T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/266 Esas
KARAR NO : 2024/418
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/03/2022
KARAR TARİHİ : 18/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2024
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; davacı .... San. ve Tic. A.Ş. ile .... San ve Tic Ltd. Şti arasında, ticari iş ilişkisinden kaynaklanan cari hesap ilişkisi bulunmakta olduğunu, söz konusu ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından, davalı/borçlu şirketin 71.975,92 Euro borcunu ödememesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu şirket tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle Bakırköy .... İcra Müdürlüğü 'nün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine borçlu tarafından itiraz edildiğini, borçlu şirketin yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olup hukuki mesnetten yoksun olduğunu, iptali gerektiğini, davalı tarafından, borca itirazın yanı sıra yetkiye de itiraz edilerek, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün yetkili olmadığı, yetkili icra dairesinin borçlunun ikametinin bulunduğu Ankara İcra Dairesi'nin olduğu iddia edildiğini, söz konusu iddia ve itirazın usul ve yasaya aykırı olduğunu, para borçlarının, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, ifa edileceğinin belirtildiğini, davacı şirketin merkezi Esenler/İstanbul olduğundan Bakırköy İcra ve Mahkemeleri'nin yetkili olduğu, davalının yetki itirazının da haksız ve kötü niyetli olduğunu ve salt süreci uzatmak amacına hizmet ettiğinin her türlü izahtan vareste olduğunu, davalı borçlu şirketin, yapmış olduğu itirazında davacı şirkete böyle bir borcu olmadığını ileri sürdüğünü, davalının bu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ancak davalı şirket ile yapılan cari hesap mutabakatlarında davalı şirketin alacağını kabul ettiğini, iş bu takibe borcun olmadığı yönünde itiraz edilmesinin kötü niyetli olduğunu, buna ilişkin taraflar arasındaki elektronik posta yazışmaları ile davacı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapıldığında da iş bu hususun sübuta ereceğini, ayrıca takip konusu alacağın likit olduğunu, borçlu davalı tarafından yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesi gerektiğini beyanla davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Nolu dosyasına yaptığı haksız itirazının iptali ve alacağın tahsiline, takibin devamına, takibe haksız ve kötü niyetli itiraz eden davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafından İstanbul Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, hem yetki hem de borca itiraz ettiklerini, davacının bu nedenle itirazın iptali konulu dava açtığını, ancak işbu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava konusu borcun her ne kadar para borcu ise de taraflar arasında salt alışverişe konu olan bir para borcu olmadığını, taraflar arasında para alışverişi , borç ilişkisi, karz ilişkisi bulunmadığını, Davacı davasında dayanak olarak ticari faturalara dayanmakta olduğunu,ticari faturaların konu olduğu davalarda yetkili mahkemenin borçlunun yerleşim yeri olduğunu, faturalar incelendiğinde fatura açıklamasının vade farkı olduğu anlaşılacağını, dava konusu faturaların özellikle bir malın bedeline ait olmadığı gibi salt bir para borcuna ilişkin de olmadığını, dolayısıyla davanın niteliği fatura alacağına ait olduğundan ve borçlu tüzel kişi olduğundan borçlunun ticaret sicilinde ki adresinin yetkili olduğunu, borçlunun ticaret sicilinde ki adresi ... Cad No: 36 Yenimahalle /ANKARA olduğunu, davacının dayanak olarak sunduğu kanun hükümleri ve emsal kararların genel hükümler niteliğinde olduğunu, fatura alacağına ilişkin yetki hükümlerinin, özel hüküm niteliğinde olduğunu, sunulan emsal kararların somut olay ile bağdaşmadığını ve yetki itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davacının iddialarına ilişkin davacıya 11 Aralık 2021 tarih ile 24 Aralık 2021 tarihli iki ayrı ihtarname çekildiğini, davacının iddia ettiği gibi bir borç bulunmadığını, dava konusu faturalara itiraz edilerek faturaların kabul edilmediğini, tarafların ticari defterleri incelendiğinde taraflar arasında bakiye borcun bulunmadığının anlaşılacağını, dolayısıyla işbu haksız davanın reddine karar verilerek, %20’ den aşağı olmamak üzere kötü niyet(haksız takip) tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Taraf şirketlerin ticaret sicil kayıtları, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, Ankara .... Noterliği'nin 11.12.2020 Tarihli ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi, Bakırköy .... Noterliği'nin 23.12.2020 Tarihli ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi, Ankara .... Noterliği'nin 24.12.2020 Tarihli .... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi, mahkememizden aldırılan 18/07/2023 tarihli bilirkişi kök raporu, 11/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporu, Ankara ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat yolu ile aldırılan 31/03/2023 tarihli bilirkişi raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali, takibin devamı, %20 icra inkar tazminatı ve borçlunun mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinden ibarettir.
Asıl konunun icra takibine konu cari hesap alacağına ilişkin taraflar arasındaki ticari ilişki olup olmadığı ve alacak ve borç miktarı, varsa belirlenmesi noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 18/07/2023 tarihli bilirkişi raporu ve 11/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporu, bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle birlikte değerlendirilerek hükme esas alınmıştır.
Davalı şirket ticari defterlerinin Ankara'da bulunması nedeniyle talimat yolu ile görevlendirilen mali müşavir bilirkişi tarafından davalı şirketin davaya konu 2019-2020 yılına ilişkin ticari defterleri ve belgeleri ile dava dosyası kapsamındaki evrakların incelemesi yapılarak mahkememize 31/03/2023 tarihli raporunu ibraz etmiştir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde: davacı şirket tarafından Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün 06.01.2021 tarihli ... Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine 71.975,92 EUR Asıl Alacak üzerinden borçlu şirkete ilamsız takiplerde ödeme emri gönderdikleri ve takip talebinde bulundukları, alacaklı şirketin ilamsız takiplerde ödeme emrine cari hesap alacağını dayanak gösterdikleri davalı tarafça borca itiraz edilmesi üzerine 01/02/2021 tarihinde takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan tespitler neticesinde, davacı şirketin 2019 ve 2020 yıllarında ticari defterlerini e-defter olarak tuttukları, e-beratlarını 231 sayılı V.U.K. hükümleri gereğince yasal süresinde onayladıkları, fiziki ortamda tutulması zorunlu Envanter Defterlerini 6102 sayılı T.T.K.’nın 64/3 maddesi hükümleri gereği açılış tasdiklerini kanuni süresinde yaptırdıkları, davacı şirkete ait 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı T.T.K. hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller, talimat yolu ile aldırılan bilirkişi raporu ve mahkememizce aldırılan 18/07/2023 tarihli bilirkişi raporu ve 11/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporu birlikte değerlendirildiğinde, tüm dosya kapsamına binaen,
Somut olayda; taraflar arasında 13.05.2019 tarihinde başlayan 31.12.2020 tarihine kadar yoğun bir şeklide devam eden ticari ilişki mevcut olduğu, davacı ve davalı şirketin ticari defterlerinin ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacı şirket tarafından 2019 yılında davalı şirkete 2 adet kur farkı faturasının düzenlendiği, düzenlenen bu faturaların 15.10.2019 tarihli .... Fatura numarası ile ( Kur Farkı Faturası ) açıklamalı olarak KDV Dahil 1.313,65 TL ve davalı şirket adına 31.12.2019 tarihli ... ( Kur Farkı Faturası ) açıklamalı olarak KDV dahil 41.799,53 TL tutarında oldukları, bu faturaların davacı şirket kayıtlarında görüldüğü, yine davacı şirket ticari defter kayıtlarında, davalı şirket adına 30.06.2020 tarihli .... (Kur Farkı Faturası) açıklamalı KDV dahil toplam tutarı 209.742,98 TL olarak düzenlendiği, düzenlenen bu faturanın 31.03.2023 tarihli talimat yolu ile alınan 31/03/2023 bilirkişi raporunun 9. Sayfasında başlayıp 14. Sayfasına kadar dökümü yapılan 320.İİ.100 Satıcılar hesabı (cari hesap dökümü) incelenmesinde, raporun 12. Sayfasında 30.06.2020 tarihinde ... fiş numarası ile “ KUR FARKI FATURASI -...SAN.VE TİC. A.Ş.. 30,06.202 “ açıklaması ile 209.742.98 TL tutarında davacı şirketin alacaklandırıldığı, bu kur farkı faturasının davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirketin 2019 ve 2020 yılında ödemelerini banka yolu ve çekle olmak üzere ödemeler yaptığı, davacı şirket tarafından kur farkı faturalarının davalı şirket adına düzenlenmesine rağmen davalı şirketin itiraz dilekçesinde yüksek mahkeme içtihatları gereğince “ çekle yapılan ödemeler olması halinde kur farkı istenilmeyeceğinden bahsedilmiş “ise de; davalı şirketin çekle ödeme yapmış olmalarına rağmen kur farkı faturalarını kabul ettikleri, taraflar arasında 2020 yılı cari hareketlerin farklılıklarının incelenmesinde taraflarca yapılan ödemelerde ve tahsilatlarda farklı kurların alınması neticesinde bakiye farkının oluştuğu, ve 2020 yılına devreden tutarlar arasında farklılığın göründüğü, taraflar arasında Euro ile ödemelerin gerçekleştirildiği davalı tarafından davaya konu faturalar hariç diğer faturalara herhangi bir itirazda bulunulmaması karşısında taraflar arasında Euro ile ticaretin teamül haline geldiğinin anlaşıldığı, dosya kapsamında yabancı para cinsinden bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının kur farkı alacağını talep edebilmesi için taraflar arasında açık hüküm bulunan bir sözleşme olması gerektiği, ancak davalı şirketin kur farkı faturalarını kabul etttiği, davacının, davalı şirketi icra takibinden önce temerrüde düşürdüğüne dair dosya içerisinde somut bir bilgi ve belge bulunmadığı, davacı şirket kayıtlarında 04.12.2020 tarihli ... numaralı “GİDER HİZMET İADESİ (SERBEST METİN FATURASI) “açıklamalı kdv dahil 18.498,79 TL (1.941.58 Euro) tutarındaki faturanın ise davacı şirket tarafından hangi amaçla böyle bir fatura düzenlediğinin izahata muhtaç olduğu, davacı tarafından dosya kapsamına iş bu faturanın gerekçesi sunulmadığı, bu nedenle 06/01/2021 icra takip tarihi, 18/03/2022 dava tarihi itibariyle her ne kadar TL bazında 655.902,70TL, Euro bazında 71.975,92 Eurp alacaklı görünüyor ise de, izahata muhtaç faturanın gerekçesi sunulmadığından, davacı şirketin asıl alacağının 70.034,34 Euro olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile, alacağın davalının ticari defterlerinde kayıtlı ve likit olması, icra takibine itirazın süreci uzatmaya yönelik kötü niyetli olarak yapılması nedeniyle asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile Bakırköy .... İcra Müd. ... esas sayılı dosyasındaki itirazın 70.034,34 EURO asıl alacak bakımından iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-Takip tarihindeki belirlenen kur üzerinden hesaplanan asıl alacak olan 642.018,80 TL nin %20 si oranında hesap edilen 128.403,76 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 43.856,31 TL harcın, peşin alınan 15.998,49 TL harcınn mahsubu ile eksik 27.857,82 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 7.440,00-TL bilirkişi ücreti, posta masrafı ile toplam harç gideri 16.079,19 TL olmak üzere toplam 23.519,19-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranı nazara alınarak hesap edilen 22.813,61 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 95.882,63-TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın reddedilen kısmı nazara alınarak hesap edilen 17.900,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine,
8-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/04/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ..
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır