T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/40 Esas
KARAR NO : 2025/633
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/04/2016
KARAR TARİHİ : 07/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalının 06/11/2015 tarihinde, birim fiyatı 1,36-TL +KDV olacak şekilde 30.000 adet 2 farklı ebatta ....bank logolu yapışkanlı notluk set yapmak konusunda anlaştıklarını, aralarında yapılan sipariş formu uyarınca teslimat süresi 12 gün olarak belirlendiği ve ödemenin %25 inin işin başlangıcında nakit kalanının ise işin teslimi sırasında yine nakit olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ilk partinin 18/11/2015 Çarşamba günü teslim edilebileceğinin bildirildiğini, davalının müvekkiline bölüm bölüm teslim ettiği yapışkanlığı notlukları, email ettikleri ya da üçüncü kişiye email ettikleri baskılı sert kapak içerisine yapıştırıp müşterileri olan dava dışı ...bank'a doğrudan veya aracıyla sattıklarını, Davalının kendilerine tek kalemde fatura kesilmesini istediği için müvekkili tarafından 05/12/2015 tarihli seri:A sıra:... nolu, 48.144 TL bedelli faturayı keserek borçlu şirkete teslim ettiğini, ancak yaklaşık 1 ay sonra müvekkilinin faturasının "fiyatta 20.000,00 TL düşülecek. 20.800,00TL olarak aslı gibidir yapılacak" notuyla birlikte kargo yoluyla iade edildiğini, bu nottaki el yazısının borçlu şirket yetkilisi yada teknik koordinatöre ait olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, faturanın bu şekilde iadesi üzerine faturanın davalıya ihtarname ekinde gönderildiği, davalı şirketin bu ihtarnameye, fatura içeriği malların teslim alınmadığını iddia ederek faturanın iade edildiğini, bunun üzerine faturanın tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının teslim aldığı ürünleri sırf bakiye borcunu ödememek adına inkar ettiğini belirterek itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının icra takibine koyduğu borcun sebebi olarak 05/12/2015 tarihli seri:A sıra:.... nolu, 48.144-TL bedelli faturayı gösterdiğini, takibin toplam olarak 38.144,00 TL + 932,70 TL işlemiş faizi olarak 39.076,70 TL olduğunun belirtildiğini, davanın bu toplam tutar üzerinden açıldığını, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla icra takibine dayanak gösterilen faturanın müvekkili şirketçe tebellüğ edilmemiş olduğunu, müvekkilinin temerrüt'e düşünülmediğinden asıl alacağı takip öncesi faiz işletilmesinin de mümkün olmadığını, alacaklı tarafça icra takibinden gönderilen ödeme emrinde faizin hangi tarihte itibaren işletilmeye başlandığının da belirtilmediğini, davacının icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının sipariş formuyla belirlenen işi teslim etmediğini, müvekkili tarafından işin peşinatı olarak ödenen 10.000,00 TL'yi dahi ihtarname gönderilmesine rağmen müvekkiline ödemediğini, bu nedenle icra takibi nedeniyle davacının takip çıkışının %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, davanın reddini istemiştir.
DELİLLER :Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin subut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 39.076,60 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi 25/04/2017 tarihli raporunda; Dosya mevcudu, davacı ... 2015 yılı ticari defterleri ve davalı ... 2015-2010 yılı ticari defterleri, dava dosyası Ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle; İncelenen Davacı şirkete ait 2015 yılı Ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu, davacı şirketin 2015 yılı ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğu ve ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı şirketin 2016 yılı ticari defterlerini inceleme esnasında ibraz etmediği, İncelenen Davalı şirkete ait 2015 yılı Ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu, davacı şirketin 2015 yılı ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğu ve ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, İncelenen davalı şirkete ait olan 2016 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tasdik edildiği, yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdikinin 30.06.2017 tarihine kadar yaptırılması gerektiğinden, inceleme anına göre bu yöne dair kanuni süresinin dolmadığı, Davacı şirketin incelenen 2015 yılı ticari defterlerinde 31.12.2015 tarihi itibariyle davalı .... San. Ltd. Şti.'den 38.144,00 TL. Alacaklı olduğu, Davalı şirketin incelenen 2015 yılı ticari defterlerinde 31.12.2015 tarihi itibariyle davacı .... Tasarım Hiz. San. Ltd. Şti.'den 10.000,00 TL. alacaklı olduğu, Davalı şirketin incelenen 2016 yılı ticari defterlerinde 31.12.2016 tarihi itibariyle davacı ... Hiz. San. Ltd. Şti.'den 10.000,00 TL. alacaklı olduğu, İmalat; yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle; Üretimin başlangıcından teslimata gidecek Son noktaya kadar yapılan kalite kontrol aşamalarının yeterince sağlanmadığı, Firmada tespit edilen ürün Sayısı ile (5x7,5cm ve 10x7,5cm), irsaliyeli faturada belirtilen ürün sayısı arasında büyük farklılık bulunduğu, Firmada tespit edilen ürünler arasında renkli ayraçların bulunmadığı, İş yerinde tespiti yapılan bir miktar teslim edilen ...bank kurumsal kimliğe sahip bir firma için üretilen yapışkanlı notluğun; bazı ürünlerde kabul edilemeyecek derecede baskı ve kesim hataları olduğu, bazı ürünlerde kullanılan kağıtların optik özelliklerinde kabul edilemeyecek farklılıklar olduğu ve bazı ürünlerin sırt kağıdında baskılı hurda kağıt kullanıldığı gözlenmiş olup, bunların birinin veya bir kısmının ürün üzerinde toplandığı, tespitteki ürünlerin kalite kontrolünün yapılmadığı ve ürünlerin ayıplı olduğu, Sonuç olarak yukarıda açıkladığımız sebeplerden dolayı tespiti yapılan ürünlerin 30.000 setten çok daha az olduğu, 5 renkli ayraç ile ilgili tespitte hiçbir ürüne rastlanmamış, tespit edilen bir miktar 5x7,5cm ve 10x7,5cm ürünlerin de ayıplı ürünler olduğu, davalı şirketin ödediği sipariş avansından dolayı davacı şirketten 10.000,00 TL. Alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Mahkememizce verilen 05/02/2018 tarih ve ... Esas ... sayılı ''Davanın reddine'' dair kararın; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 15/12/2021 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı ilamıyla "Somut olayda sözleşme davalı tarafça feshedildiği halde mahkemece sözleşme ayaktaymış gibi ispat koşulu ile alacağın olmadığına hükmedilmesi hatalı olmuştur. Taraflar fesih sebebiyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiklerini geri alabileceğinden davacının talebi içinde çoğun içinde azda vardır ilkesi gereğince fesih iradesinin karşı tarafa ulaştığı tarihteki rayiç değere göre davacının yaptığı iş miktarının tespiti ile buna ilişkin bedeli talep edebileceğinden, mahkemece bu yönler araştırılarak, inceleme ve değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yönde herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile kaldırılması ve dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi:
Bilirkişi 25/09/2017 tarihli ek raporunda; Dosya mevcudu davacı ... 2015 yılı ticari defterleri ve davalı ... 2015-2016 yılı ticari defterleri, kök ve ek raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle; Davalı şirketin incelenen 2015 yılı ticari defter kayıtlarına göre; ...bank notluk ürün siparişlerinin dava dışı .... san. Ve tic. Ltd. Şti.'ye ürünün bitmiş hali ile yaptırılmış olduğu, davalı şirketin dava dışı reklam tanıtım promosyon ürünleri şirketine satış faturası düzenleyerek ...bank notluk ürünlerinin bitmiş haliyle satmış olduğu, Davacı şirketin ise incelenen 2015 yılı ticari defter kayıtlarına göre; yapışkanlı kağıt ayraç 5 renk açıklamaları ile kısmi olarak 5 renk ayraçları akar kırtasiyeye yaptırdığı, Davacı şirketin itirazında belirttiği kamera görüntüleri incelendiğinde araç içinde taşınanların içeriğinin net bir şekilde anlaşılamadığını bildirmiştir.
Bilirkişi 01.08.2022 tarihli raporunda; Takdirler Sayın Mahkemenin olmak üzere yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve raporumuz içinde açıklanan nedenlerle; Davacı tarafın 2015 yılı ait ticari defterler ve kayıtlarının (HMK md.222 TTK 64 m/mülga TTK 85 m.) sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı tarafın 2016 yılı ait ticari defterler ve kayıtlarının (HMK md.222TTK 64 m/mülga TTK 85 m.) sahibi lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığının tespit edilemediği, Davalı tarafın 2015-2016 yılı ait ticari defterler ve kayıtlarının (HMK md.222 TTK 64 m/mülga TTK 85 m.) sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Tarafların ticari defter ve kayıtlarının karşılaştırılması; Davacı alacak 38.144,00 TL davalı alacak 10.000,00 TL - 48.144,00 TL, Takip tarihi itibariyle taraflar arasında 48.144,00 TL cari hesap farkının olduğu, İş bu farkın davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği, 05.12.2015 tarihli, ... Seri ve Sıra Numaralı, KDV Dahil 48.144,00 TL Tutarlı Faturadan kaynaklandığı, faturanın açıklama kısmına yapışkan notluk diye yazıldığı, miktar ve birim fiyatı bilgilerinin belirtildiği, İş bu faturanın davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına işlenmediği, Davacı tarafından BS FORMU ile beyan edildiği, davalı tarafından BA FORMU ile beyan edilmediği, Faturanın irsaliyeli fatura olduğu, teslim alan ve teslim eden kısımlarının boş ve imzasız olduğu, Davacı tarafın Bakırköy .... Noterliğinin 25.01.2016 tarihli .... yevmiye madde numaralı ihtarnamesi ile fatura bedeli olan 48.144,00 TL tutarı 7 gün içerisinde talep ettiği, Davalı tarafın ... noterliğinin 28.01.2016 tarihli ... yevmiye madde numaralı ihtarnamesi ile faturaya itiraz ettiği ve iade edilmedildiğini beyan ettiği, Dosya üzerinde yapılan teknik incelemede: Notluklarla ilgili tek fatura kesildiği, teslimat anında imzalanması gereken irsaliye-makbuz gibi ürünlerin teslim edildiğini gösteren hiçbir belgeye rastlanılmadığı, Güvenlik kameraları görüntüleri ile teslimatın detaylarına hâkim olmanın imkânsız olduğu, Adetle sipariş edilmiş, toplam tutarı belirlenmiş olan bir adetle yapılması gerektiği, Bu tür notluk gibi olan ürünlerde: baskı, kesim, kâğıt rengi ve gramajı, tutkal yapışkanlık kalitesi gibi çeşitli hatalar olabileceği, dosyada ise bunlarla ilgili hiçbir ürün kalitesizliği, bozukluğu ile ilgil tutanak belge bulunmadığı, Tüm bu yukarıda sayılan nedenlerden dolayı, bozuk olan ürünlerin adedini tespit etmenin imkânsız olduğu görüşü, ve de hatalı bozuk ürün adet, bedel tespiti için yukarıda sayılan imzalı, teslim irsaliyesi, tutanak gibi belge nitelindeki evrakların dosyada bulunması ile yapılabileceği kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi 20.12.2022 tarihli raporunda; Notluklarla ilgili tek fatura kesildiği, teslimat anında imzalanması gereken irsaliye-makbuz gibi ürünlerin teslim edildiğini gösteren hiçbir belgeye rastlanılmadığı, Güvenlik kameraları görüntüleri ile teslimatın detaylarına hâkim olmanın imkânsız olduğu, Adetle sipariş edilmiş, toplam tutarı belirlenmiş olan bir ürünün, teslimatının da adetle yapılması gerektiği Bu tür notluk gibi olan ürünlerde: baskı, kesim, kâğıt rengi ve gramajı, tutkal yapışkanlık kalitesi gibi çeşitli hatalar olabileceği, dosyada ise bunlarla ilgili hiçbir ürün kalitesizliği, bozukluğu ile ilgili tutanak belge bulunmadığı, Tüm bu yukarıda sayılan nedenlerden dolayı, bozuk olan ürünlerin adedini tespit etmenin imkânsız olduğu görüşü, ve de hatalı bozuk ürün adet, bedel tespiti için yukarıda sayılan imzalı, teslim irsaliyesi, tutanak gibi belge nitelindeki evrakların dosyada bulunması ile yapılabileceği görüşü yazılmıştır. Güvenlik kameraları görüntülerinde yapılan teslimatın ne olduğu ne kadar olduğu ve de kaç koli olduğunun, bunların dava konusu anlaşmazlık olan ürünler olup olmadığını anlamanın imkânsız olduğu, Şayet güvenlik kamera tarih tespiti istendiğinde bunun ihtisas alanımız dışında kalması sebebiyle bilgi işlem, güvenlik konularında uzman bilirkişilerce yapılabileceği Piyasadan toplanılmış ürünlerin davacı tarafından üretilmiş olduğunun kabulü: a- Bankanın yapışkanlı blokları tek bir firmadan almayabileceği, genelde bankalar satın almalarını ihale süreciyle değişik firmalardan yaptıklarından bu numunelerin hangi firmaca, hangi tarihte yapıldığının ancak ürün üzerinde yapan firma isim baskısı olursa anlaşılabileceğinden bu ürünlerin davacıya üretildiğinin kabulünün mümkün olmadığı, b- Davacıya malların tesli gösterir ek bir (malların üretildiğini-teslimatının yapıldığı) belgenin dosyaya sunulmamış olması nedeniyle, Kök raporda yazılı olan görüşümüzde herhangi bir değişiklik yapma gereği oluşmamış olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi 14/05/2023 tarihli ek raporunda; Taraflar 06.11.2015 tarih itibari ile aralarında sözleşme ile 3 parça ürünün tedariki için anlaşıyorlar. Bu ürün toplam 6 parçanın birleşimi ile oluşan bir promosyon ürünü. Yüklenici davacı 19.11.2015–05.12.2015 tarihleri arası tedarik ettiği – ürettiği ürünleri İş sahibi Davalı’ya teslim ediyor. Sektörümüzde bu tarz işlerde yüklenicinin teslimatından sonra İş sahibinin de yapacağı işler olduğundan (Burada Montaj İşleri) ilk teslimat yapıldığında bu tarz tirajlı işlerde iş sahibi montaja başladığından ve malın hepsi dahi olsa bir zamana ihtiyaç duyacağından kısmi teslimatlar işi bozmaz. O sebeple burada da sıkıntı olduğu görülmekle, nihayetinde işin neticelendirildiği açıktır. Yüklenici davacının 05.12.2015 tarihli Seri : A Sıra .... no’ lu, 48.144-TL bedelli faturayı keşide ettiği görülmektedir. İş Sahibi Davalı Bakırköy .... Noterliğinin 28.01.2016 tarih ve .... yevmiyesi üzerinden keşide ettiği ihtarnamede sözleşmede belirtilen 12 günlük teslimat süresine uyulmamış olması sebebiyle sözleşmenin tek taraflı feshedildiği görülmektedir. Dosyada mukim daha evvel inceleme yapan sektör bilirkişisi tutanağı incelemeye tabi tutulmuştur, Bilirkişinin davalı iş sahibinin iş yerinde yerinde inceleme yaptığı tarih 12.04.2017 olup davaya konu Post-it bloknotların üretilip teslim edilmelerinden 16 – 17 ay sonrası olması dolayısıyla orada birkaç koli içerisinde kalmış ve tutulmuş ayıplı ürünlerin olması tüm ürünlerin ayıplı ve kullanılamaz olduğu anlamına gelmemelidir. Sayın Mahkemenin görevlendirmesi gözetilerek; dosya içerisinde yer alan tüm bilgi, belge ile değerlendirmedeki hususlar sonucunda: İş Sahibi davalı tarafça sözleşmenin feshedildiği tarih 28.01.2016 olmak üzere Yüklenici davacının 05.12.2015 tarihi itibariyle sipariş konusu tüm ürünleri davalı şirkete teslim ederek faturasını kestiği sonuç ve kanaati ile Yüklenici davacının 48.144-10.000-TL= 38.144-TL alacaklı olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi 01.10.2023 tarihli raporunda; Taraflar 06.11.2015 tarih itibari ile aralarında sözleşme ile 3 parça ürünün tedariki için anlaşıyorlar. Bu ürün toplam 6 parçanın birleşimi ile oluşan bir promosyon ürünü. Yüklenici davacı 19.11.2015 – 05.12.2015 tarihleri arası tedarik ettiği – ürettiği ürünleri İş sahibi Davalı’ya teslim ediyor. Sektörümüzde bu tarz işlerde yüklenicinin teslimatından sonra İş sahibinin de yapacağı işler olduğundan (Burada Montaj İşleri) ilk teslimat yapıldığında bu tarz tirajlı işlerde iş sahibi montaja başladığından ve malın hepsi dahi olsa bir zamana ihtiyaç duyacağından kısmi teslimatlar işi bozmaz. O sebeple burada da sıkıntı olduğu görülmekle, nihayetinde işin neticelendirildiği açıktır. Yüklenici davacının 05.12.2015 tarihli Seri : A Sıra ... no’ lu, 48.144-TL bedelli faturayı keşide ettiği görülmektedir. İş Sahibi Davalı Bakırköy .... Noterliğinin 28.01.2016 tarih ve ... yevmiyesi üzerinden keşide ettiği ihtarnamede sözleşmede belirtilen 12 günlük teslimat süresine uyulmamış olması sebebiyle sözleşmenin tek taraflı feshedildiği görülmektedir. Dosyada mukim daha evvel inceleme yapan sektör bilirkişisi tutanağı incelemeye tabi tutulmuştur, Bilirkişinin davalı iş sahibinin iş yerinde yerinde inceleme yaptığı tarih 12.04.2017 olup davaya konu Post-it bloknotların üretilip teslim edilmelerinden 16 – 17 ay sonrası olması dolayısıyla orada birkaç koli içerisinde kalmış ve tutulmuş ayıplı ürünlerin olması tüm ürünlerin ayıplı ve kullanılamaz olduğu anlamına gelmemelidir. Sayın Mahkemenin görevlendirmesi gözetilerek; dosya içerisinde yer alan tüm bilgi, belge ile değerlendirmedeki hususlar sonucunda: İş Sahibi davalı tarafça sözleşmenin feshedildiği tarih 28.01.2016 olmak üzere Yüklenici davacının 05.12.2015 tarihi itibariyle sipariş konusu tüm ürünleri davalı şirkete teslim ederek faturasını kestiği sonuç ve kanaati ile Yüklenici davacının 48.144-10.000-TL= 38.144-TL alacaklı olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi 24.12.2023 tarihli ek raporunda; Notluklarla ilgili tek fatura kesildiği, teslimat anında imzalanması gereken irsaliye–makbuz gibi ürünlerin teslim edildiğini gösteren hiçbir belgeye rastlanılmadığı, Güvenlik kameraları görüntüleri ile teslimatın detaylarına hâkim olmanın imkânsız olduğu, Adetle sipariş edilmiş, toplam tutarı belirlenmiş olan bir ürünün, teslimatının da adetle yapılması gerektiği, Bu tür notluk gibi olan ürünlerde: baskı, kesim, kâğıt rengi ve gramajı, tutkal yapışkanlık kalitesi gibi çeşitli hatalar olabileceği, dosyada ise bunlarla ilgili hiçbir ürün kalitesizliği, bozukluğu ile ilgili tutanak belge bulunmadığı, Her ne kadar 1. Ek raporda kamera görüntülerinden ürünlerin teslim edildiğinden söz edilmişse de, tekrardan detaylıca incelendiğinde kamera görüntülerinden net olarak neyin-ne kadarının teslimatının yapıldığının anlaşılmadığı, görüntülerden teslim edildiği anlamının çıkarımının ancak varsayım olabileceği, bunun ise heyetimizin görevi olmadığı kanaati ile, Tüm bu yukarıda sayılan nedenlerden dolayı, bozuk olan ürünlerin adedini tespit etmenin imkânsız olduğu görüşü ve de hatalı bozuk ürün adet, bedel tespiti için yukarıda sayılan imzalı, teslim irsaliyesi, tutanak gibi belge nitelindeki evrakların dosyada bulunması ile yapılabileceği görüşü yazılmıştır. Güvenlik kameraları görüntülerinde yapılan teslimatın ne olduğu ne kadar olduğu ve de kaç koli olduğunun, bunların dava konusu anlaşmazlık olan ürünler olup olmadığını anlamanın imkânsız olduğu, Piyasadan toplanılmış ürünlerin davacı tarafından üretilmiş olduğunun kabulü: a-Bankanın yapışkanlı blokları tek bir firmadan almayabileceği, genelde bankalar satın almalarını ihale süreciyle değişik firmalardan yaptıklarından bu numunelerin hangi firmaca, hangi tarihte yapıldığının ancak ürün üzerinde yapan firma isim baskısı olursa anlaşılabileceğinden bu ürünlerin davacıya üretildiğinin kabulünün mümkün olmadığı, b-Davacıya malların teslim edildiğini gösterir ek bir (malların üretildiğini-teslimatının yapıldığı) belgenin dosyaya sunulmamış olması nedeniyle, Kök raporda yazılı olan görüşümüzde herhangi bir değişiklik yapma gereği oluşmamış olduğu kanaatine varılmıştır. Mali değerlendirme, Kök raporda ticari defter ve kayıtlar üzerinden davaya konu olan durum ile ilgili değerlendirmelerin karşılaştırmalı olarak yapıldığı, dosya muhteviyatına mali açıdan sunulan herhangi bir belge olmadığı, mali açıdan kök rapordaki mali sonuç ve kanaati değiştirecek herhangi bir husus bulunmamaktadır. SONUÇ: Kök rapordaki sonuç ve kanaatin değişmediği, Tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, Sayın Mahkemenizin takdirlerine ait olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi 17/07/2024
Tarihli ek raporunda; Daha önceki bilirkişi raporlarında bahsedildiği üzere dava konusu olay kapsamında yaşanan tüm süreçler ele alındığında; Davacı Şirketin Ticari Defterleri (2015): Ticari defterlerin noter tasdiki ile incelenmiş, yasal süreçlere uygun olduğunun belirtildiği, 2016 yılı defterleri incelenmediği, Davalı Şirketin Ticari Defterleri (2015-2016): Ticari defterlerin noter tasdiki ile incelenmiş, yasal süreçlere uygun olduğu belirtildiği, 2016 yılı defterlerinin kapanış tasdikinin zamanında yapılmadığı vurgulanmadığı, Davacı ve davalı şirketler arasında 2015 yılında bir ticari işlem gerçekleşmiş; davacı şirket tarafından irsaliyeli fatura düzenlenmiş ve davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davalı şirket, davacı şirkete sipariş avansı göndermiş ve bu işlem de kayıtlı olduğu, Ancak, davalı şirketin defterlerinde davacı şirket tarafından düzenlenen irsaliyeli fatura kayıtlı olmadığı anlaşılmakla, Mahkeme dosyasında bulunan belgeler ve tespitler sonucunda, yapılan ticari işlemlerde bazı tutarsızlıklar ve anlaşmazlıklar gözlemlenmiştir. İmalat Yönünden İncelemelerde; taraflar arasında yapılan işlemlerin içeriği, ürünlerin teslimatı ve kalite kontrolleri üzerine incelemeler yapıldığı, İncelenen ürünlerde bazı eksiklikler ve uyuşmazlıklar olduğu belirlenmiştir. Belge Eksiklikleri ve Teslimat Sorunları: İncelenen dava dosyasında belgelerin eksikliği ve teslimatın detaylarının net olmadığı, Güvenlik kamerası görüntüleri üzerinden yapılan incelemelerde, ürünlerin ne kadarının teslim edildiği konusunda belirsizlikler olduğu anlaşılmıştır. Ürün Kalitesi ve Hataları: Notluk gibi ürünlerde baskı kalitesi, kesim hassasiyeti, kağıt özellikleri ve yapışkanlık gibi konularda belirli hatalar olabileceği ifade edilmiş ise de, dosyada bu konuda detaylı tutanak veya belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Yine davaya konu olay kapsamında davacı vekili tarafından sunulan 24.12.2023 tarihli ek bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlar kapsamında yapılan incelemelerde; Davacı vekilinin; 1-Bilirkişiler ek raporunda "....Bu tür notluk gibi olan ürünlerde: baskı, kesim, kâğıt rengi ve gramajı, tutkal yapışkanlık kalitesi gibi çeşitli hatalar olabileceği, dosyada ise bunlarla ilgili hiçbir ürün kalitesizliği, bozukluğu ile ilgili tutanak belge bulunmadığı," beyan edilmiştir. Hakikaten de davaya konu ürünlerle ilgili ayıp iddiasında bulunan davalı taraf bu ayıba ilişkin bir tespit yaptırmamış, herhangi bir tutanak ve belge sunamamıştır. Sayın Mahkemenize BAM kaldırma kararı öncesinde rapor sunan bilirkişi ise dava konusu ürünlerin tesliminden yaklaşık 16-17 ay sonra yapılan keşifte davalının elinde kalan ürünleri görmüştür. Bu ürünler de müteaddit dilekçelerimizde açıklandığı üzere ufak tefek hatalar sebebiyle siparişten daha fazla ürün teslimi yapılmış olduğundan, davalının elinde kalan ürünlerdir. Denildiği; Matbaada üretilen ürünlerde makinizasyonda üretilen ürünler daha sonra el işçiliği (Mücellit) yapılarak kesilip yapıştırma işlemi yapıldığı bu da ürünlerin birkaç usta elinden çıktığı için hafif farklılıklar oluşabileceği anlaşılmıştır. Fakat Kağıt rengi gramajı İçin Aynı şey söz konusu olmadığı, şartnamesinde ne yazıyorsa aynen malzemeciden satın alınıp üretilmesi gerekmekte olduğu değerlendirilmiştir. Matbaacılar genellikle siparişi veren firmanın ürünlerinde bozuk ürün çıkması halinde mağduriyetini gidermek için sipariş miktarından biraz fazla ürün ürettiği bilinmektedir. Davacı vekilinin; 2-Bilirkişiler ek raporunda "....Bu tür notluk gibi olan ürünlerde: baskı, kesim, kâğıt rengi ve gramajı, tutkal yapışkanlık kalitesi gibi çeşitli hatalar olabileceği..." belirtilmiştir. Bilirkişilerin bu belirlemelerine bir diyeceğimiz yoktur. Dava konusu ürünlerin bir kısmındaki bu ufuk tefek hatalar mevcut haliyle davalı tarafından kabul edilmiştir. Keza mahkemeniz dosyasına sunduğumuz ve dava konusu ürünlerin yapıldığı ...bank'tan temin ettiğimiz yapışkanlı notluklarda da raporda bahsi geçen kesim hatası, kağıt rengi gibi ufak tefek hatalar olduğu görülmüştür. Ancak ürün bu hataları ile kabul edilmiştir. Taraflar arasında geçen yazışmalar da bu durumu tevsik etmektedir. Dolayısıyla iş bu davaya konu ürünler tamamıyla davalıya teslim edilmiştir. Denildiği; Davaya konu olayın üzerinden zaman geçmesi nedeni ve ürün dağıtıldığı için Notlukların tamamını incelemenin mümkün olmadığı anlaşılmakla, tarafımıza incelenmek üzere verilen ürünlere ait dosya arasında mevcut olan 1 adet örnek yapışkanlı notluk üzerinde yapılan incelemede, mevcut bilirkişi raporların da bahsi geçen kesim hatası, kağıt rengi gibi ufak tefek hatalar olduğu görülmemiş ve bahsi geçen ürünlerin bu hataları ile teslim alınan kişilerce kabul edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin; 3-Bilirkişiler, ek raporlarında "...Her ne kadar 1. Ek raporda kamera görüntülerinden ürünlerin teslim edildiğinden söz edilmişse de, tekrardan detaylıca incelendiğinde kamera görüntülerinden net olarak neyin -ne kadarının teslimatının yapıldığının anlaşılmadığı, görüntülerden teslim edildiği anlamının çıkarımının ancak varsayım olabileceği, bunun ise heyetimizin görevi olmadığı.." görüşünü belirtmişlerdir. Bilirkişiler güvenlik kamera görüntüleri ile teslimatın detaylarına hakim olmanın imkansız olduğunu beyan etmişlerdir. Ancak güvenlik kamera görüntülerinde tarih mevcuttur. Müvekkilim şirket ile davalı arasında dava konusu ürünler haricinde bir ticaret olmamıştır. Keza davalı taraf her seferinde kendisine numune getirildiğinden bahsetmiş olup, incelenen kamera görüntülerinde müvekkil şirkete ait araç 19.11.2015-04.12.2015-05.12.2015 tarihlerinde 4 kez davalı tarafa ürün teslimatı yapmıştır. İddia edildiği gibi numune götürülüp beğenilmeyip sipariş iptal edilmiş olsaydı farklı tarihlerde 4 kez davalı ... adresine gidilmezdi. Keza görüntülerde koliler taşındığı bellidir. Numune ürünün kolilerle getirilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Dolayısıyla bu teslimatların yapıldığı tarihler kamera görüntüleri ile sabittir. Müvekkilim şirket 05.12.2015 tarihi itibariyle tüm teslimatını tamamlamıştır. Davalı firma, kendilerine tek kalemde fatura kesilmesini istediği için müvekkilim şirket son teslimatta dava konusu 05.12.2015 tarihli seri:A sıra:.... nolu, 48.144-TL bedelli faturayı keserek davalı firmaya teslim etmiş, ancak firma yetkilisi .... Bey faturayı imzalamamış ve fatura ... Beyde kalmıştır. Davalı firma, ürünlerin tamamı teslim edildikten ve fatura da kendilerine verildikten yaklaşık 1 ay sonra müvekkil şirketin faturasını “fiyatta 20.000-TL düşülecek, 20.800-TL olarak aslı gibidir yapılacak” (faturanın KDV hariç toplamı 40.800-TL olup, 20.000-TL düşüldüğünde 20.800-TL kalmaktadır) notuyla iade etmiştir. 17.03.2017 tarihli celsede dinlenen tanığımız .... “…40.000’in üzerinde teslimat yaptık. Üretilen ürünü .... Matbaacılık adına aracı firma olarak götürdüm. İşin tamamının sevkiyatı 1,5 hafta kadar sürdü, gece gündüz parça parça sevkiyat yaptığımı biliyorum. …Malzemeyi her defasında ofis deposunda götürüp .... Bey’e teslim ettim. Son teslimatta faturayı .... Bey’e verdim. ... Bey faturayı imzalamayacağını söyledi, sanırım gecikme sebebiyle imzalamak istemedi, fatura tüm nüshaları ile birlikte ... Bey’de kaldı.…” demek suretiyle gerek dava konusu ürünlerin teslim edildiği, gerekse ürünlerin davalı firma tarafından teslim alınmasına rağmen irsaliyeli faturanın imzalanmayarak bilahare kargo yoluyla iade edildiği iddiamızı doğrulamıştır. Dolayısıyla bilirkişilerin, daha önceki kök ve ek raporlarının aksi yöndeki bu görüşüne katılmamız mümkün değildir. Rapora bu yönüyle itiraz ederiz. Yukarıda adı geçen bilgiler matbaa bilirkişisinin bilgi alanına girmez. Yalnızca ürünlerin doğru veya yanlış ürün olduğunu teyit edebilirim. Denildiği; Kamera görüntülerinde ürünlerin teslim edildiğine ilişkin görüntüler mevcut ise de, incelenen dava dosyasında belgelerin eksikliği ve teslimatın detaylarının net olmadığı, ayrıca güvenlik kamerası görüntüleri üzerinden yapılan incelemelerde, ürünlerin ne kadarının teslim edildiğinin net ve belli olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin; 4-Bilirkişiler ek raporlarında "...Davacıya malların teslim edildiğini gösterir ek bir (MALLARIN ÜRETİLDİĞİNİ-TESLİMATININ YAPILDIĞI) belgenin dosyaya sunulmamış olması nedeniyle, kök raporda yazılı olan görüşümüzde herhangi bir değişiklik yapma gereği oluşmamış olduğu kanaatine varılmıştır." demişlerdir. Bu yorum tarafımızdan anlaşılamamıştır. Bilirkişiler ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerden mi bahsetmektedirler, yoksa müvekkilim şirketin ürettiği malların davalıya tesliminden mi bahsetmektedirler? Zira cümlenin devamında kök rapordaki görüşün değişmediğini beyan etmektedirler. Bilirkişiler 12.10.2023 tarihli kök raporlarında "...İş Sahibi davalı tarafça sözleşmenin feshedildiği tarih 28.01.2016 olmak üzere Yüklenici davacının 05.12.2015 tarihi itibariyle sipariş konusu tüm ürünleri davalı şirkete teslim ederek faturasını kestiği sonuç ve kanaati ile Yüklenici davacının 48.144,--10.000,-TL= 38.144,-TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır." denilmektedir. Dolayısıyla kök rapordaki görüş değişmedi ise müvekkilimin sipariş konusu tüm ürünleri teslim ettiği anlamı çıkmaktadır. Rapordaki bu çelişki giderilmelidir. Bu sebeple de ek rapora itiraz ederiz. denildiği;
Yukarıda adı geçen deliller incelendiğinde heyetimiz alanına girmediği, bu nedenle hesap uzmanı tarafından cevaplanması gerektiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin; 5- Bilirkişiler ek raporlarında "...Bankanın yapışkanlı blokları tek bir firmadan almayabileceği, genelde bankalar satın almalarını ihale süreciyle değişik firmalardan yaptıklarından bu numunelerin hangi firmaca, hangi tarihte yapıldığının ancak ürün üzerinde yapan firma isim baskısı olursa anlaşılabileceğinden bu ürünlerin davacıya üretildiğinin kabulünün mümkün olmadığı," görüşünü belirtmişlerdir. Bu görüşe katılmamız mümkün değildir. Biz daha önceki dilekçelerimizde BAM kaldırma kararı öncesi dosyanın tevdi edildiği bilirkişinin tespit ettiği kusurlar ile dava konusu ürünlerin kabul edildiğini ve bu haliyle müşteriye teslim edildiğini beyan ettik. Dolayısıyla Mahkemeniz kasasında numune olarak bulunan ürünler ile BAM kaldırma kararı öncesi Mahkemeniz dosyasına rapor sunan bilirkişinin dava konusu ürünlerde tespit ettiği ayıpların aynı mahiyette olup olmadığının tespitini talep ederiz. Bu sebeple bu itirazımızın matbaa alanında uzman bilirkişice değerlendirilmesini talep ederiz. Denildiği; Yapılan incelemelerde iddia edilen bu hususun olabileceği, ürünlerin başka bir matbaada üretilmiş olabileceği gerçeğinin mevcut olduğu, ancak tarafımızca bunun anlaşılabilmesi için dava konu olan tüm bu ürünlerin incelenmesi ve yapılacak olan inceleme ile baskı renklerinden ayırt edilebileceği anlaşılmıştır. SONUÇ OLARAK: Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle dosyada mevcut tüm bilgi, belge, beyan ve itirazlar değerlendirilmiş olup, İlgili rapor kapsamında alanımıza girmediği anlaşılan hesaplama kısımları ile ilgili hesap uzmanına dosyanın tevdi gerektiği anlaşılmakla, Tarafımızca iş bu raporda olduğu gibi inceleme, tespit, görüş ve değerlendirmelerimizi takdiri sayın mahkemenize ait olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi 12.03.2025 tarihli ek raporunda; Dava, TBK 470. vd maddelerinde düzenlenen taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi kapsamında ödenmediği iddia olunan bedelin tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Taraflar arasında yapışkan notluk seti yapımı işini konu alan 06/11/2015 tarihli yazılı eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, Davalının Bakırköy .... Noterliğinin 28.01.2016 tarih ve ... yevmiyesi üzerinden keşide ettiği ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı feshettiği, Tasfiyenin dayanağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125/III. Maddesi olduğu, Borçlu temerrüde düşmekte kusurlu olmadığını ispat edemezse alacaklı sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebileceği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi Kararının" Fesih iradesinin karşı tarafa ulaştığı tarihteki rayiç değere göre davacının yaptığı iş miktarının tespiti ile buna ilişkin bedeli talep edebileceğinden, mahkemece bu yönler araştırılarak, inceleme ve değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir." olduğu, davacı şirketin 05.12.2015 tarihli seri:A sıra:.... nolu, 48.144-TL bedelli faturayı keserek borçlu şirkete teslim ettiğini, Yüklenici davacı 19.11.2015 – 05.12.2015 tarihleri arası tedarik ettiği – ürettiği ürünleri .... plakalı siyah renk .... marka araçla ve video kayıtları incelemesi ile davalı ... bir takım malların bırakıldığı, İş sahibi Davalı’ya teslim edildiği, Davalının 05.12.2015 tarihli faturaya TTK hükümleri gereği yasal sürede itiraz etmediği, 05.12.2015 tarihli seri:A sıra:.... nolu, 48.144-TL bedelli faturayı davacı ve davalı Kanunen tutulması zorunlu defterlerine kaydettiği ve 12 ay faturasını bir ay sonra yani ocak 2016 tarihinde Vergi dairesine Ba/bS formları ile beyan ettikleri, Davacınında ilgili faturaya ait KDV ocak ayında Vergi dairesine beyan ettiği, Davacı sözleşme gereği ürünleri ; Renkli PVC Ayraç olmak üzere 3 kalem üründe 30Bin Set üzerinden Birim Fiyatı 1,36TL’den (+KDV) Teslimat 12 gün olduğu halde bir gün gecikme ile teslim ettiği, Ödeme iş başlangıcında %25 nakit olmak üzere kalanı iş tesliminde nakit olarak anlaştıkları,işin bedelinin 30.000 Adet x 1,36 TL = 40.800,-TL + %18KDV-7.344,-TL = 48.144,-TL’olduğu, SONUÇ: Dosya kapsamı iddia ve savunmalar ile sunulan delillerin inceleme ve değerlendirmesi sonucunda; İncelenen dava dosyası içeriği ve yazışmaları görüntü kayıtları ve BAM raporu ve Teknik ve Mali Bilirkişi raporları ayrıntılı incelendiğinde; Neticeden, yapılan teknik değerlendirmede ayıp iddiasına karşın ayıbın tespiti ile ilgili Bilirkişinin davalı iş sahibinin iş yerinde yerinde inceleme yaptığı tarih 12.04.2017 olup davaya konu Post-it bloknotların üretilip teslim edilmelerinden 16 – 17 ay sonrası olması dolayısıyla orada birkaç koli içerisinde kalmış ve tutulmuş ayıplı ürünlerin olması tüm ürünlerin ayıplı ve kullanılamaz olduğu anlamına gelmediği, taraf ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, TTK gereği faturaya itirazın olmadığı her iki ... dava konusu faturayı Vergi dairesine beyanda bulundukları göz önünde bulundurularak; Davacının 48.144,--10.000,-TL= 38.144,-TL alacaklı olduğu mahkemenizin takdirinde olan talep edilen icra inkar tazminatının da 7.628.80 TL olacağını bildirmiştir.
Somut olay irdelendiğinde;
Dava, TBK 470. vd maddelerinde düzenlenen taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi kapsamında ödenmediği iddia olunan bedelin tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Eser sözleşmesi iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinde iş sahibinin asli borcu TBK 470.maddesi çerçevesinde meydana getirilen eser karşılığında bir miktar pararın ödenmesi, yüklenicinin borcu ise eseri zamanında ve ayıpsız olarak imal ve teslim etmektir.
Taraflar arasında yapışkan notluk seti yapımı işini konu alan 06/11/2015 tarihli yazılı eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve sözleşmenin davalı tarafça sözlü olarak tek yanlı feshedildiği anlaşılmaktadır.
Eser sözleşmelerinde sözleşmenin sona ermesi üzerine, her iki tarafın da talep edebileceği tasfiyenin dayanağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125/III. Maddesidir. Bu maddeye göre sözleşmenin fesih ya da dönme suretiyle sona ermesi halinde geriye etkili sonuç doğuracak, taraflar sözleşme ile üstlendikleri borçlarını ifa etme yükümlülüğünden kurtulacakları gibi, daha önce ifa ettikleri edimleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceklerdir. Bu geri isteme aynen olabileceği gibi, aynen ifanın mümkün olmaması halinde, ifanın imkânsız hale geldiği tarihteki mahalli piyasa rayiçleri ile bedeli de olabilecektir. Bu haliyle taraflar sözleşmede aksi öngörülmediği sürece sözleşmeye dayalı talepte bulunamazlar. Yine bu durumda borçlu temerrüde düşmekte kusurlu olmadığını ispat edemezse alacaklı sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilecektir.
Taraflar arasında yapışkan notluk seti yapımı işini konu alan 06.11.2015 tarihli yazılı eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, davalının Bakırköy .... Noterliğinin 28.01.2016 tarih ve ... yevmiyesi üzerinden keşide ettiği ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı feshedildiği, tarafların fesih sebebiyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiklerini geri alabileceğinden davacının talebi içinde çoğun içinde azda vardır ilkesi gereğince fesih iradesinin karşı tarafa ulaştığı tarihteki rayiç değere göre davacının yaptığı iş miktarının tespiti ile buna ilişkin bedeli talep edebileceği, davacı yapılan işin toplam bedeli olan 48.144,00 TL'nin 10.000,00 TL'lik ödemeden sonraki bakiyesini talep ettiği, davalı tarafça ''davacının sipariş formuyla belirlenen işi teslim etmediği, işin peşinatı olarak ödenen 10.000,00 TL'yi dahi ihtarname gönderilmesine rağmen ödenmediği'' itirazında bulunulduğu, bu kapsamda, sipariş konusu notluklarla ilgili tek fatura kesildiği, ürünlerin teslimine ilişkin olarak imzalanması gereken irsaliye-makbuz gibi ürünlerin teslim edildiğini gösteren hiçbir belgenin dosyaya ibraz edilmediği, güvenlik kameraları görüntüleri ile teslimatın detaylarınını belli olmadığı, görüntülerin tarihli, net, tespite elverir yakınlıkta olmadığı, yemin delilinin kullanılmadığı, davacı tarafça ürünlerin teslim edildiği ispat edilemediğinden yapılan yargılama sonucu aşağıdaki hüküm oluşturulmuş, davacının icra takibi yapmasında kötüniyeti bulunduğu ispatlanamadığından davalının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 417,96 TL harcın mahsubuyla bakiye 197,44 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine,
7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/07/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸