T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/456 Esas
KARAR NO : 2024/648
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/12/2020
KARAR TARİHİ : 10/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti müvekkiline ait ve müvekkilinin sevk ve idaresindeki ...... plakalı otomobile, mülkiyeti ...... 'a ait olan ve ..... 'ın sevk ve idaresindeki ..... plakalı ticari aracın, çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin 28.10.2020 tarihinde İstanbul Edirne Otoyolu Selimpaşa mevkiinde aracıyla seyir halinde iken aracının arızalanması sebebiyle aracını kontrollü bir şekilde emniyet şeridine aldığını, müvekkilinin aracın arızasını gidermek için durduğu esnada aracın tüm ikaz ışık dörtlüleri çalışır durumda ve reflektörü de bulunmasına rağmen, ..... 'ın kullandığı aracın müvekkilinin emniyet şeridinde bulunan aracına arkadan çarptığını, kaza sonrası tarafların kendi aralarında tutanak tuttuklarını, tutulan tutanağın Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nce incelendiğini ve her iki tarafın kusur oranının da %50 olarak belirlendiğini, kusur oranlarının belirlenmesi üzerine yapılan eksper incelemesi sonucunda, müvekkilinin kendisine çarpan aracın sahibi ........'ın hesabına 4.000-TL tazminat yatırdığını, ancak eksik ve hatalı düzenlenen kaza tespit tutanağına istinaden müvekkiline isnat edilen kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, kaza meydana geldiği sırada müvekkiline ait aracın işletilme halinde dahi olmadığını, işleten müvekkilinin sorumluluğuna gidilebilmesi için kusurlu olduğunun veya kazaya araçtaki bozukluğun yol açtığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin trafik kurallarını ihlal etmediğinden, kusurunun bulunmadığını, meydana gelen kazanın araçtaki bozukluktan kaynaklanmadığını, müvekkilinin bütün tedbirlerine rağmen davalı sürücünün trafik kurallarını ihlal etmesinin nedensellik bağını kestiğini, müvekkilinin işlettiği aracın işletilme halinde olduğu kabul edilse dahi; davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, davalı sürücünün yolun yeterince aydınlık olmasına rağmen, kendi şeridini takip etmeyip emniyet şeridine tecavüz ettiğini, müvekkilinin duraklaması, park etmesi yasak yerlerden olduğu kabul edilse dahi; bu eylemin meydana gelen neticeye sebep olmadığını, davalılar arasında teselsül mevcut olduğunu, zarara neden davalı yana ait araç da ticari araç olduğundan avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla; gerçeğe aykırı hesaplanan kusur oranlarının tekrar tespit edilerek, değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 1.000-TL’nin olay tarihi olan 28/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (sigorta şirketinden poliçe limiti dahilinde olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ........ vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu dava açılmadan önce sigorta şirketine başvurulması gerektiğini, davalının sigorta şirketine başvuru yapmaması usul ve yasaya aykırı olduğundan, davanın usul yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı araç sürücüsünün tamamen kusursuz olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, davacının yol üzerinde sağ şeritte park yaptığını ve buna rağmen uyarı ve ikaz ışıklarını yakmayarak kazaya tam kusuruyla sebebiyet verdiğini, davanın esastan da reddi gerektiğini, davacının aracının işletme halinde olduğunu, davacının şehirlerarası yolda görülmesini sağlayacak bir işaret taşımadığı halde yol kenarında park ettiğini, davacının işbu haksız ve mesnetsiz davayı açarak haksız kazanç elde etme amacı güttüğünü, bu sebeplerle davanın usul ve esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu dava konusu talepler sigorta tazminatına ilişkin olduğundan Türk Ticaret Kanunu ve HMK hükümleri gereğince davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, huzurdaki davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.4’de belirtilen mutlak ticari dava niteliğinde olup, 01.01.2019 tarihinden sonra açıldığını, işbu davanın Türk Ticaret Kanunun altıncı kitabı olan Sigorta Hukuku bölümünde düzenlenmiş hükümlere tabi olduğunu ve bu haliyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu, dava öncesi dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin bir kayıt tespit edilemediğini ve bu halde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle de usulden reddi gerektiğini, müvekkil şirket tarafından davacı tarafın zararının genel şartlara uygun olarak giderildiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere davacı tarafın öncelikle zararı ve zarar sorumlusunu ispat etmesi gerekmekle, ispat açısından davacı tarafça talep edilen tutarın kabulünün mümkün olmadığını, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, kusur tespiti bakımından adli tıp trafik ihtisas kurumundan rapor alınması gerektiğini, zira; müvekkil şirketin sorumluluğuna ilişkin bir karar ihdas edilmesi halinde müvekkil şirket sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, kabul manasında olmamak üzere, müvekkil şirketin söz konusu zarardan azami olarak poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ve davacı tarafın faiz talebinin yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, işbu dava tarihi öncesinde müvekkil şirkete yapılan başvuru usulsuz olup geçersiz olduğundan, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın esastan ve usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... 'ın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER : İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına müzekkere yazılarak celbi istenen İstanbul-Edirne Otoyolu Selimpaşa mevkiinde 27/10/2020-28/10/2020 tarih aralığı 00:10-00:15 saatleri arası meydana gelen trafik kazasına ait görüntüleri, Ankara Karayolları Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak celbi istenen 27/10/2020-28/10/2020 tarih aralığı akşamı 23:30-23:55 saatleri arasında ..... plakalı aracın HGS giriş çıkış görüntüleri, Kaza Tespit tutanakları, Sigorta Poliçeleri, Araç Kayıtları, Sigorta Şirketi Kayıtları, Keşif, Bilirkişi İncelemesi ve Raporu, Yemin, İsticvap, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Bilirkişi ..... 05.09.2023 tarihli raporunda; "Olan trafik kazasında, ..... plakalı araç sürücüsü ..... ' nun dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, arkadan gelen araçların zamanında fark ederek tedbir alabilmeleri için yola reflektör, duba vb. ekipmanlar koyarak, aracının dörtlü uyarı ikaz lambasını ve aydınlatma sistemini çalıştırarak, aracının tamamı emniyet şeridinin içerisinde olacak şekilde vaziyet alarak tedbir alması gerekirken, reflektör, duba vb. Uyarı ikaz ekipmanları kullanarak yol üzerinde tedbir almadığı, aracının dörtlü uyarı ikaz lambalarını ve aydınlatma sistemini çalıştırmadığı, aracının bir kısmı tehlikeli biçimde yolun en sağ şeridine taşacak biçimde durarak trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, 2918 Sayılı KTK’ nun 47/d (Trafik kurallarına uymama), 2918 Sayılı K.T.K.’ nun 59 (hatalı park), 2918 Sayılı K.T.K.’ nun 61/C (geçiş yolu üzerine aracı taşırmak, park etmek) maddelerini ihlal ettiği, trafikte sürücülerin Asli Kusurlu hallerinin neler olduğunun belirtildiği 2918 Sayılı KTK’ nun 84/g-k maddesinde (şeride tecavüz, yolda tedbir almamak) tarif edildiği gibi lastiğin patlaması sonucu kara yolunda gerekli tedbirleri almadığı anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında % 70 (Yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, olan Trafik kazasında, ..... plakalı araç sürücüsü ......' ın İstanbul İli, Silivri ilçesi, İstanbul -Edirne Otoyolu Selimpaşa mevkiinde, Edirne istikametine doğru seyir halinde iken, Selimpaşa mevkiinde, hareket halinde olduğu yolun taşıt trafiği özelliği dolayısıyla dikkatli ve özenli olması, kazanın yaşandığı noktanın otoyol çıkış yol ayrımı öncesinde ayrılmış olan genişleyen bir nokta olmasından dolayı hızını normal seyrinin altında tedbir alabileceği seviyeye düşürmesi, çarpmayı önlemek için zamanında tedbir alması gerekirken kurallara uymayarak trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, 2918 Sayılı KTK’ nun 47/d (Trafik kurallarına uymama), 2918 Sayılı K.T.K.’ nun 52/a-b (hızını tedbir alabileceği düzeye düşürmemek) maddelerini ihlal ettiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında % 30 (Yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu,Dosya muhteviyatı, hasar fotoğrafları ve Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tutanağı incelendiğinde, ..... Servis Firmasının raporunda belirtilen, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu,
Dava konusu ...... plakalı aracın marka ve modeli dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre, ..... Servis Firmasının raporunda tespit edilen, aracın onarımı için gerekli yedek parça ve işçilik bedelleri toplamı olan 7.280,00 TL +KDV =8.590,40 TL (KDV dahil) hasar miktarının piyasa koşullarına uygun olduğu,
Davacının yapılan tamirat işlemi sonrası KDV ödemesi yaptığına dair faturayı dosyaya sunmamış olmasından dolayı KDV ödemesi yapmayarak aracını 7.280,00 TL'ye tamir ettirmiş olduğunun anlaşıldığı,
Davalıların kusurları oranında sorumlu oldukları hasar miktarının 7.280,00 * 30/100 = 2.184,00 TL olduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 05.12.2023 tarihli raporunda; " Mevcut verilere göre; 1.Durum; Olay esnasında davacı sürücü idaresindeki çekiciye bağlı yarı römork ile park halinde olduğu esnada, davacı sürücünün gerekli ve yeterli güvenlik önlemlerini almadığı kabulünde. Davalı sürücü ...... sevk ve idaresindeki çekici ile mahal şartlarını ve far ışığı altındaki görüş alanını kontrol altında bulundurarak dikkatli bir şekilde seyretmesi gerekirken bu hususa riayet etmeyere gerekli ve yeterli güvenlik önlemleri almadan sağ şerit üzerinde park halinde olan davacı sürücü idaresindeki çekiciye bağlı yarı römorka çarptığı olayda kusurludur. Davacı sürücü ...... sevk ve idaresindeki çekici ve bu çekiciye bağlı yarı römork ile trafik güvenliğini tehlikeye düşürerek, ışık donanımı yetersiz çekiciyi sağ şerit üzerine park edip, gerisine de gerekli ve yeterli güvenlik önlemlerini almadan beklediği esnada gerisinden gelen davalı sürücü idaresindeki çekicinin çarpmasına maruz kaldığı olayda kusurludur. Olay esnasında davacı sürücü idaresindeki çekiciye bağlı yarı römork ile park halinde olduğu esnada, davacı sürücünün gerekli ve yeterli güvenlik önlemlerini aldığı kabulünde. Davalı sürücü ...... sevk ve idaresindeki çekici ile mahal şartlarını ve far ışığı altındaki görüş alanını kontrol altında bulundurarak dikkatli bir şekilde seyretmesi, sağ şerit üzerinde dörtlüleri aktif arızadan dolayı park halinde bulunan davacı sürücü idaresindeki çekiciyi dikkate alması ve bu araca karşı zamanında etkili önlem alması gerekirken bu hususlara riayet sağ şerit üzerinde park halinde olan davacı sürücü idaresindeki çekiciye bağlı yarı römorka çarptığı olayda kusurludur. Davacı sürücü ...... sevk ve idaresindeki çekici ve bu çekiciye bağlı yarı römorku arızadan dolayı bankete park etmesi gerekirken bu hususa riayet etmeyerek sağ şerit üzerinde park halinde beklediği esnada gerisinden gelen davalı sürücü idaresindeki çekicinin çarpmasına maruz kaldığı olayda kusurludur. SONUÇ :Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; 1.Durum; Davalı sürücü ......ın %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ......'nun %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, 2.Durum; Davalı sürücü .....'ın %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ......'nun %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
..... Sigorta A.Ş tarafından Mahkememize sunulan 22.02.2024 tarihli dilekçe ile, ..... plakalı aracın şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalandığı, vaki ihbar üzerine, 28.10.2020 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak ...... 'nun araç hasarı başvurusuna istinaden 03.12.2020 tarihinde 4.000,00-TL ödendiği yönünde beyanda bulunulduğu ve ilgili evrakların dosyaya sunulduğu görülmektedir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporları ve ATK raporu içeriğine göre; 28.10.2020 tarihinde ..... plakalı otomobilin ..... plakalı ticari araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazada hükme esas alınan ve teknik içeriği barındıran Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 05.12.2023 tarihli raporu kapsamında, davalı sürücü ..... 'ın %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ......'nun %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, davacının aracında meydana gelen hasarı 7.280,00 TL'ye tamir ettirmiş olduğu ve davalıların kusurları oranında sorumlu oldukları hasar miktarının 7.280,00 x 30/100 = 2.184,00 TL olduğu, davacının araç hasarı başvurusuna istinaden zorunlu mali sorumluluk poliçesi kapsamında sigorta şirketi tarafından 03.12.2020 tarihinde 4.000,00-TL ödendiği anlaşılmakla, davacının zararının kusuru oranında karşılandığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 54,40-TL harcın mahsubuyla bakiye 373,20-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-AAÜT gereğince hesap edilen 1.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı ........ ve davalı ..... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'ne verilmesine,
5-Arabuluculuk ücreti olan 1.360,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davacıya iadesine,
7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf/temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzünde davalı vekilinin yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/06/2024
Katip ......
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır