T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/485 Esas
KARAR NO : 2025/69
İstanbul .... İcra Dairesi : ...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/05/2022
KARAR TARİHİ : 21/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacının mal varlık yönetim şirketi olduğunu, dava konusu alacağın ... Bankası A.Ş.'den temlik alındığını, davalının alacaklı banka ile kredi sözleşmesi imzaladığını, ancak kredi geri ödemelerini yapmaması sebebiyle, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalı tarafın takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, davanın kabulünü, takibin devamını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara katılmamış, kendisini vekille temsil ettirmemiştir.
DELİLLER : İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacının, bakiye cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacının, davalı aleyhinde dayanak 45.067,94-TL toplam alacağa dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememiz ibraz edilen bilirkişi raporunda özetle,
Davacının 08/10/2018 takip tarihi itibariyle, davalıdan, 40.528,73-TL asıl alacak, 2.110,74-TL gecikme faizi, 105,54-TL BSMV olmak üzere toplam 42.745,00-TL alacaklı olduğu, davacının takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar davalıdan Taksitli Kredi borcu için toplam 40.528,73-TL olan asıl alacak üzerinden %22,68 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte talep edebileceği görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Alacağın devri (temliki), 6098 sayılı TBK’nın 183 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Alacağın iradi devrini düzenleyen TBK’nın 183 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Kanun, sözleşme ve işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasının almaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.”, “Şekli” başlıklı 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise; “Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.” hükümleri mevcuttur.
Şu hâle göre, 6098 sayılı TBK’nın 184 üncü maddesinde alacağın devri sözleşmesinin geçerliliği sadece yazılı şekle tabi tutulmuş olup resmî şekle bağlanmamıştır. Dolayısıyla yazılı şekilde düzenlenmiş olması şartıyla, bir kimse bir başkasından olan alacağını başka bir kişiye devredebilir, böyle bir sözleşme alacağın devri hükmünde olup, hukuken geçerlidir.
Alacağın devrinin söz konusu olabilmesi için, öncelikle devir edilecek bir alacağın mevcut olması gerekir. Kural olarak, bütün alacaklar devir edilebilir. Böylece hâlen kazanılmış bir alacak kadar ileride kazanılacak bir alacak da; keza muaccel bir alacak kadar bir vadeye veya şarta bağlanmış olan alacaklar da temlik olunabilir. Alacağın hukukî muameleden, haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden veya doğrudan doğruya kanundan doğmuş olmasının da bir önemi yoktur.
Alacağın devri ile borç münasebetinde alacaklının şahsında bir değişiklik vuku bulmakta, eski alacaklının (devredenin) yerini yeni alacaklı (devralan) almaktadır. Aynı zamanda, devir edilen alacak eski alacaklının malvarlığından çıkarak yeni alacaklının mamelekine dâhil olmakta, alacağı talep etmek hakkı da yeni alacaklıya intikal etmektedir. Buna bağlı olarak, alacağın devri ile asıl haktan ayrı yalnız başına başkasına devredilemeyen dava hakkı da devredilmiş olur. Bu anlamda davada taraf sıfatı (husumet) da, alacağı devir alanda olmaktadır.
Dava konusu somut olay yukarıda yapılan açıklamalar ile ele alınarak incelendiğinde, davacı, varlık yönetim şirketi olduğu ve dava konusu alacağın .... Bankası A.Ş.'den temlik alındığı, davalının alacaklı banka ile kredi sözleşmesi imzaladığı, davalı tarafça kredi geri ödemelerinin yapılmadığı iddiaları ile davalı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası başlatılan takibe, davalının itirazının iptali maksadıyla eldeki dava ikame edilmiş ise de yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda eldeki dava incelendiğinde, davacı her ne kadar alacağın temliki yolu ile davalıdan alacaklı olduğu ve davalının söz konusu borcu ödemediğini iddia etmiş sie de dosya kapsamında alacağın devrine dair yazılı bir belge ibraz edilmediği, yine mahkememizce davalı ile dava dışı banka arasında bulunan bir kredi sözleşmesi bulunup bulunmadığı hususunda yazılan müzekkereye ilgili banka tarafından, davalı adına bir kredi sözleşmesi bulunmadığı, bildirilen sözleşme numarasına göre gönderilen sözleşme suretinde tarafların ilgili banka ve ... Tic. Ltd. Şti olduğu, açıklanan hususlar doğrultusunda davacının iddialarını dayandırdığı, davalı ile dava dışı banka arasında akdedilen kredi sözleşmesi gereği borçlu olduğu ve alacaklı konumda bulunan bankadan işbu alacağı temlik alarak alacaklı sıfatına artık kendisinin haiz olduğu hususları ispat edemediği tespit edilmiş olup, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/01/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır