan bilirkişi kusur raporundan açıkça anlaşıldığı üzere kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü .......'in kusurunun bulunmadığının sabit olduğunu, ........'in dava konusu kazada kusursuz olduğu yine 01.03.2018tarihli bilirkişi raporunda, "Şüpheli sürücünün seyretmiş olduğu karayolunun niteliği itibariyle yola bu noktadan yaya girişinin beklenmemesi, yola yandan girişlerin oto korkuluk ile kapatılması, yayanın araca sol ön yan kısmından çarpması da dikkate alındığında gece vaktinde yaya girişi öngörülmeyen bir yolda yayayı fark ettiğinde seyir hızı ile tedbir almasının kendisinden beklenemeyeceği, şüpheli sürücünün ,olay yerinde aracının hızını azaltmasını gerektireceğini, 2918 sayılı yasanın 52/ a ve b maddelerinde düzenlenen unsurların bulunmadığını, mevcut verilerle hızlı seyrettiğinin söylenemeyeceği, alması gerekip de almadığı bir önlemi, yasayla belirlenmiş olayda etkenlik arz edecek herhangi bir trafik kural ihlali de görülmediğinden olayda atfı kabil kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır." şeklinde açıkça tespit edildiğini, müteveffanın, davacılara gerçekten destek olduğunun ispatı gerektiğini, davacılara SGK tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığı konusunda ilgili SGK Il Müdürluğü'ne müzekkere yazılması gerektiğini, ZMMS Genel Şartları uyarınca dolaylı zararlara ilişkin tazminat talepleri sigorta kapsamı dışında olduğunu, bu nedenle davacının cenaze giderlerine ilişkin taleplerinin poliçe teminatı ile ilgili olmadığını, davacı yanın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz talebinin haksız olduğunu beyan ile, öncelikle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın, başvuru şartı yasada belirtildiği şekilde yerine getirilmediği için davanın usulden reddini, her halükarda açıkladıkları nedenler doğrultusunda davanın reddini, müvekkili şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla vekaleten arz ve talep etmiştir.
Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; ......-......-........ vekili tarafından, 05/09/2017 tarihli trafik kazasında meydana gelen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze giderlerinin tazmini talebiyle açılan dava haksız ve hukuka aykırı olup davanın reddi gerektiğini, söz konusu yer teknik ekiplerce yerinde incelenmiş olup, herhangi bir trafik işaret eksikliği bulunmadığını, ortada bir zarar olduğunu, bu zararın kamu idaresinin eylem ve işlemlerinden kaynaklanıyor ise; ilgili idareye karşı davanın idare mahkemesinde açılması gerektıgını davada müvekkili ......'nin bir sorumluluğu olduğunu kabul etmemekle birlikte, eğer müvekkili Belediye'ye karşı yolun bakım ve onarımından kaynaklanan bir dava açılacak ise, dava tam yargı davası olup, bu davanın da idare mahkemesinde açılması gerektiğini, çünkü görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, davacı tarafça açılan tazminat davasında hizmet kusuru sebebiyle (yolun bakım ve onarımı ile uyarı işaretlemelerinin yeterince yapılmadığı) meydana geldiği iddia edilen zararın tazminine yonelık olup, İdarelerin hizmet kusurlarından dolayı meydana gelecek hasarlar tam yargı davalarının konusu içerisine girmekte olup tam yargı davalarının görülüp, çozume bağlandığı merci idare mahkemeleri olduğunu, davanın İdari Yargı'da görülmesi gerektiğini, bu sebeple görev itirazının dikkate alınarak davanın görevsizlik sebebiyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili İstanbul Büyükşehir Belediyesi açısından davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, çünkü zararın müvekkili Belediyenin eylem ve işlemi sonucunda meydana gelmediğini, müvekkili belediyenin dava konusu olayda zarar ve ziyanın meydana gelmesinde doğrudan sorumlu olmadığı halde, tazminden doğrudan sorumlu tutulduğunu, davaya konu yerin sorumluluğu .......'ne ait ise; bu çalışma doğrudan Belediye tarafından yapılmamakta olup, iş yüklenici firma tarafından yapıldığını, talep edilen tazminat miktarının da fahiş olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda, bilirkişi aracılığıyla kusur ve tazminat oranının belirlenmesi gerektiğini, dava dosyasında herhangi bir kaza tespit tutanağına rastlanmadığını beyan ile, davanın öncelikle husumet ve görev yönünden reddini, esasa girilmesi durumunda davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
DELİLLER : bilirkişi incelemesi, ATK raporu, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, 05/09/2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle davacının maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemeleri yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi Makine Yüksek Mühendisi ........ 24/01/2022 tarihli raporunda; Davalı sürücü (........ plaka sayılı araç sürücüsü) .........'in kusursuz olduğunu, Müteveffa yaya .........'in %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunu, olay mahallinde yolun bariyer ile bölünmüş olduğunu, yol ortasında yaya geçişine kapalı bulunduğu hususu ve yayanın yaya geçişine kapalı bulunan yol üzerinde bulunduğu sırada gece vakti far ışıkları altında transit yolda seyir halinde olan aracın çarpmasına maruz kaldığı hususu da dikkate alındığında, kaza mahallinde aydınlatma lambalarının yanıp yanmamasının bu kazanın oluşumunda etken olmadığını, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben hazırlanan 16/11/2018 tarihli raporunun kısmındaki kusur değerlendirmesinin isabetli olduğunu (Bu raporda; sanık sürücü .........'in KUSURSUZ olduğunu, maktül yaya .........'in ise ASLİ ve TAM kusurlu olduğunu belirtmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 07/04/2022 tarihli raporunda; Davalı sürücü .........'in kusursuz olduğunu, Müteveffa yaya .........'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirmiştir.
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının Soruşturma No: ......, Karar No: ....... numarasıyla, ''...meydana gelen trafik kazasında .........'in kusuru bulunmadığı, ölen .........'in ise asli ve tam kusurlu olduğu, kusur durumuna ilişkin tutanak ve rapor içeriklerine göre ölen ......... dışında somut olayda kusuru bulunan kişi/kişiler bulunmadığı, olayın oluş ve şekli ile kusur durumunun yukarıda belirtilen şekilde olduğunun sabit olduğu, bu nedenle müştekiler vekilinin talepleri doğrultusunda işlem yapılmadığı, dosya kapsamına göre .........'in vefatı olayının kendi kusurlu davranışları neticesi meydana geldiği ve bu nedenle dosya kapsamında kamu adına takibi gerekir herhangi bir suç veya suç unsuru bulunmadığı anlaşılmıştır.Neticede yukarıda izah edilen nedenlerle kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına'' dair karar verildiği, karara yapılan itirazın Bakırköy ...... Sulh Ceza Hakimliğinin ....... Değ.İş sayılı dosyasıyla reddedilerek, kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, araç trafik kayıtları, olay nedeniyle sigorta şirketinden alınan yazı cevapları, sigorta poliçesi, sağlık kuruluşlarından celp edilen tıbbi bilgi ve belgeler, ATK raporları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına binaen; 05/09/2017 tarihinde .........'in sevk ve idaresindeki ........ plakalı araç ile D-100 güney transit yolunda Bakırköy istikametine doğru seyir halinde bulunduğu sırada Haramidere Köprüsü'nü geçtikten sonra hız koridoru denetim kameralarının olduğu yerde orta şeritte ilerlerken aracın sol ön yan kısımlarıyle karşıdan karşıya geçmekte olan .........'e çarptığı, çarpmadan dolayı yere düşen .........'e plakası tespit edilemeyen bir kaç aracın da çarptığı, meydana gelen trafik kazası neticesinde .........'in vefat ettiğinden bahisle ......... mirasçıları tarafından maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de, mahkememizce aldırılan, 24/01/2022 tarihli raporda sanık sürücü .........'in kusursuz olduğunu, maktül yaya .........'in ise asli ve tam kusurlu olduğunun rapor edildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 07/04/2022 tarihli raporunda; davalı sürücü .........'in kusursuz olduğunu, müteveffa yaya .........'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, sürücü hakkında yapılan soruşturmada, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının Soruşturma No: ......., Karar No: ........ numarasıyla, ......'in vefatı olayının kendi kusurlu davranışları neticesi meydana geldiği ve bu nedenle dosya kapsamında kamu adına takibi gerekir herhangi bir suç veya suç unsuru bulunmadığı gerekçesiyle kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, karara yapılan itirazın reddedilerek kararın kesinleştiği ve kazada araç sürücüsünün kusursuz olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 80,70 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.030,12 TL harcın mahsubuyla bakiye 949,42 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-AAÜT gereğince reddedilen maddi tazminat üzerinden hesap edilen 1.600,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-AAÜT gereğince reddedilen manevi tazminat üzerinden hesap edilen 9.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılar ......, ......... ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin, davalı ........ vekilinin, davalı ......... vekilinin , davalı asil ......'in, davalı ......... Sigorta vekilinin, davalı ...... vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/12/2022
Katip ......
¸(e-imzalıdır)
Hakim .......
¸(e-imzalıdır)