T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/236 Esas
KARAR NO: 2023/1345
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/12/2018
KARAR TARİHİ: 20/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2024
Mahkememizin ...... Esas sayılı dosyası ile başlatılan davanın ...... Karar 01/07/2020 tarihli kararı ile reddine karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi ...... Esas ...... Karar sayılı 01/07/2020 tarihli kararı ile kararının kaldırıldığı, dosyanın yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı görülmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında cari hesaba dayalı ticari ilişki olduğunu, davalının bu cari hesap gereğince oluşan borcunu ödemediğini, alacağının tahsili amacıyla davalı şirkete karşı Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü’nün ...... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının icra takibinde taraflar arasındaki sözleşmeye dayanmadığını ancak işbu davada sözleşmeye dayanmış olmasını kabul etmediklerini, bunun kapsam genişletilmesine girdiğini ve buna muvafakatlerinin olmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Dava, davacının, cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 150.511,48 TL asıl alacağın tahsili için cari hesaba dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi ...... Esas ...... Karar sayılı 01/07/2020 tarihli kararı ile "davacı taraf dava dilekçesinde ticari defterlerine delil olarak dayanmış olup bu ticari defter kavramı içerisinde BA-BS formları da girmektedir. Buradan hareketle ilk derece mahkemesince isabetli şekilde ilgili vergi dairelerine müzekkere yazılması suretiyle BA, BS Formları dosyaya kazandırılmıştır. Satış ilişkisinde kural olarak davacı satıcının malların teslim edildiğini belge ile kanıtlaması gerekir. Davacının ticari defterleri belge ile desteklenmediği sürece tek başına kendisi lehine delil olarak kabul edilemez. İlk derece mahkemesince, mevcut faturaların her birinin bilgileri yazılarak bahsi geçen BA, BS formlarıyla ilişkilendirilmesi yapılmadan BA ve BS formları üzerindeki borç alacak miktarlarının tam olarak uyuşmadığı yönündeki yetersiz gerekçe ile usule aykırı şekilde sonuca ulaşılmıştır. Mahkemece mal teslimine ilişkin yazılı delilleri değerlendirip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmekte olup BA ve BS formlarının davaya konu faturalarla uyumlu bulunup bulunmadığı hususu teknik bir konudur. Dolayısıyla bu konuya ilişkin olarak ayrıca mevcut rapora itirazları da karşılayacak şekilde bilirkişiden ek rapor alınması suretiyle uyuşmazlık çözülmelidir." şeklinde kaldırma kararı verilmiştir.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi 15/06/2023 havale tarihli raporunda; davacı tarafından 2011, 2012, 2013, 2014, 2015 yıllarına ait ticari defterler ve 2011-2017 dönemi kayıtlarını içeren cari hesap ekstresinin ibraz edildiğini, davalı tarafça ise 2010 -2016 dönemine ait defter ve cari hesap ekstresinin ibraz edildiğini, 2010 yılı cari hesabı davacı tarafından ibraz edilemediğini, mevcut durumda, 2010 yılında davalı carisinde 31.12.2010 tarihi itibariyle davalı davacıdan 206.846,48 TL alacaklı durumda olduğunu, davacı carisine göre ise göre ise; 1.1.2011 bakiyesi 185.129,06 TL davalı alacağı şeklinde olduğunu, davalı şirket tarafında 2010 yılına ait cari hesap sunulmuşsa da, davacı şirket tarafından 2010 yılına ait cari hesap ibraz edilmediğinden, 2010 yılından kaynaklanan (206.848,48 TL - 185.129,06 TL )= 21.719,42 TL hangi kayıtlardan kaynaklandığı noktasında bir belirleme yapılamadığını, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016 yılı kayıtlarında davacı ve davalı şirketin kayıtlarında çok sayıda farklılıkların bulunduğunu, bu farklılıkların bir kısmı ödemelerin davalı carisinde tek kalem halinde kaydedilmişken, davacı carisinde parçalı olarak kaydedilmiş olduğunun görüldüğünü, ayrıca bir kısım fatura davacı kayıtlarında var iken, davalı kayıtlarında bulunmamakta, bir kısım fatura da davalı kayıtlarında var iken davacı kayıtlarında görüldüğünü, tablo 2 - A ve B'de bunların belirtildiğini, tarafların 2010, 2011, 2012, 2013 yıllarındaki cari kayıtları farklılık arz etse de, davacı carisinde bakiye 25.9.2013 tarihinde 3.040,50 TL, davalı carisinde 17.9.2014 tarihinde 1.713,07 TL bakiye olduğu dikkate alındığında, bu iki tarih öncesinde kayıtların birbirini dengelediğini, ancak, davacı kayıtlarında 1.3.2015 tarihine gelindiğinde 150.511,48 TL bakiye alacaklı görünmekte iken, B.Köy ...... İcra ..... E sayılı dosya tahsilatı olarak 11.352,41 TL ödeme kaydı yapıldığı ve böylece bakiyenin 139.159,07 TL olduğunu, davalının kaydında ise 1.5.2015 tarihindeki bakiye 11.352,23 TL olduğunu, miktara karşılık gelecek şekilde icra dosyasına ödeme yapmayı tercih ettiğinin görüldüğünü, davacının defterini sunmadığı 2010 yılı döneminden devreden 185.129,06 TL borcu görünmekte iken , davalı kaydında bu tutar 206.846,48 TL olup fark 21.717,42 TL olduğunu, takibe konu 2016 yılına gelindiğinde ise yukarıda detayları belirtilen kayıt farklılıkları sonucunda, bakiye 150.511,48 TL olduğunu, bunun 11.352,41 TL sı davalı tarafından kabul edilerek ödenmiş ve kalan kısım olan 139.159,07 TL ödenmediğini, buna göre ihtilaflı olan tutar 139.159,07 TL'den ibaret olduğu ve bunun da 21.717,42 TL'lik kısmı 2010 yılından, kalan 117.441,65 TL kısmı da 2011-2015 arası kayıt farklılıklarından kaynaklandığı, bu kayıt farklıklarının önemli bir kısmının, davalı şirket tarafından düzenlenen iade, fiyat farkı, masraf fişi açıklamalı kayıtların davacı defterlerine kısmen işlenmemiş olmasından kaynaklandığını, İstinaf bozma ilamında mal teslimine ilişkin belgelerin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, sunulan defter ve cari hesaplarda yukarıda belirtmiş olduğumuz çok sayıdaki farklılık tespit edilmiş olup, bu kayıtlara ilişkin mal teslimi noktasında tespit yapılmasına elverişli irsaliyeler taraflarca dosyasına ibraz edilmediğinden belirleme yapılamadığını, yukarıda Tablo 2 A ve B de uyumlu olmayan kayıtlar belirtildiğini, gerek davacı ve gerekse davalı tarafından bu hesap hareketleri ile ilgili dosyasına fatura sadece iade faturalardan kaynaklanmadığı gibi, fiyat farkı ve masraf fişi şeklindeki kayıtlardan da kaynaklandığını, hal böyle olunca mal teslimli noktasının değerlendirilmesinin de bu noktada tek başına yeterli olmadığı, fiyat farkı ve masraf yansıtmaları hususunun da değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle, gerek davacı ve gerek davalı tarafından fiyat farkı ve masraf kayıtlarıyla ilgili ellerinde bulunan belgeler var ise ibraz etmesi gerektiğini, sunulması halinde konunun bu yönüyle denetime elverişli tespit edilebileceğini, bu aşamada defter kaydı durumuna göre, davacının defterinde görünen bakiye tutar olan 139.159,07 TL'nin tahsilini bildirmiştir.
Bilirkişi 14/11/2023 havale tarihli ek raporunda; davacı kayıtlarına iştirak etmeyen, yani tarafların cari hesap bakiyeleri arasındaki fark tutarı 139.159,07 TL olduğunu, davalı tarafından sunulan fiyat farkı ve iade faturalarının toplam tutarı 18.050,98 TL olduğunu, davalının carisinde görülen hesap bakiyesi 11.352,23 TL olduğunu, buna göre, uygunsuz kayıt, yani davalı defterinde olup davacıda yer alamayan kayıtların toplam tutarı [ 139.159,07 TL - 18.050,98 TL + 11.352,23 TL ) ] = 109.755,86 TL olduğunu, bu miktar kayda ilişkin belge dosyasına ibraz edilmediğini, icra takibinde 150.511,48 TL alacak talep edilmişse de, dava 139.159,07 TL'lik kısım için itirazın iptali talep edildiğini, buna göre, davalının sunduğu 18.050,98 TL tutarındaki iade ve fiyat farkı faturaları kabul edilmesi durumunda, davacı şirketin davalıdan olan alacağı 109.755,86 TL'den ibaret olduğunu bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında cari hesaba dayalı ticari ilişkinin bulunduğu, tacir olan tarafların ticari defterlerinde mutabakatın bulunmadığı, ticari ilişkiye dair tüm deliller ile birlikte BA/BS formları incelendiğinde davalının kayıtlarındaki farklılığın fiyat farkı ve iade faturalarından kaynaklandığı ancak buna dair 18.050,98 TL'lik kaydın bulunduğu, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ve davacı alacağının 109.755,86 TL olarak tespit edilmiş olduğu anlaşılmakla cari hesaba dayalı likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabulü ile; 109.755,86 TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin kabul edilen asıl alacak yönünden devamına; Asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faiz oranı uygulanmasına,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Asıl alacağın %20'si olan 21.951,17 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gerekli 7.497,42 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 2.376,49 TL harcın mahsubuyla bakiye 5.120,93 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 2.376,49 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.412,39 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 9.905,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 7.812,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça posta / tebligat gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 50,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 11,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/12/2023
Katip ......
Hakim .....
e-imzalıdır