T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/366 Esas
KARAR NO : 2024/478
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 28/07/2011
KARAR TARİHİ : 29/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirketin 2008 yılı başından itibaren bayiilik için görüşmelere başladıklarını, buna mukabil 28/07/2008 tarihli ön satış sözleşmesi ile müvekkili şirketten davalı şirketin malzeme satışının başlaması ve bayiilik sözleşmesinin imzalanması için 50.000 Euro teminat talep ettiğini, müvekkili şirketin bu talebe uyarak bayiilik sözleşmesi yapılacağı inancı ile davalı şirkete .... A.Ş ... şubesi .... numaralı tarihsiz 30.000,00-TL bedelli teminat çeki ile .... Bankası AŞ. .... şubesi 08/09/2008 tarih ... numaralı ve .... NUMARALI 100.000,00-TL bedelli kesin teminat mektubunun verildiğini, bu teminat mektubunun yine .... Bankası AŞ. ... şubesi .... numaralı 50.000,00-TL bedelli teminat mektubu ile değiştirildiğini, karşı tarafın 09/04/2009 tarihinde müvekkili şirkete mail atarak 100.000,00-TL bedelli teminat mektubu ve 30.000,00-TL bedelli açık çekten bahsettiğini, bu çekin teminat çeki olduğunun açık bir şekilde görüldüğünü, müvekkilinin bu ön satış sözleşmesi ile davalı şirket ile çalışmaya başladığını ve davalı şirketin gönderdiği malları bayiilik sıfatı altında satıp bedellerini karşı tarafa gönderdiğini, karşı tarafın müvekkili şirketi bayiilik anlaşması için oyaladığını ve bayiilik için kongre çalışmaları demirbaş ve ofis yatırımı yapan eleman istihdam eden müvekkili şirketle sözleşme imzalamadıklarını, karşı taraf müvekkili şirket yetkililerini İspanya/Barcelona'daki .... ofisine davet edip Türkiyedeki şubelerini kapatacaklarını ve tek yetkili distribütörlüğünün müvekkili şirkete verileceğini beyan etmelerine rağmen distribütörlüğün Lübnan merkezli yabancı bir şirkete verildiğini bu nedenle de müvekkili şirketin yaptığı yatırımlar sebebi ile büyük bir zarara uğradığını, müvekkilinin 2008 Temmuz ayından 2009 yılı sonuna kadar işçi ücretleri için 69.908,57-TL, iş işleyişini sağlayabilmek amacıyla çekilen kredilerin faizi için 33.445,80-TL, demirbaş yatırımı için 32.156,99 TL kongre masrafı ve diğer yönetim giderleri ve genel giderler için 145.651,19-TL ve alınan bu hizmetler ve yapılan masrafların KDV'si için 67.735,87-TL olmak üzere toplam 348.898,42-TL zarara uğradığını anılan şirketi tasfiye ederek ülkeyi terk etme ihtimali bulunan yabancı uyruklu iki ortak sebebiyle alacaklarının tehlikede olmakla beraber verdikleri teminat mektubu ve teminat olarak verilmiş çeki tahsil ederek müvekkili şirketi zarara uğratabileceklerini beyan ederek; ... A.Ş ... şubesi .... numaralı tarihsiz 30.000,00 TL bedelli çekin üzerine açılacak dava sonuna kadar çek bedelinin ödenmemesi bankaya ibrazında arkasının yazılmaması ve icra takibine konu edilmemesini, ... Bankası AŞ. ... şubesi ... numaralı 50.000,00-TL bedelli kesin teminat mektubunun açılacak dava sonuna kadar nakde çevrilmemesi için HUMK 101 ve devamı maddeleri gereğince karşı taraf dinlenmeksizin evrak üzerinde inceleme yapılarak ve takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete müvekkilinin distribütörlüğe dair bir taahhüt vermediğini, tarafların Türkiye ve İspanya'da birkaç kez görüşme yaptıklarının doğru olduğunu buna ilaveten müvekkilinin davacı haricinde başka firmalarla da görüştüğünü, davacı şirketin değerlendirilme sürecinde müvekkilinin belli kriterleri göz önünde bulundurduğunu ve nihai kararını verene kadar bazı ürünlerin satışı ve dağıtımı konusunda çalıştıklarını, değerlendirmeler sonucunda müvekkilinin davacı şirketi ana distribütörlük için yeterli bulmadığını bu sebeple bir ana distribütör ile alt distribütör olarak çalışması teklifini götürdüğünü, davacının Lübnan merkezli firma ile bir süre çalıştığını ürünleri sattığını ve hatta bu şirkete olan borçlarını da ödemediğini, davacının delil olarak sunduğu 28/07/2008 tarihli "Ön Satış Sözleşmesi"nin mal satışına yönelik olup distribütörlük taahhüdü teşkil etmediğini, davacının beyanları ile delillerinin çeliştiğini, davacıya verilmiş herhangi bir taahhüt taraflar arasında imzalanmış herhangi bir sözleşme yokken aceleci davranıp kendisine söz verildiği inancıyla yatırımlar yaptıysa bu giderlerden davacının sorumlu olduğunu, müvekkili aleyhine kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafından sunulmuş olan gider tablolarındaki harcamaların hangi amaçla yapıldığının anlaşılamadığını, yine müvekkili aleyhine kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının ticari defterlerinin incelenip tüm faaliyetlerinin tespit edilmesinin gerektiğini, ihtiyati tedbir talebinin yerinde olmadığını, davalı şirketin yabancı yatırımcı olmasının şirketi tasfiye edip Türkiye'den gitme niyetinin varlığına gerekçe gösterilmesinin abesle iştigal olduğunu, davacı şirketin dava açmasına rağmen .... Üniversitesine davalı müvekkil adına satıp parasını aldığı ürünlerin bedelini müvekkiline ödemediğini ayrıca İstanbul dışında 450 hastanede tedavi gören hastalara bedelini tam olarak sattığı ürünlerin tüm parçalarını teslim etmemiş olduğu için bu ürünlerin davalı tarafından hastalara tekrar bedelsiz sağlanmak zorunda kaldığını, davacının ayrıca doğrudan satmış olduğu ve kendisine faturalanan mal bedelinden dolayı olan borcunu da ödemediğini beyan ederek; davanın reddini, karşı davanın kabulünü, fazlaya dair haklarını saklı tutmakla toplam 192.647,69 TL olan alacaklarının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, nitelik itibariyle Alacak davasıdır.
Mahkememiz dosyasından 05/12/2013 tarihinde karar verilmiş olup taraf vekillerinin temyiz talebi neticesinde Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... Esas .... Karar nolu ilamında nisbi temyiz harcı yatırılması gerektiği nedeni ile eksik harcın tamamlanması için geri çevrildiği, eksiklik tamamlanmasına müteakip tekrar dosyanın Yargıtay ... Hukuk Dairesine gönderilmesi ile ... esas - ... karar nolu ilamı ile hüküm bozulmuştur. Bozma nedeni olarak kısa karar ile gerekçeli karar arasında faiz başlangıç tarihinde çelişki olması belirtilmiştir. Mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uygun olarak tekrar hüküm kurulmuşsa da tarafların temyizi ile Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin .... Esas - ... Karar sayılı ilamında davacı karşı davalının davası hakkında verilen kararın Yargıtay bozma ilamının dışında kalarak kesinleşmesi ile asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair kararın usulü olmadığı Yargıtay incelemesinde geçerek kesinleşen hükmün söz konusu olmadığından bahisle mahkememiz hükmü tekrar bozulmuştur.
Bozma öncesi Mahkeme huzurunda dinlenen tanık beyanlarında;
Davacı tanığı ... beyanında: ben serbest diş hekimi olarak görev yapıyorum 2008-2009 yıllarında diş hekimlerini ilgilendiren istanbulda düzenlenen iki kongreye katıldım, bu kongrenin yapıldığı yerlerde stantlar vardı ve bu stantları gezerken ... implant ürününün satıldığı standı gördüm ve bu marka iyi bir marka olduğu için ilgimi çekti oradaki ürünleri inceledim ve bu implant ürünlerini nereden temin edebilirm diye oradaki yetkiliye sorduğumda bu ürünlerin tek satışını ve distrübütörlüğünü yapan firmanın ... ve ... firması olduğunu söylediler hatta bu ... ve ... firmasının elemanları da stantdaydı beni bu firmaya yönlendirdiler ve orada ... ve ... firmasını elemanları ile de tanıştım, daha sonra telefonla görüştük, hatta ... ve ... firmasından bir kişi benim muayeneme geldi, .... ürünün tanıttı, ancak ben alım yapmadım, bu olay benim ilk katıldığım kongrede oldu daha sonra ikinci kez katıldığım kongrede yine ... nin standı vardı ben bu standı gezdim, bu stantda da ... ve ... in elemanları vardı ancak yine ikinci kez de ürün almadım benim muayeneme bir defa ürün satışı için geldiler dedi beyanı okundu imzası alındı
Davalı tanığı .... beyanında; tanığa tercüman vasıtasıyla soruldu: ben İspanyada bulunan .... şti nin avrupa daki işlerini takip eden finansman müdürüyüm, 2007 yılında türkiye ile çalışma kararı aldık, bu doğrultuda .... adı altında türkiyede bir şirket kurmak ve bir de özel distrübütörlük anlaşması yapılmaksızın bir distrübütör firma ile anlaşarak çalışma kararı aldık, aynı anda .... firmasını kurduk ve münhasır olmayan bir distrübütör olarak ... ve ... firması ile tasarı aşamasında kalan ve hiçbir zaman imzalanmayan bir taslak hazırlandı, sınırlı şehirleri kapsayan (Ankara , Bursa Kuzey Kıbrıs) imza aşamasına gelmeyen 1 seneden biraz daha fazla geçerliliği olan bir taslak anlaşma idi, hem davalı ... firması hem de ... ve ... firması güney avrupada bulunan sorumlu firmaya rapor bildiriyordu, biz bir fiyat listesi gönderdik bu fiyat listesinde belirtilen fiyatlar üzerine kendi karlarını koyup ... ve ... firması satışı bu şekilde gerçekleştiriyordu harcamalar avrupadaki şirketten bağımsızdı, ... ve ... firması türkiyeden ispanyadaki şirkete müşteriler getiriyordu, bir defa 20 müşteri getirdi, bu müşterilerin uçak masraflarını ... ve ... firması karşıladı, bu müşterilerin her birinin 50 tane diş implant ürün alması gerekiyordu ve müşteriler de bunu bilerek yurtdışına İspanyaya geliyorlardı, bu şekilde ispanyaya müşteri getirme bir defa oldu, bu müşterilerin diğer masraflarını da (otel masrafı, yemek masrafı gibi) ... ve ... firması ile ispanyadaki .... firması karşıladı, ... ve ... firmasıyla distrübütörlük sözleşmesi yapılamamasının birçok nedenleri vardı, birincisi pazardaki durumumuzla ilgiliydi, biz dünya 4.sü konumundayız, fiyat ürün kalitesi ve hizmet konusunda dünya genelinde iyi bir durumdayız, biz her zaman üst segmentte yer almayı isteyen bir firmayız, biz türkiyede düşük seviyede bir firma imajı vermekten çekindik, davacı ... ve ... firması bizde böyle bir imaj uyandırdı, 2009 yılı Mart ayı içinde türkiyedeki odak noktamızı değiştirme kararı aldık, yani iki firma olarak çalışma yerine tek distrübütörle çalışma kararı aldık ve bu aşamada ... ve ... firmasını değerlendirmeye aldık, hem müşterilerimizin fikirlerini değerlendirdik hem de kendimizin tecrübelerimizi değerlendirerek ... ve ... firmasının müşterilerden para tahsili sırasında, kontrol aşamasında rapor aşamasında yeterince profesyonel olmamasına şahit olduk, ayrıca türkiyedeki biomet 3i şirketinin bize rapor ettiğine göre ... ve ... firmasının bize ödemekle yükümlü olduğu ödemeleri ileri tarihlere ertelediğini gördük, aslında zaten davacı ... ve ... firması ile küçük hacimli bir iş ilişkimiz vardı, bizim planladığımız şekilde iş hacminin üç dört kat artıracak şekilde ... ve ... firmasının kapasitesinin olmadığını anladık, kendilerinin iyi satıcılar olduğunu düşündük ancak iyi yöneticiler olmadığını düşündük, ayrıca küçük çaplı bir iş ilişkisinde dahi ödemeleri ileri tarihe ertelemiştir, iş hacmi büyüyünce ödemelerin altından kalkılamayacak bir durum alacağını düşündük, biz zaten hiçbir zaman ... ve ... şirketine ileride mutlaka münhasır distrübütörlük sözleşmesi yapılacağına dair bir söz vermedik, baştan düşündüğümüz türkiyede bir şirket ile distrübütör ile çalışma düşüncemizin türkiye ile uygun olmayacağına kanaat getirdik ve türkiyede lider olabilecek konumda bir firma arayışına girdik, karşımıza türkiyedeki ... firması ile 10 yıldır çalışan Lübnan asıllı bir firma çıktı, bu firmanın 200 den fazla çalışanı vardı, bu firma ortadoğuda çalışan bir firmaydı bu firmayla münhasır distrübütörlük sözleşmesi yaptık, bu firma ortadoğuya ve türkiyeye bizim ürünlerimizi pazarlamaktadır, ....'yı tanır mısınız şeklindeki soru üzerine cevaben evet tanırım, ispanyadaki firmanın güney avrupadaki genel müdürüdür, 16/12/2008 tarihli ...tarafından davacı şirkete gönderilen e mail de sözleşme yapılacağı ve sabredilmesi gerektiği belirtilmektedir tanık ise sözleşme yapılacağı konusunda herhangi bir söz vermediklerini söyledi hangisi doğrudur? şeklindeki soru üzerine cevaben münhasır olmayan sözleşmeden bahsetmiş olabilir, ... şirketi ile sözleşme yaptınız mı, bu şirketin merkezi neresidir, ortakları kimdir biliyor musunuz şeklindeki soru üzerine cevaben ... firması türkiyede bulunmaktadır, merkezi istanbuldadır, ofisleri de dünya ticaret merkezindedir, tek tek ortaklarını tanımıyorum, bu şirketle münhasır distrübütörlük sözleşmesi yaptık, yukarıda bahsettiğim lübnan asıllı firma bu firmadır , davalı şirket tarafından davacı şirkete karşılıklı davaların vazgeçilmesi konusunda teklif yapıldı mı? şeklindeki soru üzerine cevaben mahkemenin atadığı bilirkişinin düzenlediği rapora istinaden bizim için tatminkar olması koşuluyla çözüm amaçlı bir anlaşma yapılabileceğini söyledik Tedavisi yarım kalan hastalarla ilgili bilgisi var mı? şeklindeki soru üzerine cevaben .... firması ile distrübütörlük sözleşmesi yapıldıktan sonra 450 tane müşterinini implant işleminin ikinci aşamasının yapılmadığını, bu müşterilerinin şikayetleri üzerine tespit ettik 450 kişilik listeyi temin ettik ve eksik olan malzemeleri amerika dan ithal ettik bu malzemeler .... firmasına teslim edildi ve ... firması tarafından müşterilere dağıtıldı ve müşterilerden herhangi bir ücret alınmadı çünkü daha önceden ... ve ... firması tarafından ücretin tamamı alınmıştı, türkiyedeki .... firması aradaki farkı ... ve ... firmasına fatura etti şeklinde, İstanbuldaki değişik fakültelere ... ve ... firması tarafından verilip bedeli tahsil edilemeyen ürünler var mı? şeklindeki soru üzerine cevaben istanbulda bulunan değişik üniversitesiteler ile çalışabilmek için biz ... ve ... firmasına izin verdik, bu izin doktorlara sunum yapma ve satış yapma hususunda idi, ... ve ... firması da bu izin çerçevesinde üniversiteler sattığı ürünlerin bedellerini kendisi doğrudan tahsil ediyordu, satış üzerine ... şirketi müşteri adına fatura düzenliyordu, ... ve ... firması da parayı tahsil edip .... firmasına veriyordu, biz de satış üzerinden komisyon ödüyorduk, bu komisyonlarla ilgili olarak da ... ve ... firması da bize fatura gönderdi, faturada kabul edildi, .... şirketine başlangıçta ... ve ... firması müşteriden tahsil ettiği parayı ödüyordu ancak daha sonra bir kısmını ödenmedi, bu ödenmeyen miktar da ... ve ... firmasınca kabul edilmişti şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... beyanında: ben ... hastanesinde ortodonti uzmanı olarak çalışmaktayım, benim birlikte çalıştığım ve ağız ve diş sağlığı konusunda ameliyat yapan doktor arkadaşlarım implantları ... ve ... tıbbi cihazlar ltd şti nden temin ediyorlardı, ben bunu doktor arkadaşlarımdan bizzat duydum, uygulamada bu malzemeler hangi firmadan alınıyorsa bu doktorların yurtdışında eğitim amaçlı seyahatlarin masrafları da bu firma tarafından karşılanmaktadır benim birlikte çalıştığım arkadaşlarımın da yurtdışında eğitim seyahatlerinin masraflarının da ... ve ... tıbbi cihazlar ltd şti nce karşılandığını duydum, benim arkadaşlarımını kullandığı implantın ... marka olduğunu da biliyorum, ben bu implantın davacı şirket dışında başka şirketlerce pazarlanıp pazarlanmadğını bilmiyorum ancak benim arkadaşlarımın ... marka implantı ... ve netten aldıklarını biliyorum, davacı şirket karşı taraf distribütörlüğü sözleşmesi yapacak iken yapmayarak zor durumda bıraktı mı, başka yabancı bir firma ile distrübütörlük anlaşması yaptı mı? şeklinde soru üzerine cevaben ben yine birlikte çalıştığım arkadaşlarımdan davalı şirketin distrübütörlüğü başka bir şirkete verdiğini davalı şirkete vermediğini bu nedenle mal alamadığını duydum, ben davalı şirketin yabancı bir şirketle distrübütörlük anlaşması yapıp yapmadığını bilmiyorum, yine arkadaşlarımdan duyduğuma göre daacı ... ve ... ltd şti bankadan distrübütörlük sözleşmesi yapılacağına güvenerek kredi çekmiş ve sözleşme de yapılmayınca zor duruma düşmüş bunları da arkadaşlarımdan duymuştum şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... beyanında; ben 2008 yılının Şubat ayından 2009 yılının Haziran ayına kadar davalı şirkette satış temsilcisi olarak çalıştım, davalı ... ltd şti 2008 yılının Ocak ayında kuruldu ve ben de kuruluşla birlikte bu şirkette çalıştım, bu dönemde davacı ... ve ... firması da ....ltd şti nin yurtdışında bulunan yetkilileriyle türkiye distrübütörlüğünü üstlenmek üzere görüşmeler yapıyordu ancak aralarında bir ön sözleşme yapıp yapmadığını bilmiyorum, ancak görüşmeler yaptıklarını biliyorum, biz davacı şirket ile türkiye de bu işleri nasıl yapacakları konusunda görüşmeler yaptık, ben görüşmelere bizzat katıldım, ben davacı şirket yetkilileriyle birlikte yurtiçinde kongrelere katıldım, yine yurtdışında Madrid de 2009 yılında yapılan iber sempozyumuna yine davacı şirket yetkilileri ile birlikte katıldım, aynı zamanda bu sempozyuma türkiyeden 40 doktor katıldı bu doktorların yarısına yakınının seyahat giderlerini de davalı ... ve ... şti karşıladı, çünkü davalı .... şirketi ile distrübütörlük görüşmeleri yapıyordu, aynı zamanda yurtdışından ..... şti ne malzemeler geldi, biz bu gelen malzemelerin büyük bir çoğunluğunu davacı ... ve ... şti ne satış yaptık, bu satışlar faturalı olarak yapıldı, satış bedelinin alınıp alınmadığını bilemiyorum, ... ve ... şti faturalı olarak biyomet şti nden satın aldığı bu malzemeleri de yurt içinde sattı, davacı şirket bu işleri yapabilmek için bir takım ekipman yatırım yaptılar, sterilasyon için kullanılan otoklav, ameliyatlarda kullanılan fizyodispensır aldılar, ayrıca bunları kullanacak satış elemanı da aldılar, uygulamada doktorlar bu malzelemeleri satın alırlar ve bu malzemelerin kullanılması açısından da satışı yapan firmadan da lojistik destek alırlar bu lojistik destek kapsamında firma gerekirse elemanını da gönderir bu aletlerin kullanımını doktorlara gösterirler, davacı şirkette bu şekilde elemanlar aldıla, ben bunlara bizzat şahit oldum, davacı şirket ile bu çalışma yaklaşık 1 yıl kadar sürdü, daha sonra davalı ... şti Lübnanlı .... A.Ş isimli şirket ile türkiye distrübütörlüğü anlaşması yaptılar, .... şti 2009 yılının Haziran ayında kapandı, daha doğrusu orada çalışan kişilerin ve benim de işime son verildi, tazminatlarımı da aldım, ... şti nde hiç bir alacağım kalmadı ve .... A.Ş nin gelmesiyle birlikte bize ihtiyaçları olduğu için ben bu şirkette satış müdürü olarak çalışmaya başladım, biz daha doğrusu ... şti nde çalışır iken ... şti ... ve ... şti ni distrübütör olarak lanse ettik, daha sonra ... A.Ş ile anlaşma yapılınca ... ve ... şti ne malzeme vermedi, ... Şti de zaten malzemesini yurtdışından ithal etmeye başlamıştı, ... ve ... şti malzeme temin edemeyince dişler yapılamadı ve insanlar madur oldular, ... ve ... şti malzeme temin edemeyince bu malzemeleri ... Şti tedarik etti, ... in parasını nerden aldığını bilmiyorum, daha sonra ben de ... Şti nden ayrıldım, satılan malzeme implant malzemesidir ve bu malzeme iki aşamalıdır birinci aşaması suni diş kökünün çene kemiğine yerleştirilmesi ikinci aşamada bunun üzerine postla diş yapılmasıdır, ... ve ... firmasına distrübütörlük verilmeyip malzeme de verilmeyince implantın birinci aşaması için malzeme verilmesine rağmen ikinci aşaması için gerekli malzemeyi ... ve ... şti temin edemedi, bu malzemeyi ... temin eti, ancak bu malzemelerin çıkışı ... ve ... in adına mı yapıldı yoksa ... bizzat kendi adına mı yaptı bunu bilemiyorum ayrıca ... in bu malzemeler için ücret alıp almadığını almış ise de kimden aldığını da bilmiyorum, ben ... te çalışır iken ... ve ... şti adına faturalandırılmış, ... ye gelen malzemeleri ben bizzat kendim arabamla gittim, elemanım ... ile birlikte bunları teslim aldık, teslimat belgesini de .... imzaladı ve ... Şti ne teslim ettik, muhtemelen implantın ikinci aşamasında ... tarafından tedarik edilen malzemeler ve bu şekilde ... ve ... şti adına faturalandırılmış ancak ... e teslim edilmiş malzemeler olabilir, .... 3.kişilere davacı ... ve ... in eksik malzeme teslimi nedeni ile yeniden teslim ettiğıini iddia ettiği malzemeler de bu şekilde tedarik edilmiş malzemeler olabilir, ... ve ... ltd şti davalı ... şti nden başka bir şirket ile çalıştı mı? şeklindeki soru üzerine cevaben benim bulunduğum dönemde davacı şirket ... ltd şti nden başka şirketle çalışmadı ... ve ... şti demirbaş alımı, kongre masrafları,yatırımlar, genel giderler iiçin bankadan kredi çekti mi? Sözleşme yapılmayınca ödeme güçlüğü içine düşüp madur oldu mu?.şeklindeki soru üzerine cevaben ben davacı şirketin kredi çekip çekmediğini tam olarak bilmiyorum, ancak kendilerinden duyduğum kadarıyla kendilerinden yatırım yapmak ve masraflarını karşılamaları için kredi çektiklerini duydum, davalı ... şti davacı şirket yerine ... şti ile distrübütörlük anlaşması yapınca ... ve ... şti mal tedarik edemedi, ... şti ile anlaşma yapmaya çalıştı ancak ... şti davacı ... ve ... şti ile anlaşma yapmaya yanaşmadı, hatta ... ve ... şti adına yurtdışından gelen malzemeler de ... tarafından hastalara dağıtıldı ve "... ve ... şti bunları size veremedi biz bedava veriyoruz" gibi bir izlenim yaratıldı, hastalar gelip ... şti ne ... ve ... şti ne implant yaptırdıklarını beyan ederek üst yapılarını hiç bir yazılı belge ibraz etmeden aldılar, ücret ödeyip ödemediklerini bilmiyorum, ... şti davacı ... ve ... şti ne distrübütörlük vereceğine dair kesin bir taahhütte bulundu mu, davacı şirket kesin taahhütte bulunduğundan dolayı mı yatırım yaptı?şeklindeki soru üzerine cevaben ben davalı şirketin davacı ... ve ... şti ne distribütörlük vereceğine dair kesin bir taahhüt verdiğini bilmiyorum, davalı ... şti türkiye ye geldiğinde bir çok şirket bu şirkete distrübütör olmak için çalışma planları sundular, ancak ... ve ... firması dışındaki şirketlerin çalışma planları .... şti nce hiç değerlendirilmedi, ... ve ... şti de türkiye genelini kapsayan bir çalışma planı hazırladı, bu plan ... şti nin talebi doğrultusunda hazırlandı, yazışmalar yapıldı, ancak distrübütörlük sözleşmesi başka bir firma ile yapıldı, ... ve ... şti nin sunduğu çalışma planı üzerinde davacı şirket ile birlikte bir takım çalışmalar yaptılar, hatta toplantı ....... otelinde yapıldı ancak ben toplantıya katılmadım, bu nedenle çalışma planın üzerinde anlaşılıp anlaşılmadığını bilmiyorum, ancak ... ve ... şti nin distrübütör olacağı inancıyla yatırım yaptığını biliyoruz şeklinde beyanda bulunmuştur.
İş bu dosya kapsamında önceki dosyalarda alınan bilirkişi ve ek bilirkişi raporlarında;
Bilirkişiler Yrd.Doç.Dr.... ve .... tarafından dosyaya sunulan raporda; taraflar arasında fiili bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, her iki yan defterlerinin de kesin delil vasfına haiz olmadığını, davacının kendi defterlerinde davalıya 34.821,33 TL lik borçlu durumda olduğunu, dava tarihinden sonra 50.000 TL lik teminat mektubunun nakde çevrilmesi sonucu davacının, davalıdan 15.178,67 TL alacaklı duruma geçtiğini, ayrıca davacının söz konusu tek yetkili distribütörlük için yapmış olduğunu iddia ettiği masraflar tutarında da 218.749,47 TL olarak defterlerde kayıtlı olduğunu, ancak davacı talebinin şimdilik 40.000 TL olduğunu, davalı .... defterlerinde ise 120.05 hesap altında takip ettiği işlemler nedeniyle davalının muthelif alıcılardan 58.585,64 TL alacaklı olduğunu, davalının defterlerine göre davacının 34.730,99 TL komisyon alacağının bulunduğunu, davalının hastalar adına kestiği fatura bedellerinden kalan bakiye olan 58.585,64 TL den davacının bu komisyon alacağı olan 34.730,99 TL yi tenzili sonucu davacının kalan borcunun (58.585,64 - 34.730,99=) 23.854,65 TL olarak hesap edildiğini, davalı tarfından sayım noksanlığı olarak 16.797,55 TL ve ayrıca davacı hesabına fatura düzenlenerek 47.968,82 TL lik kayıt borç verilmiş olduğunu, davalının bu benette sayılan alacak talebinin toplam 64.766,63 TL olduğunu, davalının dava tarihi itibariyle kendi defterlerinde davacıdan 174.416,63 TL alacaklı durumda olduğunu, ancak tarafların bazı iddialarının ispata muhtaç kaldığını belirttikleri görülmüştür.
Bilirkişiler Prof.Dr..., Yrd.Doç.Dr... ve .... tarafından dosyaya sunulan raporda davacı-karşı davalının ameliyatlarda kullanılmak üzere setlerin sterilizasyonunu sağlayan otoklavların ve ameliyatlarda kullanılan fizyodispenserların demirbaş yatırımlarını yaparak eğitimli personeli ile diş hekimlerinin hizmetine sundğuu, diş hekimlerini yurtiçi ve yurtdışı kongrelerine götürdüğü ve kongrelerle ilgili masraflar yaptığının tespit edildiğini, davacı tarafından sunulan verilerde Kongre giderleri, Yönetim giderleri ve genel giderlerin aynı hesapta takip edilmekte olduğunu, bu nedenle kongre giderleri için yapılan masrafların tespit edilemediğinden davacının talep edebileceği kongre giderinin hesaplanamadığını, davacının davalıdan demirbaşlar ile ilgili talep edebileceği tutarın 29.380,72 TL olabileceğini belirttikleri görülmüştür .
Mali müşavir .... dosyaya sunduğu 21.01.2023 tarihli ek raporunda; davacının talep edebileceği tutarın demirbaşlar için 29.380,72 TL , kongre masrafları için ise 54.777,12 TL olmak üzere toplam 84.157,84 TL olabileceğini, ancak davanın fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000 TL üzerinden ikame edilmiş olduğuna yönelik tespitlerin Mahkemeye ait olduğunu belirttiği görülmüştür.
Yapılan yargılama neticesinde Mahkememizin .... Esas, ... Karar 07/12/2018 tarihli kararı ile "Davacı-karşı davalının davasının KISMEN KABULÜ ile 84.157,84 TL’nin 40.000,00TL’lik kısmına faiz işletilmeksizin, 44.157,84 TL’lik kısmına Islah tarihi 22.02.2013 itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte Davalı–karşı davacıdan alınarak Davacı–karşı davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davalı-karşı davacının davasının KISMEN KABULÜ ile 76.374,74 TL’nin karşı dava tarihi 29.03.2010 tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte Davacı-karşı davalıdan alınarak Davalı-karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verildiği, kararın Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 10/03/2022 tarih .... Esas ... Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı-karşı davalının davasının kısmen kabulü ile 84.157,84 TL’nin 40.000,00TL’lik kısmına faiz işletilmeksizin, 44.157,84 TL’lik kısmına ıslah tarihi 22.02.2013 itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalı–karşı davacıdan alınarak davacı–karşı davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı-karşı davacının davasının kısmen kabulü ile 76.374,74 TL’nin karşı dava tarihi 29.03.2010 tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Yargıtay ... Hukuk Dairesince bozulmuştur. Davalı-karşı davacı .... Ürünleri Paz. Ltd. Şti. vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı ... Ürünleri Paz. İth. İhr. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir."gerekçesiyle karar düzeltme talebi reddedilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan 21/09/2023 havale tarihli raporunda; davacı şirketin ticari defterlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 183-184-185 maddeleri gereğince ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64.Maddesi gereğince belirtilen usul ve esaslara uygun olarak kayıtlarının yapıldığının görüldüğü; 213 sayılı V.U.K.'nun 219, 223,224, 225 maddeleri hükümlerine göre ve 421 sıra nolu VUK Genel Tebliği ile 6102 sayılı T.T.K. gereği açılış/kapanış tasdiklerinin usulüne uygun ve yasal süresinde yapıldığını; davalı tarafın defter kayıt incelemesi yapılamadığını; davacı tarafça mahkeme salonuna getirilen 2008-2009 yıllarına ait kayıt incelemelerinde 2008 ve 2009 yıllarına ait yapmış olduğu tüm genel gider, işçilik, finansman giderleri ile demirbaş alımlarının toplamda 282.124,61TL olduğunu, yapılan bu giderlerin ve alınan demirbaşların 2008-2009 yıllarında yapılan tüm giderler hatta bu giderlerin içerisinde davacı tarafça talep edilen yurt içi yurtdışı seyahat, harcama ve kongre giderlerinde genel giderler hesap kayıtlarında kaydedildiği, bu yapılan gider, harcamaların davacı şirketin 2008-2009 yıllarında yapılan tüm ticari faaliyeti için yapılmış olduğu görülmekte ve davalı tarafla yapılan sözleşmeye istinaden yapılan harcama, giderlerin tespitinin mümkün olamayacağından bu hususta nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunu; taraflar arasındaki ticari ilişkiden dolayı davacının defterlerinde davalıya 34.821,33 TL borçlu olduğunu, davalının dava tarihinden sonra 50.000,00TL lık teminat mektubunu nakde çevirmesi sonucu davacının davalıdan 15.178,67 TL alacaklı duruma olduğu ve bu bakiyenin de 159. verilen sipariş avanslar hesabında görüldüğünü, davacı-karşı davalının yaygın olan uygulamayı tekrarlayarak ve implant tedavisini ve kullanılacak ürünlerin tanıtımı için kongreler düzenlediğinin anlaşıldığı; ayrıca implant tedavisinde implantların dışında hastalara fizyo dispenser, otoklav, cerrahi set gibi tıbbi cihazların da temininin gerektiği; bu kapsamda dava konusu olayda davacı-karşı davalının dosyaya sunduğu demirbaşların diş hekimlerine implant satışı yapabilmesi için bulundurulması gerekli malzemeler olduğunu; Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin kararında da işaret edildiği üzere, davacı-karşı davalının sözleşme akdedileceği güveni ile yaptığı ve doğrudan illiyet bağı kurulabilen harcamalarından doğan zararlarını talep etme hakkının bulunduğunu; bu itibarla, İmplant uygulaması için davacının diş hekimlerini yurtiçi ve yurt dışı kongrelere götürmesi ve bu süreçteki yapılan masrafları, İmplant uygulaması için demirbaş alımına yönelik yatırımları (fizyyo dispenser, otoklav, cerrahi set gibi), Cihazların tanıtımı için nitelikli personel istihdamını davacının talep edebileceği harcama kalemleri olarak belirtilebileceğini; rapor içerisinde yapılan ayrıntılı açıklamalar doğrultusunda ve Yargıtay .... HD.'nin bozma ilamında belirtilen esaslar uyarınca, davacı/davalı karşı davacının sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluk (culpa in contrahendo) kapsamındaki davalı/karşı davacının raporda açıklanan eyleminden dolayı yukarıda belirtilen harcama kalemleri sebebiyle uğradığı zararı, davalı/karşı davacının bu eylemiyle uygun illiyet bağı taşıyan delillerle ispatlayamadığı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğunu; Karşı dava açısından ise, davalı/karşı davacı inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini incelemeye sunmadığı hususunun HMK m. 222 uyarınca değerlendirmesinin Sayın Mahkemenize ait olduğunu, Sayın Mahkemeniz tarafından yapılacak bu değerlendirmenin sonucuna göre, Mali inceleme bölümünde davacı/karşı davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı/karşı davalının davalı/karşı davalıdan 15.178,67 TL alacaklı olduğu yönündeki tespit uyarınca davalı/karşı davacının alacak talebine ilişkin nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenize ait olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan 28/11/2023 havale tarihli raporunda; davacı şirketin ticari defterlerini 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 183-184-185 maddeleri gereğince ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64.Maddesi gereğince belirtilen usul ve esaslara uygun olarak kayıtlarının yapıldığının görüldüğünü; 213 sayılı V.U.K.'nun 219, 223,224, 225 maddeleri hükümlerine göre ve 421 sıra nolu VUK Genel Tebliği ile 6102 sayılı T.T.K. gereği açılış/kapanış tasdiklerinin usulüne uygun ve yasal süresinde yapıldığını; davalı tarafın her hangi bir defter kayıt incelemesi yapılamadığını; davacı tarafça mahkeme salonuna getirilen 2008-2009 yıllarına ait kayıt incelemelerinde 2008 ve 2009 yıllarına ait yapmış olduğu tüm genel gider, işçilik, finansman giderleri ile demirbaş alımlarının toplamda 282.124,61TL olduğunu; yapılan bu giderlerin ve alınan demirbaşların 2008-2009 yıllarında yapılan tüm giderler hatta bu giderlerin içerisinde davacı tarafça talep edilen yurt içi yurtdışı seyahat, harcama ve kongre giderlerinde genel giderler hesap kayıtlarında kaydedildiğini, bu yapılan gider, harcamaların davacı şirketin 2008-2009 yıllarında yapılan tüm ticari faaliyeti için yapılmış olduğu görülmekte ve davalı tarafla yapılan sözleşmeye istinaden yapılan harcama, giderlerin tespitinin mümkün olamayacağından bu hususta nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunu; taraflar arasındaki ticari ilişkiden dolayı davacının defterlerinde davalıya 34.821,33 TL borçlu olduğunu; davalının dava tarihinden sonra 50.000,00TL'lik teminat mektubunu nakde çevirmesi sonucu davacının davalıdan 15.178,67 TL alacaklı duruma olduğu ve bu bakiyenin de 159. verilen sipariş avanslar hesabında görüldüğünü, davacı-karşı davalının yaygın olan uygulamayı tekrarlayarak ve implant tedavisini ve kullanılacak ürünlerin tanıtımı için kongreler düzenlediğinin anlaşıldığını; ayrıca implant tedavisinde implantların dışında hastalara fizyo dispenser, otoklav, cerrahi set gibi tıbbi cihazların da temininin gerektiğini; bu kapsamda dava konusu olayda davacı-karşı davalının dosyaya sunduğu demirbaşların diş hekimlerine implant satışı yapabilmesi için bulundurulması gerekli malzemeler olduğunu; rapor içerisinde açıklanan gerekçelerle kök raporda varmış olduğumuz, davacı/karşı davalının uğramış olduğu zararı uygun illiyet bağı taşıyan delillerle ispatlayamadığını bildirmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan 02/04/2024 havale tarihli ek raporunda: daha önce dosyaya sunduğumuz kök ve ek raporda Bilirkişi Heyetindeki muhasip bilirkişi üyesinin ticari defter ve belgelerde yapmış olduğu incelemede davacı/karsı davalının tek müşterisinin davalı/karşı davacı olduğu yönünde bir tespitte bulunulmadığını, bu sebeple kök raporda varmış olduğumuz, davacı/karşı davalının uğramış olduğu zararı uygun illiyet bağı taşıyan delillerle ispatlayamadığı yönündeki görüş bildirdiklerini, bu defa Bilirkişi Heyetine önceki muhasip bilirkişi yerine atanan Muhasip Bilirkişi'nin sunulan faturalar ve mizanlarda yapılan incelemelerinde ise; davacı/karşı davalının davalı/karşı davacı dışında ... , .... Medikal ile çalışarak malzeme alımı yaptığını, davacının 28.07.2008 sonrası sadece kendi faaliyet kolu ile ilgili olan mal alışının 246.199,09 TL olarak hesaplandığını, bu rakamın 204.345,56TL'sinin davalı ....'den yapılan alımlar olduğunu, (2008 yılında 246.199,09-204.345,56-)41.853,53 TL davalı dışında tüm alış yapılan malzeme bedelleri toplamı olduğunu, 2009 yılında davalı ....'nin davacıya 508.456,49.-TL mal satışı olduğu, faaliyet kolu ile ilgisi olmadığı görülen firmaların ve dava dışı ...'in mal satış rakamı düşüldüğünde davacının 15.173,20 TL (75.701,04-60.527,84) tutarındaki alımın davalı dışındaki farklı firmalardan gerçekleştirildiği hesaplandığını bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporu ve ek raporu içeriğine göre; asıl dava yönünden; somut uyuşmazlıkta, davacı-karşı davalı, davalı-karşı davacı ile imzalanacak sözleşmeye güvenerek birtakım yatırımlar yaptıklarını, ancak davalının distribütörlüğü başka bir şirkete verdiğini iddia ederek yapmış oldukları giderler ve yatırımlardan dolayı uğramış oldukları zararların tahsilini istediği, tüm dosya kapsamı ve özellikle taraflar arasındaki e-mail yazışmaları ve dinlenen tanık ifadeleri dikkate alındığında, davacı-karşı davalının bir sözleşme akdedileceği güveni ile bazı harcamalar ve yatırımlar yaptığı, bu bağlamda davacı-karşı davalının taleplerine sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluk kuralları kapsamında, sözleşme akdedileceği güveni ile yaptığı, doğrudan uygun illiyet bağı içerisinde olup gerekli harcamalardan doğan zararlarını isteyebileceği, yapılan yargılamada Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, işbu dosyada 3 kişiden oluşan bilirkişi heyetinden taraf iddiaları, savunmaları, itirazlarını karşılayan, defterleri karşılıklı inceleyen, dosyada daha önce alınan raporları telif eden, varsa asıl davada ve karşı davada talep edilen alacakları dayanakları ile açıklayan ve hesaplayan rapor ve ek raporlar aldırılmış ise de, davalı tarafın ticari defterlerinin incelenemediği, davacı şirketin ticari defterlerini 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 183-184-185 maddeleri gereğince ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64.Maddesi gereğince belirtilen usul ve esaslara uygun olarak kayıtlarının yapıldığının; 213 sayılı V.U.K.'nun 219, 223,224, 225 maddeleri hükümlerine göre ve 421 sıra nolu VUK Genel Tebliği ile 6102 sayılı T.T.K. gereği açılış/kapanış tasdiklerinin usulüne uygun ve yasal süresinde yapıldığı, 2008 ve 2009 yıllarına ait yapmış olduğu tüm genel gider, işçilik, finansman giderleri ile demirbaş alımlarının toplamda 282.124,61TL olduğunu; yapılan bu giderlerin ve alınan demirbaşların 2008-2009 yıllarında yapılan tüm giderler hatta bu giderlerin içerisinde davacı tarafça talep edilen yurt içi yurtdışı seyahat, harcama ve kongre giderlerinde genel giderler hesap kayıtlarında kaydedildiğini, bu yapılan gider, harcamaların davacı şirketin 2008-2009 yıllarında yapılan tüm ticari faaliyeti için yapılmış olduğu ve davalı tarafla yapılan sözleşmeye istinaden yapılan harcama, giderlerin tespitinin mümkün olamayacağının bildirildiği bu kapsamda bozma öncesinde Bilirkişiler Prof.Dr. ..., Yrd.Doç.Dr... ve .... tarafından verilen rapor ve ek rapora itibar edilerek, bu kapsamda, davacının tek yetkili distrübütörlük için yaptığını iddia ettiği masraf tutarının 218.749,47 TL olarak defterlerde kayıtlı olduğu, davacı talebinin 40.000,00 TL olduğu, 22/2/2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 113.767,84 TL olarak ıslah ettiği, davacının sözleşme ile irtibatı kurulmayan demirbaşlar ile 2008 temmuz ayından 2009 yılı sonuna kadarki işçi ücretlerini, çektiği kredilerin faizini, alınan hizmet ve yapılan masrafların KDV sini, yönetim giderleri ve genel giderler bedelinin isteyemeyeceği, davacının davalıdan talep edebileceği demirbaş tutarının 29.380,72 TL ve talep edebileceği kongre masraflarının 54.777.12 TL olarak toplam 84.157.84 TL alacaklı olduğu, davacının talep edebildiği bu demirbaşların bir implant firmasının diş hekimlerine implant satışı yapabilmesi için gerekli demirbaşlar olduğu, bu demirbaşlarının ikinci el değerlerinin mümkün olmadığı, bu aletlerin özellikleri dolayısıyla başka bir şekilde değerlendirilmesinin ve başka bir amaçla kullanılmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, davacı vekili dava dilekçesinde 40.000 TL talep etmiş olup faiz talebinde bulunmadığı göz önüne alınarak 22/02/2013 tarihli ıslah dilekçesinde temerrüt tarihinden avans faizi istediği görülmekle, dosya kapsamından davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediği görülmüş ve davacı dava dilekçesindeki ve ıslah dilekçesi birlikte dikkate alınarak 84.157.84 TL nin ıslah edilen 44.157,84 TL nin ıslah tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, karşı dava yönünden; davalı tarafa ait her hangi bir defter kayıt incelemesi yapılamadığı, bu kapsamda talep edilen, davacının kendilerinden alıp hastalara teslim ettiği ve bedellerini tahsil ettiği malzemeler tutarından, davacının hak ettiği komisyon alacağının tenzili ile kalan paranın, hastalara teslim edilerek tahsil edilen paranın ne kadar olduğunun, hastalardan ne kadar para tahsil ettiğinin ispata muhtaç olup, davalı tarafından bu hususun ispatlanmadığı, yine yarım kalan tedavilerle ilgili katlanmak zorunda kaldıklarını iddia ettikleri tutarla ilgili olarak talep edilen tutara ilişkin olarak davacının davalıdan ne kadarlık malzeme aldığı, ne kadarlık eksik malzeme kaldığı ve davalının bunların ne kadarını kendisinin hastalara temin ettiği hususu da davalı tarafından ispatı gerekip dosya kapsamında ispatlanmadığı, davalının davacıdan cari hesaptan dolayı alacağı, davalı tarafın her hangi bir defter kayıt incelemesi yapılamaması sebebiyle ispatlanamadığı anlaşılmakla bu kısım yönünden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı-karşı davalının davasının kısmen kabulü ile 84.157,84 TL’nin 40.000,00TL’lik kısmına faiz işletilmeksizin, 44.157,84 TL’lik kısmına Islah tarihi 22.02.2013 itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalı–karşı davacıdan alınarak davacı–karşı davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davalı-karşı davacının davasının reddine,
3-Alınması gerekli 5.748,82 TL harçtan davacı-karşı davalı tarafından peşin alınan 594,00 TL ile 1.260,00 TL. Islah harçlarının mahsubu ile bakiye 3.894,82 TL harcın davalı-karşı davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 17,15 TL başvurma harcı, 594,00 TL peşin harç olmak üzere toplam 611,15 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 15.164,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 11.219,00 TL yargılama giderinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı karşı davalı üzerinde bırakılmasına,
6-AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine,
7-Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine
KARŞI DAVA YÖNÜNDEN :
8-Alınması gerekli 427,60 TL harcın davalı karşı davacı tarafından peşin alınan 2.861,00 TL harçtan mahsubu ile 2.433,40 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı karşı davacıya iadesine,
9-Davalı karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,
10-AAÜT gereğince hesap edilen 30.823,63 TL ücreti vekaletin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine,
11-Kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine,
12-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır