T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/359 Esas
KARAR NO : 2024/746
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/04/2022
KARAR TARİHİ : 05/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun oyuncak mağazasına ürün satın almak amacıyla davacı ile iletişime geçtiğini ve anlaştıklarını, aralarında kurulan sözleşme gereği davacı tarafından ürünlerin davalının bildirdiği adrese gönderildiğini ancak ürünler ulaşmasına karşın fatura bedellerinin ödenmediğini, davalı ..... aleyhine 04/09/2020 tarih ...... numaralı faturadan kaynaklı borç sebebiyle Bakırköy ...... İcra Dairesinin .... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşılamadığını beyan ederek; davanın kabulünü, Bakırköy ...... İcra Dairesi ..... Esas Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, borçlu aleyhine %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalının cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLER : Bakırköy ..... İcra Dairesi ’nün ...... esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacı tarafından faturadan kaynaklı başlatılan Bakırköy ...... İcra Dairesi ...... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Bakırköy ..... İcra Dairesi’nin ..... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 19.165,89-TL alacağın tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi ...... 30/10/2023 tarihli raporunda; "Dava konusunun, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı yan tarafından davalı adına tanzim edilen 04.09.2020 tarihli ...... numaralı 19.165,89 TL bedelli fatura bedelinin davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının 2020 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davacı yan davalı ile olan ticari münasebetini 120.357 Alıcılar hesap kodunda takip ettiği, davacı yanın takibe konu ettiği 04.09.2020 tarihli ...... numaralı faturanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takibe konu faturadan kaynaklı davacının takip tarihi (27.07.2021) itibariyle davalı yandan 19.165,89 TL alacaklı olduğu, Davalı yan 28.08.2023 günü saat 14:00’da mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış olup ticari defter ve belge ibraz etmediği, Davacı yanın 2020 yılı BS formunda; Davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen 1 adet KDV Hariç 16.242,00 TL bedelli faturanın davacı tarafından Maliyeye bildirimde bulunulduğu, Davalı yanın 2020 yılı BA formunda, herhangi bir fatura bildiriminin yapılmadığı, Davacı ...... Grup Yayıncılık İç ve Dış Tic. San. Ltd. Şti. tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, takibe konu faturanın davacı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, faturaların taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında ürün bedeli olarak düzenlendiği, tarafların takibe konu fatura yönünden davacı yanın BS bildirimine karşın davalı tarafıdan BA bildiriminin verilmediği, faturanın davalı yana e-arşiv portal üzerinden teslim edildiği, fatura içeriği ürünlerin davalıya teslimine ilişkin dava dilekçesi ekinde ..... numarası ile yapılan yazışmaların sunulduğu, bu yazışmalarda ürünlerin teslimi konuşulduğu ve teslimin gerçekleştiği ifade edildiği, davacı tarafın ödeme taleplerine karşılık karşı taraf herhangi bir cevap vermediği görüldüğü, iş bu ...... yazışmalarının delil niteliği taşıyıp taşımadığı yönünden Takdir Mahkemenize ait olacağı, takibe konu faturanın davalı yana e-arşiv portal üzerinden teslim edildiğinin davalının da takibe itiraz dilekçesi ile kabulünde olduğu, davalının takipten önce takibe konu faturaya karşı somut bir itirazının görülmediği, bu bağlamda düzenlenen faturanın davalı yanın bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olduğu, Neticeten; davacı yan tarafından takibe konu edilen 04.09.2020 tarihli ...... numaralı faturanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı yanın takip tarihi (27.07.2021) itibariyle davalı yandan 19.165,89 TL alacaklı olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmaktadır." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı)
Yukarıda belirtilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.
Somut olayda, davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların davacının usulüne ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın defter inceleme günü gelmediğinden ticari defter kayıtları veya belgeleri üzerinen inceleme yapılamadığı, davacının lehine delil teşkil eden defter ve kayıtlarının aksini kesin delille ispat edilmediği görülmüş ve dosya kapsamında alınan gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, takibe konu faturanın davacı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, faturaların taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında ürün bedeli olarak düzenlendiği, tarafların takibe konu fatura yönünden davacı yanın BS bildirimine karşın davalı tarafıdan BA bildiriminin verilmediği, faturanın davalı yana e-arşiv portal üzerinden teslim edildiği, fatura içeriği ürünlerin davalıya teslimine ilişkin dava dilekçesi ekinde yazışmaların sunulduğu, bu yazışmalarda ürünlerin teslimi konuşulduğu ve teslimin gerçekleştiği ifade edildiği, davacı tarafın ödeme taleplerine karşılık karşı taraf herhangi bir cevap vermediği, takibe konu faturanın davalı yana e-arşiv portal üzerinden teslim edildiğinin davalının da takibe itiraz dilekçesi ile kabulünde olduğu, davalının takipten önce takibe konu faturaya karşı somut bir itirazının görülmediği, bu bağlamda düzenlenen faturanın davalı yanın bilgisi dahilinde olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafın takip tarihi itibariyle ticari defter ve kayıtlara göre 19.165,89-TL alacağını talep edebileceği anlaşılmış olup davanın kabulüne, alacağın belirlenebilir ve dolayısıyla likit olması dikkate alınarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebi yerinde görülmüş, takibin başlatılmasında davacının haklı olduğu kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, davalının Bakırköy ...... İcra Dairesinin ..... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına,
2- Hükmedilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilecek olan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 1.309,22-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 327,31-TL harcın mahsubuyla bakiye 981,91-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 327,31-TL peşin harç olmak üzere toplam 408,01-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 21.166,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf/temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzünde davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/07/2024
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır