T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/439 Esas
KARAR NO : 2025/671
DAVA : Tazminat (Uluslar Arası Hava Taşımacılğı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 15/09/2017
KARAR TARİHİ : 14/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .... tarihinde Paris aktarmalı olarak Miami (ABD)’ye uçtuğu, .... tarihinde yine Paris aktarmalı olarak İstanbul'a geldiğini, yaptığı gezinin turistik amaçlı olduğunu, bu gezi sırasında muhtelif markalardan alışveriş yaptığını, ... tarihinde İstanbul'a dönüldüğünde 2 adet bagajın kendisine teslim edilemediğini, kendisiyle birlikte yolculuk yapan ...’nın da bavullarının aynı şekilde kayıp olduğunu, bu sebeple birlikte Kayıp Bürosuna gittiklerini, kayıp bürosundaki görevlinin tanıdık olması ve işlemin kısa sürmesi için iki yolcu için tek doküman hazırlandığını, kayıp olduğu için başvuru yapılan 2 bavulun 16/07/2017 tarihinde kargo şirketince müvekkile teslim edildiğini, ancak bavulların dışarıdan görülecek şekilde hasarlı olduğunu, Miami’den aldıkları sebebiyle şişkin olan bavulun teslim esnasında eskisi gibi olmadığının fark edildiğini, kargo görevlisine durumun izah edilmesi üzerine görevlinin kendi görevi olmadığını belirttiğini, bunun üzerine de “kontrol edilmeden teslim alındı” ibaresi düşülebileceğinin beyan edildiğini, teslim alınan bavullardan .... marka olan beyaz bavulda siyah lekelenmeler olduğunu, içindeki eşyalarda eksikler olduğunu, içinde olanların ıslak ve lekelenmiş olduğunu, davalı tarafın .... firmasına bu hususları iletişime geçerek bildirdiğini, mağduriyetinin giderilmesinin talep edildiğini, ancak davalı firmanın bavullarının nasıl kaybolduğunu, bulunduğunda neden hasarlı olduğunu ve bavulun içerisindeki çantanın içinde bulunan ürünlerin nasıl kaybolduğu yönündeki itirazlarına açıklamada bulunmadığını, müvekkilinin kamera kayıtlarının incelenmesi, bavul ağırlığının karşılaştırılması, bavulun x-ray cihazındaki görüntülerinin karşılaştırılması, sorumlunun bulunarak bavuldan çalınan ürünlerin teslim edilmesini talep ettiğini, ancak davalı tarafın bu zararı gidermek için çaba harcamadığını, dava dilekçesi kapsamında kayıp ürünlerin listelendiğini, bunlar haricinde muhtelif hediyelik eşya (anahtarlık magnet vb.) unsurların da kayıp olduğunu, .... marka valiz gibi bir çok eşyanın kaybolduğunu ve hasarlandığını, kayıp ve yurt dışından alınan eşyaların Türkiye'deki fiyatlarının yarısı kadar olduğunu, Türkiye'den temini durumunda söz konusu tutarın çok daha yüksek olacağını ve maddi külfet oluşturacağını, müvekkilin yaşanan olay sonucunda tatilde harcadığı zamanının boşa geçtiğini, üzüldüğü, eşyaların kişisel yararlarında haleldar olmasının söz konusu olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin hava taşıma sözleşmesi olduğunu, uluslararası kurallarla güvence altına alındığını, davalı yanca hasarlı ürünlere ilişkin 200,00-TL teklifte bulunulduğunu, taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını belirtilerek 2.850,00-TL maddi tazminat, 5.000,00 TL’de manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: usule ilişkin itirazlarında HMK Md.12, 119,318 ve 319 uyarınca delillerin tarafların dava dilekçesi ile verilmesi gerektiği, aksi durumda usulen reddi gerektiği, usule uygun sunulmayan delilleri kabul etmediğimizi ve davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafın talepte bulunduğu 2.850 TL maddi tazminat tutarının dava dilekçesinde dava değeri olarak belirtilemesi ve dava değeri üzerinden ilgili harçların hesaplanması gerektiği, belirsiz alacak davası açılamayacağı, bunun Yargıtay içtihatlarıyla sabit olduğunu, esasa ilişkin .... tarihinde Miami-Paris-İstanbul uçuşunun Miami-Paris aşamasının .... Havayolları tarafından .... sefer sayılı uçuş ile gerçekleştirildiği, Paris-İstanbul arasının ise davalı müvekkil firmanın .... sefer sayılı uçuşu ile gerçekleştirildiği, bu uçuşların ABD ve Türkiye’nin taraf olduğu Montreal Konvansiyonu kapsamında çözümlenmesi gerektiğini, 13.07.2017 tarihinde davacı tarafın 2 adet bavulu beklemesine karşın kendisine teslim edilmediği, yanında yolculuk eden arkadaşıyla birlikte bavullarının kaybolduğu ve bu bavullara ilişkin evrak düzenlendiği, sonradan bulunarak teslim edilen bagajlardaki eksiklikten dolayı 2.850 TL tutarın tazminat olarak talep edildiğine yönelik dosya içeriğinde herhangi bir açıklama yapılmadığı, delillere dayanmadığını müvekkil şirketin LATA uygulamalarınca Genel Taşıma Koşullarına yönelik bildirimlerini resmi web sitesi üzerinden yaptığı, kayıp bagaja ilişkin prosedürlerin de bu kurallar çerçevesinde web sitesinde kamuoyuna bildirildiğini, bu hususlar kapsamında yolcunun kayıp bagajlarına ilişkin yer hizmeti firmasına bizzat başvurarak kendi adına kayıp bagaj raporunun düzenlenmesi gerektiği, ancak bu şekilde bir kayıp bagaj raporu olmadığı, düzenlenen raporda Sn ... adının yolcu olarak yer aldığı, sadece 427356, 427003, 427085 ve 427310 etiketli bavulların kaybolduğunun beyan edildiği, müvekkil sisteminde davacı yolcu adına kayıtlı 250811, 426950 numaralı bagajlara ilişkin herhangi bir talep olmadığı, bu bagaj numaralama ilişkin etiketlerin davacı yandan ibrazı istendiği ancak ibraz edilmediği için kayıp bagaj talebine yönelik bir işlem yapılamadığını, müvekkil firmanın hava yolu yolcu taşıma süreçlerinde tüm şirketlerin uygulamalarında talebin reddi gerekecekken müşteri memnuniyetini sağlanması için bavulların bulunduğu ve davacıya 16.07.2017 tarihinde teslim edildiği, usulüne uygun bildirimde bulunulmadığı, buna karşın firmanın yine de kirlenen bavullar için 200 TL temizleme masrafı önerdiğini, davacının bu teklifi reddettiğini, davacı tarafın bavullarının eşya eksildiğine ilişkin beyanları ve talebi üzerine, davacının bagaj fotoğraflarını hava limanı idaresi ile paylaşılarak ilgili saat aralıklarında AHL kamera kayıtlarının incelendiğini ancak aykırılık tespit edilmediğini, somut olayda müvekkilin sorumlu olmadığını anlaşmaya vardığı ... firması tarafından yol açıldığını, bu hususun MK Md.36 ve TSHK Md.129 uyarınca sabit olduğunu, davacı ... manevi tazminat tutarının BK Md.58 koşullarına uyması gerektiğini, bu hususta kişilik haklarının zedelenmiş olması gerektiği, dava konusu olayda bu şekilde bir hususun söz konusu olmadığı, Yargıtay .... H.D. ... K. ... T. 05/12/2014 tarihli karan uyarınca da bagaj kaybından kişilik haklarının zedelenmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığının sabit olduğu belirtilerek manevi tazminatın reddi talep etmiştir.
DELİLLER :Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacının taşıma sözleşmesinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi 20/09/2019 havale tarihli raporunda; dosya içeriğine davacı ... deve dilekçesinde belirttiği eksikliklere dair sunduğunu beyan ettiği fiş/pos dökümleri incelendiğinde, toplam 895,81-TL'lik olası zarar hesaplandığını, dava dilekçesinde belirtilen listeler ele alındığında ise toplam olası zararın 153,36-$ artı 1.800,00-TL üzerinden 2.347,81-TL olarak hesaplandığını, ancak dava dilekçesindeki bazı markalara dair sunulan fişlerde her hangi bir bulguya veya tespit yapacak gerçek zarar miktarının 895,81-TL olarak ele alınmasının daha doğru olacağını, bunun sebebinin söz konusu tutarın dayandığı ürünlerin fiş ve pos çıktılarının dosya içerisinde yer alması olduğu, tutar konusundaki takdirin sayın mahkemenizde olduğu, 1131-SDR tutarındaki sınırlı sorumluluk limitinin gerek dava karar tarihi gerekse taşıyıcıya kayıp bildirimi yapılan tarihte bu tutarın üzerinde olması sebebiyle taşıyıcıdan 895,81 TL talep edilebileceğini bildirmiştir.
Tarafların itirazları doğrultusunda önceki bilirkişiden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup;
Bilirkişi 20/03/2020 tarihli ek raporunda; İtirazlar neticesinde ek rapor içerisinde belirtilen detaylar ile kök rapordaki görüşünün değişmediğini bildirmiştir.
Mahkememizden verilen 25/01/2021 tarih ve ... Esas ... sayılı kararında davanın maddi ve manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 25/04/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamında; "Dava, davacının taşıma sözleşmesinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı şirket vekili tarafından sunulan , Bakırköy .. ATM’nin ... esas sayılı dava dosyasında 17/06/2021 tarihinde davalı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak, İİK.'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflas ile kısıtlandığından, aynı Kanun’un 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması (İİK.'nın m.191), müflisin iflas masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, nasıl iflasın açılması ile hak ehliyetini kaybetmiyorsa, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine aittir. Adi tasfiyede İİK.'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK.'nın m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Müdürlüğüne (İflas Dairesine) aittir.
İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını (yani davaları takip edip etmeyeceğini) tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle, Kanun, müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflasın açılması ile belli bir süre için durmasını kabul etmiştir. (md. 194). İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflasın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından (md. 237) on gün sonraya kadar devam eder; ancak bundan sonra, duran hukuk davalarına devam edilebilir. (md. 194/1)
Gerekçeli kararın vekile tebliğ üzerine iflas bildirimi yapılmış olup ,İflas Müdürlüğünce tasfiyenin adi tasfiye usulünde yapılmasına karar verildiği ancak iflas kararı kesinleşmediğinden ikinci alacaklılar toplantısı yapılmadığı bildirilmiştir.Taraf ehliyeti re'sen incelenmesi gereken bir husus olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesince İİK 194.maddesi uyarınca gerekli işlemler yapılmak üzere HMK 353(1)a-4 uyarınca esası incelenmeksizin hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir." karar verilmiştir.
Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...(Bozma Sonrası ....) esas sayılı dosyasının 19/01/2023 tarihinde ...karar numarası alarak " Bilindiği üzere bir tacir iki halde doğrudan doğruya, takipsiz olarak kendi iflasını isteyebilir. Bu haller yukarıda da anlatıldığı gibi İİK.m.178 ve m.179'da düzenlenmiştir. İİK.m.178 genel olarak bütün tacirler için geçerli iken, İİK.m.179 sadece sermaye şirketlerine uygulanabilir. İİK.m.178'e göre borçlu tacir "aciz halinde bulunduğunu" ileri sürerek kendi iflasını isteyebilir. İİK.m.179'a göre ise bir sermaye şirketi "pasifinin aktifinden fazla olduğunu-borca batık olduğunu" iddia ederek kendi iflasını isteyebilir, hatta istemek zorundadır.Bir sermaye şirketi borca batık olması halinde, yönetim kurulu durumu mahkemeye bildirmeye yalnızca yetkili değil, aynı zamanda mecburdur. Çünkü, bir şirketin borca batık olması halinde bu durumun kamu düzenini ilgilendiren bir durum olduğu kabul edilerek emredici hükümlerle bu durumdaki şirket ve kooperatiflerin idare ve temsil ile görevlendirilmiş olan organlarına durumu mahkemeye bildirerek şirketin iflasını isteme görev ve yetkisi verilmiştir. Somut olayda, davacı şirket vekili, şirketin pasifinin aktifinden fazla olduğunu, mali durumunu düzeltmesi imkanı bulunmadığını ileri sürerek, doğrudan doğruya iflaslarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dosya ve davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yaptırılan incelemeler neticesinde bilirkişi kurulunca davacı şirketin TTK 376/3.maddesi çerçevesinde aktiflerin muhtemel satış fiyatı esasına göre rayiç değerler yönünden 30/09/2020 tarihi itibariyle (-) ¨ 693.599.628,57 borca batık durumda olduğu tespit edilmiştir. Kayden borca batık olduğu görülen şirketin salt bu durumu, tek başına iflâs kararı vermeye yeterli değildir. Böyle bir durumda alacaklılara sermaye şirketinin borca batıklık iddiasının gerçek olmadığını kanıtlama olanağını vermek amacıyla iflas talebinin İİK.'nın 166.maddesinde öngörülen usulle ilan edilmesi ve bu ilandan sonra itiraz edenlerin itirazları değerlendirilerek mahkemece iflas koşullarının oluşup oluşmadığının re'sen araştırılarak varılan sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemenin şirketin gerçek olmayan hukuki muamelelerle borca batık hale geldiği ve kötü niyetli olarak kendi iflasını isteyip istemediği hususunu re'sen araştırması gereklidir. Dosyadaki deliller çerçevesinde davacı şirket yönünden iflâs isteminin kötü niyetli olmadığı, fiktif işlemlerin bulunmadığı tespit edilmiş olup buna göre davacı şirketin pasiflerinin aktiflerinden fazla olduğu,borç ödemeden aciz halinde bulunduğu, İİK.m.178 kapsamında aciz nedeniyle doğrudan doğruya iflas koşullarının oluştuğu anlaşıldığından davacı şirketin iflâsına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. "
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası incelendiğinde; " Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2021 tarih ve ...Esas sayılı dava dosyası ile .... İstanbul ticaret sicil nosunda kayıtlı ... Vergi numaralı "... Mah. ... Sok. NO:4/1/3 Bakırköy/İST." adresinde faaliyet gösteren .... HAVACILIK A.Ş.'nin 17/06/2021 tarih saat 14.21 itibarı ile iflasına karar verilmiş, tasfiye işlemleri müdürlüğümüzün yukarıda yazılı dosyasından yürütülmekte iken, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmasına karar verilmekle, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinde yeniden görülen yargılama sonucu mahkemenin .... Esas numaralı dosyasından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... sicil numarası ve .... vergi numarası ile kayıtlı ve muamele merkezi "... Mahallesi ... Sokak No:4/1/3 Bakırköy / İSTANBUL" olan ...'nin 19/01/2023 günü saat: 14:25 itibariyle yeniden İFLASINA karar verilmiştir.
İlgi sayılı yazınız gereği müdürlüğümz iflas dosyasında yapılan kayıtlar tetkikinde mahkemenizde davacı sıfatıyla yer alan ....'e ait müdürlüğümüz dosyasına sunulmuş herhangi bir alacak kayıt dilekçesine rastlanılmamıştır. Müdürlüğümüz dosyası iflas dosyası olduğundan kapak hesabı iflas dosyalarından yapılmamaktadır." cevabı yazısında davanın kabulüne karar verildiği, 12/06/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Somut olay irdelendiğinde;
Mahkememizden verilen 25/01/2021 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 25/04/2022 tarih ve .. Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmış olup bozma ilamı doğrultusunda;
Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas ... karar sayılı (... esas) sayılı dava dosyasında davalı şirketin iflasına karar verildiği, iflas dosyasında müflis hakkında verilen iflas kararı kesinleşmiş ve 15/11/2024 Tarihinde 2. Alacaklılar Toplantısı yapılmış olduğu, iflas müdürlüğünün cevabi yazısı doğrultusunda tebligatların yapılarak taraf teşkilinin sağlandığı, iflas müdürlüğünün cevabi yazısına göre davacıya ait alacak kayıt dilekçesine rastlanılmadığı anlaşılmıştır.
Dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; valizde bulunan eşyaların valizde taşınması mutad olan eşyalardan olduğu belirlenerek, valiz içerisinde yer aldığı tespit edilen eşyaların değeri üzerinden davacının gerçek zararı tesbit edilmiştir. Montreal Konvansiyonunun 22/2.maddesi gereği bagajın ziyai veya hasara uğraması halinde taşıyıcının sorumluluğunun 1131 SDR ile sınırlı bulunduğu ve gerçek zararın bu sınırın altında kaldığı belirlenmiş ve davanın maddi tazminat talebi bakımından kısmen kabul kısmen reddi ile davacı lehine 895,81-TL tazminata hükmedilmiştir.
Manevi zarar kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu acı, ızdırap ve elemi ifade eder. Şahsiyet haklarına saldırıda, manevi tazminat istenebilmesi için 818 sayılı BK 49. (TBK 58) maddede belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve illiyet bağı bulunmasıdır. Somut olayda davacının Miami - ABD seyahatinden hiç bir hatırasının kalmamış olması, yaşamış olduğu üzüntü sebebiyle davanın manevi tazminat talebi bakımından kısmen kabul kısmen reddi ile davacı lehine 500,00-TL tazminata hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın maddi tazminat bakımından KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile 895,81 TL nin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
2-Davanın manevi tazminat bakımından KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile 500,00 TL nin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
A-Maddi tazminat bakımından;
1-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 134,06-TL harcın mahsubuyla fazla alınan bakiye 481,34-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan 31,40-TL başvurma harcı, 134,06-TL peşin harç, olmak üzere toplam 165,46-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 1.205,70-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranı üzerinden takdiren 378,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan 250,00-TL (ayrıntısı uyapta kayıtlı) yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranı üzerinden takdiren 172,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-AAÜT gereğince hesap edilen 895,81 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 1.954,19 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
B-Manevi tazminat bakımından;
1-AAÜT gereğince hesap edilen 500,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 500,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
C-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine,
D-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne diğer tarafların yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/07/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸